- Beraat ettikten sonra, siyaset hakkında yazmaya dönsem mi diye düşündüm. Korku kalmadıysa, yazmaya da bir engelim yok diye düşündüm. Yine de biraz daha bekleyip, mahkemede kazandığım ufak zaferin tadını çıkardıktan sonra sakin kafayla tekrar düşünmeyi tercih ettim. Geçen iki ayın ardından mutlulukla söylüyorum ki, tekrar yazmaya hazırım!
- Blog yazmak, boş zamanlarınızda yaptığınız bir etkinlik, değil mi? Bu söylediklerim maalesef benim için, Beyn için geçerli. Bunu fark ettikten sonra aklıma, kendi kendime bir "yazı kotası" uygulama fikri geldi. Bunu blog yazarlarına da tavsiye edebileceğimi düşündüm ve bu yazıyı yazmaya oturdum! :)
- Beyn'i tasarlarken, kendi göz zevkimin yanında Beyn'i ziyaret ve takip edenleri de düşünerek, daha rahat gezilebilen, okunabilen bir internet sitesi yapmaya gayret ettim. Ama Beyn'i ziyaret ve takip edenlere, onların ne düşündüğünü (sizin ne düşündüğünüzü) hiç sormadım. Soruyorum: Beyn'i nasıl geliştirebilirim?
- Kitabı okurken kendimden utandım. Utandım çünkü kitapta yazan bilgilerin doğruluğuna hayret ederken, kitapta eleştirilen (hatta yer yer dalga geçilen) düşüncelere sahip olduğunu gördüm ve kızdım. Çok kızdım. Kendime kızdım. (...) Demem o ki, bu kitap, siyasi iletişim konusundaki TÜM GÖRÜŞLERİMİ değiştirdi.