12 gibi uyandım, biraz çok uyumuşum. Benim gibi İzmit'e dönen (İzmir'den) kuzen Özgür'le buluştum. Acısu'ya gittik, Yakamoz'a oturduk. Sonra Şive geldi, sonra bir de Ufuk geldi. Bi' ara Nargile Cafe'ye geçtik. Oradan da zaten yakınlardaki Özgür'lerin evine gittik. İşte yazma...
Dün Ankara'dan çıktıktan sonra mola yerine kadar aralıksız 1919'un Şifresi'ni okudum. Geçen gün yazdığım Tepkisizlik adlı yazımın ikincisinde bu kitaptan alıntı yapacağım, çok önemli bir ayrıntı var. Sabaha karşı beşte İzmit'teki ikincil evime vardım :). Annemi ve ablamı yanlışlıkla uyandırıp...
8'de mi ne uyanıp koro çalışmasına gittim. Tüm zamanların en fena çalışması oldu - benim için tabii. Eve dönünce Portal denen oyunu kurup oynamaya başladım. Hayvan oyun saatlerimi çaldı. 19 bölümden 17'sini tek seferde bitirdim, on sekizincisinde takıldım (Sonra bitirdim,...
Bağlantı #161: Yeni keşfettiğim, biraz aşırı milliyetçilik koksa da (sanırım) sol görüşlü yazarları da olan, farklı fikirleri edinmek adına takip etmek istediğim bir blog'dan bir yazı. Türbanın örttüğü gündemi açıklıyor. Ben de türban olayının artık kabak tadı verdiğini düşünmeye başlamıştım...
Çok çok çok ilginç bir rüyaydı. Annemle yazlığa gittik. Lan kıl oluyorum anlattığım rüyaların neredeyse hepsinde yazlığın olmasına. Bu yazlık hadisesinde bir iş var ama çözemedim daha. Neyse, sonra eve geri dönmek üzere dolmuşa bindim ben. Derince dolaylarında yanlışlıkla, geldiğimi...
Gece uyumadığım için sabah uyanıktım. Çok güzel bir cümle kurdum. Sabah kargoyla, İzmit'te unuttuğum hırkam geldi. Teşekkürler baba. 12'ye kadar uyumadım, 12'de uyumaya karar verdim. Uyumadan önce banyo yaptım. Henüz uyumuştum ki, 12'yi 20 geçe ikinci kargo geldi. Kalp şeklinde,...
12'yi 10 geçe falan kalktım. Banyo yaptım. Aylar sonra (sanırım 2 ay falan) bol ve basınçlı suyla yıkanmanın keyfini yaşadım zira -daha önceden bahsettim mi bilmiyorum- Ankara'daki evimdeki banyonun suyu, herhangi bir musluğun genel kullanımında kullanılan su miktarından daha az...
8'i 10 geçe uyandım. Kahvaltı ettikten sonra hazırlanıp, çantamı toplayıp evden çıktım ve AŞTİ'ye gittim. 10'a çeyrek kala AŞTİ'ye vardım. 10'da İzmit'e giden otobüsüm kalkıverdi aniden. Yolculuğun ilk yarısı normal, hatta iyi bile geçti ama ikinci yarıda uyumaya karar verdiğimde...
Normalde 9'a kurduğum telefon alarmıyla uyanmam gerekirken uyanamayıp, 9 buçukta ellerime dolanan şarj kablosuyla uyandım :D. Tüm gün bilgisayardaydım. Futbol projesine uğraştım. İnşallah şubat ayının 5'ine veya 10'una kadar bitecek. Beyn'in yeni temasıyla da uğraştım :). Ama arpa boyu kadar...
Yine 1'de kalktım, aferin bana. Gün boyu Save The 4400 ile uğraştım. Sabah 9'da ablam, akşam yemeğinden sonra annem, bir buçuk saat kadar önce de babam gitti. Ablam İstanbul'a gitti, annem ve babam da önce Nazire teyzelere, sonra İzmit'e gitti....
"Dubstep" denen yeni müzik türü nedir diye baktım, müzik namına bir şey duyamadım: http://t.co/UzbaMgB7 Şaka mısınız lan? Oğlum bak git! 24.05.2012, 17:47
Ziraat Bankasi'nin bircok farkli subesine gittim, hicbirinde %50'den yüksek kapasite göremedim. Var olan giselerin yarisi hic calismiyor! 24.05.2012, 14:33