The Mummy (1999)

25.01.08
Bu filmin benim için anlamı büyük, onu baştan söyleyeyim. Gerçi çok pis dalga geçeceksiniz ama söylemek istiyorum yine de: Bu film, benim hayatımdan mecazi anlamda 10 yıl, gerçek anlamda 1 ay götüren filmdir efendim. Bu yeni paragrafta yukarıdaki son cümlemi açıklamak ...
Zaga'yı izlemişiz ablamla, yattık. Annem ve babam evde yoklar, yarım saat sonra, 2 buçuk gibi dönecekler ama eve (Allah'ıma bin şükür). 2 gibi yattık işte. Fena bir gürültüyle kalktım. Gözlerimi açmama rağmen, gözlerim kapalıyken gördüğüm ile aynı şeyi görüyorum: zifiri karanlık. ...
Ben küçükken bugün ateride (ne Atari, ne oyun konsolu, ateri'ydi benimki) Super Mario'yu bitirmiştim :). Küçüğüm ya, istediğimi yaparım, bayram ilan etmiştim o günü :D. Hakikaten embesilmişim ama bak şimdi.
Ben küçükken ailecek çıktığımız alışverişlerde "Bu sefer ne kadar tutacak?" tahmin yarışmamız vardı. 100 milyon ile 200 milyon arası miktarlarda alışveriş yapardık (o zamana göre bi' de). Bu akşam Tansaş'tan babaanneme karpuz alırken yanından geçtiğim promosyon sepetinde gördüğüm Nutella'lardan bir ...
Bugün canım hiç günümün özetini yazmak istemiyor, biliyor musunuz? Çünkü bugün tehlikenin farkına vardım. Hiç varmadığım kadar vardım tehlikenin farkına. "Cumhuriyet döneminin artık sonu geldi." diyen birinin cumhurbaşkanı olmasına ramak kalmış bir ülkede yaşadığımın farkına vardım. Büyük Ortadoğu Projesi denen şeyi ...
Olayı çok net olarak hatırladım bugün bir anda: Okul servisindeyim, Atafen'den eve dönüyoruz servisçek. Eren diye bir arkadaşım var o zamanlar. Aklıma dahiyane bir fikir geliyor ve bunu Eren'e açıyorum: - Madem kağıt sıkıntısı çekiliyor, boş sayfaları fotokopi çeksinler, olmaz mı? - Olur ...
Sayfa uzamasın diye yazıya özel sayfadan takip etmenizi istiyorum:
Az önce aklıma geldi: Anaokulundayken sınıfça "bacak" kelimesini küfür diye biliyorduk. Mesela biri "Hocam İhsan bacağıma vurduuu!" derse sınıfça "Hiii bacak dediii!" adlı kafiyeli sözü koro halinde söylerdik.
Ben küçükken bir kitap okumuştum. Kitapta tuz üreten bir el değirmeninden bahsediyordu. Kitabı tam olarak hatırlamıyorum (hiç hatırlamıyorum aslında), ama kitabın sonunda el değirmeni denize düşüyordu, yazar da kitabın sonunda "İşte bu el değirmeni suya düştüğünden deniz suyu böyle tuzludur." ...
Eternal Sunshine Of The Spotless Mind'ı izlerken hatırladım (adamın Huckleberry Hound - Akıllı Bıdık diye oyuncağı mı ne varmış), benim küçükken bir tane Charlie Brown'um vardı. Annem gittiği bir yabancı ülkeden getirmişti (Singapur olabilir). Çok severdim, ama bir gün başka ...
1/3123»