BEYN

Korktuğun nedir ey AKP?

Farzedelim ki;

  • AKP'nin kapatılması gerçekten demokrasiye aykırı.
  • AKP gerçekten bu ülkenin seçmenlerinin yarısına yakınının oyunu, yalnızca ve yalnızca yaptığı icraatlar ve ülkeye yıllar boyu sağladığı yarar sayesinde aldı. (Yani sokaklardaki kömür, erzak, altın dağıtımları bu oyları kesinlikle etkilemedi.)
  • AKP'nin niyeti gerçekten iyi.
  • Koskoca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, yargının temsilcisi ve hukuk konusunda Türkiye'nin en bilgili kişilerinden biri Abdurrahman Yalçınkaya, sırf AKP'ye gıcık olduğu için sudan sebeplerle bir kapatma davası açtı...
  • ...ve bu kapatma davasının AKP lehine sonuçlanacağı konusunda şüphe yok.

Madem öyle nedir bu telaş ey AKP? Bir önceki gün ortada hiçbir şey, konuyla ilgili hiçbir düşünce yokken neden kapatma davasından hemen sonra mini anayasa değişikliği ile parti kapatmayı zorlaştırma kararı aldınız?

Soru basit; ama AKP'lilere (veya AKP'cilere)  fazladan birkaç uyarı yapmak istiyorum:

  • Bu sorunun özeti şudur: AKP'ye açılan kapatma davasının düşeceğinden bu kadar eminsek peydah olan bu parti kapatmayı zorlaştırma hevesi niye?
  • Bu sorunun cevabı "AKP'yi halkın yarısı seçti!" değildir.
  • Bu sorunun cevabı "Sen demokratik değilsin!" değildir.
  • Bu sorunun cevabı "Sen Ergenekoncusun!" değildir.
  • Bu sorunun cevabı "%47 ulan!" değildir.
  • Bu sorunun cevabı "Çünkü..." diye başlar.

İddiaya bile girerim ki, bu soruyu yanıtlamadan yukarıdaki gafletlerde bulunanlar elbet olacaktır. Yine de cevaplayabilen olur mu merak ediyorum.

Ek (28 Mart 2008, 18.43): Bu yazıya gelen yorumlardan Fatih Hazarhan bir yanıt verdi: "Vatana ihanet etmek isteyenlere ihanet firsatini vermemek icin. ;)" Saçma da olsa, en azından bir yanıt verdiği için kendisini kutluyorum. Vatana ihanet eden bir partiyi kapatmayı engellemek için anayasayı değiştirmeye çalışmanın gerekçesi olarak vatana ihanet etmek isteyenlere ihanet fırsatı vermemeyi göstermek de pek ilginçmiş.

Ek (30 Mart 2008, 14.36): İkinci yanıt Erkal Şekerzade'den geldi, ve gayet ayrıntılı bir yanıt olmuş, takdir ediyorum. İsterseniz taraf tuttuğum için bu cevabı mantıklı, Fatih Hazarhan'ın cevabını mantıksız bulduğumu farz edin, ama iki yanıt arasındaki ayrıntı ve kanıtlanabilirlik farklarını görünce bana da, Erkal'a da hak verme ihtimaliniz yüksek.

  • http://blog.serkanurhan.com Serkan

    Çünkü, tekrarlanacağından korkuyor. Zira bugün parti kapatma eylemine kalkışan bir Cumhuriyet Başsavcısı 1.cisinde olmadıysa, 2.cisinde olmadı 3.cüsünde muhakkak başarılı olacaktır. Çekirge bile 3 kez sıçrar..

    Bu tarz bir önlem almazsa AKP derin araştırmalara girilir ve parti içerisinde derin kayıplara neden olunur. Bunları düşünüp önlemini alıyorlar.

  • http://turklerklani.blogspot.com turklerklani

    acaba 47 yi tekrar alamayacaklarını hissettiler yoksa evet parti kapatmaya karşıyım akpnin niyetinin iyi bulmuyorum sanki fethullah gülen okulları yinede kapansın istemem en azılı iki rakip chp&akp geldi gözüme

  • http://www.ahmetali.org AhmetAli

    “Çünkü” oyunu kuralıyla oynuyorlar. Rakibin kılıçla savaşırken sen mertlik yapıp bileğini kullanmaya kalkarsan “havanı alırsın” ilkesini biliyorlar da ondan “böyle” yapıyorlar.
    Maalesef dünya sandığımız kadar “demokrat” değil; “özgürlükler ülkesi”, demokrasisi “dağıtacak kadar fazla olan” Amerika’nın bile nasıl entrikalarla “idare edildiği” ortada. Siz de kalkmış “demokrat bir soru” soruyorsunuz güya; yapmayın Allah aşkına. Dünyanın tarihi böyle; savaşlar olur ve güçlüler güçsüzleri ezer. “Bu savaş laiklerle şeriatçılar arasında mıdır? Bilmiyorum, ama şu kesin ki; kılıçlarını çekmişler, ve biz de her zamanki gibi seyrediyoruz; kazananı alkışlamak için. Her şey bu kadar.
    Saygılar.

  • http://www.kaanfakili.com.tr KaanFakili

    Bu tarz siyasî durumlara bence siyasî kimliği çıkartıp bakmak gerekiyor. Mesele AKP, CHP ya da MHP meselesi falan değil aslında. Bana kalırsa şöyle biraz silkinip etraflıca düşünmek gerekir.

    Parti kapatmak çözüm müdür? Bence kesinlikle değildir. Ortada suç varsa, yolsuzluk vs. vs. vs. varsa bunlar bireylere indirgenerek çözülmelidir. Sayın Başsavcı ya da diğer sistem adamlarının da böyle osuruktan şeylerle uğraşmak yerine daha temel çözümler için adımlar atmaları beklenir. Bugün parti kapatma ile uğraşmak yerine milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırma ile uğraşsalar bana göre daha güzel sonuçlar alırlar. O zaman işte sadece AKP içerisindeki her türlü kötü vasfı yakıştıracağınız değil diğer partilerdekiler de meydana çıkacaktır. O zaman bir şeyleri gerçekten temizlemiş olursunuz.

    Ben bugün medyanın yorumları ile hareket edenleri açıkçası çok çocukça buluyorum. Ne bileyim bana çok basit geliyor. Çünkü şöyle oturup adam akıllı düşünülmesi gereken o kadar mühim noktalar var ki, parti kapatmak bunların en sonuncularından biri gibi geliyor bana. Mesela Beyn, sen hâlâ AKP’nin yüzde bilmem kaç oy aldığını falan vurgulamışsın. Bugün Türkiye’deki siyasî partilerin nasıl oy topladığını artık hepsi biliyor. Birisi Atatürk’ü istismar ederek kazanıyor, birisi dini istismar ederek kazanıyor, birisi milliyetçiliği istismar ederek kazanıyor işte birisi de Kürtlüğü istismar ederek kazanıyor. Buradan anlayacağımız gibi siyaset puşt işi olmuş. Onun için partilere indirgememek lazım. Hepimiz bireysel olarak oturup bu devlete ne kadar yararımızın olduğunu kendimize sormalıyız vs. vs.

  • Barış Ünver

    Kaan, söylediklerinde haklısın, gerçekten haklısın ama benim bahsettiğim şey parti kapatmanın mantığı veya mantıksızlığı değil – kaldı ki bir partinin kapatılmasıyla üyelerine siyaset yasağı getirilmesi arasındaki fark yalnızca isim farkı olur, pratikte parti yine kapanmış olacaktır.

    Ayrıca bu yazımda siyasi bir kimlik takınmadım ki ben? Daha da önemlisi, siyasi bir partiyi desteklemiyorum ki ben? Bu “çakallığı” AKP yapmaya kalkıyor diye AKP’ye sordum soruyu.

    Yazdığım şu yazıya yapılan 103 yorumun içerisinde AKP’yi ölümüne savunanlardan hala bir cevap alabilmiş değilim. Hoş, kimsenin parti kapatmayı zorlaştırmayla ilgili değişiklik önerisinin AKP’ye açılan dava sonrasında peydah oluvermesini mantık çerçevesi içerisinde açıklayabileceğini sanmıyorum.

    Yine de yanlış anlaşılma olmasın; parti kapatmanın kalıcı bir çözüm olmadığını ben de söyleyebilirim rahatlıkla. Geçici bir çözümdür, bulunması gereken kalıcı bir çözümdür. Yine de AKP’nin kendisine dava açıldıktan hemen sonra apar topar kurullar kurultaylar toparlayıp bir “mini anayasa değişikliği” hazırlamaya kalkması size de pek anlamlı gelmiyor mu?

  • http://www.kaanfakili.com.tr KaanFakili

    Ya hu, AKP’nin böyle mini bir anayasa hazırlama çabası elbette ki başka şekilde izah edilemez zaten ki AKP’nin zaten milletvekili çoğunluğunu kendi çıkarları için kullandığını bilmeyen yoktur sanırım. Bunu en koyu AKP’li bile rahatlıkla söyleyebilir. Belki size bunu söylemez ama kendi içinde neler söylediğini zaten kendisi bilecektir.

    Bir partinin kapatılması ile parti bünyesindekilere siyas3i yasak getirilmesi arasında dağlar kadar fark var. AK Parti kapatılır BKP açılır, o kapatılır CKP açılır. Sonuçta isim değişir, zihniyet(zihniyetten kastım yapılan yolsuzluklar falan filan) değişmez.

    bana biraz siyasî kimlik takındın gibi geldi. Onun için böyle bir şeyler yazma gereği hissettim. Biz siyasî kimliğimizi çıkartamadığımız zaman bilim yapamayız. İlerleyemeyiz, sorgulayamayız. Pireye kızıp yorgan yakmamak gerekiyor. Bu ülkenin objektif değerlendirmeler yapabilen kişilere ihtiyaçları vardır kanımca…

  • http://www.teakolik.com TEAkolik

    T.C Tarihinde 24 kapatma davası açılmış ve hepsinin sonucu aynı bırakında biraz korksunlar :) Ayrıca Koltuk sevdasını koltuğa oturmayan bilemez sanırım gerçi bende o koltuklardan birine oturmadım ama mevcut koltuğumu bile akşam saat 18:15 de geride bırakırken şöyle bir bakıyor insan arkasına :)

    Tabi işin espirisi bir yanada sanırım bilmediğimiz çok şey var..

  • Fath Hazarhn

    Ya baris hala basit islerin pesindesin,dava acanlarin ne mal olduklari ortaya ciktigi halde akp nin kapatilmamasi adina insanlari bilgilendirmen gerekirken hala inad ediyorsun…

    Bir devlet hazinesini milleti icin kullanir,hukumette araci olur.otekiler cebe indirip hortumlarken akp nin bunu yapmasini alkislamak gerekmezmi?

    Madem okadar dert ettin parti kur oy al sen harca…

    Onyargi olusmus ya,her yapilan OCU gibi goruluyor dogal olarak…

    Herneyse sen devam et bariscim uyumaya daha emzik veren cok olur :)

  • Barış Ünver

    Ahaha, sitemin en büyük takipçisi Feto’cu Fatih Hazarhan bile yanıt veremediyse… Beni nasıl mutlu ettiğini bilemezsin Fatih, sayende haklı çıktım :).

  • http://www.maviye.com/ orhan

    AKP’nin korktuğu nedir mi? AKP partisinin kapatılmasından neden korksun ki!

    AKP kapatılırsa oyları kesin artar. Partinin ismi değişir iktidardaki parti yine AK parti olur. Türkiye 22 Temmuz ve cumhurbaşkanlığı seçimiyle 6 ay kaybetmişti bu parti kapatmayla 12 ay kaybeder. Kaybeden parti olarak AKP olmaz biz oluruz, Türkiye olur.

    Açılan bu komik davanın faturası Türkiye için şimdilik 25 milyar dolar, AKP kapatılırsa gerisini sen düşün.

  • http://www.maviye.com/ orhan

    Akp kapatılırsa ne olur? Biraz derinlere inelim.

    Dolar 2 ytl, Faiz %25, Borsa 30binin aşağısını görür. Özel sektörün 140 milyar $ borcu var, çoğu iflas eder. Yabancı yatırımlar durur. Ekonomik kriz kaçınılmaz olur.

    İşte Barış kardeşim biraz beynimizi çalıştırınca bu saçma davadan, asıl korkması gerekenin AKP değil, bütün Türkiye olduğunu anlıyoruz.

  • http://www.maviye.com/ orhan

    Bu konuya yazdığım cevapları senin akp hakkında yazdıklarının rövanşı olarak görmeni istemem.
    Sadece olaylara tarafsız bak ki eleştirdiklerinin durumuna düşme.

    Son olarak Sabah gazetesi yazarı Ergun Babahanın bugünkü yazısını kesinlikle okumalısın.

    http://www.sabah.com.tr/babahan.html

    Benden bu kadar, soracağın bişey olursa e-posta adresimi biliyorsun zaten.

  • Barış Ünver

    Derinlere inmişsin de bizi götürmeyi unutmuşsun Orhan :). Bu iddialarını destekleyecek kanıtların var mı? İddianame verildiğinde küresel ekonomik bozuklukların tümü başsavcının kafasında patlatıldı, adamcağız ülkenin 25 milyar dolarından sorumlu tutuldu – daha sonra maliye bakanı davanın piyasalara çok az etkisi olduğunu açıkladı.

    Bununla birlikte soruma hala bir cevap verilebilmiş değil. Benim sorum “AKP kapatılırsa ne olur?” değil, “AKP’ye açılan kapatma davasının düşeceğinden bu kadar eminsek peydah olan bu parti kapatmayı zorlaştırma hevesi niye?” şeklinde.

    İkinci yorumuna gelince; Sabah gazetesinin sahibinin Erdoğan’ın damadının olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. Tarafsız ol derken taraflı bir kaynak vermen pek ilginç.

  • Fatih Hazarhan

    Selamlar baris kardesim

    Oncelikle o linke henuz bakma firsatim olmadi,yorumunuda daha yeni okudum :)

    Benim gormedigim bir linke atamadigim bir yorum seni bukadar mutlu ettiyse bundan sonra da ne takip ederiz ne bakariz daha cok mutlu ol yeterki :)

    soylemek istediklerimin bircogunu diger baslikta (AKP YE ACILAN KAPATMA DAVASI HAKKINDA)soyledim zaten bazi seyleri cok fazla cekip uzatmaya gerekte yok.

    Herkezin dusuncesine fikrine saygim var fakat insanfsizca ve tabiri yerindeyse sallama bilgilerle savunmaya calistiginiz fikirlerin olmasi sozkonusu.Somut soylem yada eylemlerden yola cikarak vicdan olcusunde Hukumetin artilari eksileri masaya yatirilirsa benimde bircok eksik gordugum yerler var.Fakat sirf dusmanlik olsun laf olsun torba dolsun diye hareket edilmesi ister istemez karsi cephe olusmasina yol ve zemin hazirliyor.

    Kolaygelsin

  • Barış Ünver

    Sallama bilgilerden bahsetmişsin, ama bahsettiğin bu sallama bilgileri bizimle paylaşmamışsın Fatih, bu da tartışmanın istikrarını bozar, lütfen yani. Sallama olduğunu iddia ettiğin bilgileri, düzeltmeleriyle birlikte yazarsan şahane olur.

  • Fatih Hazarhan

    -’Koskoca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’
    Diyorsun kapatma davasini acan adama,bu adamin ne mal oldugunu arastirmana bile gerek kalmadi Ergenekon Teror orgutu tarafindan yonlendirildigi belgeli,ispatli.Zaten davanin dusmesi sozkonusu.

    -Oy toplayabilmek icin surekli Komur,Altin vb seylerin dagitilarak Milletin satin alindigini da iddia eden birisin,benim Milletim satin alinamaz hele hele 100 de 50 ye yakininin satin alinmasi imkansizdir.

    Parti kapatildigi takdirde Orhan kardesinde soyledigi gibi sonuclari beklenildiginden cok daha vahim olcaktir,cocuk oyuncagi degildir bir devletin milletin kaderiyle oynamak.Eger illa oynayacaksa bu ancak yine Milletin kendisi olur.(Tabi 100 de 1 lik kismi degil,secim yapilir millet belirler manasinda)

    -AKP’ye açılan kapatma davasının düşeceğinden bu kadar eminsek peydah olan bu parti kapatmayı zorlaştırma hevesi niye?”

    Bu soruna gelince,Soyledigim ilk cumle zaten bunu acikliyor.Kisacasi Vatana ihanet etmek isteyenlere ihanet firsatini vermemek icin. ;)

  • Barış Ünver

    Maalesef Fatih, bahsettiklerinin hiçbirisi kanıt niteliği taşımıyor.

    - Başsavcının Ergenekon terör örgütü tarafından yönlendirildiği bir iddadan ibaret ki o da günümüzde AKP karşıtı herkesin (ben dahil) (sen tarafından) Ergenekoncu ilan edilmesi gibi saçma bir iddia.

    - %47′nin tamamı altınla, kömürle ele geçirilmedi. Bir örnek: Ücra köylere asfaltlar döşenmeye başlanmış (ADT’den arkadaşımın köyü), seçimden hemen önce yolların tamamının kazımı bitmiş. Millet mecburen AKP’ye oy vermiş çünkü AKP orada kazanmış olmasa haliyle yola devam edilmezmiş, toz toprak içerisinde kalınırmış. Benzer şekilde birçok köyde, kasabada seçim inşaat halinde bırakılan, seçim sonrasında ise alınan oya göre devam edilen veya öylece bırakılan yer sayısı çok, bir KANITı yukarıda. Tabii bunun yanında kömür ve erzak dağıtımının fotoğraflarla gazetelere çıkması, Kızılay’da altın dağıtıldığını gözlerimle görmem de ayrı bir KANIT.

    - “Parti kapatıldığı takdirde o olur bu olur”a da kanıt yok, HALA. Kanıt istediğim halde tekrar haricinde bir icraat göremiyorum AKP yandaşlarından.

    Ama sonunda, çakma da olsa bir cevap alabildim. Yazıya ekleyeyim.

  • Fatih Hazarhan

    Iddia dedigin millet vicdaninda bitmis bir olay.Ergenekon cularin pc lerinden davanin bir nushasinin cikmis olmasi ve Cumhuriyet basyazari Ilhan selcugun tehdit iceren yazilari sonrasinda acilan bu dava ya kimlerin parmak soktugu konusunu niye esgeciyorsun?Sorgulayici kardesim bunuda arastir sorgula ne neymis kim kimin nesiymis ogrenelim.

    Bugune kadar millet o soyledigin yol yapimi ve insaat gibi seylere pabuc birakmadi,haketmeyeni dokuz degil 9000 koyden kovdu.Bence boyle bir gerekce sacma.

    parti kapatma yi zorlastirma hususuna bir degisik acidan ikinci bir cevap vereyim madem tatmin olmadin…

    AKP kendini kurtarmaktan cok bundan sonra olabilecek demokrasiye aykiri gerceklestirilmek istenecek davalarinda onune gecmek istiyor.Bunu her vatan evladi ister.Neticede is TBMM de bitmesi gerekir.Milletin iradesinin olmadigi yerlerin boylesine onemli kararlari almasi dogru degil.

    Bu arada herkezin kendine gore dogrulari vardir,senin dogrun tek dogru degildir.Soru sorup senin istedigin cevap gelene kadar meseleyi oraya buraya cekmesen daha iyi olur…

  • Barış Ünver

    Madem o kadar iyiliksever, adeta melek insanlar bu AKP’liler, şuna da bi’ kılıf uyduruver de kendi çapında akla tekrardan onları:

    http://beyn.org/dansozler/

    Hatta vereceğin cevaplardan bir tanesini önceden tahmin edeyim: Ergenekoncu Tuncay Özkan’ın gazetesi Akşam’ın bir asparagası bu, değil mi?

  • Fatih Hazarhan

    Bana Milletvekillerinden yada basbakanin bu konudaki soylemlerinden ornek verebilirmisin?

    Haberlerin nasil yapildigi ortada,gidiyor muhabir dinliyor not aliyor sonra kendi dusuncesine gore duzenleyip gazeteye yaziyor.Burdakiler yorum.

    DTP nin kapsama alinmasi sozkonusu degil.Birinci agizdan bu tur iddialar reddedildigi halde takilip kalmak yanlis.

    Tuncay Ozkan a sen sahip cikabiliyormusun gercekten?
    :)

  • Barış Ünver

    Fatih Hazarhan, Hollanda’dan bildirdi. Fatih’çiğim, Feto’nun istihbaratı kuvvetli diye tek kuvvet Feto değil, şunu bi’ aklına sokuver (girerse). İkincisi, Tuncay Özkan’ı desteklediğimi söylemedim, niye sahip çıkayım? Karşı çıkacağım derken bokunu çıkarıyorsun iftiraların, dikkatli saldır biraz.

    “Haberlerin nasil yapildigi ortada,gidiyor muhabir dinliyor not aliyor sonra kendi dusuncesine gore duzenleyip gazeteye yaziyor.Burdakiler yorum.” demişsin. Zaman, Vakit, Akit, Zart, Zort öyle yapıyor diye herkesi kendiniz gibi sanmayın efendim, adam gibi habercilik yapan da var. AKP yalağı Doğan Medya’ya, AKP’nin ta kendisi Çalık Grubu’na güveneceğime gider, biraz daha tarafsız bir gazeteye güvenirim. Manyak mıyım ben? Beyin yıkanmasına o kadar müsait olsaydım Feto müridi olur, mal mal gezerdim etrafta. Belki insanların blog’larına girer, onların beyinlerini de yıkamaya çalışırdım hatta.

    Bunun yanında Hollanda’dan tek bir insan yerine bir Türk gazetesine inanmayı tercih ederim, bütün milletimin de aynısını yapacağından eminim. Bir yanda yurtdışında beyin yıkayan biri, diğer yanda bir Türk gazetesi. Heheh, eheheheheheh.

  • Ezel

    Sevgili Barış;

    Hem soru soruyorsun hem seni ve sorunu dikkate alıp cevap verenlere kabalaşarak cevaplar veriyorsun. Yani uslubunu biraz saygısızca buldum.

  • Barış Ünver

    Selam Ezel;

    Yanıtı neden saçma bulduğumu açıkladım, dilersen tekrarlayayım: Vatana ihanet eden bir partiyi kapatmayı engellemek için anayasayı değiştirmeye çalışmanın gerekçesi olarak vatana ihanet etmek isteyenlere ihanet fırsatı vermemeyi göstermek de pek ilginçmiş.

    Kabalık değil de, çekememezlik diyelim. AKP çok muhteşem işler yapıyor da ben sürekli kötülük düşündüğümden dolayı bu kadar meleksi varlıkları sürekli hor görmekten ölürcesine zevk alıyorum.

  • http://www.toplumsalbilinc.org/ Erkal Sekerzade

    Merhaba herkese,

    Barış’ın sorusunu yanıtlayabilmek için bildiklerimi bir bir gözden geçirince, değil bir sayfa bir kısa roman yazılabileceğini gördüm. Yine de buraya giren herkesin ‘leb demeden’ ‘Tuzlu Çorum Leblebisi’ ni anlayabilecek kapasitede olduğundan hareketle çok kısa özetlemeye çalışayım.

    Önce bir benzetme yapayım. Bir caddeden geçen kalabalıktan ilk 100 kişiyi seçebildiğimizi farzedelim. Ülkemiz yapısını yansıtabilecek bir 49-51 oranlarıyla Erkek-Kadın olduklarını varsayalım. Bu 100 lük kitleyi en basitinden nasıl ikiye ayırabiliriz? Cevap: cinsiyete göre. Ardından bu iki gurubu nasıl birbirine düşürebiliriz? Cevap: Kadınları toplar “feminizm, kadınhaklarından bahsederiz, erkekler tarafından aşağılandıklarından ve sömürüldüklerinden bahseseriz, hatta bu grubun en önemli kesimi olmalarına rağmen hep ikinci sınıf muamelesi gördüklerinden bahsederiz. Erkekleri de bir araya toplar, “bu kadınlar varya bu kadınlar; artık siz erkeklerin birer hayvan oldugunuzu ve yan gelip yatan, futbol hastası, kaba saba, bencil, despot vs vs oldugunuzu söylüyorlar” deriz.. Emin olun içlerinde bu ikili kışkırtmayı anlayıp da arabozucuları ortaya çıkaracak beceriklikte birileri yoksa en kısa zamanda o 100 kişi kıran kırana kavga etmeye başlarlar. Öyle ki, birbirlerini yok edercesine. Oysa ki; her iki grup da bir diğeri için varlık sebebidir! olmazsa olmazıdır! Ama bunu düşünecek durumda değillerdir. Çantalarını, ceketlerini, cüzdanalrını bir taraflara fırlatarak saç saça baş başa kavga ediyorlar.

    Şimdi bu örneği gerçek yaşantımıza uyarlayınız.

    İpuçları :
    a) Kadınlar = Laikliği vazgeçilmez görenler
    b) Erkekler = Laikliğin “dinsizlik” olduğuna inandırılmış dindarlar.
    c) Arabozucular = Küresel Vahşi Kapitalistler (Rothschild, Rockefeller, Astor aileleri ve onların maşaları)
    d) Çantalar/Cüzdanlar = Petrol, Uranyum, Osmium, Toryum, Bor, Altın, Nikel, Platin, Wolfram (Tungsten) madenlerimiz ve ANADOLUNUN ÖNEMLİ STRATEJİK COGRAFİK KONUMU!

    Gelelim AKP nin kapanmasından korkanlara:

    AB => Başta İngiltere (Rothschild Ailesi) olmak üzere, devlet bütünlüğünün bölünmesinden medet uman ve ulus birliğini bozabildiği ölçüde amacına ulaşacaklarını bildiklerinden, AKP’den bile daha tepki gelmeden kapatma davasına veryansın ettiler.

    ABD => ‘Rochefeller Ailesi’ ve onun maşaları (Bush ve kadrosu başta olmak üzere, emperyalizmden beslenenler); tam da semeresini görmesine ramak kalmışken, 135 yıllık ortadoğu oyununun bozulmasına göz yumamayacağı için kapatma davasına karşı çıktılar, çıkıyorlar, çıkacaklar.

    AKP => Yukarıdakilerin emellerine hizmet edecek yasal düzenlemeleri henüz!!! tamamlamamışken planın sekteye uğraması ve dahası çoğunluğu milletvekili olan 71 kişilik kadrosunun siyasi yasaklı hale gelecek olması nedeniyle, patronların yeni bir “TAŞERON” arayışına gideceklerini bildiklerinden, yeniden bu fırsatı ele geçiremeyebileceklerinden korkmaktadırlar.

    Ancak, hiç dile getirilmeyen ve bence en önemli korku sebebi; kurmay kadronun hemen hemen tümünün DOKUNULMAZLIK zırhını yitireceği ve kendilerini bekleyen yüzlerce dokunulmazlığa takılmış sava dosyasından yargılanmaya başlanacaklarıdır!

    Son olarak kapatma davasının içeriği konusunda kendimce yapılan trajik bir hatadan bahsetmeliyim.
    Kapatma konusu “laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak” gibi zaten toplumun kutuplaşmasına sebep olmuş “yapay!” bir konuda değil; gerçekliği çok daha kolay ıspatlanabilecek ve toplumumuzun tümü tarafından nefretle yadırganacak “görevi kötüye kullanma ve ülke çıkarlarını gözetmeme” gerekçesi ile açılmalıydı.

    Değerlendirmelerinize sunarım,

    Saygılarımla,

    Erkal

  • http://www.ferhatonair.com ferhatonair

    tüm yorumları okudum içime dert oldu illaki yazmam lazım bişeyler.yazım her ne kadar editör tarafindan onaylanmama riski yüksek olsada yazacağım.youtube’u bile atatürk’e hakareti bahane edip kapattılar bir şekilde. maksat kendi eski görüntülerini halktan gizlemek ! yoksa geçmişinizden mi utanıyorsunuz ? bu aralarda görsel basında aysun kayacı’nın benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir mi sözü gündemde aslında bende burda ikileme düştüm biraz kafamı karıştırdıktan sonra şu kanaate vardım..ilkokul mezunu ile de benim oyum bir mi bugün ilkokulu mezununa ehliyet bile verilmezken koskoca ülkemin geleceğini bunlar mı belirlicek sorarım size ?? son olarak it ürüsün kervanları yürüsün ama bizde boş değiliz sevgilerle….

  • http://www.ferhatonair.com ferhatonair

    hızımı alamadım :) sıkıştıkları anda anayasaya başvuruyorlar sırf kendi çıkarları için bakkalın veresiye defterinden bile beter olmuş bir anayasa var artık bu ülkede

  • Humanity101

    ewet zati AKP 3 Kasım 2002′de kömür dağıttığı için %34 oy aldı değil mi? Ha komik.. Verilen oylar erzak dağıtmaktan daha çok yapılan anti-demokratik çıkışların sonucuydu. Neyse… Ama şunu bilin ki CHP siddin sene iktidar olamaz… Baykal’ın laneti üzerinize olsun…

  • http://www.ferhatonair.com ferhatonair

    Millet ezberlemiş bir %47 tutturmuş gidiyor kimse bilmiyor ki bu %47 oy oranının %15′inin sahte oy olduğunu bu oylar gümrüklerde yurtdışında yaşayan gurbetciler tarafından verilmiş gibi gösterildi.Zamanın da Erbakan bile ikdidarda iken kimse endişe duymaz bu kadar eleştiri yapılmazdı hatta erbakan sıkıştığı anda türbanada sarılmaz anayasayı babasının malı gibi kullanmazdı ben hiç bir partiye bugüne kadar oy vermedim vermemde haa eğerki verseydim AKP ye emin olun oyumun iptali için dava açardım bu da bu ülkede ilk olurdu hangi parti olursa olsun bunları denetleyecek mekanizma olmalı belli bir süre sonra bu iktidardaki partiye sen ne yaptın bakalım bugüne kadar diyecek mekanizma olmalı başarısızsa hemen kapısına kilit vurulup kapatılmalıdır.AKP de bu durum biraz karışık bana kalsa AKp yerine Askeri Yönetimi tercih ederim hatta bu ülkenin başına Hitler gibi bir adam gelmeden bu ülkeden hiç bir şey olmaz tabi bir de İran olurmuyuz olmazmıyız konusundada sıkıyorsa yapsınlar derim ülke karışırsa bu yüzden emin olun ilk başta ben olurum AKP ye karşı ayaklanacak !!!!

  • http://www.exmedya.com Talha Genç

    CHP ile AKP’yi farklı görenler, ABD politikaları konusunda cahildir bence…

  • Barış Ünver

    Bu tek cümlenden benim CHP’li (veya CHP sempatizanı) olduğum yanılgısına düştüğünüzü varsayıyorum Talha bey, aksi takdirde yorumunuz fena halde anlamsız kaçardı.

  • http://www.exmedya.com Talha Genç

    Barış bey, ADD üyesi olup da CHP’li olmayan kişi olabileceğine ihtmal veremiyorum kusura bakmayınız..

  • Barış Ünver

    Ben ADD üyesi değilim ki? Karıştırmışsınız. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Atatürkçü Düşünce Topluluğu’nun Atatürkçü Düşünce Derneği’yle herhangi bir bağlantısı yoktur. Lütfen iddia ve söylemlerinizde daha dikkatli olun.

  • http://www.egegelisim.org ege

    biz ne zaman birbirimize düşmek yerine ortak çıkarlarda buluşmayı öğreneceğiz işte o zaman bu ülkede artı değer yaratabiliriz.

  • http://www.toplumsalbilinc.org/ Erkal Şekerzade

    Merhaba yeniden herkese,

    Dünya üzerinde gündemi bu kadar hızlı değiştirilen/değişebilen bir başka ülke olmadığına iddiaya girebilirim.

    Gün geçmiyor ki yeni bir sansasyonel olay, demeç, yazı, iddia, tutuklama, tercih, tartışma ve kapışma olmasın. Mutlaka her gün yeni bir BOMBA! düşürülüyor gündeme.

    Peki değerli aydın dostlarım, bizler hepmi bombanın gürültüsünü ve sebep olduğu yıkımı konuşacağız? Bombayı üreteni, taşıyanı, gizlice yurda sokanı konuşmaya ne zaman başlayacağız?

    Ortada bir gerçek var: BOMBA PATLAMIŞTIR

    Pimini kim hangi gerekçeyle çekmiş olursa olsun, “bomba atmak” suç değilmidir?

    Suçtur diyorsak, suçluyu ilan edip toplumca ona karşı durmasını becerebilecekmiyiz günün birinde? Yoksa “yensen de yenilsen de, şike de yapsan, bizi de satsan” gönlüm hep sendeeee… diye siyasi fanatikliğimize devam mı edeceğiz? Yoksa, yüreğimiz aksini söylerken, dilimiz bir sebepten ötürü farklı mı konuşuyor ya da konuşmak zorunda bırakılıyor?

    Bir kez tarafgirliğimizi açıkladıktan sonra, doğruya da yanlışa da alkış tutmak hangi insani ve ahlaki değerlerle bağdaşabilir?

    Atatürk sonrası hükümetlerin hangisinin yolsuzlukları, soysuzlukları, arsızlıkları ve onursuzlukları ayyuka çıkmadı? Hepsine bir kulp bulabilenler; AKP gibi 10 kollu taht-ı revan’da mı kulp bulamıyorlar?

    Değerli aydın düşünceli ve sağduyu sahibi dostlarım; “eğri oturup doğru konuşmak” bile yeterli kalmıyor günümüzde. Hem “düzgün oturmak” hem de “düzgün konuşmak” zamanıdır.

    Oyumuzu da vermiş olsak, bayrağını da sallamış olsak parti toplantılarında şimdi uyanma vaktidir.

    Bizleri son derece iyi çözümlemiş olan esas güçler, DNA yapılarımıza kadar inmişler ve neye karşı anlık reflekslerimiz olduğunu, nelere kayıtsız kaldığımızı, neleri bağnazca savunduğumuzu, neleri nelere feda edebileceğimize kadar herşeyimizi öğrenmiş ve silahla yapamayacakları işgali “zihinsel işgal” yoluyla başarmak üzeredirler.

    Bugün AKP uygulamalarını eski hükümetlerin kuklalığından farklı görmek ve hatta savunmaya kalkışmak en hafif ifadeyle “görme özürlülüktür”.

    60 tane hükümet kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti’ni idare ve yüceltmek söylemiyle. Atatürk’ün yönetsel işlevini yitirdiği güne kadar yapılanlar kendi dönemiyle değerlendirildiği zaman bazı anti-demokratik yaklaşımlar dışında kusursuz bir strateji ürünüydü. Fakat, onun vefatından sonraki daha ilk yıldan başlamak üzere cereyan eden her türlü gelişmenin altında emperyalistlerin ellerini görebilmek ve artık bu “oyuncak ülke” sınıfından çıkabilmek için yine milli mücadele yıllarındaki “ayrımsız” bütünleşmeyi sağlamak ZORUNDAYIZ!

    Aksi halde, biz birbirimizi tüketirken esas tükenen kıymetlerimiz ve geleceğimizdir.

    Son olarak şunu söylemek isterim değerli dostlarım:

    BU ULUSA YAKIŞACAK EN SON ŞEY ESARETTİR, MALESEF ÇOK YAKLAŞTIK….

    Sevgi ve saygıyla,

    Erkal Şekerzade

    Not: Nasıl kandırıldığımızı açıklayan pekçok yazı http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?board=96.0 bölümünde katılımcılarımızın da desteğiyle derlenmiştir, ibretle okuyacağınıza eminim.

  • http://www.toplumsalbilinc.org/ Erkal Şekerzade

    Kaan Fakili arkadaşımızın yazdıklarına kısmen katılmaktayım. Ancak, bir husus var ki onu biraz açıklığa kavuşturmakta yarar var.

    ” Sayın Başsavcı ya da diğer sistem adamlarının da böyle osuruktan şeylerle uğraşmak yerine daha temel çözümler için adımlar atmaları beklenir. Bugün parti kapatma ile uğraşmak yerine milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırma ile uğraşsalar bana göre daha güzel sonuçlar alırlar.” diyor Fakili. Eğer ki yargıya, yasa koyuculuk (yasama) görevini de yüklersek tamamen içinden çıkılamaz bir kaosa sürükleniriz ki, bu da kuvvetler ayrılığı prensibinin yok edilmesi olur.

    Bildiğiniz gibi yargı; mevcut yasalar kapsamında yargılama yapmakla görevlidir. Mevcut yasaların öngördüğü ve izin verdiği ölçüde “dokunulmazlıkları” ele alabilmektedir. Milletin iradesini yansıttığı varsayılan TBMM yasa koyuculuk (yasama) görevini yaparken; hükümet ise bu yasaları hem kendi uygulamaları hem de toplum düzenini sağlayacak biçimde “yürütme” kle sorumludur.

    İşte bu sebepledir ki; dokunulmazlıkların, diğer ileri ülkelerde olduğu gibi, “kürsü dokunulmazlığı ve fikir özgürlüğü” sınırına çekilmesi; adi ve adli suçlar karşısında biz vatandaşlardan farklı bir korumacılığa sahip olmadan yargılanmasını sağlayabilecek kurum TBMM dir. Ne yazık ki, vekillerimiz genellikle menfaat sağlamak ve menfaati yandaşlarına, seçmenine yansıtmak amacıyla bu işlere soyunduğundan; yasama görevini yerine getirirken “asla ve kat’a” dokunulmazlıkların sınırlandırılması konusunu lugatından çıkarmaktadır.

    Kuvvetler ayrılığı prensibi, yargının siyasallaşmasının yanında yargı siyasetini de yasaklar.

    Saygı ile,

    Erkal Şekerzade

  • muhammet fırat

    BAŞBAKANIM isyan ediyorum……………..
    samsunun halini gören yokmu burdaki olayları kimse duymuyormu teşkilat artık çatırdıyor. Başbakanım
    sen olmasaydın ben bu kadar mücadele vermezdim .
    sen hep gönlümdesin ama teşkilat için seçtiklerin kişiler yanlışın içindeler ve birilerinin bunlara artık dur demesi gerekiyo yoksa SAMSUn un durumu içler acısı son seçimlerde gördümki teşkilatçını hiç bir önemi kalmamış bizim verdiğimiz emeğin hizmetin boşa gittiğini görüyorum. sen olmasaydın ben bu partiye üye kesinlikle olmazdım.Senin dediğin gibi beraber yürümek için çıkmıştık ama yarı yolda bırakıldığımızı gördüm ve üzüldüm . parti için çalışmaya bundan sonra bir nokta koydum taki başbaknım bu usulsüzlükledrini görene kadar YÜCE RABBİM yar ve yardımcınız olsun….SEN GÖNÜLER SULTANISIN BAŞBAKANIM

Program

  • Adobe Muse - Windows: Adobe'un geliştirdiği ve Muse kod adıyla tanıttığı yazılım, kodlama gerektirmeden web siteleri tasarlamanızı sağlıyor...
  • BluetoothView - Windows: Çevrenizdeki Bluetooth aygıtlarıyla kolayca iletişim kurmanızı sağlayan ve aygıt hakkındaki bilgilere ulaşabileceğiniz ücretsiz küçük bir yazılım...
  • Ashampoo Photo Commander - Windows: Ashampoo Photo Commander ile fotoğraflar başta olmak üzere video ve ses dosyalarınızı çalıştırabilecek, düzenleyebileceksiniz...
  • XYplorer - Windows: XYplorer Windows için sekmeli bir dosya yöneticisidir...
  • System Monitor 2 - Windows: İşlemciniz ve RAM'leriniz üzerinde ne kadar yük olduğunu System Monitor 2'yle kolayca takip edebilirsiniz...
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
KAPAT