Hakkımda
0. Beyn nedir?
Önce siteyi tanımlayalım, değil mi? Efendim Beyn dediğin, Barış Ünver adlı kişinin (ben) aklından geçen aşağı yukarı her şeyi yazdığı bir blog'dur.
Beyn'de şunları bulursunuz:
- Hayatımın -gün bazında- arşivi (burada)
- Gündem ve siyaset hakkındaki düşüncelerim (burada)
- Hayatın geri kalanı hakkındaki düşüncelerim (burada)
- Tecrübe ettiğim önemli olaylar hakkındaki yorumlarım (burada)
- Orada-burada gördüğüm, duyduğum ve yorumladığım olay veya olgular (burada)
- Bloglama ve blog'lar hakkında yazdığım yazılar (burada)
- Bilgisayar ve internet hakkında yazdığım yazılar (burada)
Bir de Beyn, 2008 Blog Ödülleri yarışmasında "En İyi Kişisel Blog" ödülüne layık görülmüştür. (konu hakkındaki yazım)
1. Barış Ünver kimdir? (Kısa özgeçmiş)
İlk sürümüm 25 Kasım 1988'de çıktı. Üretim yeri İzmit, Kocaeli.- Hızla büyüdüm, tam ergenliğe girerken deprem oldu. Neyse ki ailemize olan tek zararı, evimizin yıkılması oldu. (Başımıza da yıkılmadı çok şükür, kaçmayı başardık.) Akrabalarımız ve neredeyse tüm tanıdıklarımız sağ çıktı o depremden. Allah bizi komple korudu yani.
- Büyürken gittiğim okullar şöyle oldu:
- Zübeyde Hanım Anaokulu
- Zübeyde Hanım İlköğretim Okulu (3. sınıfa kadar)
- Atafen Koleji (3. sınıftan 8. sınıfa kadar)
- Kadıköy Anadolu Lisesi (lise 2. sınıfın ikinci dönemine kadar)
- Kocaeli Anadolu Lisesi (lise 2. sınıftan lisenin sonuna kadar)
- Ankara Üniversitesi - Jeoloji Mühendisliği (1. sınıfı okuyup sınıfta kalınca tekrar ÖSS'ye girdim.)
- Gazi Üniversitesi - Web Teknolojileri ve Programlama
Gördüğünüz gibi ilköğrenim hayatım da, ortaöğrenim hayatım da, yükseköğrenim hayatım da ikişer parçadan oluşuyor. Açıklayayım:
- İlköğrenimde yeni okula geçmemin sebebi ailemin maddi anlamda sınıf atlaması ve annemle babamın beni bir özel okula göndermek istemeleriydi.
- Ortaöğrenimime Kadıköy Anadolu Lisesi gibi çok iyi bir okulda başlamama karşın orada karşılaştığım zorluklar (yatılı okula alışamamak, arkadaş edinememe acayipliği ve getirdiği özgüven eksikliği, klasik ergenlik bunalımları vb.) nedeniyle ailemin yanına yani İzmit'e döndüm, Kocaeli Anadolu Lisesi'ne nakil oldum.
- Yükseköğrenim hayatıma ise, ortaöğrenimdeki ruhsal çöküntümün düşürdüğü not ortalaması ve yine aynı sebepten dolayı oluşan ders çalışma isteksizliği dolayısıyla aldığım kötü ÖSS puanının beni Jeoloji Mühendisliği gibi düşük taban puanlı bir bölüme yerleştirmesiyle başladım. Birinci sınıfın sonunda (Hazırlığı atlamıştım.) bütün sayısal derslerden kalmam bana bu bölümü zaten hiç istemediğimi hatırlattı (ki zaten öğretim yılı içerisinde de iç hesaplaşmalar içerisindeydim) ve 2. sene okula bile gitmedim (En azından ders çalışmaya gitmedim.) ve ÖSS'ye hazırlandım. Tercih yaparken "Web Teknolojileri ve Programlama" gibi dolu bir ismi olan bölümü tercih etmeye karar verdim. Cümleyi değiştirerek bir daha söylüyorum: O bölümü tercih etmeye karar verdiğim an, tercih yapmakta olduğum andı. Bir başka deyişle tercih listesini inceleyene kadar hangi bölüme gireceğimi bilmiyordum! Neyse ki iyi bir bölüme, o bölüme girebildim. 2009-2010 döneminde de bölümün ismi "Bilgisayar Programcılığı" olarak değişti. O da bitince (Ağustos 2010) "bilgisayar programcısı" oldum ama sorsanız tasarıma daha meyilliyimdir. Yine de programlama öğrenmeye çok istekliyim.
- Şu anda ise hayatıma Ankara'da devam ediyorum. Ankara'yı inanılmaz güzel bulan sayılı insanlardanım ve hala bu kadar güzel bir şehrin bu kadar az sevilmesine şaşırıyorum.
- Bir de, Mayıs 2009'da İnternet ve Blog Yazarları Derneği'ni kurduk. Onun kurucu genel sekreterliğini yaptım. Hala katkı sağlamaya devam ediyorum tabii.
2. Ne yaparım, ne ederim?
Bilgisayarda:
- XHTML ve CSS dillerini iyi bilirim, dolayısıyla çok pis tasarım yaparım. Bu yazıyı okuduğunuz sitenin yani Beyn'in teması (WordPress teması) bana aittir.
- PHP ve MySQL dillerinde az ile orta arası bilgiye sahibim. WordPress eklentileri yazmışlığım vardır; Beyn'de bir sorun çıktı mı, sorun PHP veya MySQL ile ilgiliyse lak diye çözmesini bilirim. Öyle.
- Photoshop kullanmasını da bilirim. Genelde eğlencelik fotomontajlar yaparım ama yaptım mı da montajın montaj olduğunun fark edilmesi zor olur.
- Film ve dizi izler, müzik dinlerim. Her günümün en az 1-2 saati bu etkinliklere gider. Korsana hayır!
- Beyn'e yazar dururum.
- Yazmaktan çok okurum gerçi.
- Deli fikirlerim vardır ama henüz dil bilmediğimden (web programlama dilleri) bu fikirlerimi hayata kolay kolay geçiremem.
- İleride hayatımı bilgisayar ve internet üzerine kurmak istiyorum. Kastım hayatımın büyük kısmını bilgisayar başında geçirmek değil tabii; işim-gücüm bilgisayar ve internet olsun, bilgisayar ve internetten para kazanayım istiyorum. Kısmetse başaracağım.
Gerçek hayatta:
- Siyasetle yakından ilgilenirim. Gündemle veya siyasetin geneliyle ilgili görüşlerimi "Gündem & Siyaset" kategorisinde yazdığım yazılardan okuyabilirsiniz.
- Sosyalliğe önem veririm. Bilgisayarla fazlaca ilgilendiğimden dolayı belki de özellikle önem veriyorum, dengeyi sağlamak için. Ankara'daki blog yazarlarını topluyorum mesela; blog yazarları buluşmaları organize ediyorum ki sadece internetten değil, gerçek hayatta da arkadaşlık bağlarımız güçlensin diye.
- Dil öğrenmeye çalışırım. Şükürler olsun ki ilk ve ortaöğrenim hayatım boyunca aldığım İngilizce eğitimini izlediğim dizi ve filmlerle ve dinlediğim müziklerle pekiştirdim ve şimdi daha fazla İngilizce öğrenmeye ihtiyacım yok; bu yüzden diğer dillere merak saldım. Aralık 2008'de Viyana'da gördüğüm kısa ama etkili Almanca eğitimim sayesinde az biraz da Almanca bilirdim ama unuttum; onu geliştirmeyi istiyorum. Ama Avrupa dilleri kadar Asya dillerine de merakım var.
- Kendimi akla gelecek her şekilde geliştirmeye çalışırım, her konuda kendimi geliştirmek isterim... spor hariç. Sporu düzenli olarak yapmayı sevmem ama yazın arkadaşlarımla futbol oynamak için onların beyinlerini yerim. Yine de sporu sevmem. Uzun boylu (190cm) olmama rağmen basketboldan adeta tiksinirim! Voleybolu severim ama o konuda da pek becerikli olmadığım için beni oynatmazlar. Bir ara hentbol oynamıştım, onu da sevmedim. Spor konusunda biraz maymun iştahlıyım.
- İlköğrenimde maddi olarak sınıf atladığımızdan söz etmiştim ama şu aralar durumumuz öyle değil. Orta halli gibiyiz ama tam olarak orta halli de değiliz sanırım. Henüz düzenli olarak kendi paramı kazanamadığımdan dolayı ailemin yolladığı harçlıkla geçiniyorum ve bahsettiğim maddi durumdan ötürü onlara da yük olmamak için olabildiğince sade bir hayat sürmeye çalışıyorum.
Facebook abonem olun
Twitter abonem olun
Follow @barisunver