BEYN

Kader inancı

Hemen şimdi iki kolunuzdan birini havaya kaldırın ama kaldırmadan önce kendinize şu soruyu sorun:

"Kaderimde sağ kolumu kaldıracağım mı yazılı, yoksa sol kolumu mu?"

Bu soru size biraz olsun saçma geldiyse, kaderinizin zaten sizin yaptıklarınızdan oluştuğunu, yüzeysel de olsa biliyorsunuz demektir. Siz hayatınızı nasıl yönlendirirseniz yönlendirin, yaptıklarınızın ve yapacaklarınızın hepsi daha önceden bir yerlerde yazılıdır. Bir şeyi oluruna bırakıp "Kaderimde ne yazıyorsa o olsun." demek bu yüzden saçmalığın daniskasıdır ama yine de sizin bunu deyip olay üzerindeki etkinizi sonlandıracağınız da yazılmıştır. Kader bu yüzden çok acayip, çok korkutucu, çok kafa karıştıran ama yine de uğraşması çok zevkli bir kavramdır.

Çok güzel bir giriş olmadı. Neyse, devam edeyim.

Kadere iki farklı yaklaşım var - daha doğrusu iki tane temel yaklaşım var:

  1. Kader önceden yazılmıştır, ne yaparsak yapalım değiştiremeyiz - Doğru, ama yanlış yorumlanıyor bu cümle. Senin değiştirmek için vereceğin çaba da zaten kaderde yazılı olandır! Yani sen kaderinde liseyi bitirmenin yazmadığını düşünüp derslerine çalışmasan, bu da kaderde yazılıdır; kaderini değiştirdiğini düşünüp liseyi bitirmek için fazladan efor sarf edersen, bu da kaderde yazılıdır! Kaderi değiştirme yetkisi insanoğluna verilmemiş ama kaderini değiştirdiğini sanmanın verdiği sahte haz bahşedilmiş.
  2. Kadere inanmam, kaderimi kendim belirlerim - İnanmazsan inanma, kader yine de var. Ne yaptığın, ne yapacağın, ne yapmayacağın falan hepsi çoktan belirlenmiş. Senin yapman gereken tek şey bu seçimleri yaşaman. Adeta yazılmış bir senaryoyu oynuyorsun sen, o kadar. Ama yine de bu "Kadere boyun eğmelisin!" anlamına gelmiyor, zira kadere boyun eğip eğmemek senin yapabileceğin bir seçim değil :). Kaderde sağ kolunu kaldırdığın yazıyor sandığın için sol kolunu kaldırıyorsan, kaderde sol kolunu kaldırdığının yazılı olduğunun farkında değilsin demektir.

Bu konu hakkında bir-iki aydır yazmak istiyordum ve bir-iki aydır bir taslak halinde bulunuyordu bu yazı ama daha fazla ilerleyemiyorum gibi. Yarım kalmış bir yazı olarak kabul edin ve ona göre yorumlayın bu yazıyı lütfen :).

  • http://www.deliname.com DeliName

    Şöyle desek de olur. İnsanoğlu kendisi tayin eder Cennet ve cehenneme gidip ve gitmeyeceğini. Bu bizim elimizde olan bir şey, O zaman kaderi kendimizde çizebiliriz.
    kaderin cilvesi ölümdür. Buna engel olamayız.
    Sonucta şarkıda dendiği gibi; kader diyemezsin sen kendin ettin

  • http://salca.frihost.net/blog Anıl Erk

    Bunu nasıl bilebiliriz ki ? Yani bu 2 düşüncenin de doğruluğunu kanıtlayabilecek bir durum yok.Burada inanç giriyor devreye.Sorgulamayı bırakıp inanmak gerekiyor sadece.
    Düşünmeye kalkarsan şöyle bir durum çıkıyor ortaya.Allah bize akıl vermiş seçim yapalım diye.Ama seçimimizin ne olacağı zaten biliniyor.O zaman bu aklı vermenin manası ne? Direk işin sonuna gidelim.Cennet yada Cehenneme gideceğimiz zaten biliniyor ama ne yazık ki bu bizim bildiğimiz birşey değil.Ne yapılabilir ki?Diyelim ki haberimiz var.Cehenneme gideceğiz.Bunu değiştirmek için birşeyler yapılabilir.O zaman kaderi değiştirmek söz konusu olabilir.Fakat bilmediğimiz bir gelecek için fazla düşünmenin manası yok.İnançlar doğrultusunda yaşamak,hem bu dünya hem ahiret için birşeyler yapmak kafi.Sonucu düşünmeden devam etmek gerek.

    Biraz dağınık oldu ama neyse.Umarım anlatabilmişimdir düşündüklerimi.

  • zafer

    Yazından çıkardığım anlam şu barış, (ben yanlış anlamış olabilirim bunu baştan söyliyeyim) Kaderi değiştirme yetkisi insanoğluna verilmemiş ama kaderini değiştirdiğini sanmanın verdiği sahte haz bahşedilmiş diyorsun.. eğer böyle söylersek şu anlam çıkmış olmuyormu; biz ne yapmak istersek yapalım o işin sonucu daha önceden yazılmıştır. Kaderi böyle açıklamak yanlış çünkü ozaman ben hayatımın sonuna kadar günah işlediğimde cehenneme gideceğim… madem ben kaderimi kendim çizmiyorum, ben istediklerimi değilde daha önceden yazılanları yapıyorum niçin cehenemme gidiyorum bu saçma değilmi.. Kaderi şöyle yorumlamak lazım. İnsanda irade denen bişey var, ne yapmak istediğine ne yapmak istemediğine kendisi daha önceden karar verebilir. Allah bütün insanların ne yapacağını nasıl bir hayat süreceğini sonsuz kudretiyle biliyor. Benim doğduğum yer, doğduğum yıl, anne ve babamın kim olacağı bunlar benim kaderimdir neden? bunlarda benim herhangi bir seçimim yok. yalnız kiminle evleneceğim ne işte çalışacağım gibi çoğaltabilicek insan iradesine bağlı kavramlar. Eğer biz tamamen yazılmış bir senaryoyu oynuyor olsaydık dünyadan ayrıldığımızda ceza veya mükafat alma gibi bir durum söz konusu olmazdı. Madem cennete gidende cehenneme gidende belli bir senaryoyu oynuyor neden ödül yahut ceza alıyor öyle değilmi? Madem bizler yazılmış bir senaryoyu yaşıyoruz. Ozaman ben senin aileni katledeyim, Anne ve babanı öldüreyim bana bu senin kaderinde var daha önceden yazılmış seni suçlamam diyebilirmisin? Bizlere kaderimizi değiştirdiğini sanmanın sahte hazzı verilmemiştir. Ne yapacağımız belli evet buna kader diyebiliriz. Ama sağ kolumumu sol kolumumu kaldıracağıma ben iradem ile karar veriyorum. bunu seçme yetkisi bana ait. Allah hangisini kaldıracağımı biliyor sadece. arada fark var yani anlatmaya çalıştığım şeyi anlatabildimmi bilmiyorum ama durum bundan ibaret…

  • http://koyumor.blogspot.com Burcu Sezer

    Desene 2 aydır taslak halinde beklemesi varmış kaderde bu yazının…=)

  • http://dantel-cesitleri.blogspot.com Dantel Çeşitleri

    Sitenizi çok yakından takip eden birisi olarak başırılarınızın devamını diliyorum.

  • http://blog.yuceleroglu.com Yucel Eroglu

    Eline sağlık, seninde yazdığın gibi fazla sorgulanacak bir olay değil. Bir çember gibi düşünmeye nerden başlarsak başlayalım yine başladığımız yere geri dönüyoruz.

  • Onur

    Bir üçüncü yaklaşım da: Kadere ve kaderimi değiştirebileceğime inanırım’dır. Ki buna inanırım.

  • http://bilimfelsefedin.blogspot.com Da Vinci

    Barış,

    Bu yazdıkların ne dini açıdan ne de din dışı bir bakışla doğru. Özellikle İslam’da bildiğim kadarıyla böyle birşey yok. Eğer öyle olsaydı İslam’daki yaşamın bir sınav olduğu argümanı tamamen havada kalırdı. Eğer herkesin yaşayacağı herşey önceden belirlenmişse ve insanlar tamamen o senaryoyu hayata geçiriyorsa Allah’ın insanları cezalandırması bir komediden ibaret olur. Yani Allah senaryoyu yazıyor ve tam bir günahkar olarak yaşayacağını sana dikte ediyor ve ondan sonra da “Sen çok günah işledin, beni inkar ettin. Al sana ceza. Direk cehenneme. Orada bir güzel piş aklın başına gelsin.” diyor. Bu teistik tanrı inancını temelden sarsacak birşeydir. Gerçekten böyle bir din varsa bu o dinin tanrısının psikolojik sorunları olduğunu gösterir. Ama böyle bir inancı barındıran bir din yok. Olsa bile aklı başında kimse bu dine itibar etmez.

  • http://salca.frihost.net/blog Anıl Erk

    5. Onur demiş ki; 16 Temmuz 2008, 11:39

    Bir üçüncü yaklaşım da: Kadere ve kaderimi değiştirebileceğime inanırım’dır. Ki buna inanırım.

    bence bu düşünce de 2.ile aynı kapıya çıkar.Zaten 2.si biraz hatalı gbi geldi bana.İnanmadığın birşeyi nasıl belirleyebilrisin ki? Onur’un düşüncesi gibi daha mantıklı bence.Kadere inanırım ve seçimlerimle değişeceğine de inannırım gibi.

  • http://efm.blogcu.com/ efm

    barış abi süper bir yazı olmuş ellerine sağlık.iyi özetlemişsin.

  • SERHAT

    olaya bir de şu açıdan bakalım;

    çok keskin bir virajı olan bir yol düşünün.. bu viraja varmadan yol kenarında bir uyarı levhası var: 50! (yani maksimum hız limiti 50 km/s, yoksa virajı alamazsınız..) virajın hemen yanında da bir gözetleme kulesi var.. bu gözetleme kulesindeki biri, yoldan geçen arabaları takip ediyor..
    bu sırada kırmızı bir ferrari yola giriyor ve uyarı levhasını umursamayarak 150 km/s hızla viraja doğru ilerliyor.. aracın bu hızı kuleden farkedilince, kağıda o an bir not düşülüyor:

    saat 10:00 — kırmızı ferrari virajı dönemeyecek ve kaza yapacak!

    ferrari aynı hızla viraja giriyor ve dönemeyerek kaza yapıyor. kule de ikinci bir not yazıyor kağıda:

    saat 10:03 — ferrari virajı dönemedi ve kaza yaptı!

    bu durumda; aracın kaza yapacağı kule tarafından biliniyordu, ancak ferrarinin hızlı bir şekilde o viraja girmesi üzerinde bu bilginin doğrudan hiçbir etkisi yoktu. yani olayı biraz genişletecek olursak, insanların bu dünyada aldıkları kararlar ve başlarına gelen her türlü olay önceden bilinmekte, ancak bu bilinme durumunun bu kararların alınma aşamasına herhangi bir şekilde direkt etkisi olmamaktadır. sağ ya da sol elimizi kaldıracağımız biliniyor, ancak hangisini kaldıracağımıza öz irademizle biz karar veriyoruz..

    *** (kesin bir bilgi olmamakla beraber) Kuran’ı yorumlayan bazı din bilginleri, kaderin; tekrar tekrar yazılıp değişebilen ve statik olmayan bi olgu olduğunu iddia etmişlerdir. yani insanların hayatlarında aldıkları kararlar neticesinde kendilerine yeni yollar çizebilmelerinin mümkün olduğunu savunmuşlardır!

  • Barış Ünver

    7 saatte gelen 10 yorumdan anladığım kadarıyla haklısınız arkadaşlar, birkaç yanlışlık var bu yazıda, ve hatta düşüncelerimde :). Tekrar düşüneyim ben bu konuyu.

  • http://bilimfelsefedin.blogspot.com Da Vinci

    Hristiyan apolojistlerin kullandığı temel argümanlardan biri “free will” yani özgür iradedir. Tanrının insanlara özgür irade verdiğini savunurlar. Eğer olacak herşey önceden kesin olarak belirliyse ve insanlar yazılan senaryoyu uygulayan aktörlerse teistlerin kullandığı “free will” argümanı çökmüş demektir.

  • http://blog.yuceleroglu.com Yucel Eroglu

    yanlışlık demeyelimde yani çok derin bi konu, fazla derinlikte insanı boğar :)

  • dr_sefer

    Şimdi genel olarak yazının sahibi değil de yorum sahiplerini destekliyorum düşüncelerinde…
    benim düşündüğüm şey tamam biz kaderimizi belli bir aşamaya kadar kendimiz belirliyoruz,biz ne yaparsak yapalım günah da işlesek sevapda işlesek,sag kolumuzu da kaldırsak soluda kaldırsak bu Allah tarafından biliniyor,o zaman Allah yolladıgı kitaplarla insanları dogru yone yoneltmeye calısmasına ragmen yinede olacak günahkarların sayısını,kitabına baglı kalcakları da biliyor,o halde burdaki amaç ne yani evrensel tek amaç yaratılma amacımız?

  • http://blog.yuceleroglu.com Yucel Eroglu

    işte nereden düşünmeye başlarsan başla başladığın yere geri dönüyosun, sorular yaratıyosun cevaplar veriyosun sürekli bi çelişki içerisinde kalıyosun filan :) en azından ben henüz cevabını bulmuş değilim daha doğrusu aramayı bıraktım :) ama Kader’e inanıyorum.

  • http://www.deliname.com DeliName

    Aslında çok felsefik yaklasmamak gerekiyor.
    “Kaderimde sağ kolumu kaldıracağım mı yazılı, yoksa sol kolumu mu?”

    mesela şöyle bir tabir vardır.

    Allah madem cok büyük, çok güçlü her seyi yaratır.
    Kendisinin kaldıramayacağı bir taşı yaratabilir mi?

  • http://salca.frihost.net/blog Anıl Erk

    Başta dediğim gibi sorgulamaya başlarsak bu işin sonu ateistlikte biter haberiniz ola.
    Barış amma konu açtın be duruma bak :D Gel çöz şimdi olayı hadi bakalım buyur :D

  • zafer

    benim düşündüğüm şey tamam biz kaderimizi belli bir aşamaya kadar kendimiz belirliyoruz,biz ne yaparsak yapalım günah da işlesek sevapda işlesek,sag kolumuzu da kaldırsak soluda kaldırsak bu Allah tarafından biliniyor,o zaman Allah yolladıgı kitaplarla insanları dogru yone yoneltmeye calısmasına ragmen yinede olacak günahkarların sayısını,kitabına baglı kalcakları da biliyor,o halde burdaki amaç ne yani evrensel tek amaç yaratılma amacımız?

    dr_sefer bu çok geniş bir konu, bu konu hakkında birsürü yazı okudum hepsinden ayrı ayrı sonuçlar çıkarıyor insan ki bu şekilde geniş düşündüğün zaman arkadaşların dediği gibi hep belirsiz kalıp tekrar başa dönüyorsun…

    İslamiyet’e göre insanın yaratılış amacı Allah’a kulluk etmek. Bunu duyunca çoğu insan şöyle diyor; Allah madem ki sonsuz güç ve kudrete sahip neden kendine kulluk edecek varlıklara ihtiyaç duyupta yarattı? ilk bakışta mantıklı bir soru gibi gözüküyor bu ama olaya şu açıdan bakmak lazım. Allah’ın bizim O’na kulluk etmemize ihtiyacı yok, bizim O’na kulluk etmeye ihtiyacımız var. Çoğu kişi şöyle düşünüyor; Eğer Adem ile Havva yasak elmayı yiyip cennetten kovulmamış olsa idi insan ırkı cenette çoğalacaktı. Bu çok yanlış bir düşünce. Nedenine gelince Hz. Adem a.s Hz. Muhammet s.a.v.’in nuru ile yaratıldı bu Kuran’da geçiyor. Yani şeytana uyup yasak elmayı yiyecekleri dünyaya inecekleri insanların dünyada yaşayacakları daha ilk baştan belliydi demek oluyor bu. Bunu düşününce şuda geliyor insanın aklına.. Şeytan daha önce bir melekti, Hz. Adem’e secde etmeyince Allah katından kovuldu. Şeytanın yaratılış amacı neydi diye düşündüğünde konuyu buraya bağlıyorsun. Bizim bu sorulara bu dünyada iken cevap verebilicek kapasitemiz olduğunu sanmıyorum. Gece gündüz bu konuyu düşünen 7/24 vaktini bununla geçiren bir insan akli dengesini kaybeder çünkü. Ama Kuran’da geçen bu, Allah insanı ona kulluk etsin diye yarattı. Hepimiz cevabı öldükten sonra alacağız fazla kurcalamamak lazım…

  • Barış Ünver

    Başta dediğim gibi sorgulamaya başlarsak bu işin sonu ateistlikte biter haberiniz ola.

    İnen ilk ayet olan “İkra!” sözü, Türkçeye sadece “Oku!” diye geçmiştir, oysa farklı anlamları da vardır. Hz. Muhammed’e bu ilk ayet indiğinde Hz. Muhammed “Ben okuma bilmem ki?” diye yanıtlamıştır, bunun üzerine Cebrail ısrarla “İkra!” demeye devam etmiştir. Bundan anlaşılabileceği gibi “İkra!” sözü, yalnızca “Oku!” diye çevirilemez.

    Ben ilk ayetin “Sorgula!” olarak çevirilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Allah bizim bağnaz, körü körüne bir inanç sergilememizi istemez herhalde, değil mi?

    Özetle Anıl, sorgulamak dinden çıkarabileceği gibi dine daha da yakınlaştırabilir.

  • http://salca.frihost.net/blog Anıl Erk

    Üniversite zamanında bir dönem sorgulamıştım bunları kendimce.İşin sonu her seferinde inançsızlığa çıkıyor.Zaten sorgulamaya başlayınca elinde kanıt kalmıyor ki.Bu tip konular her seferinde Allah’ın sorgulanmasına çıkıyor.Bu da mantık yoluyla çözülemeyecek bir durum.Her seferinde varoluş teorilerinden başlıyorsun olaya,en sonunda çözümsüz kalıyorsun.Bu demek değil ki dinini öğrenmeyeceksin,okumayacaksın.Kimilerine göre din insanların uyuşturulması için çıkartılmış bir kavramdır.Kimilerine göre yaşamın gereği,insanın varoluş amacı.O yüzden dikkatli olmak lazım.
    Dediğim gibi sorguladığım,daha doğrusu merak ettiğim dönem diyelim ki yanlış anlaşılmasın,bir sonuca ulaşamadım.Bunu şu şekilde çözdüm.Ben Allaha inanıyormuyum,evet.O zaman sorgulamanın manası yok.Bu birazda şuna benziyor.Sevgilin,eşin vb kişilerin dediklerine saçma sapan olmadığı sürece gözü kapalı inanır onlara güvenir ve sorgulamazsın.Aynı durum bence.

  • Barış Ünver

    “İşin sonu her seferinde inançsızlığa çıkıyor.”

    Bu kesinlikle umutsuzca bir yaklaşım. Birkaç kez aradığın yanıtları bulamadın diye aramaktan vazgeçmek biraz saçma değil mi? Bak ben mesela sorguladıkça İslam hakkında bildiklerimin ve/veya düşündüklerimin yanlış olduğunu görüyorum ama inançsızlaşmak yerine, edindiğim farklı bulgularla daha çok inanıyorum, emin oluyorum inandığımdan.

    Sorgulama işini “doğruyu bulma” amacı yerine “doğruyu yanlışlama” amacı güderek yürütürsen tabii ki inançsız kalırsın :).

    Bir de şöyle düşün: Varlığından emin olmadığın bir şeye, onun varlığını araştırmadan inanmayı mı tercih edersin; yoksa araştırıp varlığını veya yokluğunu kanıtlamayı mı? Özetle; cehalet erdem midir sana göre?

  • http://salca.frihost.net/blog Anıl Erk

    Zaman zaman evet.Cehalet kesinlikle bazı durumlarda erdemdir.Söylemek istediklerimle senin söylediklerin kısmen örtüşüyor.Ben gidipte dinini öğrenme demiyorum kimseye.Aksine araştır ve iyi öğren.Fakat çok derine indikçe daha fazla soru oluşuyor insanın aklında ve bu sorulara kesin yanıtlar aramaya başlıyorsun.Bulamayınca da dini konusunda bilgili bir insan olmaya çalışırken aksi etki yapıyor insanda.

  • Barış Ünver

    Ama bu durumda senin dediğin “Dini uzaktan sevmek güzeldir, biraz araştırınca var olmadığını anlarsın.” gibi bir şey oldu :). Var olmadığını düşündüğün bir şeye niye inanıyorsun ki bu durumda?

  • zafer

    Barış senin yaklaşımın doğru, konu üzerinde düşünmeden, kafa yormadan inanmaktan iyidir düşünerek tartışarak sorgulayarak inanmak ama konu yaratılışa, yaratılış amacına gelince çok sorgulalamak gekiyor. Neden diyecek olursan;

    Ben diyelimki kendimce cevaplar buldum, kendi kendimi herhangi bir sonuca inandırdım (insanın yaratılışının sebebi konusunda) bununla yetinecekmiyim hayır. Her insan hep daha fazlasını ister az çok hepimiz için geçerli bu… Bu cevabı bulduğunda kafana şu takılacak. Tamam Allah beni bunun için yarattı peki Allah nasıl var oldu ? Kimse bunu söylemez ama herkesin aklına gelmiştir bu soru birkaç kez.
    Bak bir örnek vereyim, bir ara sonsuzluğa taktım kafayı. Öldük dünyadan ayrıldık, bizi sonsuz bir hayat bekliyor. Cennet’e veya Cehennem’e gideceğim ve sonsuz bir hayat süreceğim. Düşünmeye başladım acaba hiç yok olmamak nasıl bir duygu ordaki bedenimle nasıl bi psikoloji içinde olacağım.. Hiçbir zaman yok olmiyacağımın farkında olacağım çünkü. Baktımki kendimi kaptırıyorum kendimce cevaplar aradım. Kuran’da Cehennemlikler için şöyle bir ayet geçiyor; Onlar için eziyet dolu ebedi bir azap vardır.. Ayet tam bu şekilde değil tabi benim aklımda böyle kaldı. Bu nedemek… ebedi yani sonsuza dek yanacaklar. Ama başka bir ayettede Allah doğurulmamış doğurtulmamıştır başlangıcı ve sonu olmayan tek varlık Allahtır. E zoman cehennem ve cennet hayatınında bir sonu var sonu olmayan tek şey eğer Allah’ın varlığı ise… Yani soru soruyu getiriyor o yüzden fazla kurcalamamak lazım…

  • http://wwwceliski-analizcomtr.blogspot.com orpen

    yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan sorusuna mantıklı bir cevap bulunursa bu soruya da ancak o zaman cevap bulunur.Gerisi fikir jimnastiğinden öteye gitmez

  • http://www.deliname.com DeliName

    Bu gördüğünüz mezarların her birinin içinde bizim gibi insan yatmaktadır

    Onlarda bir zamanlar bizim su anda yaptığımız gibi televizyon izlerlerdi

    Sabahları kalkar yüzlerini yıkar kahvaltılarını yapar işlerine okullarına giderlerdi

    Onlarında sevdikleri vardı.Beğendiği yıldızlar,aşkını itiraf edemedikleri kişiler vardı…

    Onlarında ödemeleri gereken faturaları vardı. Onlarında evi, arabası, sorumlu olduğu yerler, kişiler vardı…

    Onlarında yılbaşlarını doğum günlerini özel günleri kutladığı anlar oluyordu….

    Yaşadığımız evren çok büyük bir yerdir. Bulunduğumuz gezegen bu evrenin içinde bir kum tanesidir. Hele ki içinde yaşayan bizler bir hiçizdir. Şu bastığım toprağa bakıyorum da fatih sultan mehmeti, Kanuni sultan süleymanı,Atatürk’ü,yutmuş…Roma imparatorluğunu,Osmanlı devletini,adını yazmakla bitiremeyeceğim kadar kavimi helak etmiş…

    Bu yazımı okuyan kişiler 100 sene sonra olmayacak.Her 100 yılda bir yeni bir kum saatinin başladığı bir dünyada bir gün ölüp gideceğiz. Bu varlık, bu para, bu ihtişam, bu kariyer insanların birbirinden üstün olma yarışı ne diye…

    evet günün sorusu : Madem öleceğiz neden yaşıyoruz ki !

  • http://salca.frihost.net/blog Anıl Erk

    Olay var olup olmadığını anlamak yada anlamamak değil olay kendi kendini yormak.Zaten hayat bu kadar karmaşıkken niye kendime daha fazla düşünecek olay çıkartayım ki? Din konusu ispatlanması imkansız bir olaydır.Sen ne kadar kazarsan kaz sonunu bulamayacaksın.(Eğer bulursan bana da haber verirsin seve seve dinlerim) Çıkışı olmayan bir labirent gibi.O yüzden sadece inanmak gerekiyor bu konuda.
    Sana şöyle birşey anlatayım o zaman.Bundan 14 ay önce baba oldum.9 ay da gebelik dönemi var 23 ay.
    Eşim gebe kaldığında sürekli bu konuda araştırma yaptık.Spermlerin yumurtaya ulaşmasından doğuma kadar olan süreç o kadar inanılmaz ki bunu yaşayan ve araştıran biri olarak konuşuyorum inanmak için başka bir kanıta ihtiyacın yok.Peygamlerlerin mucizeleri kadar inanılmaz bir olay bu süreç.Doğduktan sonra ki gelişim ise ayrı bir mucize.Bu örnek belki sana mucize gibi gelmeyebilir bunuda normal karşılarım ama emin ol yaşayınca demek istediğimi anlayacaksın.İnsanın kendisi zaten bir mucize ama çocuğun olduğunda ve gelişimini takip ettiğinde hayret içinde kalıyorsun.
    Ben hayatı kendime göre sadeleştirip yaşıyorum.Allah varmı yokmu ? Bence var.Olay bitmiştir.
    Eşimi,çocuğumu seviyormuyum? Seviyorum.Bitti.Senin mantığınla yola çıkarsak o zaman ben eşimi ve oğlumu niye seviyorum diye sorgulamam gerekir.Sevgi kimyasal bir tepkimemi vücudumuzda?Sonuçta insan da bir makine.Belkide sevgi diye birşey yoktur biz öyle sanıyoruzdur.Eğer bu kimyasal bir olay ise benim eşime ve oğluma duyduğum sevgide yalan demektir.Bunun gibi soru ve cevaplarla kendini boğarsın.Hayat basittir aslında.Elindeki koşulları iyileştirmeye çalışarak geleceğe miras bırakmak için yaşar ve ölürsün.Kimisi bunu sanatı ile yapar,kimisi buluşlarıyla,kimi şarkılarıyla.Benim gibi basit bir adam ise iyi yetişmiş bir evlat bırakır geleceğe miras olarak.
    Her akşam ettiğim duanın bir kısmını yazayım buraya.Allahım oğlumun kalbinde sen,aklında Atatürk olsun her zaman.
    Baya uzun oldu biliyorum :)

  • dr_sefer

    arkadaslar hepimiz az cok her gun her saat bişilere inanma geregi hissederiz ama bizim aklımızın oyle bır yapısı var ki inanmamız ıcın sebeb ararız,bilim boyle olustu sorgulayarak,teknolojı her gun sorgulama arastırma sayesınde gelısıyor ve ben son olarak sunu soluyorum dinler gelisemez sabittir o halde sorgulanmaz ama dünya düzeni içerisinde sorgulamadan inandıgımız seylerin sorgulayarak hayatımızda kullandıgım her hangı bir harekete,hakikate etkisi olmamalı(not laiklik):):)guncelle baglıyım dedim

  • http://www.nahnu.org nahnu

    memlekette herkes futbol yorumcusu, herkes yüksek inşaat mühendisi olduğu için, dini ve itikadi konularda da “bence böyle bişey gibi geliyor bana” ve türevlerini yumurtlamanın hiç bir zorluğu yok galiba. genel bir düşünce idi bu, yazı veya yorumlarla direkt alakalı değildi.

    ihtimal, kader meselesi ile ilgili dünyadaki kafa sayısı kadar soru türetilebilir. gayet doğaldır. bununla beraber, kader’i anlamak için önce “cüzi irade” ve “külli irade” nedir onu anlamak lazım gelir diye düşünüyorum, oradan başlamak faydalı olacaktır.

    akademik anlamda yetkin ilahiyatçıların ve danışmanların hazırladığı sorularla islamiyet sitesinde kaderle ilgili 40′ın üzerinde soruya islamiyet’in bakış açısı ile cevap verilmiş.

    yine aynı sitede Doç. Dr. Şadi Eren’in Kader Nedir? başlıklı bir videosu var, onu da tavsiye ederim, kader ile ilgili temel bilgiler için mutlaka seyredilmeli.

    selamlar.

  • Volkan

    Bende bildiğimi ekliyeyim,

    Belki bir müslüman olarak kaderin bizi olumsuz etkileyeceği şeylere engel olamayız, ama dualarla sonucunu hafifletebiliriz. Örneğin bize bir araba çarpacaksa kolumuz bacağımız kırılabilir, fakat duacıysak bunu hafif yarıklarla atlatabiliriz. Ama sonuçta kaderimizde olan araba çarpması gerçekleşmiş olur.
    Beni böyle bir kanaatim var. Yanlışsa affola.

  • Barış Ünver

    Bünyamin abi, mesajın fena halde kırıcı olmuş yalnız. Eğer kişilerin “deneme” adıyla içinden geldiklerini yazması “yumurtlama” sayılıyorsa; kendi düşüncelerini “Benim düşüncem şunlar…” diye başlayarak söylediğinde her ihtimalde hor görülecekse; bu durumda bu konudaki ilk bilgi nasıl ortaya çıktı?

    İçimden geldiği gibi bir şeyler yazdım, düşüncelerim yanlış diye (ki zaten gelen yorumlar doğrultusunda yanlış olduğunu görüp kabul ettim) bu kadar şevk kırıcı, moral bozucu bir tavır takınman gerçekten gerekli miydi?

  • http://www.nahnu.org nahnu

    sevgili barış,

    yorumumdaki ilk paragrafın, senin yazına veya yazıya gelen yorumlara direkt bir cevap olmadığını sonunda belirtmiştim aslında. benim gözlemlediğim genel bir sıkıntı o.

    dolayısı bu paragrafı şahsi algılamanı istemem. yazdığın yazı ile veya yapılan herhangi spesifik bir yorum ilgili bir problemim olsaydı, kuvvetle ihtimal, bunu doğrudan söylemekten çekinmezdim :)

    diğer paragraflarda da, kendimin de sıklıkla faydalandığı bir kaynaktan konu ile alakalı linkleri seçtim ve tavsiye ettim.

    senin düşüncelerin yanlıştır diye bir yargı yapmadım, konu üzerinde yetkinliğim olmadığı için yapamam da. sen hangi kaynağı okuyorsan ben de o kaynağı gidip okuyorum, veya tam tersi. ihtisasım üç yukarı beş aşağı seninki kadar yani.

    en nihayetinde ben de sadece düşüncelerimi söyledim. hepsi bu :) kırılma, gücenme lütfen.

    antr parantez, sorduğun için söylüyorum, şahsen islami bilgilerde elimden geldiğince kaynak olarak kur’an-ı kerim, peygamberin sünnetleri, icma-ı ümmet ve kıyas sırasını takip ediyorum.

  • http://www.keremakyol.com Kerem

    Bu sene Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde kaderle ilgili tüm soru işaretlerini kafamdan atmıştım.Bu bağlantılardaki sunulara bakarsanız belki size de biraz yardımcı olur.

    http://muhammetyilmaz.com/depo/unisunu/11_1_insan_ve_kaderi_bolum_1_muallimmy.rar
    http://muhammetyilmaz.com/depo/unisunu/11_1_insan_ve_kaderi_bolum_2_muallimmy.rar
    http://muhammetyilmaz.com/depo/kavhar/kader_kavramharitalari_canlandirmali_muallimmy.rar

  • http://www.MixbaL.NET MixbaL

    ilkokulda sınıftaki bir arkadaşın “hocam camdan aşağı atlayıp ölsem kaderimden mi oysa atlamak benim elimde demişti”
    kafamızı karıştıran bu soruya din kültürü öğretmenimizin verdiği cevap gerçekten her şeyi açıklıyordu:
    İnsan kaderinin bir deniz olduğunu düşünün.
    İnsanda o denide sandalı yöneten balıkçı olsun.
    Bu denizin koyları ise insanın alabileceği yollardır.
    Bu denizde her zaman ölüm koyu olabilir, ölmek için sandalın o koya yol alması yeterlidir…

    hoşça kalın ;)

  • http://www.tahaipek.com taha ipek

    bana sorarsanız varya ben herşeyi çürütmeye çalışacak kadar manyağım. bende böyle konularda aşırı fazla kafa patlatır yorarım. =S ama annem hep terlikle kovalar. hatta bi ara allah ı sorgulamay başlamıştım madem herşeyi biliyor neden bizi sınıyor diye =S annemden terliği yiyince aklı başıma geldi tabi =D

  • sevil

    Başımıza gelenleri biz kendimiz de seçiyor olabiliriz. Kadere inanmadığım sonucu çıkmasın yani kaderimiz de bir olay var ve biz onun bilindiğinden bihaberiz değil sonuçta insanın da iradesi var, kaderimizde çoktan seçmeli birkaç şey varken önümüzde, kendi tercihimizle bir yolu seçiyoruz. Bunu seçeceğimiz önceden biliniyor ancak bunu biz seçtik, başka türlüsü de yaşanabilirdi, kadere değil tercihlerimize bağımlıyız.

  • http://www.kalemim.org Mephisto

    4 Sayfa yorum yapılmış fazla vaktim yok ve sadece son sayfada yazılanları okuyabildim.Kendi düşüncelerini yazmışsın,yazıya Güvenilir kaynaklarda Kader nedir?Kader inancı nasıl olmalıdır gibi ek bilgilerde girsen bence daha faydalı olurdu.Bende kendi bildiklerimi yazayım kısaca.
    Kader konusu esasında karışık bir konu değildir ve oldukça basittir.Ama kimi zaman insanlar hayatlarındaki olumsuzlukları,kolaya kaçışları Kader’e bağlayıverirler.çünkü bu en kolay kaçış yöntemidir.
    Kader’e bir örnek verecek olursak:
    Yüksek bir binanın Terasında durduğunuzu varsayalım ve aşağıdaki Yolu net olarak görebiliyorsunuz,Sağ taraftaki yoldan bir araç geliyor ve çok hızlı,hemen sol tarafa bakıyorsunuz ordanda son sürat bir araç yaklaşmakta ve fren yapsalar dahi çarpışmaları an meselesi.Ve siz o an diyorsunuz ve biliyorsunuz ki bu 2 araç çarpışacak.Allah (c.c.) de Kaderimizi bu şekilde yazmıştır.Sadece yarattığı kullarının Dünyada neler yapacağını daha önceden bildiği için onları yazmış ve bunada Kader denmiştir.Yani Kader Allah-ü Tealanın bizim ne yapacağımızı önceden bilmesi ve bunu kayda geçirmesidir kısaca.İnsan Dünyada özgür bırakılmıştır ama bu Özgürlüğün sınırları Kuran’da ve Sünnette belirtilmiştir.Eğer özgür bırakılmasa ve sen içkici olacaksın,sen hırsız olacaksın,sen tecavüzcü olacaksın gibi önceden yazılıp belirlense o zaman bu hayatımız bir imtihan değil Tiyatro olurdu.Bize verilen rolü oynamış olurduk.Buda Allah (c.c.) ‘ın Adil sıfatına ters düşmesi gibi bir duruma yolaçardıki böyle bişeyin olmayacağınız biz zaten biliyoruz.
    Böyle bir konuyu işlediğin için gerçekten seni kutluyorum ve bu türde konuları hassas bir şekilde inceleyip sayısını artırmanı diliyorum.
    Teşekkürler.

  • http://www.kalemim.org Mephisto

    Önceki yorumları okudum az önce,2. Sayfada benim verdiğim örneğe benzer ve daha ayrıntılı bir örneği Serhat vermiş,acaba daha önce Serhat nickiylemi girdim diye şüphe etmedim değil :P

  • Ö.F.Gündüz

    Kader zamansızlık kavramı içerisinde dünyadaki tüm geçmiş ve gelecek zamanın sadece bir anlık bir zaman değeri taşımasıdır..Fakat bu zaman bizim için geçerli olduğu için biz zamanı yaşarız orda yaşanmaz.ve gelecek ile geçmiş bir andır orda.Zaman kavramı içerisinde yaşayan bizler yaşadığımız hayata yön verebilmek için bize orda kader seçenekleri arasında seçim yapabileceğimiz bir özgür iradede verilmiş.Yoksa cinayet işleyen katil katil olmazdı kaderinde cinayet işleyeceği yazıldığı için işlemiş olurdu cinayeti.Arkadaşlar bu konu kısa değil konu hakında medrese yıllarımda ciddi araştırmalarım olmuştur dilerseniz uzun uzadıya birkaç sayfa olarakta yazabilirim.

  • Barış Ünver

    Ö.F.Gündüz; abi kaç yıllarında gittin medreseye? O eğitim çeşidi kaldırıldı diye biliyorum ben :).

  • Ö.F.Gündüz

    Medresele eğitimi resmen kaldırılmış olsa bile hala şuanda devam ediyor.1985 te türkçe okuma öğrenmeden önce arapça okuma yazma öğrendim.1986 ta ilkokula başladım,resmi eğitim dışında kalan süre içerisinde medreseye devam ettim.1995 te arapça dilbilgisi okudum ve bitirdim.1996 da hafızlığa geçtim,işte orada birkaç yıllık bir süreç imani bir çelişki yaşadım.Bu çelişki içerisinde sinir hastalıkları tedavisi bile gördüm diyebilirim,bu çelişki süreci içerisinde kaderi ve benzer birçok konuyu kendimce çözümledim ve kendi kendimi tedavi ettim.Kaderle ilgili 100 lerce sayfadan oluşan yazılar yazdım.Bir ara yazmak isterdim ama klavyeye yabancıyım çok hata yapıyorum,kafamdan geçenlerle klavyeyi orantılayamıyorum.keşke internette pc camına kalemle yazı yazılabilen bir teknoloji geliştirilseydi 45 dakikada 10 sayfa olarak anlatırdım olayı.

  • Barış Ünver

    Yasadışı bir eğitim sistemi yani, ilginçmiş.

    Bahsettiğin teknoloji mevcut, “grafik tablet” diye aratırsan çeşitli sitelerden bilgi alabilirsin veya bir grafik tablet satın alabilirsin. Ama kullanabilmek için bolca araştırmalısın, biraz pahalı bir alet zaten.

    Ama buraya yorum olarak yazmak yerine kendine bir blog açıp anlatman daha yerinde olacaktır. Buraya yorum yazarsan pek ön plana çıkmaz çünkü.

  • Ö.F.Gündüz

    Yok zaten ön plana çıkarmak gibi bir niyetimde yok.Artık o tür konularla pek ilgilenmiyorum.Arasıra konusu olunaca konuşuyorum o kadar.Medrese eğitimi yasadışı değil.Laiklik yasası din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıyla birlikte medrese eğitimi resmi eğitim olmaktan çıktı.Fakat devamda etti.Ve bu eğitim devlet işlerine karıştırılmadığı sürece illegal değil,tamamen yasal,bu konuda sanırım yanlış bilgiler edinmişsiniz.İllegal bir eğitim yok ortada resmi ve dini olarak ayırd etmeniz daha doğru olur diye düşünüyorum.Bloğ açma konusunda hiç öyle bir niyetim olmadı,olmadıki şuan iş hayatımda bir ruhsat bekleyişi içerisindeyim 7 yıldır ilk bir aylık tatilimi yaşıyorum,ve bunu fırsat bulup internette takılıyorum,blok açsamda gereksiz olur.bir ay sonra bilgisayara günde bir saat bile bakamam.Bahsettiğim teknolojinin varlığından beni haberdar etmeniz beni çok sevindirdi.şu noktalar virgiller büyük harf yazmak için shift tuşuna basmak,bunları temelden alan biri için çok kolay ama bunlara dikkat ederken yazmak istediklerimde çok hata yapıyorum.şimdi araştıracam ne kadar olursa olsun almam lazım.

  • ferhat una

    Sizlerle kaderle alakalı bir kaç hadis-i şerifi paylaşmak istiyorum.Sanıyorum bunlar aklınızdaki tüm soru işaretlerine cevap niteliğinde olacaktır.
    “Kadere iman tevhid(inancın)’ın nizamıdır”
    “Kadere iman, üzüntü ve kederi giderir”
    “Kader Allahın (esrarından) bir sırdır.O’nu(n mahiyetini) bilmede kendinize külfet (ve zahmet) yüklenmeyiniz.”

  • http://salca.frihost.net/blog Anıl Erk

    “Kader Allahın (esrarından) bir sırdır.O’nu(n mahiyetini) bilmede kendinize külfet (ve zahmet) yüklenmeyiniz.”

    Ben de bundan bahsediyorum işte.

  • biribirisi

    Evet kader inançın doğru belki şunuda ekleyebiliriz.
    Kaderin iki yönü vardır.
    1. Yaptığın her şeyin kendi yaptığını sanıp herşeye kendi yön verdiğini düşünmemeni sağlayan Allah’a bakan yönü….
    2. Allahın sadece imtihan ettiğini senin cevapları verdiğini düşündüren Sana bakan yönü…

  • biribirisi

    Barış demiş ki; “Ö.F.Gündüz; abi kaç yıllarında gittin medreseye? O eğitim çeşidi kaldırıldı diye biliyorum ben gulucuk.” Yok canım hala var öyle bir eğitim metodu. Bin yıllık metod yüz yılda silinirmiymiş hiç :)

  • http://www.firtina3005.com/ Turk3005

    ben kader konusuna değilde,kaderle ilgili olan ve ata kanunu diye bilinen birşeye,yaşanmış örneği ile deyineyim.elimdeki kaynaklar yanımda hazır olmadığı için sadece olayı anlatmakla yetineceğim.dileyen dini kaynakları araştırabilir.

    Peygamberimiz (asm) birgün sahabilerle sohbet ederken, bir gençten bahseder ve gencin sabaha vefat edeceğini bildirir.Sabah olduğu vakit gencin hayatta olduğu bildirilince,Peygamberimiz gencin yastığının altındaki uyuyan yılana işaret eder.Gencin yastığı altına bakıldığında hakikaten uyuyan bir yılan olduğu görülür.Bundan sonra Peygamberimiz gence,dün akşam olanları anlatmasını söyler.O da eşiyle yemek yerken halinden, yoksul ve kimsesiz olduğu anlaşılan birinin kapılarına geldiğini, yedikleri yemekten bu kimseye yedirdiklerini söyler.
    Anlatılan bu olay kaderin kesin olmakla birlikte zaman zaman Allah tarafından değiştirilebileceğini gösterir.Bu olayda genç için o an kaderinde yazan vefat olayı vuku bulmamıştır.Nedeni de gencin ve eşinin Allah’ı hoşnut eden bu davranışıdır.

    Burada özellikle bazı Müslüman bilginlerin karşı çıktıkları görülmektedir.Ama sonuçta kaderi yazan ve takdir eden bir zatın,dilediği zaman onun üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunması elbette inancımıza muhalif değildir.

    Örneği anlatırken hata yapmış olabilirim.Ancak bu örneğin gerçek olduğu konusunda İslami kaynaklarda birlik olduğunu biliyorum.

    Son olarak kaderi, fatalizm denilen ve koyu kadercilik diye telif olunan kavramla karıştırmamak gerekir.Fatalizmle ilgili bir yazı:

    http://www.fikiryolu.com/2007/09/20/fatalizm-kadercilik-nedir/

    Bu yazıyı yayınlayan arkadaş çok güzel açıklamış.Sadece fatalizmden değil kaderle ilgii bilgilere de yer vermiş.İnternette bu kavram ile ilgili arama yaparsanız daha fazla kaynağa ulaşabilirsiniz.

  • http://www.inndir.com burak

    kader Allah ın olacak şeyleri önceden bilp takdir etmesidir. Allah gelecekte ne yapacaklarımızı zaten bilir.örneğin ezan okundu namaz kılman gerekiyor.kılsam mı kılmasam mı dedin.işte kaderde bu durumla ilgili verdiğin enson karar yazar. benim bildiğim kadarıyla kader böyle birşey.

  • mustafa

    arkadaslar oncelıkle msn adresmı verım bu yazıma yorumlarınızı beklıyorum (goreli190750@hotmail.com) arkadaslar aklıma takılan konu ınsan kaderı önceden mı yazılmıstır yoksa ınsan kaderını kendısımı belırler bu soru aklıma takılıyo aklıma takılan asıl soru ıse eger ınsan kaderı ınceden yazılmıssa ornegın ıntıhar etmek neden cok buyuk bı gunay ve ıntıhar eden kısıının ahırette bıle yerı yok sonucta ınsan kaderı onceden allah tarafından yazılmıstır demı yanı bellıdır nasıl olecegı ama ınsan kaderı bızım tarafımızdan cızılıyo olsaydı o zaman ıntıhar etmek cok buyuk bı gunah olurdu bu soru aklımı cok kurcalıyo lutfen yorumlarınızı beklıyorum

  • Fatih H.

    Insana verilen beden bir emanettir,gecici olarak kullanim hakkina sahibiz fakat tuketim hakkina sahip degiliz.Bu yuzden intihar etmek,yaraticiya karsi isyan etmek ve verilen emanete ihanet etmek seklinde gorulur ve haramdir.

    Kader,bir istasyondan diger istasyona dogru ilerleyen bir trenin varis istikametinin ve saatinin onceden bilinmesi gibidir.Kaderin Allah tarafindan bilinmesinin kader in kendisine bir etkisi yoktur.Kader icerisindeki cuz-i irade ile biz nasil davranacagimizi belirleriz,onun sonuclanmasi ‘kulli irade’ ye baglidir.
    Ornek;
    Benim yarin sinavim var,bugun calisirsam yeteri kadar bilgi edinirsem ‘Cuz-i irade’ nin geregini yerine getirmis olurum.ama gun sona ermeden olursem burada kulli irade devreye girmis olur ;)
    Veya hasta olabilirim vs..

    Simdi bir baska soru;
    Madem biliniyor neden benden bilinen birseyin yasanmasi bekleniyor veya istaniyor?

    Cevap:
    Aksi halde insanlar Allah in huzurunda ”Allah’im biraksaydin bana sans verseydin ben senin istedigin gibi olcaktim ve oyle hareket etcektim”
    diyecek ve cezayi kabul etmeyeceklerdi…

  • eyüp pınar

    Kader,bilgisayarla satranç oynamak gibidir;şöyleki sizin yaptığınız her hamlenin,yüce Allah(c.c) katında bir karşılığı vardır.(Yani bizim hamlelerimizin hepsi için karşı bir hamle programlanmıştır)Yapacağımız hamleler,tercihler bizim galip yada mağlup olmamızla sonuçlanacaktır,galibiyet de mağlubiyette KADER’imizdir rabbiz tarafından yaratılmıştır.Bizim aklımız,irademiz ve Kur’anın ve Peygamberimizin gösterdiği şekilde tercihler ve hamleler yaparsak galibiyet muhakkaktır.Allah (c.c)tercihleri doğru yapanlardan eylesin inananları.

  • HÜSEYİN PALALI

    HERKES YORUM YAPARKEN, VARLIĞIN ALEMİN YARATICISI YÜCE ALLAHI İLMİNİ UFACICIK BEYİNLERİYLE ÖLÇÜŞTÜRMEYE KALKMIŞLAR, NE ACAYİP. İNSAN İRADESİ İBADET ETMEKTE, İYİ VE KÖTÜ DAVRANIŞLARI SERGİLEMEKTE ÖZGÜRDÜR. ALLAH KİMSEYE SİZİN SENARYO DİYE TABİR ETTİĞİNİZ YEŞİLÇAM FİLMLERİNDE OYNATMIYOR. ALLAH İLMİYLE (ŞÜPHESİ OLAN VARSA KANITLASIN) KULUNUN HANGİ İRADEYİ GÖSTERİP NE YAPACAĞINI BİLDİĞİ İÇİN, KADERİNE KULUNUN DAVRANIŞLARINI YAZMIŞ. YANİ BURADA KİMİLERİNİN BAHSETTİĞİ GİBİ OYUN DEĞİL. O ZAMAN ALLAH HAKSIZLIK EDİYOR ÖYLEMİ, EŞİT YARATTIĞI KULLARI AYIRT EDİYOR ÖYLEMİ, HAŞAA
    ALLAH HER KULA İRADE VERMİŞ VE BU İRADE SAYESİNDE KULUNUN NE YAPACAĞINI EZELDE BİLMİŞ VE KADER DEFTERİNE YAZMIŞTIR. BU BENİM NACİZHANE DÜŞÜNCEM SAYGILAR….

  • yılmaz

    1- Hayır ve şer Allahtan gelir; yaratma süreci her saniye devam eden bir olgudur. Dolayısyla hayır olanda şer olanda Külli İrade sahibi Allah tarafından yaratılmaktadır.

    2- Allah zamandan ve mekandan münezzehtir. Zamana ve mekana tabi değildir.

    3- Cüzzi irade sahibi bizler özgür irademiz ile isteriz. Allah bizim irademiz doğrultusunda yaratır. Bir parmağın hareketi bile bizzat Allah tarafından yaratılmakta ve sağlanmaktadır.

    4- Anlatılması gereken kader anlayışı şu şekilde olmalıdır. Biz cüzzi irade ile istediğimizi Allah Külli iradesi ile devam eden sürekli yaratma vasfı ile yaratmaktadır. Zamana ve mekana tabi olmadığı için (akıl ile bunu kavramak zor) zamanın başından, son zaman anına kadar geçen süre içindeki her şeyi aynı anda bir resme bakar gibi görmektedir. Dolayısıyla bizim isteklerimiz doğrultusunda yarattıklarını biz istemeden, istediğimiz anda, ve sonrasını aynı anda gördüğünden bziim yapacaklarımızıda bilmesi gayet doğaldır.

    5- Sonuç olarak; imtihanın sırrıda bunda gizlidir.

    6- yazılı denilen ise Allahın katında onun bilgisindedir.

Program

  • Google Chrome - Windows: İnternet gezintilerinizi daha hızlı ve güvenli bir şekilde yapabilmeniz için geliştirilen pratik web tarayıcısı Google Chrome, sizlere kolay gezinti s..
  • Nokia Suite - Windows: Nokia cep telefonu kullanıcılarının telefondaki verilerini bilgisayarda yedekleyip senkronize edebilmeleri için hazırlanmış bir uygulama...
  • Freemake Video Downloader - Windows: YouTube, Google, Facebook, Vimeo gibi pek çok siteden video indirmenizi sağlayan Freemake Video Downloader HD desteği ve format dönüştürme seçenekler..
  • Freemake Video Converter - Windows: Freemake Video Converter ücretsiz bir video dönüştürücü olmanın yanında basit işlemler yapabileceğiniz bir editör...
  • Freemake Free Audio Converter - Windows: MP3, WMA, WAV, FLAC, AAC, M4A, OGG gibi tüm popüler ses formatlarını destekleyen yepyeni ve ücretsiz bir format dönüştürücü...
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
KAPAT