Stranger Than Fiction (2006)

Stranger Than Fiction (2006)

Benim yazımdan önce Ali Suna'nın yazısını okumanızı tavsiye ederim. Ben de onun yazısıyla gaza gelip filmi izledim çünkü :).

Önemli: Bu yazının buradan sonraki kısmını okumanız ihtimalinde filmi izlemenize gerek kalmayabilir.

Öncelikle şunu söylemeliyim: Film çok saçma bir hikayeye sahip. Özetlersem; bir romanın kahramanıyla romanın yazarı aynı dünyada yaşıyor ve adam hayatına devam ettikçe roman da ona göre şekilleniyor. Adam hayatını yaşıyorken yazarın sesini kafasında duyup kafayı yiyor falan. İğrenç. Ama inanın filmi izlerken bunun muhakemesini yapamayacak kadar hayranca (Ne dedim ben be?) izliyorsunuz. Hani çok boktan bir hikayeyi davudi sesiyle anlatıp da dinleyenlerin salyalarını toplayan adamlar vardır ya, film de o adam gibi. Veya yönetmen. Işıkçı belki de. Oyuncular da olabilir. Kostüm tasarımcısı olması da mümkün. Kostüm yok gerçi. Olsun.

Hikayenin son derece romantik bir tarafı da var. Çok şirin bir pastane işletmecisi hanım kızımız (Maggie Gyllenhaal) ile başrol oyuncumuz, komedi ustası (ki bu filmde dram rollerini de şahane bir biçimde kotarabildiğini kanıtlamıştır) Will Ferrell arasındaki böyle önce belirsiz, sonra belirli ve pek şirin aşk hikayesi, tam da "Ben de yaşasam şöyle bir şey keşke. Ulan..." diyeceğiniz ve ardından gözlerinizin dolacağı cinsten bir hikaye. Yok len, kendimden bahsetmiyorum. Bir arkadaşıma oldu öyle.

Filmde çok sevdiğim bir başka oyuncu var, Dustin Hoffman. Komedi dalında çok başarılı işler çıkarırken bu adama da dramatik sayılabilecek, yarı ciddi bir profesör karakteri vermişler, bu adam da son derece profesyonel bir biçimde oynayıvermiş.

Ama filmde en sevdiğim oyuncu, yazar rolünü üstlenen Emma Thompson. Özellikle adama otobüs çarptıktan sonraki tepkisi vardı ki, bir arkadaşımı son derece ilginç bir efektle ağlatmayı başardı.

Sonuç itibarıyla, film biraz saçma olsa da o kadar güzel bir film ki, insanın hikayeye iltimas geçesi, görmezden gelip her şeye rağmen filmi çok beğenesi geliyor. Nitekim bende öyle oldu. Siz de böyle düşünebileceğinize inanıyorsanız filmi izlemenizi tavsiye ederim. Gerçi burayı okuyorsanız filmin keşfetmeniz gereken her tarafını anlattığım için zerre haz alamayacaksınız. Uyardım ben sizi, hem de kırmızı renkli yazılarla.

Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Verilen Tepkiler

Sevgili barış.Ayrıca filmden bazı görüntüler alınarak Ajanspres'e yeni reklam yapıldı.Alınarak değilde Taklit edilerek.Ama izlenebilir bir filmdi bence.

Spoiler yasak meyve gibidir,kendini daha fazla okutur :D

Tepki Ver