Şehitler üzerinden ünlü olmaya kalkmak
Çarpıklık, şebeklik ve zekâ geriliği diz boyu arkadaşlar. İnsanın gözünü ün sevdası bürümeyegörsün, şehitlerimizi bile ün aracı olarak kullandırabiliyor.
Kimden bahsettiğimi gayet iyi bilenler çoğunluktadır. Kendi isminden bahsedilince "İsmim üzerinden prim yapıyorlar, meh." diyen; kendisine karşı yazılan yazılara hakaret dolu yorumlar yazıp, yorumunu "Sizin için benim yorumum altın, meh." diye bitiren; blog'undan gelir sağlamak istemeyen insanlarla alenen dalga geçen bir terbiyesizden bahsediyorum: Wolkanca. Hehe, az önce bu terbiyesizin ismi sayesinde prim yaptım sanırım. Neyse, terbiyesiz diye devam edeyim ki daha fazla prim yapmayayım.
Bu terbiyesizin son marifeti de, başlıkta belirttiğim şey: şehitler üzerinden rant sağlamak! Geçen gün bu olaya değinmiştim: Beyaz Öztürk'ün "Helal olsun!" dedirten hareketinden yola çıkarak (ve bunu kendisi de söyleyerek) blog'una 1 hafta yazı girmeyeceğini yazmıştı. Şehitler için susmak adlı yazımı da onun bu saçma yazısından yola çıkarak yazmıştım.
Birkaç gün sonra bu adam, yaptığı terbiyesizliği fark etmiş sanırım. Yalnız, böyle bi' bok yediğini yazamayacağı için bu olayı da kendi sanal zekâsına yormuş ve Ben bir provokatörüm diye bir yazı yazmış. Alıntılıyorum:
Ertesi akşam Beyazıt Öztürk program sırasında aldığı şehit haberinden sonra programı sonlandırma kararı alır, bunun üzerine benim Beyaz'ın bu davranışıyla alıntı konusu münasebeti ile blog yazmaya ara veren abim arasında değerlendirme yapmam, benim de "bir süre blogda yazmama kararı alsam acaba blogosfer nasıl karışır?" Diye kendi kendime sormam ve uygulamam ile şimdi bu haldeyiz.
Bir yanda, yine bu terbiyesizin yazdığı, blog'larda çalıntı içerik kullanmanın problem olmayacağı fetvasını verdiği bir yazı yüzünden (ç)Alıntılama Sanatında Zen! yazısını yazan Süleyman Sönmez; diğer yanda bugün biten kara harekatında şehit düşen Mehmetçiklerimize saygı amacıyla programı erken bitiren Beyazıt Öztürk. Sözkonusu beyin bir insan beyni olmayınca bu iki kişi ve olay arasında çokça bağ kurulabiliyor sanırım.
Gelelim neden böyle bir saçmalığa başvurdum ve amacım neydi konusuna. İlk olarak şunu belirtmeliyim ki son derece provoke bir davranıştı benimki, öyle ki duymayan kalmamışçasına, dosta düşmana, blog insanlarının aralarında dolaşan benim hayalim şu, ben güççüken 3 yaşındaydım, bunları yer içerim gibi mimlerdense şu içinde yaşadığımız dönemde bahsedilmeyen ya da yeterince üzerinde durulmayan malum şehitlerimiz ve var olan durum üzerine dikkatleri çekmekti.
Anlamı: Terbiyesizimizin ucundan uydurduğu farazi mimlerin ne kadar salakça olduğunu savunup, yeterince üzerinde durulmayan şehitlerimiz adına; ama aslında bu terbiyesizin ün merakı uğruna başlattığı, son derece saçma ve -tekrar tekrar söylememe rağmen sıkılmıyorum- son derece terbiyesizce bir mim. Üstelik gerçek de değil. Gerçekten şehitlere saygı adına bir hafta boyunca yazı yazmasaydı, "Şebek mebek ama çarpık da olsa bir saygı anlayışı var, aferin." derdik ama mimin yaratılış sebebini, 4 gün sonra yazdığı yazıda gördük.
Sebep: "Bir süre blogda yazmama kararı alsam acaba blogosfer nasıl karışır?"
Eylem: Terbiyesizliğin Allah'ı.
Sonuç: Blogosfer içinde biraz daha batan, ama insan yorumları yerine bilgisayar, robot, örümcek yorumlarını okuyup aldığı sonuçlara mastürbasyon yapan bir terbiyesiz.
Peki dediği gibi blogosfer karıştı mı? Karışmadı. Adamcağızın moron müritlerinden bazıları, bu mimi gözyaşları içerisinde alıp "Ben vatanımı seviyorum, aldım mimi!" diye haykırdı; ben ve benim gibi bazı blog yazarları da tepkisini dile getirdi, o kadar. Zaten karışmış olsaydı bile "Eheh, hınzır ama bir o kadar zeki Wolkanca yine yapacağını yaptı ve blogosferi birbirine kattı, helal olsun adama." demezdik. Böylesine çocukça şeytanlıklar peşinde olan bir terbiyesizin aynı zamanda başarısız olması ise ayrıca hayret verici.
Benim bu terbiyesize sinirlenmeyi ve bu şebeğin yazılarını okumayı uzun süre önce bırakmıştım. Ama artık hangi imleme sitesinde veya hangi moronun mim alışını gördüysem, bu şebeğin 1 hafta boyunca yazmayacak olmasına pek bir sevinmiş, yazmayacak olma sebebini ise zevkle okumaya girişmiştim. Sebebini görünce de şaşırmıştım. Hayır yani, böylesine bir terbiyesizliği yapacak mertebeye de erişebileceğini tahmin bile edemezdim!
Her şeye rağmen, bu terbiyesizin kendi değerini giderek düşürmesi; moron müritleriyle kendilerine yaratmış oldukları hayal dünyasında yaşarken, dışarıdan bakılınca nasıl çürüdüklerini fark etmek falan çok hoşuma gidiyor. Aptalca, şebekçe, terbiyesizce yazılarına ve yorumlarına devam et adamım, arkandayım!
Okudum: WordPress Tema Tasarımı ve Programlama (Sinan İşler)
Blogunuz için bir "yazı kotası" uygulayın!