Milliyetçilik nedir, ne değildir?

Öncelikle Mustafa Kemal Atatürk'ün 6 ilkesinden biridir!

  • Cumhuriyetçilik
  • Milliyetçilik
  • Halkçılık
  • Laiklik
  • Devrimcilik
  • Devletçilik

Sağcı falan sanmayın beni. Solcu da sanmayın efendim. Beni herhangi bir şey sanmadan, önyargılarınızı kapının önünde bırakıp okuyun şu yazıyı, deli etmeyin adamı.

Bu yazıda milliyetçiliği anlatmak istiyorum. Atatürk'ün bir lafını tekrarlayayım: "Kesinlikle bilmeliyiz ki, iki parça halinde yaşayan milletler zayıftır, hastadır." Atatürk milliyetçiliğinden söz ediyorum elbet, şu anki, yozlaşmış, ırkçılığa, faşizme kaymış milliyetçilikten değil.

Şu sıralar millet milliyetçiliğe karşı. Neden demiyorum, sebep aramıyorum zira ben de karşıyım, ama şu anki milliyetçiliğe. Şu anda ülkemizde milliyetçiliğin tanımını isteseniz millet aşağı yukarı ırkçılıkla aynı tanımı verecektir. Şu anki milliyetçilik, "Allah Türkü korusun!"dur. Şu anki milliyetçilik, farklı bir ırktan olup Türkiye'de yaşayanın "Türkiye'liyim." demesidir. Şu anki milliyetçilik, boka batmış bir milliyetçilik anlayışından ibarettir.

Şu videoyu izleyelim. Kiminizin tüyleri ürperecek, kiminiz iğrenecek, kiminiz gülecek, kiminiz ağlayacak, kiminiz hepsini birden yapacak, ne bileyim işte farklı duygular hissedecek. Yoz milliyetçilik budur, ırkçılığın, faşizmin en güzel örneğidir. Askerden kaçma adına üniversitelerden birine, kıytırık bir bölüme girip boyuna sınıfta kalan, yanlış yönlenmeye hazır günümüz gerizekalı gençliğinin, onlardan daha gerizekalı reislerin bunları yanlarına çekme amaçlı, Atatürk'ün milliyetçilik ilkesini yalan yanlış şekillerde açıklayarak beyninin yıkamaları sonucu oluşmuştur bu güruh(lar). Aşağı yukarı her devlet üniversitesinde görülebilir bu gruplar.

Atatürk'ün bahsettiği ve bahşettiği milliyetçilik nedir, biliyor musunuz? Atatürk milliyetçiliği, Anadolu toprağını vatan belleyen ve "Türküm." diyen her ferdi, hangi ırk veya etnik kökenden olursa olsun bir çatı altında birleştirmiştir. Milliyetçilik, temelde, birlik ve beraberlik ortamının tam manasıyla sağlanmasını amaçlayan kilit bir Atatürkçülük ilkesidir. Atatürk, "Ne mutlu Türküm diyene!" derken bahsettiği Türk, Türk ırkı değildir, Türk milletidir. Anayasada belirtilen Türkiye vatandaşıdır. Anayasada Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Burada ırktan bahsedilmez, milletten bahsedilir. Bir Kürt, bir Ermeni, ne bileyim bir Japon "Ne mutlu Türküm diyene!" diyorsa bu garipsenmemeli, safkan Türkler dışındakiler hor görülmemelidir. Nasıl ki İngiltere'de yaşayanlara İngiliz, İspanya'da yaşayanlara İspanyol diyorsak, Türkiye'de yaşayana da Türk deriz, demeliyiz. Ne ırkçı Türklerin "Türk olan benim, o kanı bozuk Türk değildir!" demesi, ne de ırkçı, ırkı Türk olmayanın "Bana Türk diyemezsiniz, ben bilmemkaç kuşaktır x'im!" demesi doğrudur, x burada değişkendir.

Irklardan bahsetmek gerekirse de söyleyeceklerim mevcut efendim. Her ırk kendi ırkını daha bir sever elbet, ama gerçekçi olmalıyız: Allah her insanoğlunu eşit yarattığını belirtmiştir ve ne Türk ırkı üstündür, ne de başka bir ırk Türk ırkından üstündür. Her ırk eşittir. Her ırk içinde üstün zekalı, üstün kuvvetli insanlar vardır, her ırkta ahmakların, zayıfların olduğu gibi. Bu bile bireylerde eşitsizlik sağlamaz.

Ülkemiz bölünmekte, bunu artık bölenler bile inkar etmiyor. Kürt ırkının ırkçıları da, Türk ırkının ırkçıları da mecliste. Bunun yanında ülkemizi himaye altına sokmaya hazır kişiler iktidarda, hatta cumhurbaşkanlığı mevkilerindeler. Bir de kendini solcu sananlar var, kötünün iyisi olarak (Ne bileyim, en mantıklı onlar gelse de onlarda bile zeka geriliği görebiliyorum!). Ülkeyi bölme adına en büyük kozları da elbette ki ırklar. Bir ırktaki azınlığı dahi çoğunluk olarak gösterip ırkı onlara göre genelleyebiliyorlar. Misal, Kürtlerden nefret edenlerin en çok söylediği şey hepsinin PKK'lı olduğu iddiaları. Ülkesini seven Kürt yok mudur sanıyorsunuz? Vardır elbet, meraklanmayın. Veya ne bileyim, yukarıda bahsettiğim gibi, Türk ırkını üstün ırk sanıp diğer vatandaşlarımızı hor görenler var. Neredeyse safkan bir Türk olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki üstün ırk değiliz. Üstün ırk olsaydık biraz daha mantıklı düşünebilirdik, ülkeyi bölünmeye başlamaktan taa 50'lerden, 60'lardan (özellikle 60'lardan) kurtarabilirdik.

Çare, ülkeyi bölenlerden kurtulmaktır, ırklararası çatışma yaratıp PKK'nın safkan bir Kürt devleti istemesi gibi safkan bir Türk milleti üstünde çalışmak değildir. Bu yazıyı burada noktalarken, Atatürk'ün Bursa Nutku'nu da yayınlamakta bir beis görmem:

Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Yorumlar

Sayfalar: « 1 [2] Tümünü Göster

31. kartal kaan karaca demiş ki; 29 Aralık 2007, 23:32

ben kimseye tehdit emiyorum bana kıbrıs sorununu acma ben senden daha iyi biliorum oke neyse benim sana diecek sözüm yok bak atlarımz ne güzel demiş ETME ESSEKLE MUHABBET KÜSDÜRÜRSÜN SİLME GÖTÜNÜ CAM KIRIĞIYLA KESTİRİSİNN die oke sen onalra kardes demye devam et oke sana kardeslerinle güzel yasamlar ben ve benim gibi düşünnler yapacağnı yapıyor zaten SEN RAHAT oll

Seviyeyi düşürmezseniz sevinirim arkadaşlar. Hakaretler havada uçuşmaya devam ederse tartışmanız yarım kalacak zira yorum yapma özelliğini kapatacağım.

33. haasan demiş ki; 29 Aralık 2007, 23:56

''bu topraklarda yasayan herkes kardesımdır.. bende bılıyorum fasıst rumların kıbrısta,fasıst ermenılerın kaskasta yaptıkları katlıamları.. ben sana bunları savundugumu soylemıyorum ki.. ama senın benım soyledıklerıme karsı soyleyecek saglıklı sozlerın olmadıgı ıcın benım soyledıklerımı kendı ıstedıgın noktaya cekmeye calısıyorsun..''
bir onceki yazımda soyleyecek bırseyın olmadıgını.. sadace bırseyler soylemek ıcın olayı canının ıstedıgı yerlere cektıgını soylememiştim.. acıkcası tahmın etmek zor da olmadı.. yazımın hangı kısmında kıbrıs meselesını actım cıdden merak edıyorum.. benım anlatmak ıstedıgım tek sey turkıyede yasayan herkes benim kardesimdir.. rum ermeni kürt türk farketmez.. ''YASASIN HALKLARIN KARDESLIGI''
Ve son olarak.. benim I.Q. seviyeme laf ediyorsun.. tartışmayı surdurme seklin I.Q. seviyeni ortaya koyuyor.. bu nedenle I.Q. seviyene yorum yorum yapmıyorum.. ve sanırım bu taryısma burada bitti.. soyleyecek bır sozun kalmadı.. tehdıt bıle edemıyorsun artık.. seviyesizlik diz boyu.. klasik fasist soylemden ote birseyin yok..
ve en sonunda da.. Barış Ünver.. guzel sıte yapmıssın KARDESIM elıne ve emegıne saglık.. ama ıstedıgımız gıbı gıtmedı tartısma.. eger yazdıklarımda seviyesiz bir yer gorduysen ozur dılerım ve yıne tesekkur ederım.. iyi aksamlar

34. kartal kaan karaca demiş ki; 30 Aralık 2007, 05:03

hsan kendine gelll özün ol ve türk olduğunu untma tanrı türkü korusun D.T.O anlamı öğren

35. haasan demiş ki; 30 Aralık 2007, 14:24

7 Şubat 1923 tarihinde İzmir'de eski Banka Han'da İzmir İktisat Kongresi toplanır. Mustafa Kemal Kongre'nin açılış konuşmasını yapar ve der ki; " Bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselişiyle alakadar ve münasebetdar olan, milletin iktisadiyatıdır. Hakikaten Türk Tarihi tetkik olunursa bütün yükseliş ve çöküş nedenlerinin bu iktisat meselelerinden başka bir şey olmadığı anlaşılır."
bu tarihi ve önemli iktisat kongresinden tam 4 yıl sonra 1927 yılında genç Türkiye Cum-huriyeti'nin ilk Sanayi Sayımı ülke ölçeğinde yapılır. Türkiye Genelinin Sanayi Envanteri çıkarılır. m. 1927 yılındaki sanayi sayımına göre Diyarbekir'in 772 sanayi işletmesi var. Bu 772 işletmenin 199'u dokuma, 133'ü maden ve makine imalatında faaliyet yürütüyor. Gerek teknolojik olarak, gerekse işgücü kapasitesi bir de nitelikli işgücü açısından Diyarbekir o yıllarda dokumacılıkta, özellikle de ipekli dokumada önemli bir merkez olarak kabul görüyor. Hatta birçoklarınıza belki de şehrin bugününe bakarak "Bu kadarı da olmaz" dedirtircesine Diyarbekir, İstanbul'dan sonra ipekli dokumada Türkiye'nin ikinci önemli merkezi konumunda. Günümüzün çok önemli bir dokuma merkezi olan Bursa o günlerde 48 işletmesi ile Diyarbekir'den sonra ancak üçüncü sırada yer alabiliyor.
Yine 1927 yılı için istihdam kapasitesi açısından yapılacak bir değerlendirmede Diyarbekir 67 işletmeye sahip olarak İstanbul ve Bur-sa'dan sonra 3. il durumdadır. Türkiye genelinde, 50 ve üzerinde işçi çalıştıran 13 inşaat işletmesinin dört tanesi, 124 kâğıt ve karton üreten kuruluşun da bir tanesi Diyarbekir'de bulunmaktadır. Bir başka çarpıcı sonuç Kimya Sanayinde dört ve üzeri işçi çalıştıran beş işyeri ile Diyarbekir ve Erzurum Türkiye'de altıncı sırada yer alıyor. Ve yine aynı tarih olan 1927 senesinde Diyarbekir sanayi alanında 3.276 insanı istihdam ediyor.
"2002-2006 döneminde Doğu-Güneydoğu'ya yapılan yatırımların Türkiye toplamındaki payının yüzde 4.44 olduğu görülmektedir. Aynı dönemde yatırımlardan İstanbul tek başına yüzde 25 dolayında pay alıyor. İstanbul'un çevresindeki Kocaeli, Bursa ve Tekirdağ gibi iller yine teşvikli yatırımların toplandığı iller oluyor. Öyle ki; bölgedeki 21 ilin (Elazığ, Adıyaman, Malatya, Diyarbakır, Van, Urfa, Sımak, Mardin, Batman, Erzincan, Erzurum, Kars, Ardahan, Muş, Siirt, Hakkâri, İğdır, Bitlis, Ağrı, Bingöl, Tunceli) toplam teşvikli yatırımları, 2002-2006 döneminde Bursa'nın tek başına aldığı yatırımların altında kalmıştır."*** Yani Diyarbakır dahil bölgenin 21 şehri bir tek Bursa etmiyor. 80 yıl evvel Diyarbekir'in gerisinde olan Bursa, 80 yıl sonra Diyarbakır'ın yanına 20 bölge şehrini de katarak yatırımlarda aslan payını alıp, amiyane tabiriyle bütün bölgeyi solluyor.
yeni bin yılın projesi olarak lanse edilen Güneydoğu Anadolu Projesinin (GAP) neden sulamada yüzde 13'lerde kaldığı halde enerjide yüzde 85'lere vardırılarak enerji yatırımları hedefinin yakalandığını fark edebiliyor. Dolayısıyla GAP'ın gizli hedefinin belki de enerji olabileceği tezi insanın zihninde yer etmiyor değil! Bölge insanının sulu tarım yapabilmek için suya ihtiyacı var, batının ise bilumum işletmelerini çalıştırmak için elektrik enerjisine. Anlaşıldı mı kim bölücü!!!!
bölgenin siyasal ve diğer bilcümle taleplerine, hükümetin ve daha da ötesi devletin "arz"ı ortada. Bir yanıyla siyasal manada sınır ötesi operasyonlara cevaz verilirken, öte yanıyla da ekonomik manada "Fethullah Hoca-efendi" talimattı "bayram operasyonları" yapı-laduruluyor. Ellerde kurban etleri ile "Kimse Yok Mu Derneği, Deniz Feneri Derneği" ve diğerleri.

İhaleyi kimden mi devralmışlar. O çok sevdikleri ve öve öve bitiremedikleri Osmanlı İmaret sisteminden. Önce insanları açlığa mahkûm et! Ondan sonra da, vicdanları rahatlatmak adına "Bir lokma, bir hırka" felsefesine razı et.
ben türk oldugumu unutmam kartal kaan karaca.. sen merak etme.. ama sana soyleyecegım tek sey.. ARTIK NE BU ORDU MUSTAFA KEMAL'İN ORDUSU NE DE BU CUMHURİYET MUSTAFA KEMALİN KURDUGU CUMHURİYET... ANLADIN MI!!! ''OKEE'' VE KENDİNİ DE KEMALİST FALAN SAYMA.. BU ULKEDE EGER GERCEKTEN KEMALİSTLER VARSA ONLAR DA BİZLERİZ!!!!

36. naz demiş ki; 13 Ocak 2008, 12:31

yaaaa biz size ödev düzgün istioz yaaaa

37. Adsız demiş ki; 12 Mart 2008, 02:53

Bendemi dağa çıkayım?
Kürtler şu pkk'yı işlerine gelince kabullenip işlerine gelmeyince kabullenmeyen kürtler. Her mitingde, kutlamada vb.. pkk bayrakları açıp slogan atan türk bayrağını yakan kürtler.
Size birtek sözüm var: Bendemi dağa çıkayım?

38. OZAN demiş ki; 20 Mayıs 2008, 21:05

BU ÜLKEDE ATATÜRKÇÜ GENÇLER OLDUĞU SÜRECE BU ÜLKENİN VE BU TOPLUMUN SIRTI YERE GELMEYECEK HERZAMAN EN YUKARDA OLACAK...

39. milleyetci demiş ki; 11 Temmuz 2008, 23:22

ulan sen yarya..

Sayfalar: « 1 [2] Tümünü Göster

Yorum Yap