BEYN

Oyungezer 1 yaşında!

Önsöz: Bu yazıda 4 adet konuk yazarın da emeği var. Terbiyesizlik edip önce kendi yazımı koyacağım, kendi yazımın ardından da 4 süpersonik blog yazarı (biri eski blog yazarı) bana eşlik etmiş olacak. Benim adım ve Beyn'in adresinin de alt satırda geçmesinin sebebi de bu. İyi seyirler.

Barış Ünver (beyn.org)

Bundan 1 yıl kadar önce Level dergisinin kemik kadrosunun dergiden ayrıldığını ve yeni bir dergi kuracaklarını öğrendim. Okuduğum rivayete göre Doğan Medya Grubu'nun, Level dergisini bünyesinde barındıran Vogel Burda Medya Yayımcılık ve Ticaret A.Ş.'yi satın almasından dolayı istifalarını vermişler. Bu cesur hareketleri dolayısıyla onlara artık daha bir saygıyla yaklaşıp derginin çıkmasını sabırsızlıkla beklemeye başladım. Dergilerine koyacakları ismi bulmaları için okurlarından yardım istemişlerdi, ben de (çok sıkı olmasa da) bir Level okuru olarak önerilerimi sundum - şimdi ne gibi isimler önerdiğimi hatırlamıyorum ama Oyungezer isminden daha kötü oldukları kesin :).

İlk sayı çıktığında heyecanla dergiyi açtım ve Level'da okuduğumuzdan bile daha güzel bir dergi gördüm. Yazılar daha içten, sayfalar daha iyi doldurulmuş, incelemeler daha özenli... Belli ki "bir dergide çalışmak"tan "bir dergiye sahip olmak" aşamasına geçince dergi daha güzel, daha sıcak oluyormuş - bunun aynısını Uykusuz'un ilk sayısını okuduğumda da yaşamıştım zaten.

12 sayının 12'sini de her ayrıntısına kadar, satırı satırına okudum. Bazen mali sıkıntılar nedeniyle dergiyi almakta zorluk çektim; onu da aşmak için, sırf Oyungezer için günlerce madenlerde, fabrikalarda çalıştım, dergiyi aldım ve o zaman daha bir zevkle okudum. (Yok öyle bir şey tabii; bazen param yok diye babamdan para istedim, o kadar.) Şimdiye kadar oyun posterleri vermemeleri haricinde hiçbir şikayetim olmadı dergiden :). (İkinci mesajımı da verdim, ehe.)

Doğum günün kutlu olsun Oyungezer, nice senelere!

Ve şimdi, 4 şahane yazarın 6 şahane paragrafında sıra:

Ali Suna (deliprofesor.com)

Çevremdeki insanlar, şayet benimle normal safhada beşeri bir ilişki içindelerse ekseriyetle soruyorlar, "Azizim, bu kıvrak zekanız, bu espri anlayışınız nereden gelmektedir?" diye. Her zaman uyduracak bişey vardır tabi, ama insanlarımız bir insanın modifiye edilebileceğini düşünmez. Yani kitap okuyan bir insanın sonradan kendi çabalarıyla zekileşebileceğini sanmaz. Bu yüzdendir ki gelinlik kızlarımızın, bıyıkları terlememiş oğlanlarımızın ellerinden telefon, ağızlarından sakız düşmez. E, haliyle işi kaderciliğe bağlayıp, "Allah beni böyle zeki yaratmış be abi." derim. Tabi bu beni biraz daha ulaşılamaz kılıyor onların gözünde. Her ne olursa olsun zekanın günümüzde hala seksi bir kavram olduğunu söyleyemeyeceğim.

İtiraf ediyorum, ben bundan 1 yıl önce tam anlamıyla bir morondum ve beyin kapasitem bırakın kıvrak zekalılığa, sorulan soruya cevap verebilmeye çalıştığında dahi devreleri aşırı yüklemeden yakmaktaydı. Dil dile değmeden dil öğrenilmezse, kıvrak zeka da başka zeki ve komik insanları okuyup, dinlemeden gelişmez. Oyungezer'in benim üzerimdeki en büyük etkisi buydu işte. Spontane bi sohbetin içindeymişçesine üslupla anlattıkları oyunlar ve inceleyiş şekilleri beni mest ediyordu. Bana kesinlikle inanmalısınız, oyunla pek ilgili bi insan değilim. Yani zaman zaman bir NFS oynarım, o kadar. Bu dergiyi de hiçbir zaman oyunlarla ilgili bilgi toplamak için almadım. Yani "Aha bu enformasyon çağı, hadi gidip enformasyonu iliklerime kadar sömüreyim" demedim. Gerek oyun incelemesi kısmı olsun, gerek oyun dışı bölümleri olsun, hepsini aynı ilgi ve dikkatle okudum. Çoğu zaman yakaladığım esprileri "database"ime kaydetmek için altını çizip bir daha okudum. Bazı dergilerde, yazıları okursunuz, okursunuz hep aynı yazarın kaleminden çıkmış gibi bayat bi hissiyat alırsınız ya, Oyungezer bana bunu hiç yaşatmadı. Her ay yazarları okuduğumda farklı stilleri gördüm, gördükçe kendi espri kabiliyetimi geliştirmek için absorbe ettim. 1 yılı ölçü birimi kalıpları içinde sıkıştırıp, 12 sayıyı bir düzineden ibaret görüp, sakın ola ki bana bu derginin birşey katmayacağını söylemeyin. Çok dergiler gördüm, sadece para kazanma amaçlı piyasada kalan. Ama insana bu denli haz veren bir derginin asıl amacı eminim ki bizlerin ruhuna mutluluk vermek. Evet, "Ses bir kastır." diyen Ebru Destan'dan sonra ben de diyorum ki, "Ruh bir kastır." ve Oyungezer ruhunuzu kastırır.

Erman Haskan (games121.com)

Bilgisayardaki oyun hayatım Level'la başlamıştı. Bazı yazarlar Oyungezer'e geçince, Oyungezer'in içeriği yanında Level söndü. Herkes gibi artık Oyungezer'le devam ediyorum. Benim için her çarşamba Penguen ve Uykusuz olduğu gibi, her ay başı da Oyungezer demektir. Çıkmış ve yeni çıkacak olan oyunların heyecanını birlikte yaşıyoruz.

Volkan Alabaz (volkanalabaz.com)

Oyun dünyasını birçok dilde yakından takip eden bir oyun tutkunu olarak Oyungezer dergisini ilk duyup incelemeye başladığım zaman dikkatimi çeken kadro yapısının sağlamlığı oldu. Benim için en önemli şeylerden biri derginin içeriği kadar sunum zenginliğinin de yüksek olması ama zaman içerisinde beni o kadar tatmin etmeyi başardılar ki Almanya'da bulamadığım için kız kardeşime aldırıp kilometrelerce öteye, adresime postalatan tek insan benimdir herhalde. Değer mi diye sorarsanız, bence değer. Zengin sunumu, sağlam alt yapısı, tatmin eden içeriği ile bence bir yıl gibi kısa bir sürede oyun severleri kendisine çekmeyi başardı. Umarım daha nice yıllar bu kalitesini yitirmeden devam eder. Son olarak Oyungezer'den arkadaşlar okuyorlarsa bir zahmet bizi de düşünüp Almanya'ya ulaştırsınlar, insaf ya :).

Meriç Dağlı (rzrarti.org)

Tıpkı Spore'da olduğu gibi her şey en baştan başladı. İlk başta sadece tesisatçı kardeşlerin güzel prensesi kötü canavarlardan kurtarması gerekiyordu. Kurtulan prenses, bir Pers prensiyle kaçmıştı. Kılıcı çok iyi kullanan prensin yerini yıllar sonra, Rusya'dan Amerika'ya göç eden, Liberty City'de kendisini suça, paraya adayan bir insan aldı. O da yetmedi, nanosuit'iyle Türkçe küfretti. Suyun kaynama sıcaklığının ötesinde, 360drc'de daha horozlar ötmeden bildirdi yeni haberleri. Aslında o olmasaydı, bu 365 günde 365'i aşkın gezilmemiş oyun diyarları nasıl gezilebilirdi? Tam olarak 365 gün değil, o 10 yılı aşkın birikimin 1 yıllık meyvesi gibiydi. İyi ki varsın Oyungezer, harbiden bu ilk yıl ne kadar da çabuk geçti?

Yukarıdaki paragrafta okur, editörlere ve yazarlara sevgi ve saygılarını iletmektedir. Level'lar atlaya  atlaya gelinen Oyungezer macerasının bu ilk yılında, her şeyin çok iyi gittiğini, derginin insanı pek çok alanda geliştirdiğini ve gelecek yıllarda da bu başarının her daim artmasını ümit ettiğini anlatmaktadır. Yazının ana düşüncesi "Nice Yıllara!", konusu "Oyungezer"dir.

  • http://www.seckin-eren.blogspot.com SeGa

    Aynı konu üzerine birbirinden güzel yazı siğsilesi. Ne diyelim o zaman : Nice senelere oyungezerr !!! :)

  • http://blog.sessizsakin.org/ supangle

    yıllarca level aldım. oyunalrın çoğunu hatta hiçbirini oynamıyordum ama alamya devam ettim, sonrasında iyicepahalılandı dergi almamaya başladm, sonrada oyungezer çıktı diye duydum. Hala bir dergiye 6 küsür ytl vermek zor geliyor. o yüzden sadece 2 sayısı var oyungezerin

  • http://www.rzrarti.org rzrarti

    Aaa! :)

Program

  • YTubePlayer - Windows: YTubePlayer, masaüstü konforuyla Youtube videolarını izlemenizi sağlayan bir uygulamadır...
  • Social for Google+ - Windows: Google Plus sosyal ağ hesaplarınızı tarayıcıya ihtiyaç duymadan masaüstünüzde tek bir ekrandan yönetebilirsiniz...
  • NoScript - Windows: Firefox tabanlı tarayıcılarda JavaScript, Java ve Flash uygulamalarını engelleyerek güvenliğinizi artıran bir eklenti...
  • music2pc - Windows: Ücretsiz olarak müzik dosyalarını aramak ve bilgisayarınıza indirmek için kullanabileceğiniz güzel bir program...
  • EssentialPIM Free - Windows: Günlük planlarınızı sizin için yönetebilen ücretsiz ajanda yöneticisi EssentialPIM Free ile iletişim bilgilerini, randevuları, e-postaları belli bir t..
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.