Rüyalarım #21
Rüyam iki kısımdan oluşuyor. Birinci kısımda GTA gibi bir oyundaki bir çetenin üyesiyken (Ergenekon gibi değil, gerçek çetelerden. Mafya falan.) ikinci kısımda normal bir Barış'ım.
İlk kısım şöyle: Bir otoparkın bir-iki kat altındaki bir ilkokulu yakmaya mı, patlatmaya mı ne çalışıyorum! Okulun bir otoparkın altında olması ayrı gariplik, benim okulu yakmaya çalışmam ayrı gariplik . Oyunun bu bölümünü iki kez oynuyorum. İlk bölümde her şey iyi giderken ikinci bölümde çetenin diğer üyeleri bana ihanet ediyor ve oraya gelen polislerle beraber ölüme terk ediliyor gibi oluyorum. Son anda yukarı çıkan bir asansör eşliğinde, son derece sinematografik bir şekilde her katta bir diğer çete üyesini görüyorum. Böyle duygusal anlar oluyor, çete üyelerini gördükçe onlar bir cümleyi tamamlıyorlar - örneğin her katta üyeler sırayla "Kusura bakma, ne malzememiz vardı...", "...ne de (Burayı unuttum.) vardı...", "...ne de zamanımız." falan diyordu. Asansörün durduğu kattaki adam ("...ne de zamanımız." diyen) tamamen yanmıştı ama hala hayattaydı ve asansörün kapısını tutuyordu. Rüyamın, aklıma en iyi kazınan yeriydi, şöyle bir şeydi:

Kötü çizim için özür . Daha sonra ben asansörden çıkmayı başarıyorum, bir sonraki sahnede de çete üyeleriyle tartışıyorum "Niye sattınız beni?" diye.
İkinci kısımda ise Ankara Üniversitesi'ndeyim, ama orası Ankara Üniversitesi değil. Yani orası olduğunu biliyorum ama üniversitenin hiçbir yerinde öyle bir alan yok. Alanda basketbol sahaları falan var, birkaç kişi hentbol oynuyor. Dur alanı da çizeyim izometrik açıdan . Buyrun:

Hentbol oynayanlardan biri hentbol topunu bana doğru atıyor, bense otoyola giden çıkışa (Bu arada otoyol 20 metre kadar aşağıda.) doğru ilerliyorum, ikinci sahadayım yani. Top sahanın içinde kalıyor, adamlardan biri geliyor alıyor topu ama "bir atraksiyon olmadığından" şikayet ediyor. İkinci kez topu attıklarında bu sefer topu otoyola yolluyorum ve tam o çıkışın oradayım. Arkamdan gelen adam aniden beni arkadan tutuyor ve "Aşağıya beraber atlayalım mı lan?" diyor. Korku içerisinde, neredeyse ağlayarak kırıklarımın yeni iyileştiğini, kısa süre önce geçirdiğim trafik kazasında bir omurumun falan kırıldığını söylüyorum. İkna oluyor ve havada son derece estetik bir takla atarak aşağı atlıyor. Yüzüstü kapaklanıyor ama .
Sonra kendimi o otoyolda giden bir otobüste buluyorum, yanıma da ortaokuldan eski arkadaşım Canberk geliyor. O sırada otobüsün radyosunda, bir noel korali olan O Holy Night çalmaya başlıyor??? Daha da ilginci, koralin bir kısmında ben gaza gelip korali yüksek sesle söylemeye başlıyorum ve iki veya üç koltuk önümdeki bir bayan bana sinsi sinsi bakıp "işlem yaptıracağını" söylüyor! Bu an sonrasında uyandım yanlış hatırlamıyorsam.
İkisi de birbirinden acayipti ama ilki favori rüyam oldu . Yukarıda da bahsettiğim gibi, ilk çizimde anlattığım kare aklıma resmen kazındı: asansörün kepengini tutan, yanmaktan resmen kızarmış bir adam!
Rüyalarım #20
Rüyalarım #19