Kartepe Green Park Beyaz Kristal Ödül Töreni
O kadar ilginç ve eğlenceli geçti ki anlatamam
Veya anlatırım. Üç aşamalı bir geceydi, aşamaları tek tek anlatıyorum:
Kokteyl
- Kokteyl boyunca aldığım birkaç sıfat vardı annemin tanıdıkları ve annem tarafından verilen:
- Badigard: Annemin boyu bana göre biraz kısa olduğundan ben yanında devasa bir şekilde gözükünce böyle oldu sanırım.
- Kavalye: Babam davete gelmediği için (çok şey kaçırdı) ben otomatikman kavalye olmuş oldum.
- Harem Ağası: En ilginçlerinden biri. Annem, anneannem, kuzenim Özgür‘ün babaannesi ve anneannemlerin bir arkadaşıyla birlikte gezen tek erkektim. Annemin bir arkadaşı, "De hass… ordan" demek istediğim bu sıfatı yerleştirdiğinde benim dışımda herkes çok güldü. Bense daha da çok güldüm ama içimden. Nedenine gelince: Hareme bak çay demle lan

- Vestiyerci Çocuk: Bu sıfat sesli olarak söylenmedi ama fena halde belliydi
Şöyle ki; ödül törenine geçilirken mont, pardesü, şal vesaire giysilerini herkes vestiyere götürecekken annem atladı: "Barış götürsün?" Anneme "Oha anne ya?" diyemeden herkes bana yöneldi, son anda arkadan gelen ve ödül törenine doğru ilerlemekte olan kalabalık yaşlı bayan hücumunu 90 dereceyle kesti, ben de elime tutuşturulan birkaç giysi ile kaçıp giysileri vestiyere yerleştirdim ve ödül töreni kalabalığına karışıp izimi kaybettirdim 
- Mihmandar: Bu da sesli olarak söylenmedi ama aynen bir mihmandarlık yapmış oldum. Ödül töreni başlayana kadar yaşlı bayan grubunu, metrekaresini dahi hatırlamadığım oteli gezdirmekle görevli olan kişi bendim. Allah’tan tören çabuk başladı da erken döndük.
- Birkaç tane Neskafe Adam gördüm kokteylde. Herkes grand tuvalet giyinmiş, "Meh, meh" edalarıyla konuşurken aradan çıkan, eşofmanlarla gezinen ve herkese yavşak yavşak "Neskafe ister misiniiz?" diye son derece ahlaksız tekliflerde bulunan bu adamlar acayip komik duruyordu o ortamda

- İçtiğim kokteylin buzunda bir şurup vardı ki, kokteylin şurup, buzun da kokteyl tadında olmasını çok istedim. Hayatımda böyle güzel bir buz tatmadım ben yaa. Hoş, buzlar tadılmaz genelde

- Tenha ve ince ergenlik sakallarımı inadına uzatmakta olan ben, o kokteylin içinde iyi giyinmiş bir Neskafe Adam‘dan farksızdım

Ödül Töreni
- Törenin başında İstikâl Marşı okundu. İstiklâl Marşı‘nı genellikle okulda okuyan ben, müziğin doğru yerinde bağırarak "Kooork…" diye girince, etrafımdaki kimsenin de sesli olarak başlamadığını farkedince feci şekilde yerin dibine geçtim

- İstiklal Marşı bitti ve teker teker bütün millet konuştu ödüllerin dağıtımından önce:
- Adil Üstündağ:
Green Park Oteli‘ne 170 milyon dolar kadar yatırım yapan yönetim kurulu başkanı Adil Üstündağ, tam bir heyvan çıktı
Adamın Türkçe‘yi kısa zaman önce öğrendiği izlemine kapıldığım adamın yaptıkları ve dedikleri daha da şahaneydi:
- "Biz bir çılgınlık yaptık ve bu oteli kurduk!" Hatırlatayım, otel 30 yıldır yapım aşamasındaydı. Çılgın şey.
- Adamın mikrofonu inatla ağzına sokması; gizli eşcinsel olduğunun bir işareti olmasıyla beraber zaten dibimizde olan kolonlardan her F, S, T, K, Ç, Ş, H ve P harfinde full bass ile kulaklarımızı patlatmasına sebep oldu.
- €’ya "Eyro" diyen ilk insan sanırım bu insan

- Ve gecenin bombası: "Biz neyi satıyoruz? Karı satıyoruz!" Gaza gelmiş bir halde otelin amacını açıklarken bu bombayı patlatan Üstündağ‘a kimse, ama kimse gülemedi… Ta ki anneannemden bir kopuş sesi duyana kadar
Ondan sonra da kimse gülmedi, ama toplamda bir 6400 kadar diş görünüyordu
Anneannemin kopuşundan sonra bu maddenin notunu orada alamayacak kadar şiddetli ama sessiz bir gülme krizine girdim zaten, yanımdakiler de etkilenip hep beraber bir sessiz kahkaha seli oluşturduk 
- Vali Yardımcısı:
Adam "Ben aslında buraya geldiğimde konuşmayacaktım, o yüzden bir konuşmam yok." diye başlayıp 20 dakika boyunca bütün salonu uyuttu. - Eski bakan Bülent Akarcalı:
Bu adamın da iki vukuatı var idi:- "1983′ten bu yana…" diye başlayan bir cümle kurarken 2006 - 1983 = 17 işlemini yapmış bulundu. Adil Üstündağ‘ın bombasının hemen arkasına gelseydi bu, tören kesinlikle devam edemezdi eminim

- Adil Üstündağ‘dan bir-iki kere "Üstün Bey" diye bahsetti ve bizi bizden aldı yine. Bu da öncekinin ve ilk bombanın ardına önüne bir yerine gelmedi ya, tüh.
- "1983′ten bu yana…" diye başlayan bir cümle kurarken 2006 - 1983 = 17 işlemini yapmış bulundu. Adil Üstündağ‘ın bombasının hemen arkasına gelseydi bu, tören kesinlikle devam edemezdi eminim
- Adil Üstündağ:
- Bundan sonraki ödül törenini de izleyince anladım ki; bu ödül töreni "En İyi Green Park Reklam Haberi Ödülleri" ismini almalıymış. Kardeşim, bir iki mansiyon ödülü dışında tüm ödüller Green Park‘a yağ çeken haberler ve yazarları aldı yav? Böyle ödül töreni mi olur?
Yemek
- Yemekler şahaneydi. Öyle böyle değil ama, tatsız eklerin dışında tattığım bütün yemekler, ekmekler tatlılar falan muhteşemdi
Keşke orada olsaydın be sevgili okur, süperdi ya… - Yediklerimi bitirdikten ve tıka basa dolduktan sonra Adil Üstündağ‘ın bozuk Türkçe’siyle yaptığı "Istakozumuz da var sıfır kalöriii!" anonsundan sonra, hayatımda ilk kez bir ıstakoza bu kadar yaklaştığımı, ve yanından karides alıp geçtiğimi anlayarak umutsuz bir küfür savurdum içimden uzaklara, okyanuslara, okyanuslardaki ıstakozlara…
- Yemek boyunca sağımda duran Red Bull dolu mini buzdolabına ve solumdaki envai çeşit Absolut dolu bara baktım, ve bol bol iç geçirip küfür ettim uzaklara…
Sonrasında da eve döndüm. İyi ki gitmişim lan 
Ek (02 Temmuz 2007): Bol düzenleme ve etiketlerin eklenmesinin üstüne bir de yazıyı Muhtelif Tecrübeler Silsilesi bölümüne aktardım. Devrim yaşadı yazı.
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.








