25 Ağustos 2007 tarihli günümün özeti
BarışaRock'ta üçüncü (ve maalesef son) günüm!
- Bu sefer ne zaman kalktığımı hatırlamıyorum, ama Özgür'ün çadırında uyudum.
- Bak bugün o kadar sıkıcı geçmedi.
- Bilmiyorum ya, bu festivalden istediğim tadı alamadım. Müzik desen vasattı, ortam desen harikaydı, hippiydi herkes ama herkes herkese ideolojisini kabul ettirmeye çalışıyordu. Gitmeye karar verdim.
- Gitmeden önce bir pandomim gösterisi izledim. Özet olarak insanı yaratan tanrıdan uzaklaşan insan, kötü alışkanlıkların, paranın ve seksin esiri oluyor, sonra tanrıya geri dönmeye çalışsa da bu üç etmen yüzünden dönemiyordu. Sonunu tam olarak anlamadım ama tanrı insanı kurtarıyordu. Misyoner bir gruba benziyorlardı ama çok güzeldi gösterileri.
- 7'ye çeyrek kala, İstanbul'lu insan Çağıl ile otobüse bindik. 1 buçuk saatte Arnavutköy'e varmıştık, dayanamayıp otobüsten indik ve bir saat boyunca yürüyerek Beşiktaş'a vardık. Çağıl evine gitti, ben de vapura bindim.
- Vapurdan inip bir sosisli ve bir ayranı mideye indirdim. Otobüs biletini aldım, bir yarım tavuk döner ve bir ayran daha yuttum. Tuvalet buldum, affedersiniz 3 gündür sıçamadığımı sıçtım.
- "Az param olduğu için bu sefer 50 kuruşun değerini bildim ve Gürkan Turizm'e geri döndüm, mutlu olacağım hissediyorum!" diye düşünüyordum ama çantamı vereceğim otobüs muavini bana dönsün diye seslendikten 3 dakika sonra bana dönüp "Ayakta zor duruyorum yavv..." deyince bu düşünce de uçtu gitti. Efe Tur'un gözünü seveyim, 50 kuruş fazla alsalar da sarhoş muavin vermiyorlar otobüslerine! Allah'tan adam kaynar suyu üstüme dökmedi, yoksa döverdim. Yeminle döverdim.
- Sonra da eve döndüm. Ablam gelmiş.
- İyi geceler. Oh be, bitti.
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.












