SEO'nun farklı bir sonucu: sinir krizi :)
SEO, arama motorlarını kullanan insanları siteye çekmek için kullanılır ve doğru kullanıldığında hem ziyaretçiyi memnun edersiniz, hem de arama motorlarını etkin bir biçimde sitenize yönlendirmiş olursunuz.
SEO tekniği sanıldığı için üşenmeden yapılan hataların başında "arama motorlarını fazla önemseyip ziyaretçileri göz ardı etmek" gelir. Bu hatayı yapan blog sahibi yazılarını öyle bir şekle çevirir ki, sayfaları arama motorları tarar ama gerçek ziyaretçiler anlayamaz. Ziyaretçilerin aktığını gören blog sahibi sevinedursun, Google, blog'a giren ve anında çıkan ziyaretçileri takip edip sayfanın işe yaramaz bir sayfa olduğuna karar verir ve bir süre sonra ziyaretçi de gelmez. Bu hatanın sahibi blog sahibidir.
Ama öyle bir hata var ki, sahibi arama motorları . Bu hata yüzünden ne ziyaretçi mutlu oluyor, ne de blog sahibi! Bu hata konusunda efsaneleşmiş bir sayfayı örnek göstererek başlayacağım:
Pazarlama ve fark yaratmak üzerine: Algıda seçicilik
Sayfayı ziyaret edin ve yazıyı okuyun. Okudunuz mu? Şimdi bir de yorumlara bakın. Ehehe evet, yorumların neredeyse hepsi Algida dondurmaları hakkında . Neden böyle peki? Şu yüzden:
http://www.google.com.tr/search?q=algida
İşte bu yüzden . Algıda Seçicilik yazısına, Google'da "algida" diye aratarak da ulaşabiliyorsunuz. Hal böyle olunca hem yazıya gelen ziyaretçi aradığını bulamayıp şikayet yorumu (veya alakasız bir yorum yapıyor); yazıyı yazan da yazısına böyle saçma sapan (ve alakasız) yorumlar geliyor diye kahroluyor, buhrandan buhrana koşuyor
.
Bir başka örnek daha var, bu daha da beteri . Blog sahibi, blog'una biraz daha ziyaretçi gelsin diye blog'unda yazdığı konularla pek ilgisi olmayan bir konu seçiyor ve başarılı bir SEO hatası yapıp, bu sefer alakalı ama daha sinir bozucu yorumlarla karşılaşıyor
. Bu sefer iki örnek vereceğim, biri kendimden:
http://beyn.org/msn-virusu/
Biri de blog yazarı dostum Burak Özdemir'den:
http://www.henster.org/tc-kimlik-numarasiyla-key-ogrenme.html
Ben itiraf ediyorum, Burak da inkâr etmeyecektir: İki yazı da bu blog'lara yakışan yazılar değil. Amaç ziyaretçi arttırmak - ki artıyor da, bahsettiğim yazıma her gün iki yüze yakın ziyaret geliyor Google'dan. Ama bu iyi bir şey mi? Bir açıdan bakılırsa evet (ki çoğu kişi o açıdan bakıyor, benim yazıyı silmeme sebebim de o açıyı hala sevmem), ama aslında oraya yapılan 200 küsur yorumların bazılarına yanıt yazmaktan ömrüm tükendi! "Sorunu hala çözemediyseniz benden özel yardım beklemeyin, Doctus'a gidin, lütfen." diyorum yazıda, hala daha gelip kişisel yardım isteyen oluyor. Ciddiyim, yurdum internet kullanıcılarının IQ seviyesini merak eder olmuştum. Sonra yorumlar kesildi, ziyaretler devam ediyor.
Burak'ın blog'unda da durum farklı değil. Yorum yapmaktansa yorumsuz kaldığım yorumları yayımlayacağım:
yha ben bişe diebilirmiyim hani 28 temmuzdu saat gece yrsı oldu be hala sayfa açılmıo harbiden bizimkilerde kafamın etini yediler yha ne biçim yaşam tarzı bu manyak hayat yhaaaa
site açmışsınız içinede bi ton yazı doldurmuşsunuz ama boş. tc kimlik nosuyla öğrenilebileceği yazıyor fakat tc kimlik nosu nerde bu yazmıyor.öğrenebilen varsa buraya yazabilirmi nerden nasıl bulduğunu? (allah rızası için) yoksa kafayı yicem........
merve senı cok sevıorum son bı sans ver nolcq .s
HİÇ KİMSE BU SİTEDEN ARAMASIN SALAKÇA ŞEYLER VAR BU SİTE KAPANSINNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNN.
lan nasıl oreniliyor bu lannnnnnnnnn nsıl söleyi ben bu siteyi çökertirim şimdi
böyle bir liste yok yaa herkezi kandırıyorlar
tc 3511xxx3582 ödenecek miktar (Burak burayı düzenlemiş sanırım, geçen gün tam kimlik numarası vardı.)
Böyle süpersonik yorumlar işte . Algıda Seçicilik yazısındaki favorim ise bir tane:
bende sizin dondurmanızı guvenle yiyorum algidaya cok tesekur ediyorum
Daha ne diyeyim...
Sonuç olarak demek istediğim şu: Bu tür yazılar ziyaretçi getirir elbet ama sonuçlarına katlanmalısınız. En baştan yorumları kapatırsanız yorum yapacak kişiler yorum yapamadan sayfadan çıkacak ve sayfada geçirilen ortalama süre düşecektir, dolayısıyla yorumları kapatmayın - tabii yorumlara hazırsanız . Ama en başında düşünmeniz gereken şey sinirlerinizin dayanıklılığı olmasın, kendinize şu soruyu sorun: Bu yazı, benim blog'umda yazdığım yazıların yanına uygun mu, yakışıyor mu?
Blog yazarları ziyaretçileri mi, takipçileri mi önemsemeli?
3 adımda yazma alışkanlığınızı geliştirin
Blogunuza bir 'Hakkında' sayfası hazırlamak (2)