On Bağlantı #33

  • Bağlantı #331: Erhan Yakut, başarılı bir blog yazarı olmak için ("Günlük" kelimesine hala karşıyım ben, başka bir karşılık bulmalıyız "blog"a.) yapılabilecekleri sıralamış.
  • Bağlantı #332: Kelimelerin Soyağacı yazarı Tutku Kara "atı alan Üsküdar'ı geçti" deyiminin kökenini yazmış. Köroğlu'yla ilişkisi olduğunu tahmin edemezdim, onu diyeyim. Vay be.
  • Bağlantı #333: Hasan Yalçın, "Web Tasarımın 10 Emri" başlıklı bir yazıyı çevirmiş.
  • Bağlantı #334: Politik gündeme isabetli yaklaşımlarıyla tanıdığım Okan Yüksel, bu sefer yine gündemi ilgilendiren ama daha geniş bir konu hakkında yazmış: Sürüleştirme Etkin Bir Araç Olarak Magazin. Yalçın Küçük'ten de güzel bir tespit alıntılamış: "Sürüleştiriyoruz. Bu birinci sınıf devlet artık sadece sürülerin omzunda durabilmektedir. Bizans'ta sürüler, hipodromda, gladyatörlerin birbirini öldürmelerini seyrederek kendilerinden geçiyorlardı ve şimdi sürüler, bir avuç insanın birbirini düzmesiyle düzene bağlanıyorlar."
  • Bağlantı #335: Hafif'te kefir içeceği ile ilgili bir yazı yayımlanmış. Ben bir türlü sevemedim bunu yav.
  • Bağlantı #336: Gündem ve politika hakkında yazan bir başka iyi yazar Emir Alp'ten, Milliyetçilik nasıl sürdürülür? başlıklı bir yazı.
  • Bağlantı #337: Ali Bahşişoğlu, 19 yaşını bitirmiş ve böyle bir blog açıp, benim gibi hayatını arşivlemeye karar vermiş! Sanırım vazgeçmiş gibi gerçi, yazmıyor çünkü :D. Doğum günün tekrar kutlu olsun Ali.
  • Bağlantı #338: Ruh sağlığı şüpheli profesörümüz Ali Suna'dan bir yazı: Osurma - Yellenme Çeşitleri. Başlık sizi yanıltmasın, tahmin ettiğiniz kadar iğrenç bir yazı değil. Daha da iğrenç. Ama çok komik.
  • Bağlantı #339: Teknoloji konusunda en iyi blog'lardan biri olarak gördüğüm Teknozat yazarlarından Emre Ece'den (Rumuzu emreece, adının da bu olduğunu tahmin ediyorum.) Bilgisayar alırken dikkat edilmesi gerekenler başlıklı, güzel ve bilgilendirici bir yazı.
  • Bağlantı #340: Ali 19 yaşını bitirirken Okan Yüksel'in blog'u da 1 yaşını bitirmiş! Hayırlı olsun diyor, en kısa zamanda WordPress altyapısıyla kendi alan adına taşınmasını bekliyoruz. Yardım isterse çekinmeden yardım da ediyoruz hani.
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayımlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayımladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Şu an 2150 kişi Beyn'e abone. Yani Beyn'e bir yazı yazıldığında anında haberleri oluyor. Sen de abone olsana? (Tabii ki ücretsiz.)
Verilen Tepkiler

günce olabilir bence ;)

Teşekkürler Gürkan Biçer!
 

günce değilde gülük daha iyi olabilir bana sanki günce günlük soyunadn geliyor gibi geldi :D

Teşekkürler turklerklani!
 

Günce zaten günlük demek değil mi? En azından TDK öyle söylüyor.

Teşekkürler Najash!
 
4. Barış Ünver demiş ki; 11 Temmuz 2008, 00:31

"Blog" kavramıyla "günlük" kavramının ne kadar benzeştiğini bi' düşünün beya. "Blog"u "günlük"e bir şekilde benzetene 100 bin lira veriyorum!

Teşekkürler Barış Ünver!
 

Merhaba Barış
nebilim.nette yazdıklarıma gösterdiğin teveccüh sebebiyle (geç kalmış da olsa) teşekkür ediyorum. Heyyyoo bloguma bağlantı vermişsin teşekkürü değil bu, yazdığım bir yazının birileri tarafından okunmasına vesile olduğun ve bloguna ilgi gösterenlere önermeye layık gördüğün için. Yazılana değerini veren okuyanlardır.
Tekrardan öncelikle sana, sonra da senin vesilenle bütün blog okurlarına yazdıklarımıza değer kattıkları için teşekkür ediyorum.

Teşekkürler Emir Alp!
 
6. Barış Ünver demiş ki; 11 Temmuz 2008, 22:23

Kaliteli yazarın en büyük ödülü daha çok okunmaktır, benim amacım seni bu şekilde ödüllendirmek :). Gündem konusundaki yorumlarda en beğendiğim isimlerden birisin Emir, sakın ola ki yazmayı bırakayım deme.

Teşekkürler Barış Ünver!
 

Blog ve günlük kelimeleri kesinlikle birbiriyle örtüşmüyor. Sığ düşünmemek lazım, hiçbir alakaları yok. Türkçe'yi sonuna kadar savunan biri olarak, bazen öyle kelimeleri öyle iğrenç şekilde çeviriyoruz ki; Türkçe'nin daha da içine etmiş oluyoruz. Anlamları oturmuş bazı kelimeleri bırakalım öyle kalsın, şu dakikadan sonra ''çok mükemmel, anlamı tam karşılayan'' bir isim bulsak bile, blog kelimesi kullanılmaya devam edecektir, birkaç ısrarcı Türkçe gönüllüsü dışında. Bunun için bu konu hakkında daha fazla kafa yormamak lazım diye düşünüyorum. Konuyla ilgili kendi blogumda da en kısa zamanda düşüncelerimi daha iyi ve ayrıntılı dile getireceğim bir yazı yazmayı da planlıyorum. Sevgiler.

Teşekkürler Taci Yalçın!
 
Tepki Ver


   ÖNEMLİ:
  • Art arda yorum yapmak yasaktır.
  • Türkçe kurallarına uymayan yorumlar silinecektir.

 
 
XHTML CSS WordPress