The Mummy (1999)
Bu filmin benim için anlamı büyük, onu baştan söyleyeyim. Gerçi çok pis dalga geçeceksiniz ama söylemek istiyorum yine de: Bu film, benim hayatımdan mecazi anlamda 10 yıl, gerçek anlamda 1 ay götüren filmdir efendim.
Bu yeni paragrafta yukarıdaki son cümlemi açıklamak istiyorum: Ben küçükken, 1999 yılında bu film geldiğinde biraz çekinsek de filme gitmeye karar vermiştik. "vermiştik" derken kuzenlerim Özgür ve Feyzi'den bahsediyorum. Feyzi'nin İzmit'e geldiği bir vakit (Ankara'da, şu anda benden 1 kilometre uzakta oturuyor normalde.) gitmiştik işte sinemaya.
Sinemada Özgür'le Feyzi'ye pek dikkat etmedim ama ben altıma bile edebilecek raddede korkmuştum. Bir yandan o korkunç et yiyen böcekler, diğer yandan mumyanın milleti meyve suyu kutusu gibi pörsüterek etlerini sömürmesi, öbür yandan mumyanın zırt pırt "Hööööööööööööööööööööööööörrrrr!!!" diye bağırıp durması falan... O zaman İzmit'in en iyi sineması olan Belsa Plaza'nın sinemasının (Şimdilerde Dolphin'in sineması çok daha iyi.) en iyi salonunda, çevresel (Surround işte be.) ses sistemi ile izleyince (Hop gene parantez açtım, ehehe. Neyse.) bazen montumu suratımın önüne çekip kuzenlerime "Geçti mi lan? Geçince haber verin lan!" diye yalvarabiliyordum.
Film bittikten sonra da bir ay boyunca etkisinden kurtulamadım - gerçek anlamda bir ay'dan kastım da bu zaten. Her an aklıma o et yiyen böcekler ve mumyanın haykırışları falan geliyordu, geceleri ciddi ciddi uyuyamaz falan olmuştum. Manyak gibi kedi istiyordum annemden bi' de (filmde mumya kediden korkuyordu.).
Neyse efendim, geçmişi bırakıp günümüze dönelim. Gittiğim ilk korku filmi (?) diye bellediğim bu macera filmini dün büyük umutlarla izledim ama film -çok affedersiniz- bok gibi çıktı. Daha doğrusu tam bir Hollywood filmine rastlamışım, onu anladım. En çetin dövüş ve savaş sahneleri sırasında herkesin espri yapmak için yarışmasından tutun da yakışıklı esas adam, güzel esas kız ve aptal ama komik yardımcı oyuncu üçlemesi bile vardı. Hatta dikkatimi çeken iki ayrıntı da şu: Esas kız önce biraz çirkin gibi gözüken gözlüklü kızken sonra çok güzel bir hatuna dönüşüyor; bir de filmin en alakasız yerinde mumya bir anda topraktan elini çıkararak bağırıyor (Halbuki adam toprak altında falan değil!).
Sinir eden onca ayrıntının arasında yine de eğlendiğimi söyleyebilirim. Yani espri yapmaya kasıp dursalar da tüm sahneler ve film boyunca kullanılan efektlere falan hakikaten özen gösterilmiş. Hani görsel şölen diye klişe bir laf var ya, ondan olmuş bu filmde.
En kısa zamanda ikinci filmi de edinip izleyeceğim. Ve IMDb'de bu filme bakarken karşılaştığım bir sürpriz: Bu yıl üçüncü film de geliyormuş! İzlerim yeminle, ne de olsa 1999 civarının Hollywood film anlayışıyla şimdiki zamanın Hollywood film anlayışı arasında dağlar kadar fark var.
Kafanız karıştıysa ve illa son düşüncemi almak istiyorsanız: İzleyin ama hem zevk alacak, hem de sinir olacaksınız.
Verilen Tepkiler
Mumya benim için hayal kırıklığıdır. Ben filmi korku ve maceranın tavan yapıp kalbimin küt küt atmasına neden olacak bir film olarak beklemiştim o zamanlar. Birkaç sahnesinde "hah işte tam maceraya dalıyoruz" derken gereksiz yapılan bir espiri ile tamamen keyfimi kaçırıyordu. Zaten Brendan Fraser'ın yüzü bana hep komik gelmiştir (: Bu arada 2. filmin çok daha vasat olduğunu söylemeyelim.
Bazı sıradışı dallamalıklarının yanısıra güzel bir film.Aksiyonsal ve zaman geçirmelik.






