Rüyalarım #16
İlk rüyamda Luciano Pavarotti ile bizim koronun şefi beraber bir güruhu yönetiyorlardı, ben de şefin konuğu gibi bir şeydim
. Pavarotti, Funiculì, Funicul�à eserini yönetirken çok komik ve abartılı hareketler yapıyor, bizim şef de onu taklit ediyordu, herkes yarılıyordu falan, çok acayipti. Sonra uyandım, bir süre Pavarotti hala yaşıyor sandım.
Uykuya daldıktan sonra gördüğüm ikinci rüyada ise bana sıkıntı veren bir okulda liseden arkadaşlarımı görüyordum. Ercan diye bir arkadaşıma geç selam verdiğim için selamı geri alamıyordum, kim olduğunu hatırlayamadığım bir arkadaşımla şöyle bir rota çizerek devam ettim:

1. Ercan'ı gördüğüm nokta
2. Tanımadığım bir liseli adamın, tanımadığım bir liseli kızın ayakkabılarını temizlediği (???) nokta
3. Durduğum nokta
Durduğum noktada Naide, Noyan ve hatırlayamadığım bir kızı gördüm. Noyan'ın elinde kocaman bir bezelye torbası vardı. Rüyanın bu anında açık bir ortama ışınlanıp (sanırım bir otoyol kenarındaki dik bir uçurumumsu) geri döndüm ve bezelye torbasından kocaman, eciş bücüş bir parça aldım. Parçanın içinden 52 adet, irili ufaklı bezelye tanesi çıktı.
Not: "Kıçın açık kalmış, ehe!" diye son derece orijinal bir şekilde yorumlayacaklar beni telefonla çaldırıp kapatsın, o kadar zekice tasarlanmış esprilerin yorum olarak harcanmasını istemiyorum
.
Yorumlar
bloğunuza önem veriyor musunuz? - mzffer ile Blogohbe! sayfasında bu yazıdan bahsedilmiş, süper!
Çok ilginç bir yazı olmuş. Bazen ruyalarımın anlamını merak ediyorum hiç böyle grefiksel düşünmemiştim
bende şu sıralar acaip karışık rüyalar görüyorum.Acaba bunları sıraya koymanın bi yolu yokmu
uff sabhtan berı butun yazılarını okudum.beynımmmmm patladı bıtırıyım dıyorum yok şunuda okuyum.hanı bişide yazsa içim yanmıcak.bugun alarmsız uyanmışın nıhayet mısal bu ıyı ben alarlıda uyanamıyorum neyse konu ben deılım.çok sevdım blonu nu yazdıklarımdan bunu anlamadın tabı sende
sonu garıp gelmış olabılır.hep okucam bundan sora cnbce ızlemektende sıkılıyom bazen çunküü.byss
Ehehe, teşekkürler Hacer
.
ne deemk yaa.ne demek
bıde ankarada mecburıyetten yaşayanlardansın sende galıba ben gıbı
Mecburiyetten geldim ama yaşamaya karar verdim Ankara'da
. Harika bir yer, gördüğüm herkese de hiddetle tavsiye ediyorum.
barış, hiddetle tavsiye edersen, kızgınlıkla tavsiye etmiş olursun. herhalde şiddetle tavsiye ederim diyecektin..
)
Bilerek dedim onu anne, her şeyi düzeltmeye çalışma istirham ederim
.
Enteresan =)












