BEYN

Sigara yasasına gelen en saçma tepkiler

Sigara içmeyenlerin yaşam hakkını iade eden yeni yasamız bazı bencil kişiler tarafından "yasak" olarak algılanıyor. Neymiş efendim; sigara onunmuş, zehri içen oymuş, kendi sağlığına niye karışılıyormuş... Hakikaten var böyle insanlar. Şimdi bu ilginç insan türünden gelen en inanılmaz, en akıl almaz, en saçma, en aptalca tepkileri sıralayacağım. Sigara içenler lütfen alınsın.

"Kafeler kapanacak!"

Tepki: "Sigara içen adam kahve de içer, çay da içer dolayısıyla sigara içmeyenden daha fazla tüketir. Bundan ötürü sigara kaldırıldığında sigara içenler kafelere bir daha hiç uğramayacakları için kafeler giderek daha az iş yapacak ve bir süre sonra kapanacaklardır!"

Açıklama: Ülkemizde yakın zamana kadar istediği gibi at koşturan hatta bir ara Türk tiryakilerini kobay olarak kullanıp yeni bir sigara türü denemeye bile kalkışan tütün lobisinin (diğer bir deyişle zehir mafyası) piyasaya pompalayıp bu kriz ortamında kafe sahiplerini telaşa sürükleyen bir tür "gaza getiriş"tir. Maalesef başarılı da olmuştur çünkü şirketler şimdiden, bizim başbakanın ülkemizde zaten uzun süredir var olan krizi (diğer bir deyişle teğet) kısa süredir var olan küresel kriz olarak göstermeye çalışması gibi, zaten var olan krize sigara yasağından sonra çıkmışçasına üzülmeye başladılar. Benzer şekilde ülkemizin sigara tiryakileri de (diğer bir deyişle sigaratörler) bu goygoyculuğu maalesef destekleyerek yaymakta ve bilip bilmeden "Evet evet kafeler hemen kapanacak, kriz daha da büyüyecek!" diye bu zehir mafyasının ekmeğine yağ sürmektedirler.

Bilgilendirmek de bize düşer: İsveç'te 1 Haziran 2005 tarihinde uygulanmaya başlayan sigara yasağı da oranın zehir mafyası tarafından hiddetle karşılanmış ve fakat 1 yıl sonra görülmüş ki cirosu düşen restoran, kafe veya barların oranı yalnızca %6'da kalmış. Tekrar ediyorum: YÜZDE ALTI.

Verilecek cevap: "Kardeşim, sigara içen adam restorandan iki adımda dışarı çıkıp 5 dakika -azıcık üşüyerek de olsa- zıkkımlanıp dönmeyi kendine eziyet kabul ediyorsa bu onun bencilliğidir, onun salaklığıdır. Sigara içmeyenlerin neler çektiğini hiç düşünmüş mü o adam? Sigara içmeyen rahatsız olabilir de içen olamaz mı?" diye çıkışılır, duruma göre kafa göz girişilir.

"Restoranlarda sigara içilen bölümler oluşturulmalıdır!"

Tepki: "Anladık kardeşim, tamam. Sigara içmeyenlerin de canı var. Ama devlet sigara içmeyenin hakkını gözettiği gibi sigara içenin de hakkını gözetmelidir! Eğer devlet halkın devletiyse şu %40'ı sigara içen halkı için restoranların, barların ve kafelerin sigara içme odaları açmalarına izin vermesi gerekmektedir!"

Açıklama: Oldu.

Şu anki hükümeti savunacağım için kendimden azıcık utansam da şunu söylemem gerekir: Devletin görevi vatandaşın sağlığını da korumaktır ve bu yasa da tam olarak bunun için hazırlanmıştır. Bu yasanın görünen amacı sigara içmeyenlerin yaşam hakkını korumakken, göz ardı edilen bir amacı da sigara içen kimselere sigaraya bıraktırmak, en azından onları bu konuda teşvik etmektir. AKP yapmışsa AKP yapmıştır; ben doğru eylemi her zaman alkışlarım.

Yine de sigara yasaklanmamıştır. Kimse çıkıp IV. Murat'tan falan bahsetmesin, bu yasa sigarayı yasaklamamaktadır. Dayanamayan çıkar açık havada içer (ve havayı kirletir), ona kimse bir şey demez. Zehir mafyası bu konuda da güçlü bir propaganda ile sigaranın yasaklandığı algısını oluşturmaya çalışmakta olmalı.

Verilecek cevap: "Peki garsonlar ne yapacak? Garsonları da sigara içen-içmeyen diye ikiye mi ayırsınlar?" denir ve yaşanacak uzun sessizliğin keyfi çıkarılır. Yok eğer sigaratörümüz zırvalamaya devam ediyorsa odunla müdahale edilir. Eğer garsonsanız odununuz çivili olabilir; başınız belaya girerse beni kefil gösterin.

"Sigarayı ben içiyorum, zararı bana. Size ne be?"

Tepki: "Yahu sigaranın zararı bana değil mi? Sen niye karışıy..."

Açıklama: Bunu açıklamaya lüzum yok sanırım. Direkt dalın bunu söyleyen hıyara. Ha, illa öncesinde bir şeyler demek istiyorsanız:

Verilecek cevap: "Ulan salak, o damarları tıkalı kafan sigaradan çıkan dumanın havaya karışıp herkesi etkilediğin gerçeğini almıyor mu?" deyin ve anında saldırın.

Sigara içen ama bu tarz laflarla kendilerini savunmaya kalkmayan arkadaşların alınması yersiz olur; yukarıdaki örnekler tüm sigaratörler için geçerli değildir. Yine de bu sözleri etmeden sigara yasasını eleştirmeye çalışanlar, kapalı alanda sigara içmenin mantığını savunanlar varsa onlarla da her zaman, her ortamda tartışmaya hazırım. Sevgiler.

  • aLp

    Hernekadar kafamda bu yasayla ilgili komplo teorileri dönse bile, Barış’çım bu yazın için seni tebrik ediyorum ve kendimce, “öğretilerinin” (: çok mantıklı olduklarını düşünüyorum.

  • bir nokta

    İşte benim korkum buydu. Sigaraya (eskiden benim olduğum gibi) tepkisi büyük olanların (ki sigara içmezler, ben de içmezdim, üstelik dışımdan ve içimden söverdim içenlere) bu yasakla beraber tepkilerinin tavana yapışması, ifadelerinin pek de hoş görülemeyecek derecede sertleşmesi, tabiri caizse meydanı boş bulmuş ergen taylar gibi oraya buraya saldırırcasına sözler söylemeleri. Bu neyi doğurur? Bu tür davranışlarda bulunanlar kendilerine azımsanamayacak derecede yandaşlar bulur, geri kalanın da çok büyük kısmı ise (hoş, dengede kalacaklar çok az olacaklarından onları saymadım bile) sigara içen kesim olduğundan, onlar da kendi aralarında birleşir. Olur sana kocaman bir kutuplaşma. İşte bundan korkuyordum.

    Çok sert ve hoyrat gidiyorsun Barış. Sana bu eleştiriyi sunmak isterim. Tepki ise tepki, eyvallah. Hal-i hazırda yasa zaten hem seni sigara içenler kadar etkilememekte, hem de fikriyatının doğrultusunda olan bir yasa. Fakat bu dünyada sigara içenler de yaşamakta. Sigaranın içilmesini haklı göstermeye çabalamıyorum; ama insanların kalplerini bu şekilde kırmış olacağını, ayrıca çok büyük bir tehlike olan sigara kutuplaşmasına körükle gitmekte olduğunu söylemek istiyorum. Karar senin.

  • Ali Gündoğdu

    selam barış çok başarılı ama azda olsa eksik bir yazı olmuş,yazdıklarında sonuna kadar haklısın.
    lakin sigara yasağı yasasına karşı verilen tüm tepkilerin temelinde “sigara içme hakkı”, “sigara içme özgürlüğü” gibi temelinde çok mantıklı görünen ama bakış açısını değiştirdiğinizde çok ama çok mantıksız görünen hak ve özgürlük arayışı vardır.

    Türkiye’de sigara içmek yasadışı değildir.devlet sigara içenlere en büyük hak ve özgürlüğü burada vermiştir,yani devlet vatandaşlarının kendilerini uzun vadeli olarak zehirleyerek öldürmesine göz yummaktadır. ancak sigaranın zararları hergün defalarca kanıtlandığı halde,sigara içen bireyin kendini sigara içmeyen bir insan ile aynı kefeye koyarak hak ve özgürlük istediğinde olay saçma bir boyut kazanmaktadır.birincisi sigara içmek bir yaşam felsefesi veya zorunluluk değildir,bir seçimdir.
    hangi sigara içene sorarsanız sorun,tüm içiciler sigaranın zararlı olduğunu kabul ederler,ha burda bu yazıya muhalefet etmek için gerek pisikolojik (anti depresan),gerekse tıbbi (ishal önler,el titremesini giderir gibi) metalar öne atanlar öncelikle sigara paketinin üzerinde yazan “zararlı” ibarelerini okusunlar sonrada, patlıcan’ı ve muhteviyatında bulunan nikotin maddesini araştırsınlar.
    sigara, içen içmeyen büyük bir çoğunluk tarafından zararlı olduğunu kabul edilen bir “şey”dir.

    devletin tüm vatandaşlarına aynı uzaktıkta olması diye bir kavram vardır ancak bu kavramın açık kapıları vardır yani devlet vatanlaşlarına en “sağlıklı” ve “adil” hizmeti götürmelidir.böyle oluncada “sağlıksızlık” gibi durumlar her zaman bir alta atılır ki buna biz pozitif ayrımcılık diyoruz.

    şehirler arası yolculuklarda,otobüslerde sigaranın yasaklandığı zamanı hatırlıyorumda, demişlerdi kimse otobüslere binmez,ne yani ben sigarasız o otobüsün içerisinde deliririm falan diye,şimdi ne oldu peki ? bir kaç yıl sonunda görüldüki çok doğru bir karar verilmiş ve uygulanmış.aynı durum bu kanun içinde geçerli.herkes bağıracak hak kukuk diye ama doğru yapılan birşey giderini bulacak.

    sonuç olarak devlet hiç kimseye zorla sigara içirmiyor bu yüzden içenler kesinlikle içmeyen bir insan ile kendisini bir tutmamalı.sigara bırakılmaz birşeyde değil piyasada bir çok etkili yöntem var ve bu yöntemlere 2-3 sigara fiyatına sahip olup uygulayabiliyorsunuz.

  • http://kemalersan.blogspot.com Kemal Ersan

    git gide gereksiz bir “hakaret saftası” yapmaya başladın…Anladık çok çevrecisin,anladık sağlığına çok düşkünsünde bu kadar eleştiri dozunu kaçırırsan,fena kontralar gelir ardı arkasına…İyi niyetine güvendiğim için daha fazla yazmak istemiyorum ama,sende artık ayıp etmeyi bırak be barış abi…

  • Barış Ünver

    Güzel, alınganlar yüzlerini göstermeye başladı, hafiften tehditler bile geliyor “kontralar gelir” falan diye :). Amacım sigaratörleri dışlamak zaten @Kemal; o yüzden çok teşekkürler beni tehdit ettiğin için :).

    @Ali; çok güzel yazmışsın, ellerine sağlık.

  • http://kemalersan.blogspot.com Kemal Ersan

    sen bunu tehdit olarak algıladıysan zaten konuşmaya gerek yok…Kontralar gelir derken şahsımdan bahsetmiyorum…ki inan bununla uğraşacak vaktimde yok…yoksa yazdığın yazıdaki çelişkileri burdan ben yazmaya kalksam,senin uslubunu kullansam çok fena batar onuda iyi biliyorum…ama dediğim gibi bunun için pek vaktim yok…sadece yaşına hürmeten ayıp etme “abi” dedim…onuda geri alıyorum…bu konuda ısrarcısın anlaşılan…

  • http://www.sosyoblog.org Demircan Çelebi

    Öncelikle belirtmek isterim ki, sigara içen birisi değilim ve içilen ortamlarda bulunmaktan da pek hoşlanmam. Evet sağ olsun, devletim benim sağlığımı düşünüyor ama, bunu yaparken başkalarının (sigara içenlerin) haklarını da göz ardı etmese hoş olur. Sunduğun tüm argümanlarda haklı taraflar bulmama rağmen tümüne cevap vermeye çalışacağım:

    İlk argümanının İsveç örneğinde, orada cirosu düşen kafe ve barların oranının %6da kalmış olması burada da öyle olacağı anlamına gelmez. Ayrıca verdiğin cevapta yerinden kalkıp dışarda sigarasını içmek isteyen adamın salaklığından bahsediyorsun ki 2. argümanda kendin de güzel bir cevap vermişsin.

    2. argümanında kafe ve barlarda sigara içenler için ayrı bir bölüm olması gerektiğine değiniliyor ki bu uzlaşmacı yaklaşıma bile verdiğin sert tepkiler şaşırtıcı. Verdiğin cevapta peki garsonlar ne yapacak demişsin. Sigara içen büyük bir çoğunluğun yanında garsonlar açıkçası azınlıkta kalıyor, ama demiyorum ki onları ihmal edelim. Oldu olacak garsonları da sigara içenler ve içmeyenler olarak ayıralım demişsin. Daha akılcı bir çözüm göremiyorum ben.

    Ek olarak kafe ve barlarda havalandırmalı sigara bölümleri olabilir, sigarasını illa içmek isteyen adam oraya gidebilir, sigara içilmesinden rahatsız olmayan adam da oraya gidebilir. Ayrıca yazı üslubun hoş olmamış gibi görünüyor. Yine de uygun bir üslupla aklıma gelenleri yazdım.

    Ancak yine belirteyim, sigara falan içtiğim yok, sadece bu sigara yasağının uzlaşmacı bir çözüm olmadığını savunuyorum.

    Ayrıca görevi vatandaşın sağlığını korumak olan devlet yarın öbür gün, sağlığımıza zararlı olduğu için tütün ürünleri ve alkolü tamamen yasaklıyorum da diyebilir. O zaman da “devlet bizim sağlığımızı düşünüyor” mu diyeceğiz?

  • bir nokta

    “Amacım sigaratörleri dışlamak zaten @Kemal” Kendi ağzınla dışladığını söylemen, birkaç önceki yorumda yazdıklarımı aynen isbat ediyor ne yazık ki..

    Kendi sağlığını ve toplumun sağlığını bu kadar düşünen bir insan olarak, burada genetiği değiştirilmiş organizmalarla ilgili yazı ve araştırmalarını da görmek isterim. Bu arada, toplumunun sağlığına bu derece dikkat ve hassasiyet göstermenden ötürü, yaşadığın bu toplumun birbirine düşmemesi için mümkün olduğunca dikkatli davranmanı, kelimelerini özenle seçmeni, kalp kırmamanı tavsiye ederim.

    Yakında bilmem kaçıncı sınıf insan muamelesi etmeye de başlarsın Barış. Adım gibi eminim. İyisi mi alayım voltamı ben. Buralarda sigara içilmiyor!

  • Mert Efe

    Barış’cım kusura bakma ama uslubun çok kırıcı ve birazcık aşağılayıcı. Seni tanımasam derdim ki zevzeğin teki konuşuyo boş boş ama ne bileyim senden bu kadar dışlayıcı bi tepki beklemezdim. Hani kaç senelik arkadaşımsın şimdi düşünüyom ben sigara içiyorum ve içiyorum diye benide mi dışlayacaksın?

  • Kayr@

    Neyse canım Insan en kolay adapte olan canlidir merak etme sigara içemeyenlerin ajitasyon olayı bir kaç ay sonra yerini olağan duruma bırakır :) Yada kan gövdeyi götürür mü demeliydim :))

  • herşeyden

    çok saçma yazıların var biliyormusun bir insan bu kadar mı saçmalar bilmiyorum.Başkalarıda seni bazı huyların için dışlasa hoşuna gidermiydi acaba merak ediyorum.

    Bende sigara içmiyorum ama içenleride sevmiyorum diye bir kuralım yok.Yazın için teşekkürde etmiyorum…..

  • arda

    02-2008 arası toplam enflasyon oranı %76 iken aynı dönemde memur maaşları %135 oranında arttı, türkiye müteahiitlik serktörü 1.5 milyar dolardan 23.6 milyar dolara çıkarak dünya 3. lüğüne yerleşti, 2002 de 26.8 milyar dolar olan döviz rezervimiz 2009 da 68 milyar dolara ulaştı,
    1993-2002 yılları arasında ortalama %3 büyüen türkiye 2003-2007 yılları arasında %6.9 oranında büyüdü, 2002 yılında 184 tl olan asgari ücret 2008 yılında 503 tl ye çıkarıldı, 2002-2008 arası toplam enflasyon %76,2 iken asgari ücret %173 oranında arttı, özürlü maaşları %855 lik artışla 25 tl den 234 tl ye çıkarıldı, emekli ssk aylığı 276 tl den 612 tl ye bağkur 110 tl den 381 tl ye emekli sandığı 368 tl den 751 tl ye çıkarıldı,
    milli gelir 2002 yılında 230 milyar dolarken 6 yılda 750 milyar dolara çıkarıldı, enflasyon %30 lardan %9.5 lere indirildi, 2002 de 26 milyar dolar olan ihracat 2008 de 131.5 milyar dolara çıkarıldı,
    tarım ve hayvancılık 3 kat arttı, 2002 de %44 olan merkez bankası gecelik faiz oranları 2008 de %15 seviyelerine düşürüldü, devlet bankaları zarardan kara geçirildi, kamu net borç stoğunun milli gelire oranı 2002 de %61.4 iken 2007 de %29.1 e geriledi devletin borç oranı azaldı, sağlıkta ssklı bağkurlu devlet memuru yeşil kartlı veya emekli ayrımı kaldırıldı özel hastaneler halka açıldı,
    muayene oda sayısı 6643 ten 18807 ye çıkarılarak 3 kat artırıldı, yoğun bakım yatak sayısı 2002 de 869 iken 2008 de 6558 e çıkarılarak 7.7 kat artırıldı, koruyucu ve temel sağlık hizmetleri için ayrılan bütçe 2002 yılında 876 milyon tl iken 2008 de 3 milyar 979 milyon tl ye çıkarıldı, 2002 yılında 1572 faal sağlık evi varken 2008 yılında bu sayı 4798 e çıkarıldı,
    18 yaşından küçük olan herkes sağlık hizmetlerinden koşulsuz yararlanma hakkına kavuştu, okullarda kitaplar ücretsiz dağıtılmaya başlandı, öğrenci bursları 2002 de 45 tl iken 2009 de 180 tl ye çıkarıldı, 2002 de 470 tl olan en düşük öğretmen maaşı 2008 de 1196 tl ye çıkarılarak %154 artırıldı, çiftçinin faiz borcu silindi, çiftçiye ilk defa mazot desteği verildi, tarım sektörü 2 kat büyüdü tarım ürünleri ihracatı 2.5 kat arttı,
    79 senede 6101 km duble yol yapılmışken 6 senede 9257 km duble yol yapıldı, denizcilikte ötv kaldırılarak sektörün gelişmesine katkıda bulunuldu, gemi inşaasında 2002 de 23. sıradayken 2008 de 5. sıraya yükseldik, 2002 de 8.5 milyar dolar olan turizim gelirimiz 2009 yılı başında 22 milyar dolara ulaştı,doğalgaz kullanan il sayısı 6 senede 9 dan 60 a çıkarıldı,
    ayrıca yılllar ödenmeyen nema ve key kesintilerinin ödendiğini unutmamak gerekir, akp zamanında bu ülke son 50 yılda ki toplan gelişimden daha fazla bir gelişim gösterdi, insanlık tarihi en büyük krizini yaşadı, eskiden her krizde faizlerin tavan yaptığı bir gecede zenginlerin oluştuğu ülkemizde bu krizde faizler düşürüldü,
    Ve şimdide sigara yasaklandı. Ne alakaysa :)

  • Konyalı42

    ardacım güzel kopyala yapıştır yapmıssın:-)))

  • Can Devecioğlu

    “Sigarayı ben içiyorum, zararı bana. Size ne be?”

    Sadece bu tepkiyi verenlere sinir olduğum için yazma gereği duydum bu yorumu. Sigara yanarken üzerinden çıkan duman, içen kişinin içine çektikten sonra verdiği havadan daha zararlıdır. Zira içen kişi sigaranın sayısız zehir ve kimyasal içeren madde içeren dumanını akciğerleri ile filtre eder ve dışarıya öyle verir. Sigaranın ucundan çıkan duman ise tüm zehirleri ile beraber gelir. Bu dumanı solumaya ise pasif içicilik denir.

  • arda

    @Konyalı42 :
    napiyim hoşuma gitti bu liste habertürkten kopyala yapıştır yaptım.barış yobazı akp karşıtı ya bide o yüzden.

  • serkan

    hyr kardesim bu ülkenin sorunu sigaramı hava kirliliği deilmi her yere baz istasyonu kurulması yediğimiz meyve ve sebzelerdeki zehirler deneyleniyormu gecin bu konuları dumansız hava sahasıymış pufffffffff

Program

  • Adobe Muse - Windows: Adobe'un geliştirdiği ve Muse kod adıyla tanıttığı yazılım, kodlama gerektirmeden web siteleri tasarlamanızı sağlıyor...
  • BluetoothView - Windows: Çevrenizdeki Bluetooth aygıtlarıyla kolayca iletişim kurmanızı sağlayan ve aygıt hakkındaki bilgilere ulaşabileceğiniz ücretsiz küçük bir yazılım...
  • Ashampoo Photo Commander - Windows: Ashampoo Photo Commander ile fotoğraflar başta olmak üzere video ve ses dosyalarınızı çalıştırabilecek, düzenleyebileceksiniz...
  • XYplorer - Windows: XYplorer Windows için sekmeli bir dosya yöneticisidir...
  • System Monitor 2 - Windows: İşlemciniz ve RAM'leriniz üzerinde ne kadar yük olduğunu System Monitor 2'yle kolayca takip edebilirsiniz...
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
KAPAT