Bir çılgınlık yapıp 8'de uyandım. İyi gidiyor bu aralar uyanma vakitlerim. Bir çılgınlık daha yapıp bütün gün evde miskinlik yapmadım. Onun yerine tembellik yaptım. Bir çılgınlık daha yapıp bilgisayarı bozdum. Aşırı yüklemeden midir nedir artık, mavi ekran verdi ve iki kere reset'lememe ...
8'de kalktım, alarmı kapatıp geri yattım. Allah benim belamı vermesin. Allah'tan (belamı vermeyen Allah'tan) 10'u kırk geçe (11'e yirmi kala desem daha geç gözükecekti.) geri uyandım. Öğlen sanırım üçe kadar falan miskinlik yaptım. Bu miskinlik modasını nereden icat ettim ben Allah'ım? Sonra Açı ...
8'de uyandım. 11'de geri yattım. 12 buçukta geri uyandım. Tam olarak hatırlamadığım bir saatte Turuncu aradı, Kızılay'daymış, çağırdı. Gittim. Konuştuk. Vazgeçtik. Sağlık olsun. Sevgililer Günü hediyem elimde patladı yalnız :D. Akşam eve döndüm. Yemekten sonra geri döndüm Kızılay'a, Buket'le buluştum. Dertleştik. Buket'le konuşunca terapiden çıkmış gibi hissediyorum ...
7 buçukta uyandım! Turuncu memleketinden dönecek diye AŞTİ'ye gittim, Turuncu'yu alıp yurduna bıraktım. Tabii, centilmenim ben. Evet. Hihehe. Sonra koro çalışmasına gittim. Bu sefer hiçbir problem çıkmadı sesimde. Ama çalışmanın ilk yarısına kadar kalabildim, sonra Bağımsızlık ve Laiklik Mitingi'ne gittim. Mitingde, ülkemiz için hala ...
Turuncu'nun sabah telefonla uyandırmış olmasına karşın geri uyumuşum, 2'de uyandım. Sanırım yine gün boyu miskinlik yaptım. Günü hatırlamıyorum, olaya bak. Geceyi hatırlıyorum ama :). Fesatlaşma, gece boyu uyumadığımı anlatacağım. Sanırım hayatımda ilk kez gece 12'den sonra bir film açıp izledim. Filmin adı Superbad ve hakikaten ...
8'de kalktım - Turuncu sağolsun aradı :). Banyo yapıp dışarı çıktım, koro çalışmasına gittim. Sanırım tüm zamanların en kötü çalışmasını gerçekleştirdik. Zaten çok az kişiydik, bir de böyle acayip acayip... Neyse şimdi kızarlar bana :). Oradan direkt olarak ASEM'e geçtim. 4 buçuğa kadar orada ...
4'e yirmi kala- (küt!) Bütün gün bilgisayar başında- (çota!) İlk iki darbeden sonra dışarı çıkıp (6'ya yirmi kala), AŞTİ'ye gidip Turuncu'yu memleketine yolcu ettim. Hazır AŞTİ'deyken kendi otobüs biletimi de aldım. Sonra eve döndüm, bilgisayar başı- (çtonk!) Banyo yapacaktım ama bi' anda bi' baktım saat ...
11 gibi falan uyandım (sanırım). Öğle yemeğini yedikten sonra yaratıcı drama notlarına çalışmaya devam ettim. Saat 2'de evden çıkıp aşağıda anlatacaklarımın çoğunu planlı bir şekilde devam ettirecektim, ama sonra 2'de çıkmanın gereksiz ve erken olacağına kanaat getirdim ve 3'ü çeyrek geçe çıkmaya ...
Gece uyumaya kalkıp, iki saat uyuyup sonra kendiliğinden uyandığım için uykusuz olarak bilgisayar başında karşıladım sabahı. 12'ye kadar telefon faturasını yatırdım ve yaratıcı drama kursu sınavı için çalışmam gereken ders notlarını bir kırtasiyede bastırdım. 12'de yattım, 4 buçuğa kadar uyudum. 4 buçukta uyanıp ...
3'ü çeyrek geçe kalktım. Akşam 6 buçuk gibi Turuncu'yla buluştum. Önce bir kafede çay içtik, sonra yemek yedik, sonra hep Berk'lerle gittiğim Blues Bar'a gittik. Hala kararsız olduğunu söyledi ama gözlerindeki ışığı görünce bir umut olduğunu anladım. Akşamın en önemli noktası bu ...
1/212»