Vehbi!
Brokeback Mountain hakkındaki post'umu, sonrasında da Dünümün Özeti'ni yazdıktan sonra hemen dolmuşa atlayıp Outlet Center'a gittim. Erdem'lerle buluştuktan sonra dediler ki sinemaya gitmekten vazgeçilmiş. İyi dedim ve oradaki bir restoranda purofitevök (Evet, bilerek abartılı bir şekilde yanlış yazdım çünkü doğrusunu bilmiyorum; şimdi doğrusunu yazmaya çalışıp da yine yanlış yazarsam bahanem olmaz diye böyle yazdım) yedik. Sonra da Vehbi adlı muhteşem oyunu oynadık. Oyunun kuralları basit: Oynayan insanlar olarak sırayla çeşitli şebeklikler yapıyoruz, ve diğerleri de sırayla aynı hareketleri yapıyor. Fatih, Erdem, Barış sıralamasıyla iki tur oynadık. Turlar şöyleydi (2 tur ard arda):
- Fatih: Restoranın kalabalık bir yerinde süs olarak yerleştirilmiş bir bitkinin yapraklarını kokladı
- Erdem: Bir temizlik spreyini sıktı. Ama sonrasında garsonlar bizim masayı gözetlemeye başladığından ben ve Fatih için zor oldu spreyi sıkmak, ama sıktık.
- Barış: Gittim garsondan bir adet tabak istedim. Sonra aynı isteği Fatih ve Erdem de yaptılar ama hepimiz aynı garsona yaptığımızdan biraz alındı garson
- Fatih: Masamızdan biraz uzaklaşıp araba kullanıyor taklidi yaparak geri geldi masaya. Yarıldık öldük biz de yaparken
- Erdem: Bak bunu da unuttum olaya bak ya?
- Barış: Gidip bir masadan bir paket tuz istedim, sonra tuzu aldım ve açıp içindeki bütün tuzu yuttum
Ama sıra Fatih'teyken tuzu aldı, ağzına attı ama yutmadan tuvalete gidip tükürdü. Kıl insan.
Bir Pokemon ağıtı
CNBC-e Business'ın yeni yüzü
15 Nisan 2011 tarihli günümün özeti