Günün Olayı: Saat 10'a 10 kala uyandım! Pazartesiler tatil olsa bile pazartesiliğinden bir şey kaybettirmiyor :). Sessiz, sakin, tatil bir pazartesiydi. Bugün oruçlu değildim. Kahvaltıda yemek için poğaça falan alırken Enis aradı. Trenle Ankara'ya gelmiş, uçakla memleketine geçmeden görüşelim istemiş....
11'e doğru kalktım. Öğle vakti ATİ Bilgisayar Kursu'na, stajıma geçtim. Akşama kadar oradaydım. Akşam eve döndükten sonra haberleri izleyeyim dedim; Anayasa Mahkemesi'nin kararını beklerken uyuyakalmışım. Haşim Kılıç tam konuşuyorken uyandım, kararı dinledim. Ya yeni uyandığım için ya da hakikaten karmaşık...
İkinci yazının son yazı olmasını istemiştim ama üçüncüsünü yazmak zorunda kaldım. Şimdi ise, deyim yerindeyse, it gibi korktuğum için dördüncü yazımı yazıyorum. Şaka değil, hakikaten korkuyorum. Baykal'ın, Tayyip Erdoğan'ın tuzağına düşmüş olma ihtimalinden korkuyorum. Hani Tayyip bir anda yön değiştirip...
10 buçuğa doğru uyandım. 2 buçuğa kadar evdeydim; çoğunlukla bilgisayar başındaydım. İş falan baktım. (Buldum da. Ama kesin alınmadım tabii, yarın görüşmeye gideceğim.) 3'e doğru dışarı çıktım; Kurtuluş'a, Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun binasına gittim. Kredi borcumun ödemeleri hakkında bilgi aldım....