Şehitler için susmak

Blog yazmayı para ve itibar kazanmak olarak görüp para ve itibar için yazmayanları küçük gören bir blog yazarı yeni bir mim başlatmış: "Şehitlerimiz için 1 hafta blog yazmıyorum."

Aferin sana. Beyazıt Öztürk'ün yaptığı içten hareketten bile çıkar, itibar sağlamaya çalışıp bir mim başlatmış; "Ben de yapayım lan?" deyip yazısını "her vatansever blogcu bu mimi üstüne alabilir." diye de bitirerek "Türksen bu e-postayı forward'la!" mantığını da sokuvermiş miminin içerisine.

Bir an için adamın çürümüş beynini gözardı edip, hatta oraya farazi, sağlam bir beyin koyup bu kişinin içten olduğunu düşünelim; böyle bir mimi kendi itibarını yükseltmek için değil de gerçekten şehitlere saygı duyduğunu göstermek için başlattığını farz edelim. Şehit olan Mehmetçiklerimiz için SUSMAK ne kadar mantıklıdır Allah aşkına? Esir düşen askerlerimizin sabıkaları açıklandığında gelen medya yasağına bağıra çağıra tepki gösterenler şimdi ne mantıkla susma peşinde? Tamam, aptallığıma verin, ben bu olayı gerçekten anlayamadım, kavrayamadım susma ihtiyacını.

Sessizlik eylemleri benim bildiğim haksızlık eden devlet kurumlarının önünde yapılır. Ortam sessiz olsa da eylemin görüntüsü, tepkiyi dile getirme konusunda yeterlidir. Eylem yapanların gözlerinden okursun tepkiyi. Ama hiçbir zaman seni öldüren teröristlere "Karşında susuyorum, al bak tepkim budur." diyemezsin, bu kadar mantıksız bir düşünce olamaz.

Adamlar senin askerini, ülkendeki kardeşlerini öldürmeye kalkıyor ve sen bunu yazdığın yerde dillendirmiyorsun. Üstelik görüntü falan da yok, aracılığıyla tepkini göstereceğin gözlerin de yok çünkü sen yazı yazıyorsun! Yazı yazan adam yazmazsa buna tepki denmez, pasiflik denir, pısmak denir. Devlet, sen binanın önünde sessizce oturur, gözlerindeki ateşi gösterince tırsar (Şu anki devlet müstesna, onların karşıt görüşleri salladığı yok.); ama terörist sen yazmadığında, senin yazmama sebebini okuduğunda eğlenir seninle. Mutlu da olur, çünkü tepki göstereceğim diye tepkisiz kalan bir/birkaç yazar vardır.

Yazıyı karşı mim olarak terör hakkında yazmaya yönlendirecektim, ama bunun da aynı yazı yazmama mimi gibi terörü ve şehitlerimizi, itibar kazanmakta kullanma anlamına geleceğini fark edip vazgeçtim. İsteyen yazar, isteyen pısar (ve buna mim der), beni ilgilendirmez. Bu yazı bir mim değildir, varolan bir mime karşı yazılmış bir yanıttır sadece.

Terör hakkındaki yazımı da inşallah bitireceğim kısa zamanda. Blog'larında pısmaya karar verenler iyi düşünsün, ne yaptıklarını gözden geçirsin. Eğer hala pısmaya kararlılarsa ve bu pısmayı vatanseverlik sıfatıyla eşleştiriyorlarsa, yuh.

Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Verilen Tepkiler

susmak çözüm değil seninde dediğin gibi. Neden bu canlar veriliyor diye tartışmak lazım, yoksa zaten sıra bize gelecek..

2. _nkA demiş ki; 26 Şubat 2008, 21:34

Haklısın.Beyaz'ın yaptığı eğlence programı.Böyle bir durumda programı devam ettirmek,konuklara helyum gazı çektirmek uygun olmazdı.
Kişilerin kendi düşüncelerini yansıttığı bloglarda bu gibi olaylara karşı susmak nasıl bir çözüm olabilir ki ?

Abi bahsettiğim adamın tüm işi çıkarcılık, öyle ki blog'undan para kazanmayanı, blog'undaki her yazıda üç yüz tane yalaka yorum bulunmayanı hor falan görmeye kalkıyor bu keriz.

Volkan'ın blogunda da belirttim, blogumada yazdım. Etek altı görüntülerinden rant sağladı, pilli kavgalarından rant sağladı. Buna oyunu kurallarına göre oynamak dedi, eyvallah dedik. Ama şehitlik gibi kutsal bir mertebeden rant sağlamaya çalışırsa buna karışırım dedim ve blogumda yazdım. Pek hoş bir yorum atmadı kendisi :) Demekki gerçekten bu olayı çıkar sağlamak için yapmış. Foyası ortaya çıktığı için baya sinirlenmiş. İşin ilginci bir hafta yazı yazmayalım diyor, şehitlerimize saygı diyor ama şehitlerimizle ilgili bir yazının altında rakılı balıklı, karılı kızlı sohbet ediyor. Çok ilginç...

Tepki Ver