Okulun bilgisayar laboratuvarından canlı yayınla karşınızdayım :) Hoş bir olay tabii okuldan yazmak, ama nedense şimdi yazasım gelmedi. Postalıyorum gidiyo bitti.

Günaydın!

03.04.06

Yeni bir haftaya başlıyoruz, genellikle hafta başları iç açıcı değildir ama güneş var lan :) Günaydın herkese.

Not: Börk çok istedi diye (bakınız) yorum yaparken kullanacağınız ismin karakter sayısını 25'ten 50'ye yükselttim :)

Yorum yapılmamış - Yorumla 
Kategoriler: Hayatımın Arşivi
  • Evet saat henüz 22:20, uykum var n'apayım?
  • Beyn'imin efsanesi haline gelmiş olan Erkan'ın çaresizce onay bekleyen yorumunu okudum bugün. Zavallı yaa, kabul etmedim diye üzülmüş müdür acaba? Hişt Erkan, ben senin yorumlarını bekliyorum anacım :D Bu arada kendi kendini ezmeyi nasıl başardığını da anlat bi ara yorumlarında. Hayret yav, kendi geldi kendi ezildi olaya bak :D
  • Bundan sonra sayfa başı bir haftalık post'larımı yayınlayacağım. Güzel olacak inşallah.
  • The 4400 adlı şaheserde son durum: 35/52 kısım veya 7 tam 3 bölü 4 bölüm (12 bölümden).
  • Kafam düşüyor ama ya, iyi geceler ya.
  • Not: Dediğim gibi bundan sonra Erkan bir efsane olarak kalacak. Hakkında yeterince dalga geçtiğimi düşünüyorum. Sonuçta o da bir insan, insanların eşitliğine zaman zaman inanan biri olarak artık bırakıyorum Erkan adlı efsaneyle uğraşmayı. İyi geceler tekrar.

Arkadaşlar, üzülerek belirtmek istiyorum ki yorumlar artık benim onayımdan geçmeden sitede yayınlanmayacak. Nedeni şu ki adının Erkan olduğunu belirtme cesaretini kendinde bulmuş insan (ne kadar gerizekalıysa artık, ilk başta tanıdığım bildiğim, saydığım sevdiğim Erkan GÖK sandım mal herifin yüzünden.) bir yorum daha yazmış, ve ilk yazdığı yazının gazıyla benim sitemde bana dilediği gibi saydırabileceğini düşünmüştür. Şu cümleden sonra yazacaklarım ciddi anlamda küfür içerebileceğinden Beyn'ime direk olarak koymuyorum, bir kere daha yapmış olduğum gibi "devamı..." ifadesi koyacağım, o bağlantıya tıklayan ve yazıyı yeni bir sayfada açan görecek...

» Yazının tamamı için tıkla

Uyku...

02.04.06

Daha şimdi eve geldim, The 4400 adlı şaheserin 8. bölümünün ilk kısmına başlıyorum, bunu yazıyorum ve hemen ardından uyuyorum, zira gece boyunca gerçekten de uyumadım. Ben sandım uyurum 2-3 gibi ama olmadı, olamadı, hesaba katamadım. Ölüyorum ulan.

Yorum yapılmamış - Yorumla 
Kategoriler: Hayatımın Arşivi
  • 13:30 gibi kalktım, baktım gece yaptırdığım download yarım kalmış, bir daha başlattım.
  • İki saat sonra baktım o download da başarısız olmuş, küfür ede ede iki saat bekledim ve yeniden başlattım. Bu sefer indi. Sonra yeni download başlattım, o da inmiştir inşallah.
  • 1 Nisan şakası yaptım bütün millete. Anneme başkasının ağzından benim telefonumdan mesaj attım "Bu telefonu çarşıda buldum, siz sanırım telefonun sahibinin annesisiniz, size nasıl ulaştırabilirim telefonu" diye, annem de afiyetle yedi şakayı :D Sonra babamın görebileceği bir yere yapışkan örümcek koydum ama yemedi :( Sonra aynı şakayı Özge'ye yaptım (bu akşam onlarda toplanıyorduk, şu anda da oradayım - buradayım veya işte neyse), o kadar muhteşem bir çığlık attı ki hayatımda yaptığım en iyi şaka olduğuna karar verdim. Eğlenceliydi bugün :D
  • Adamın teki bundan önceki post'uma hakaret içerikli bir yorum bırakmış (Adam ismini söylemeye bile korkmuş, sırf bu korkaklığını ifşa etmek için bıraktım mesajı, güzel de bir cevap verdim nihaha). Madem sevmedin Beyn'imi girme kardeşim g.tüne mi sokuyoruz yani Beyn'i nedir?
  • Eğlenceli bir akşam geçiriyoruz Özge'lerde. Uyumaya niyetimiz yok pek. Size iyi geceler ama, biz burada 9 kişi uyumayacağız ne güzel.
  • Beyn'imi kapatmaya karar verdim. Şaka lan şaka yok öyle bişey, ölmediğim sürece devam ettirmeyi düşünüyorum, sonuçta bu bir GÜNLÜK (adını söylemeye tırsan kahramana ithafen).
  • Size iyi geceler gene.
Yorum yapılmamış - Yorumla 
Kategoriler: Hayatımın Arşivi
  • Şebnem Ferah konseri oldu. Deliler gibi eğlendik (bkz. önceki post'um).
  • Vehbi oynadık bir restoranda. Çok acayip eğlendik (bkz. iki önceki post'um).
  • The 4400 adlı şaheserde bir download kaybım oldu, bir 90MB'lık kısım yarıda kesildi boşa gitti :( Ama şu an 7. bölümün yarısındayım (30/52).
  • Başka da bir şey olmadı?
  • Kulaklarımı sağır edecek kadar yüksek ses vardı.
  • Boynum tutmayacak kadar çok kafa salladım (benden beklenmezdi lan).
  • Ayaklarım tutmayacak kadar çok zıpladım (bak bu beklenirdi ama).
  • Şebnem Ferah bizi söz verdiği gibi diskoya götürmedi İstanbul'da :D.
  • Salondaki dekorasyon amaçlı alçıdan kirişlerin bir kısmı yıkıldı konser sırasında, 2 kişi yaralanmış. Konser çıkışında da bizim bulunduğumuz yerin üstü çökmüş, Allah korudu ne güzel.
  • Kulaklarım hala çınlıyor.
  • İçmeden de eğlenilebileceğini öğrendi bizimkiler (Bizimkilerden kastım okuldakiler değil, kuzenim, çok eski arkadaşlarım vesaire).
  • Bir ara zıplarken Begüm'ün burnuna dirsek attım :(!
  • Gerçi Interteks'te, Outlet Center'ın dışında, Fuar'ın Güneş Sahnesi'nde yapılsa çok daha eğlenceli olacaktı ama yine de süper bir konserdi.
Yorum yapılmamış - Yorumla 

Vehbi!

31.03.06

Brokeback Mountain hakkındaki post'umu, sonrasında da Dünümün Özeti'ni yazdıktan sonra hemen dolmuşa atlayıp Outlet Center'a gittim. Erdem'lerle buluştuktan sonra dediler ki sinemaya gitmekten vazgeçilmiş. İyi dedim ve oradaki bir restoranda purofitevök (Evet, bilerek abartılı bir şekilde yanlış yazdım çünkü doğrusunu bilmiyorum; şimdi doğrusunu yazmaya çalışıp da yine yanlış yazarsam bahanem olmaz diye böyle yazdım) yedik. Sonra da Vehbi adlı muhteşem oyunu oynadık. Oyunun kuralları basit: Oynayan insanlar olarak sırayla çeşitli şebeklikler yapıyoruz, ve diğerleri de sırayla aynı hareketleri yapıyor. Fatih, Erdem, Barış sıralamasıyla iki tur oynadık. Turlar şöyleydi (2 tur ard arda):

  1. Fatih: Restoranın kalabalık bir yerinde süs olarak yerleştirilmiş bir bitkinin yapraklarını kokladı :D
  2. Erdem: Bir temizlik spreyini sıktı. Ama sonrasında garsonlar bizim masayı gözetlemeye başladığından ben ve Fatih için zor oldu spreyi sıkmak, ama sıktık.
  3. Barış: Gittim garsondan bir adet tabak istedim. Sonra aynı isteği Fatih ve Erdem de yaptılar ama hepimiz aynı garsona yaptığımızdan biraz alındı garson :D
  4. Fatih: Masamızdan biraz uzaklaşıp araba kullanıyor taklidi yaparak geri geldi masaya. Yarıldık öldük biz de yaparken :D
  5. Erdem: Bak bunu da unuttum olaya bak ya?
  6. Barış: Gidip bir masadan bir paket tuz istedim, sonra tuzu aldım ve açıp içindeki bütün tuzu yuttum :D Ama sıra Fatih'teyken tuzu aldı, ağzına attı ama yutmadan tuvalete gidip tükürdü. Kıl insan.
Kategoriler: Hayatımın Arşivi
  • Dün kayda değer hiçbir şey olmadı. Cidden.
  • Ha, The 4400 adlı şaheserin 6. bölümünü (28/52 kısım) indirdim, onu söyleyebilirim.
  • Bi de açacağım site için 28 kategoriye ulaştım. İçinde Beyn'im de var.
  • Bi de ilk 3 ders boyunca deliksiz uyudum. Komik gelebilir ama ben utandım yav.
Yorum yapılmamış - Yorumla