On Bağlantı #12

  • Bağlantı #121: Blog olayına alışamadıysanız veya blog yazmak sizi kesmediyse, Twitter'ı deneyebilirsiniz. Sistem, o an ne yaptığınızı 140 karaktere sığdırmanız üzerine kurulu ve yine de her Twitter kullanıcısı bir nevi blog yazarı olarak algılanabilir. Birçok kişinin anlık diye tanımladığı bu sistemi anlatan Damacana yazarı Sinan Yüce'ye teşekkürler.
  • Bağlantı #122: Yakın zamana kadar sıkça izlediğim televizyonda denk geldiğim magazin programlarının embesillere yönelik altyazılarında (Altyazı da denemez aslında, zira mesela Tuğba Ekinci güneşlenirken "TUĞBA EKİNCİ GÜNEŞLENİYOR!" şeklinde alttan gelen animasyonlu renkli yazı ve aynı anda "TUĞBA EKİNCİ GÜNEŞLENİYOR!" diye bağıran bozuk diksiyonlu ve yanlış vurgularla kulak tırmalayan adam falan... Cümlenin sonunu getiremedim ama anladınız ne demek istediğimi.) mütemadiyen yapılan yanlışlar vardı. Ama yazı bununla ilgili değil. Evet, yazdığım koca paragrafın yazıyla ilgisi yok. Bu bağlantıdaki yazı konuşma Türkçesinde yapılan hatalarla ilgili. Yazının çoğunluğu, kendini gereksiz modernistlik akımına kaptırmış yarı-ünlü ve ünlülerin götünden uydurdukları veya İngilizceden çevirme ihtiyacı duymaksızın kullandıkları kelimelerin anlatımından oluşuyor. Medyanın ne hallere geldiğini, en eli yüzü düzgün televizyon programlarında bile Türkçe kullanımının ne seviyeye düştüğünü bize gösterdiği için Emir Alp'e teşekkürler.
  • Bağlantı #123: Son zamanların en ilginç yazılarından biri geliyor Nahnu'dan. Sürpriz olsun diye söylemek istemiyorum ama bilmeyenlerin hayatını gerçekten kolaylaştıracak bir temizlik yöntemi diye ipucu vermek istiyorum ama siz zaten çoktan bağlantının üzerinde bekleyip tarayıcınızın durum çubuğundan bağlantıya bakıp yazının neyle ilgili olduğunu anladınız, değil mi? Son cümlesine katılmasam da çekinilen konulardan birinde yazı yazma cesareti gösterip biz gençleri doğru yola sevk etmeye çalışan, ismini vermemesine rağmen ilk blog yazarlarından olduğu için kıyak geçtiğimiz Nahnu'ya teşekkürler. (Not: Ben de lisedeyken öğrenmiştim. Teessüf ederim baba.)
  • Bağlantı #124: Son zamanların en absürt yazılarından birini yazmış Burcu. Çok ciddiyim, hiçbir şey anlamadım. Belki siz anlarsınız da bana açıklarsınız diye buraya koyuyorum. Kafamı allak bullak ettiği için Burcu Sezer'e teşekkürler.
  • Bağlantı #125: Eski Antlaşma veya Eski Ahit'ten birkaç alıntı. Belki çeviri hatası vardır diyecektim ki alıntıların gayet dindar bir siteden yapıldığını gördüm. Bununla beraber bu kutsal eserin nasıl bir dejenerasyona uğradığını gördüm, zira benim tanrım bunları demiş olamaz (Anlamayana ara not: Müslümanım efendim.). Yine de din konusunda sorgulamacı olmak istediğimden bunların doğru olduğunu da söyleyemem, bilmiyorum zira. Karşı iddiaları da beklerim ve saygıyla karşılarım. Bu yazıyı bizlere ulaştırdığı için adını vermek istemeyen blog yazarı Da Vinci'ye teşekkürler. (Not: Adını ver kardeşim gulucuk.)
  • Bağlantı #126: PC Labs blog'unda şahane bir yazı gördüm, hemen paylaşayım dedim. Megabit nedir, megabayttan farkı nedir? Yani bir mega'nın veya bir giga'nın sonuna bayt ve bit getirmenin ne gibi farkları olur? Cevap aslında çok kısa: Bir bayt, sekiz bittir. Bu olayı ayrıntılı bir şekilde açıklayıp kısaltmaların dahi nasıl yazılması gerektiğini bize gösteren Emirhan Döngel'e teşekkürler.
  • Bağlantı 127: Bilgisayarınızda anti-virus yazılımınız yok mu? Aferin. Bence olsun yani. Yine de pek kullanmadığınız, kullansanız da çok dikkatli kullanıp kullanımınızda dikkatli olduğunuz bilgisayarlarınız için gerçekten anti-virus yazılımları pek gerekli olmayabilir. Yine de bu durumda bile, düzenli olarak bilgisayarınızı taratmanız gerekir. Bu konuda imdadınıza çevrimiçi (online) anti-virus tarama siteleri yetişecektir. Bunları tanıtan, adını bulamadığım bir diğer blog yazarı olan CNKT'ye teşekkürler. (Not: Benim tavsiyem Nanoscan - Avast illetinden de uzak durun.)
  • Bağlantı 128: PC Labs blog'undan bir yazı daha. Bu yazıda, hayvani boyutlarda bir monitör görüyoruz. Bunda oyun oynamak istiyoruz. Bunda çizim yapmak istiyoruz. Bu en/boy oranına sahip filmler çekilsin de biz de izleyelim istiyoruz. Bunda internete girip Google'da arama yapınca boynumuz sola doğru tutulsun ve Google'dan -çoklu kolonlu sonuçlar göstermediği için- nefret edelim istiyoruz. Bu monitörü bizimle paylaşıp benim ve Erman'ın ağızlarımızı açık bırakan PC Labs ekibindeki ismini vermeyen bir diğer blog yazarına teşekkür ediyoruz.
  • Bağlantı #129: Bilgisayar dergileri sizce de artık biraz sıkmaya başlamadı mı? Yani sürekli aynı konular: Kablosuz ağ kurulumları, yeni yazılım ve donanım tanıtımları, hele hele en çok yazılan konu: Bilgisayarınızı hızlandırmak için X ipucu! Donanım testleri ve satın alma rehberleri haricinde alınması artık gerekmeyen, ne acemi bilgisayar kullanıcılarına, ne de profesyonel bilgisayar kullanıcılarına hitap eden, dolayısıyla da biçtikleri 6 ve civarı liranın hakkını vermeyen bu dergiler hakkında yazan Hamdi Yaman'a teşekkürler.
  • Bağlantı #130: Sanırım ilk kez bir blog yazarı, blog yazısı aracılığıyla bir sorununa çözüm için yardım istiyor gulucuk. Dalga geçtiğimden değil, sakın yanlış anlamayın, ama blog'ların forumları bitirdiği günlerde bu yazılardan olacak gibi gulucuk. Sorununa en kısa zamanda çözüm bulabilmesini dilediğim Erdal'a teşekkürler. (Not: Kesin yanlış anlayacak beni Erdal gulucuk.)
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Yorumlar
1. Erdal demiş ki; 09 Ocak 2008, 08:59

İyice paranoyak yapmışsın beni, niye yanlış anlayayım gulucuk

Merhaba Barış,

Yazıma link verdiğini gördüm ve yazı daha fazla kişiye ulaşacağı için sevindim. Bu tip şeylerden daha fazla kişinin haberdar olması lazım diye düşünüyorum.

Çeviri hatası gibi birşey yok. Yazımı hazırlarken diğer Türkçe İncil sitelerine de baktım. Mesela kontrol etmek için incil.info sitesinde Türkçe-İngilizce karşılaştırmalı olarak yazıda geçen bölümlere bakabilirsiniz. Yani çeviri konusunda bir sorun olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Bu arada adımı sormuşsun, hemen söyleyeyim: Leonardo gulucuk

Ben sana anlatırım Barış'çım ayıp ediyorsun gulucuk

Bu arada Adnan Oktar hoca efendi hazretleri benim blogu bir kere daha sansürletti.

Yazının yeni linki: "Eski Antlaşma"dan inciler

Teşekkürler, değiştireyim.

Yorum Yap