11 Mart 2010 tarihli günümün özeti
13.03.10- Yine sabah 9'da kalktım. Kalkar kalkmaz kahvaltımı ettim, bilgisayar başına geçtim.
- 12'de evden çıktım. Önce Lezzet Piknik'ten ekmek arası patates kızartmasıyla kola aldım, sonra onu yiyerek Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne gittim.
- Günün Olayı: Üniversitenin konferans salonunda TTnet'in Geleceğini Netleştir isimli etkinliğine katıldım. Birer cümlelik maddelerle anlatayım:
- Konferans salonuna 12 buçukta vardım ama meğer etkinlik 1 buçukta başlıyormuş :). Ben de dün aldığım Zeka'yı okumaya devam ettim.
- Konferans, Ali Servet Eyüpoğlu'nun "Teknoloji Dünyası Yeni Liderlerini Arıyor" isimli, sosyal medya konulu sunumuyla başladı. 1 saatlik bu sunuma öğrendiğim en önemli şey, sosyal medyanın benim tahminimden çok çok daha önemli bir şey olduğu oldu. Sunumda gösterilen şu video ile fena gaza geldim. (Sunumda gösterilen video bunun biraz kırpılmışıydı.)
- Ardından Erdal Usluer'in özgeçmiş hazırlamayla ilgili sunumu vardı. En çok notu bu sunumda aldım.
- Ondan sonra Muhammed Alpkent'in beden diliyle ilgili sunumunu izledik. En eğlencelisi sunum da buydu :).
- Son olarak da, yakından da tanıdığım Abdülkadir Özbek'in hafıza teknikleri ve beynin işleyişiyle ilgili sunumunu izledik. Daha önce de izlemiştim (iki defa), bilmediğim bir şey yoktu ama bildiklerimi de unuttuğumu fark ettim :).
- Etkinlik bitip eve döndükten sonra haberleri izledim, yemek yedim ve bilgisayar başına geçtim.
- Gün boyu etkinlikte olduğum için biraz yorulmuştum, erkenden (1 gibi) yattım.
Bugün ne öğrendim?
- Yukarıda yazdığımı tekrar edeceğim ama; sosyal medyanın benim tahminimden çok çok daha önemli bir şey olduğunu öğrendim.
- Bir de akşam boyu felaket dolu haberleri ve herkesin ağladığı, kavga ettiği, birbirini aldattığı gerizekalı dizileri izledikten sonra insanımızın sırf psikolojik olarak değil, fiziksel olarak da yamulduğunu öğrendim.
10 Mart 2010 tarihli günümün özeti
13.03.10- 9'da uyandım.
- 10 civarı Makromarket'e gittim, ne zamandır yokluğunu hissettiğim ama başka yerde bulamadığım Aynes Tick Tack'lerden aldım. Bir de "Zeka: Beyin Nasıl Çalışır? Nasıl Düşünür?" diye bir kitap gördüm (yazarı Jeff Hawkins), onu aldım. Dönerken Tick Tack'lerden bir tanesini içtim.
- Önceki günkü tembelliğim yüzünden bugün biraz utanıp daha az tembellik ettim, daha çok okudum. Ama hakikaten çok fazla okudum. Ne okudum? Bol bol köşe yazısı okudum, özel haber okudum (Avaz Türk ve OdaTV haberleri), teknoloji haberleri okudum... Bir de yeni aldığım kitabı okudum. Adı biraz garipti ama orijinal adını (On Intelligence) araştırınca epey sağlam bir tez olduğunu gördüm. Zevkle okuyorum.
- Tabii sabahtan akşama kadar okumadım. Arada oyun da oynadım, ders de çalıştım, Pokémon izledim... Evet, çocukluğumun çizgi dizisini buldum, onu izlemeye başladım :).
- Gece erken yatayım dedim ama yattığımda saat 3 buçuk, uyumak üzere olduğumdaysa 5 olmuştu.
İBYD Mart 2010 buluşması
10.03.10
Dernek olarak geçen ay bir buluşma düzenleyememiştik fakat bu sefer ayın ortasında düzenleyeceğiz, işi sağlama aldık :). Bir de bu sefer Likemind buluşmalarında olduğu gibi herkesi serbest bırakmak yerine, serbest bir tanışma faslının ardından bloglar ve blog yazarlığı hakkında sohbet edeceğiz. Mesela Blog Ödülleri yaklaşıyor, onu konuşalım istiyorum.
Blog yazarı olsanız da, olmasanız da gelin. Yazarlığa ilgi duymanız yeterli :).
Tarih: 14 Mart 2010
Saat: 15.00 - 18.00
Yer: Koliba Cafe (Karanfil 2 Sk. 38/A, Kızılay)
Harita ve Yol Tarifi: http://u.nu/29qf7
Facebook etkinlik sayfası: http://u.nu/556h7
09 Mart 2010 tarihli günümün özeti
10.03.10- Bu sefer epey geç uyandım.
- Beyn, dün bahsettiğim sorun yüzünden akşamüstüne kadar kapalıydı. Sonra -çok şükür- açıldı.
- Bugün de tembellik ettim, sonra tembelliğimi kendimce örtbas etmek üzere bol bol yazı okuyup biraz da ders çalıştım. Fena olmadı aslında.
- Akşam Teke Tek'i izleyecektim, kaçırdım.
- Sonra tekrarını izleyeyim dedim, onu da kaçırdım.
- Saat 2 buçuk, yatayım artık. İyi geceler.
08 Mart 2010 tarihli günümün özeti
10.03.10- 11 gibi uyandım.
- Yine evdeydim ama bu sefer sadece tembellik etmedim, oturup ders de çalıştım :).
- Ama tembellik yaptım yine, maalesef. Two and a Half Men'den bölümler izledim, Worms World Party oynadım...
- Bu arada savunmamı da yapayım: Ben internette çoğunlukla yazılar okuyorum. Gündem olur, din olur, mizah olur, teknik bilgi olur... Yani tembelim diyorsam o kadar da değil be :). Şimdi aklıma geldi: Gün içinde okuduğum her şeyi yine gün özetine eklesem nasıl olur? En azından sonraları eski özetlere bakıp "O zamanlar ne kadar tembelmişim be!" demem :D.
- "28 Şubat Oyunu" başlıklı yazımı yayımladım.
- Günün Olayı: Beyn kapandı :D. Gerçekten kapanmadı tabii; Alastyr sunucularındaki bir sorundan ötürü Beyn akşam boyu kapalıydı. Dolayısıyla gün özetini de yazamadım.
28 Şubat Oyunu
08.03.10
Bilmem hiç dikkatinizi çekti mi, sokaklarda “Darbeye Hayır” gösterileri yapılıyor, maskeli demokratlar her fırsatta 28 Şubat sövgüsü yapıyor, ama şu ana kadar 28 Şubat döneminin tek bir ismi hakkında bile herhangi bir soruşturma yapılmadı, suçlamada bulunulmadı. Bu tuhaf değil mi? Gerçekliği saptanmamış planlarla onlarca subay tutuklanırken, sokaklarda tank yürütenlere bir şey olmuyor.
(Can Ataklı'nın yazısının tamamını buradan okuyabilirsiniz.)
Epeydir kendi kendime soruyordum, "Bu kadar darbe planı var ama gerçekleşen ordu müdahalelerinin sorumlularına neden bir şey yapılmıyor?" diye. Kenan Evren'e dokunan yok, Çevik Bir'e dokunan yok, Yaşar Büyükanıt'a dokunan yok... Mesela Balyoz Darbe Planı sırasında görevde olduğu söylenen Hilmi Özkök'e falan da toz kondurulmuyor. Halkı bırakın, birçok gazetecinin bile muhtemelen ilk kez duyduğu isimler; darbe planlarının merkezine oturtuluveriyor. Gerçek darbeciler resim falan yaparken bazı "taraf"lardan otuz tane darbeci asker ismi duyuyoruz.
Daha ilginç şeyler de var. Mesela güya 1980 darbesi sonrası aranan ama aslen 1980 darbesinin sonucunda büyüyen Fethullah Gülen'in, 28 Şubat sürecini de övdüğünü görüyoruz:
"Türkiye’de sistem, demokrasi açısından bir darboğazdan geçti denebilir. Türkiye bir kaostan çıktı, hemen birdenbire mutlak hayra açılması düşünülemez. Askeriyenin müdahalesi oldu. Biraz askeriyenin isteğiyle o çizgide bir hükümet kuruldu. Bunda başkalarının oyunları da oldu. Bunlar demokrasinin hâkim olduğu, olunmasının istendiği bir ülkede sevimli şeyler değildi, olmaması gerekli şeylerdi. Fakat tıpkı bir kangren olmuştu... Buna neşter vurma manasında bir şey yapıldı. Birdenbire böyle kaoslu bir durumdan, nizama, intizama, ahenge geçilmesi elbette pek mümkün değil. Fakat şu anda bir uçurumdan geriye dönülmüştür."
(1997 yılında Milliyet'te gazetecilik yapan Yasemin Çongar'ın Fethullah Gülen'le yaptığı röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz.)
Daha da ilginci, 28 Şubat sürecinde adı en çok duyulan "asker"lerden biri olan Çevik Bir'in, Recep Tayyip Erdoğan'a danışmanlık yapmakta olduğu iddiası var:
» Yazının tamamı için tıkla
07 Mart 2010 tarihli günümün özeti
08.03.10- 11'e doğru uyandım.
- Öğle yemeğinden sonra 2 gibi Ece'mle buluştuk. O da kahvaltı etmişti ama KFC'ye oturup yeniden yemek yedik. Oburuz lan biz.
- Ondan sonra Kahve Dünyası'na oturduk.
- Akşam 6'ya doğru onu yurda giden otobüsüne bindirip eve döndüm. Gündüz hava güneşliydi ve çok soğuk değildi ama eve dönerken az daha ellerim uyuşuyordu, o derece soğuktu.
- Akşam tembelliğe devam ettim. Günlerdir gün özeti yazmamın, akşamları oyun oynamamın vs. diyetini ağır ödemek istiyorum ama olmuyor.
- Yine de işe yarar bir şey yapmış olma adına gece 1 civarında "Büyük Düşün - Küçük Adımlarla Başla!" adlı kötü kitabı bitirdim. Cidden gereksiz bir kitapmış ama içerisinden 13 tane hikaye çıkardım. Belki Beyn'de yayımlarım.
- Birazdan da yatacağım. İnşallah sabah kalkabilirim. İyi geceler.
Bugün ne öğrendim?
Sevgilimin azıcık psikopat olduğunu öğrendim. İnsanları "uyutabilme" özelliği varmış. Yanlış anlamayın, kesinlikle sıkıcı biri değil Ece'm. Gerçek anlamda uyutmayı başarabiliyormuş. Korktum yav.
Yarının eylem planı
- Mümkünse Tekhan Enerji'ye uğrayacağım.
- Derneğin etkinlik kayıt sistemine zaman ayıracağım.
- Rastladığım yeni bir İYS olan GetSimple için tema yapmaya başlayacağım. Başka temaları GetSimple'a da uyarlayabilirim, sıfırdan yazmaya da kalkışabilirim ama başlangıç için 5'er renk seçeneğiyle 5 tane tema hazırlamam şart.
06 Mart 2010 tarihli günümün özeti
07.03.10- 11'e 10 kala uyandım. Geç kaldığım için hemen üstümü giyinip dışarı çıktım.
- Ece'mle ve arkadaşı Hazal'la buluştum. Kızılay'da adını bilmediğim bir yere oturduk, çay içip poğaça yedik.
- Saat 12'yle 12 buçuk arası onları orada bırakıp, hemen bi' koşu eyleme gittim :). Yüksel Caddesi'nde TÜDEF'in organizasyonuyla Melih Gökçek'i ağlatan ulaşım ücretleri indirimini kutladık.
- Sonra kızların yanına gittim. Olgunlar Sokak'a gidip kitap aldık. Sonra Hazal ayrıldı.
- Akşam 6'ya kadar Ece'mleydim. Koliba Cafe'de oturduk, han'fendinin bilgisayarını temizledik :).
- Akşam eve döndükten sonra bilgisayar başına oturdum. Oyun falan oynadım. Chicken Invaders'ı bitirdim, bir tane de "obje bulma oyunu" buldum, onu oynamaya başladım. Uykusuzluğa dayanamayıp, oyunu hemen kapatıp yattığımda saat 3'ü çeyrek geçiyordu.
05 Mart 2010 tarihli günümün özeti
07.03.10- Yine 9 gibi kalktım.
- Bu sefer öğlen dışarı çıktım. Berbere gittim, sakallarımı düzelttirdim. Artık sakallı adam oldum ben :). Kesmeye de hiç niyetim yok.
- Eve döndükten sonra akşam yemeği yedim, KPDS Kursu Ankara sitesine baktım falan...
- Bir de uzun süredir oynamadığım bir oyunun yeni sürümü çıkmış: Chicken Invaders 3! Hemen edinip oynamaya başladım. Epey hamladığımı fark ettim :).
- Oyun olmasa 1-2 gibi yatacaktım ama yine 3-4 gibi yattım. Hoş olmadı.
04 Mart 2010 tarihli günümün özeti
07.03.10- Nasılsa işim yok, gücüm yok diye 9'da uyanmayacak değilim :). 9'da uyandım.
- Öğlen ÜDS Kursu Ankara sitesine biraz vakit ayırdım.
- Öğlen uyudum bi' de. Nasılsa işim yok, gücüm yok :D.
- Akşam babaannemle bana simit aldım. Yolda giderken Tolga abimle (Özek) karşılaştım. Onun gösterdiği bir simitçiden aldım. İyi ki de oradan almışım, çok güzel simitleri varmış oranın.
- Akşam yemeğinden sonra da bilgisayar başındaydım. Worms World Party oynayıp Beyn'in yeni temasına uğraşmaktan başka pek bir şey yaptım diyemem.
- Gece de 3-4 gibi yattım.

Bilmem hiç dikkatinizi çekti mi, sokaklarda “Darbeye Hayır” gösterileri yapılıyor, maskeli demokratlar her fırsatta 28 Şubat sövgüsü yapıyor, ama şu ana kadar 28 Şubat döneminin tek bir ismi hakkında bile herhangi bir soruşturma yapılmadı, suçlamada bulunulmadı. Bu tuhaf değil mi? Gerçekliği saptanmamış planlarla onlarca subay tutuklanırken, sokaklarda tank yürütenlere bir şey olmuyor.



