Türkçenin gelebileceği en düşük seviye

Geçen gün İyinet Forumları'nda gezerken, öyle bir Türkçe katliyle karşılaştım ki, uzun süre tepkisiz bakakaldım. Daha sonra gülmeye, ardından ağlamaya başladım. Ağlarken bir yandan dudaklarımı yiyor, diğer yandan yanımdaki yatağı yumrukluyor, ayağımla da yeri tepiyordum. Birden durdum, avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım. Kendimi durduramıyordum, babaannem yanıma gelmiş, dehşet içerisinde beni izliyordu. Yan komşunun duvarında yumruk sesleri duyduğumda kendime geldim ama bu sefer de durmadan kusmaya başladım. İçimdeki her şey çıktıktan sonra ise yere yığıldım, kaldım. Sonuç olarak, ağzım açık kaldı. Ayıldığımda da bu yazıyı yazmaya karar verdim ama birkaç gün sakinleşmek istedim. Uzun süredir bu kategoriye bir yazı giremiyordum, iyi oldu.

Bahsi geçen "şiir" şu şekilde arkadaşlar:

†kηDm a$kım yaSamıOruM YhOk .. oLmuOr qeηe darLıOruM ßhak ..kaÇ qüη oLdu Sheηi qÖremediM ηeDη hiÇ ßir $eyDeη †ad aLamıOruM ßheη ! KesiOruM aMa KaηamaıOr kOLLarım ÖsLedim Sesiηi aRa ηe oLurSη GösLerime ßir Kere ßahk Ye†eR kaLßimDe¿ Dü$üpDe SayFamı dOLdurSuη .. keLimeLer iLham wEr ßhaηa †eηiηDe ßırak İçiηDe Fır†ıηaLar kOpSη AŞKIM İηaηKi SaDece Sheη YaηımDa yHokSuη Dİe kaLemim AğLar aMa DurmAs yaRıηım Her Aηım Ve ßheηim her Dakikam iLk †adımDa Haηi Dedim yHa ßaşımDa sOηumDa SHeη sOηumDa KARIMSIη! ßi Sheη qißi ßir ßheη qißi qeηe ßir ßheη qeLir akLıma qÖsLerime sOrarLar yHa qıCık! ηeRdeη qeLir akLıηa sÖzLeriη iηKar Edemem ßu Sayfayı dOLduRaη ßheη DeğiL Sheηsη kOsKoCa kaLßimi dOLdRη ßiriCik kRaLiçeM'siη aŞkım ! Sheη YhOkSaη ηOkSaη ßir Yaηım'Da Sheη ßiLiOrum Ki ßir YarımDa Sheη yeRdeη yeRe vuRsaηDa kaLißimi ßiLiOruM ßir YarıηDa ßheη ! ßiLiyOrsuη yHa †hek sÖzüη Ye†er SeηSizLik ßhaηa †hek KedeR qÖrüOsuη yHa kim ηe DerSe Desiη ßu Yürek qeηe SEη deR.

Bismillahirrahmanirrahim... Görür görmez metni Almanca falan sanıyorsunuz ama biraz dikkatli baktığınızda görüyorsunuz ki metin Türkçe! Daha doğrusu bu şekilde yazılar yazan "tipler" var! Metinde birkaç farklı kullanım var:

  • "t" harfi yerine "†" karakteri kullanılmış - Çok daha havalı gözüktüğü için sanırım.
  • "n" harfi yerine "η" karakteri kullanılmış - Sanırım bu da çok süper, inanılmaz havalı gözüktüğü için.
  • Çoğu "v" harfi yerine "w" harfi kullanılmış - Yine maksat havalı olmak, "cool" görünmek.
  • "ş" harfi yerine "$" karakteri kullanılmış - Çok havalıyız!
  • "b" harfi yerine "ß" karakteri kullanılmış - Komple komple komple "tiki"yiz! Gerçi "emo" da olabiliriz!
  • "g" harfi yerine "q" harfi kullanılmış - Eh, bu "havalı yazım tekniği"nin olmazsa olmazlarından zaten. O iğrenç "g" harfinin kuyruğundan kurtulunca herkes size tapıyor çünkü.
  • Bazı "y" ve "s" harflerinden sonra "h" getirilmiş - Burada da amaç, kullanılan yerlerde gırtlağın varlığını hissettirmek olabilir. "Aşkım yaaa!" demek var, "Ashkm YHAAA!" demek var - yani böyle biraz daha coşkulu bir şekilde, daha "hissettirerek". Çünkü siz aşkınıza arkadan dokundurmaya çalışıyorsunuz, hissettirmeden olmaz. Tabii.
  • Bazı harfler özellikle büyük, bazıları özellikle küçük yazılmış - Bunu da "havalılık kuramı" ile açıklamak mümkün olsa gerek.
  • Noktalama kullanımı sıfır - İnsan içinden geldiği gibi yazmaya çalıştığında, eğer Türkçe biliyorsa, noktalama işaretlerine dikkat eder. Eğer çok iyi bir Türkçesi yoksa hiçbir noktalama işaretini kullanmaz veya metnin sonuna nezaketen bir nokta, ünlem, soru işareti vb. koyar. Bu arkadaş çok daha acayip bir şey yapmış: Canının çektiği yere "iki nokta yan yana" (ki böyle bir noktalama işareti yok) koymuş, dikkat çekmek istediği cümlelerin sonuna ünlem koymuş (ama cümlenin başı belli olmadığı için garip durmuş), ama en sona nezaketen bir nokta koymayı ihmal etmemiş. Noktalama işaretlerinin başına ve sonuna rastgele koyduğu/koymadığı boşluklar da ayrı bir acayiplik.
  • İmla kullanımı sıfır - Tabii bu ve bunun gibi arkadaşlarda imla kullanımı aramak abes olur.

Gelelim şifreleri çözmeye... Metni ancak şu şekle çevirebildim:

tükendim aşkım yaşamıyorum yok olmuyor gene daralıyorum bak kaç gün oldu seni göremedim neden hiçbir şeyden tat alamıyorum ben kesiyorum ama kanamıyor kollarım özledim sesini ara ne olursun gözlerime bir kere bak yeter kalbim de düşüp de sayfamı doldursun kelimeler ilham ver bana teninde bırak (???) içinde fırtınalar kopsun aşkım inan ki sadece sen yanımda yoksun diye kalemim ağlar ama durmaz yarınım her anım ve benim her dakikam ilk adımda hani dedim ya başım da sonum da sen sonum da karımsın bir sen gibi bir ben gibi gene bir ben gelir aklıma gözlerime sorarlar ya gıcık nereden gelir aklına sözlerin inkâr edemem bu sayfayı dolduran ben değil sensin koskoca kalbimi dolduran biricik kraliçemsin aşkım sen yoksan noksan bir yanım da sen biliyorum ki bir yarım da sen yerden yere vursan da kalbimi biliyorum bir yarın da ben biliyorsun ya tek sözün yeter sensizlik bana tek keder görüyorsun ya kim ne derse desin bu yürek gene sen der.

Noktalama konusunda bir şey yapamadım çünkü metin o kadar saçma ki, hangi kelimeler bir cümle oluşturuyor, anlamak mümkün değil. Yine de zorlayayım biraz:

Tükendim aşkım, yaşamıyorum...
Yok, olmuyor! Gene daralıyorum, bak... (?)
Kaç gün oldu, seni göremedim.
Neden hiçbir şeyden tat alamıyorum ben?
Kesiyorum ama kanamıyor kollarım!
Özledim sesini, ara ne olursun!
Gözlerime bir kere bak yeter, kalbim de düşüp de (???) sayfamı doldursun...
Kelimeler, ilham ver bana!
Teninde bırak (???), içinde fırtınalar kopsun.
Aşkım, inan ki sadece sen yanımda yoksun diye kalemim ağlar ama durmaz... (Ne?)
Yarınım, her anım ve benim her dakikam... (Nasıl?)
İlk adımda... (Ne diyorsun be?)
Hani dedim ya: Başım da, sonum da sen...
Sonum da karımsın... (??????????)
Bir sen gibi, bir ben gibi... (Kafayı yemek işten değil. Bu ne be?)
Gene bir ben gelir aklıma...
Gözlerime sorarlar. (?)
Ya, gıcık! Nereden gelir aklına sözlerin? (Ney? Kimin aklına ne geli... kim? Ne bu be?)
İnkâr edemem; bu sayfayı dolduran ben değil, sensin!
Koskoca kalbimi dolduran biricik kraliçemsin! (Kâfiyenin icadı, sonunda.)
Aşkım... Sen yoksa noksan bir yanım da (Niye "da"?) sen, biliyorum ki bir yarım da sen!
Yerden yere vursan da kalbimi,
Biliyorum...
Bir yarın da ben! (Ehehe.)
Biliyorsun ya...
Tek sözün yeter,
Sensizlik bana tek keder!
Görüyorsun ya...
Kim ne derse desin,
Bu yürek gene sen der! (Alkış!)

(Parantez içleri bana ait, haliyle.)

Yazarken kendimden nefret ettim, o derece kötü bir şiir. Birçok yerde duraksadım, dakikalarca düşündüm, "Adam burada ne yazmaya çalışmış lan?" diye. Sonra fark ettim ki adam bunu elleriyle yazmamış, g.tüyle falan yazmış affedersiniz. Bir de bol bol "üç nokta" kullanmak zorunda kaldım, şiire benzesin diye. Normalde üç nokta ifadeye güç katmak için de kullanılabilir ama ben kullanmayı sevmem - zaten kendimden nefret etmemin sebebi de üç noktayı bu şekilde kullanmak zorunda olduğum içindi.

Bu yazıyı günlerce tartışmak istiyorum insanlıkla. Dengemi bozan bu korkunç yazıyı başkalarıyla da incelemek, irdelemek, hatta mümkünse ve izin verilirse bu konu hakkında tez falan yazmak istiyorum. Evet, yapmak istiyorum bunu. Yardım edin bana.

Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Şu an tam 938 kişi Beyn'e abone. Yani Beyn'e bir yazı yazıldığında anında haberleri oluyor. Sen de abone olsana? (Tabii ki ücretsiz.)
Verilen Tepkiler

Sayfalar: « 1 [2] Show All

Yazı Dilinde Laubalilik | Dil ve Bilim sayfasında bu yazının bahsi geçmiş!
21. Barış Ünver demiş ki; 24 Ekim 2008, 00:15

@necati; yoksa "qèrèqhshiz ßir yhazı" mı? Rahatsız mı oldun? :)

@Numan Arda Çebi; çok yararlı bir araçmış :D.

22. samedus demiş ki; 24 Ekim 2008, 01:53

Burda yorum yazanlar ile o yazıyı yazanlar aynı oksijeni alıyor dışardan, ama o içerde o oksijenden ne yapıyorsa dışarı bu şekilde çıkıyor demek ki..

Teşekkürler samedus!

Bunu yazan insan olamaz!

Teşekkürler Thrédith!

Zaten "yazının ruhu yoktur, derdimi yazı ile anlatabileceğime inanmıyorum, benim kurtarıcım ifadelerim, mimiklerim" şeklinde bir insanım. Bir de böyle yazsam nicedir halim diye düşündüm bir an. Çok mu iyi yazıyıyorum (z) tartışılır. Ama beterin beteri durumunu da geçmiş bu olay. Allahtan yaş ortalaması münasebetiyle (29,5) arkadaş çevrem bu tarz yazan, konuşan kişiliklerden (kişiliksiz mi daha uygun olurdu karar veremedim, çünkü özentiden başka birşey olmadığını düşünüyorum) oluşmuyor.
Başarını ve çabanı da takdir etmek gerek. Yazımsı'nın ilk hali ile son hali arasındaki fark takdir edilmeyecek gibi değil. Çok yormuş olmalı...

Teşekkürler kalderavolkan!

25. mert demiş ki; 24 Ekim 2008, 11:52

Allah belalarını versin=)

Teşekkürler mert!

26. tansu demiş ki; 24 Ekim 2008, 14:21

Bu dingillik kasıtlı yapıldığı müddetçe miktarının bir önemi yok. Ha tüm paragrafı böyle yazmış ha sadece "ş"leri "$" olarak yazmış.
Yani burdaki dingil ile ekşisözlükteki aynı dingil, bu sadece fazladan biraz manyak..

Teşekkürler tansu!

İyi günler.

Güncende "kanayan yaramız" olan Türkçemiz ile ilgili bu yazıyı gördüğüm için çok mutlu oldum. Benlik bilincine sahip olan her Türk yazarının, kendi ağelinde buna benzer bir yazı ile Türkçemize destek vermesi gerekir diye düşünüyorum.

Ben yıllardır tıpkı bu yazıdaki şiiri yazanlar gibi "özenti gençlik" ile mücadele etmeye çalışıyorum. Birbirinden çirkin yollarla, Türkçemizi baltalamak için resmen yarış içerisinde olan bu dil düşmanlarına karşı birçok yolla "bilinçlendirme" çalışması yaptım / yaptık; fakat kendini boşluğun içine bırakmış olanları derin uykularından uyandırmak çok güç. Kendini sevimli göstermek adına özünden vazgeçmeyi göze alan soysuzlaşmış gençlerin yazdıklarını anlayabilmek için, çoğu zaman çaba sarfetmek zorunda kalıyorum.

Türk gençliğinin çürümesine neden olan "emo, metal, rap, rock..." gibi benliğimize aykırı bazı "akımlar" (?), gelecek kuşakların sahip olacakları değerlere belki de bir terör örgütünden daha fazla zarar veriyor. Acı olan ise, gençlerin çoğunun bu saçma sapan akımlara kapılmış olması. Şöyle ki, dilimizin temel kurallarına uygunluk açısından denetlediğim zaman, günceme her gün yazılan her 100 yorumdan, yalnızca 20 - 25 tanesi onay alıyor. Düşmanlarımızın ekmeğine yağ süren bilinçsiz gençliğimizi doğru yola çekememek, beni resmen kahrediyor.

Umuyorum ki tehlikenin farkında olan aydınların da desteğiyle, toplumumuzu ayakta tutan en önemli yapı taşlarından biri olan dilimizin daha nice bin yıllarda yaşamasını sağlayabiliriz.

Esenlikle...

Teşekkürler Yavuz Tanyeri!

28. göksenin çakır demiş ki; 24 Ekim 2008, 17:51

Arkadaş hepimizin unuttuğu bir nokta var ki o da noktadan ya da virgülden sorna boşluk bırakmamamız. Noktalama işaretlerinden sonra bir zahmet "space" tuşuna basarsanız daha iyi olacaktır.

Teşekkürler göksenin çakır!

29. onur demiş ki; 24 Ekim 2008, 23:21

Bir süpersonik "Türkçe katletme aracı" da sitelerde imza olarak kullanılan banner'lar "paylaşım" forumlarında azıcık dolaşırsanız fantastik örneklere rastlayabilirsiniz hatta hemen yanımda bir tane her yönden saykodelik bir örnek var:

http://img511.imageshack.us/img511/5947/catswk3.jpg

Teşekkürler onur!

30. Erkan demiş ki; 25 Ekim 2008, 00:16

Bir kaç yıl önceydi Türkçe ve yozlaşma üzerine bir tartışma vardı şimdi hatırlamıyorum ama ozamanın TDK başkanı (sanırım oydu) demiştiki "Biz şimdi 50 yıl önceki Türkçe'nin şimdikine göre yozlaştığını düşünüyoruz ama 50 yıl öncede o günün şartlarına göre dilin zayıfladığı tartışılıyordu" bence çok mantıklı konuşmuştu. Dil gelişir gelişirken kendini ve kelime kapasitesini büyütür. Tabi bu yukardaki yazım tarzını desteklediğim anlamına gelmez. Türkçeyi tartışıyorsak bir 50 yıl sonra şimdiki Türkçe'nin yetersiz olacağını unutmayalım.

Emolara saygı göstermeyelim çünkü onlar aşmış 3 bin yıl sonraki dili konuşuyorlar.

Teşekkürler Erkan!

Ben bir Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Staj için gittiğim bir okulda öğrencinin birisini tahtaya kaldırdım ve cümleyi göstererek "şunu yazar mısın?" dedim. Çocuk sınıfın haytalarından birisiydi belki ama lise sona gelmeyi başarmıştı. Cümleyi şimdi hatırlamıyorum ama "....geliyorum." şeklinde bitiyordu. Lakin son sınıfa gelebilen arkadaş "...geliorm" yazmıştı. Ben bu arkadaşımıza "yanlış yazdığın yeri düzeltir misin? " dediğimde, "hocam yanlış bir yer yok" cevabını aldım. İyi bak dedim. Baktı baktı topu topu bir cümle olan yazıdaki hatasını algılayamadı. O an içimden dedim ki "seni son sınıfa getirenin..."

Selamlar.

Teşekkürler Erkan Hirik!

32. Noname demiş ki; 25 Ekim 2008, 13:29

Malesef okumuyoruz!
Millet olarak hala birilerinin arkasindan suruklenmemizin,baskalarinin eline bakmamizin en onemli sebeblerinden biri budur sanirim.Ayda en az 3-4 kitap bitirmemiz gerekirken vaktimizi 'TV' veya 'PC' gibi bos seylerle dolduruyor ve zamanin kiymetini bilemiyoruz...

Not: Yazilarimda herhangi bir kural hatasi olursa,duzeltirseniz sevinirim...

Teşekkürler Noname!

33. Efe demiş ki; 25 Ekim 2008, 19:40

artık Gothic'ler elle yazmıyor Barış abi..
onun için de web2.0 nimetleri var (bkz: http://kisalt.us/404/ )

Teşekkürler Efe!

34. cem demiş ki; 25 Ekim 2008, 20:43

oğuz atay'ın "ne evet ne hayır" isimli öyküsünü bir daha okumanın zamanı.

Teşekkürler cem!

Yemin ederim bu yazıyı okuduktan sonra Vertigo'ya kapıldım. Artık ayağa kalktığım zaman düzgün bi eksende duramıyorum, dünya bi garip dönüyor. Yere parmağımı koyup 50 tur parmağım etrafında dönsem dünyam bu kadar allak bullak olmazdı. Sana bi de yazı cambazı derler. Bu karakterleri toplayıp böyle yazı yazmaya çalış bakayım. Asıl yazı cambazlığı bu işte. Adam hattat gibi ömrünü vermiş bu karakterleri entegre etmek için :D

Teşekkürler deliprofesor!

36. omarr35 demiş ki; 26 Ekim 2008, 13:40

Ah bu salaklar bilseler ne kadar aptal durumuna düştüklerini ama bilemezler ki... Salaklar çünkü

Bir de dikkatimi çekti yazmış ya mesela ߀߀khiM diye
bilmiyor ki ß karakteri çift "s" olarak okunur ve € bir harf değil euro para biriminin sembolüdür

Yani ߀߀khiM = ss-euro-ss-euro-k-h-i-m olarak okunur

bilmiyor ki işte

işte bu beyinsiz, omurilikten gelen impulslarla hareket eden canlılar katlediyor Güzelim TÜRKÇE'mizi

Teşekkürler omarr35!

37. Ege demiş ki; 26 Ekim 2008, 21:52

Aslına bakarsanız, Türkçe'nin katledildiği falan yok. Değişik karakterlerle yazmak, beğenin ya da beğenmeyin, bir tür göze hoş gözükme çabasıdır. Kelimelerin ("geliorm" örneğinde olduğu gibi) "yanlış" yazılması da dilde bir tür gelişme değil midir? İnsanlar, dili daha rahat kullandıkları şekilde değiştiriyorlar. Ben bunun bir sakıncasını göremiyorum. Tarihte de hep böyle olmuş zaten. Öğrendiğimiz dili mükemmel halde sanıyor ve her türlü değişik kullanıma yozlaşma diyoruz. Şimdiki zaman eki "-yor"un dört yüz elli senelik olduğu bir dilimiz var. Yapmayın, n'olur! Eğer dilde hiç değişiklik istemiyorsanız, bilinen en eski Türkçe olan Orta Asya Yazılı Türkçe'sini konuşun. Sanskritçe, Farsça ve hatta Tunguzca kelimeleri de bulup atın dilden. İngilizce'den kelime almak? Olmaz öyle şey! Mektep'i atıp okul (Fransızca l'ecole; Türkçe'deki okumak fiiliyle alakası yok) diyip, dil devrimi yapmışız. Bunun gibi daha ne örnekler var. Osmanlı döneminden daha sonra kullanmaya başladığımız noktalama işaretlerinin de savunucusu olduk. Anlayamıyorum. Madem o kadar dikkatlisiniz, o zaman neden smiley kullanıyorsunuz? =S Bence bize hep öğretilenlerden biraz daha geniş perspektifte bakabilmek lazım.

Teşekkürler Ege!

38. akın yıldırım demiş ki; 27 Ekim 2008, 20:27

ege kardeşim bu yapılan bambaşka birşey :)

Teşekkürler akın yıldırım!

39. Onur Akdemir demiş ki; 27 Ekim 2008, 21:42

@ege
Dili kolaşlaştırdığı falan yok bu şekilde yazmanın belki yazan için olabilir ama okuyan için bir işkence. Ayrıca farklı karakter kullanan kişilere sevimli olarak bakmıyorum sadece içimden "lan bu salak mı" diyorum o kadar.

Teşekkürler Onur Akdemir!

Of of... Böyle cümleleri çok görüyordum da, böylesi cümlelerden oluşan bir şiir gerçekten son nokta olmuş.

Bu arada hazır konu açılmışken ve Türkçe kullanımı söz konusuyken sana da bir eleştirim olsun Barış.

Bazen yazılarında argo kelimeler ve küfürler kullanabiliyorsun (lan, b*k, *iktir gibi). Sanırım bunlar yazı anındaki duygu seviyesinin son noktada olup da bir anda dökülmesinden kaynaklanıyordur. Ama el emeği göz nuru bu sitene ve özenle hazırladığın yazılarına bence yakışmıyor, söylemek istedim.

Saygılarımla,

Teşekkürler Altuğ KOÇ!

41. Ege demiş ki; 28 Ekim 2008, 10:32

@Onur
Birisinin yazım tarzından onun salak olduğunu düşünmek sizin kişisel tercihiniz. Bu kişinin "Türkçe'yi katlettiği" önermesiyse tamamen yanlış. Ben de pek sevimli bulmuyorum zaten. Hatta en fazla bir cümlesini okumaya (okumaya çalışmaya) tahammül edebiliyorum. Bu tür harf değişiklikleri ve saire yapanlar kendi çevrelerinde bu şekilde saygı görüyorlar (veya gördüklerini düşünüyorlar. Bu da ayrı bir konu). Bize ters geliyor olması, onun Türkçe'yi katlettiği anlamına gelmez. Türkçe ne zaman katlolur? Dilin doğal değişimini bir otorite etkilemeye çalışır ve zorla dilden kelime çıkarıp, ona kelime sokmaya çalışırsa; o zaman dil bozulur. Bunun gibi garip şeyler doğal gelişim içerisinde, bunu sevimli bulmayanlar çoğunlukta kaldığı takdirde, silinip gidecektir. Zaten eskiden daha sık karşılaşıyorduk böyleleriyle. Umarım, demek istediğimi anlatabilmişimdir. Saygılarımla.

Teşekkürler Ege!

42. Onur Akdemir demiş ki; 28 Ekim 2008, 12:14

Salak lafı biraz ağır oldu o konuda haklısınız.

Teşekkürler Onur Akdemir!

Hala anlamıyorum insanlar ne anlıyor böyle yazmaktan ? Ayrıca chat yapılırken de bu mevcut. Fakat düşününce bu sadece bizde olan birşey de değil. İngilizce ise daha kötü durumda bence. c u, gtg, brb gibi ifadeleri çok rastlıyorum. Ne yazık ki ne desek, ne yapsakta düzelmeyecek hala s yerine $ yazacaklar.

Teşekkürler Taha Doğan Güneş!

44. Güneş Ünüvar demiş ki; 01 Kasım 2008, 23:42

@Ege

Dilde zamanla meydana gelecek değişiklikler, kelime ekleme-çıkarmalar elbette bir zaman sonra kaçınılmaz hale gelebiliyor, hatta şu anki nesil kimi Osmanlıca kelimelerin kullanımını komik buluyor, Edebiyat derslerinde okutulan Orhun Yazıtları'ndan yapılan kesitlerdeki cümleleri dinlerken bunlar kulağına tuhaf geliyor. Bu değişimi inkar etmek zaten mümkün değil, mümkün olsa bile uygun değil.
Fakat elini vicdanına koyup bir daha oku yazılanı, sence bu arkadaş "dili daha rahat kullandığı şekilde" mi değiştirmiş? Benim bildiğim, tanık olduğum ve okuduğum kadarıyla kelimeler genellikle uzatılmaz (kahve altı -> kahvaltı, cuma ertesi -> cumartesi gibi klasik örneklerde de görebileceğin üzere kaynaşır ya da kısalır, tersi örnek aklıma gelmiyor inan) ama 'sen' kelimesini "daha rahat yazdığı" için mi 'shen' şeklinde yazdığını iddia ediyorsun yani? Yukarıdaki, bahsettiğin şeyden çok farklı. Yukarıdaki cahilliğin sanal ortama yansıması. Okumuş, bir takım şeyleri aşmış bir insanın yukarıdaki gibi bir şey bırakın yazmaya, göz ucuyla bakmaya tahammülü olamaz, olmamalı.
Savunduğun şeyi çok iyi anlıyor ve hatta destekliyorum, ama örnek yanlış.

Sevgiler.

Teşekkürler Güneş Ünüvar!

45. Ege demiş ki; 02 Kasım 2008, 21:59

Sayın Ünüvar,

Haklısınız. Benim söylediklerimin çoğu, önce yazılmış bazı yorumlara cevap niteliğindeydi. Bazı şeyleri ifade etmek için fırsat kollarsınız ya...

Cahilliğin etkisini zaten pek çok yerde görüyoruz ve çoğu zaman da gülüyoruz. Gülmek de aslında elimizden bir şey gelmediği zamanlardaki son savunmamızdır ya, o da ayrı bir tartışma konusu =) Ben bu yazım tarzını, çok gösterişli olacak şekilde modifiye edilmiş Şahinlere benzetiyorum. Gösterişsiz ve hatta kimilerince hor görülen bir arabayı çekici hale getirme tutkusuyla, başarısız bir yazının bu şekilde güzel gösterilmeye çalışılmasının motivasyonlarının benzer olduğunu düşünüyorum. Eleştirmek? Bunları yapanlar böyle seviyor. Arabayı fosforlu mora boyamanın veya bu şekilde yazmanın eğitim sonucu körelecek birer beğeni oldukları tartışılır =) Farklı bir kültür. Genellikle cehaletle beraber anılan bir kültür ama bir yargıya varmak için tek başına kanıt değil sanki? İlkokulda da (2. sınıftan sonra) bilgisayar kullanıyordum ama ev ödevlerimden bile daha fazla özen gösteriyordum yazdıklarıma. Bu arkadaş, daha önce dediğim gibi, çevresince gösterişli kabul edilen şekilde yazmış. Gerçi gereğinden fazla kafa yorduk sanki. Üzerinde o kadar konuştuğumuz yazı, sırf gırgır olsun diye, internet üzerinde gani gani bulunan dönüştürücülerle de bu hale getirilmiş olabilir =)
Sevgi ve saygılarımla...

Teşekkürler Ege!

46. zuzie demiş ki; 02 Kasım 2008, 23:14

kendini ifade edemeyen binlerce insan var ortalıkta. neden diye düşünmeyeceğim artık.

Teşekkürler zuzie!

47. Efe demiş ki; 09 Kasım 2008, 01:05

Böyle gerizakalılar var mı gerçekten? Böyle yazı yazmak sadece okuyanın gözünü yorar.

Halbuki, doğru dürüst Türkçe (imla kurallarıyla, büyük küçük harflerin doğru kullanılmasıyla) dikkat çekse daha iyi olur.

Teşekkürler Efe!

48. drfuch demiş ki; 10 Kasım 2008, 23:27

Kelimelerin sonundaki "i" harflerini de y yapıyorlar arkadaş onu unutmuş demek ki tam özenmiyor (Beni: Beny, Seni: Seny gibi). :)

Teşekkürler drfuch!

49. uqur demiş ki; 03 Aralık 2008, 21:19

@Erkan Hirik
Acaba o öğrenciniz cidden görmedi mi hatasını Komiklik amacıyla mı ?

Teşekkürler uqur!

Sayfalar: « 1 [2] Show All

Tepki Ver


Aman dikkat: Art arda yorum yapmak yasak, lütfen yorumunu bir kez kontrol edip yolla.

Bilgisayar Kursu
Buraya reklam verin

İnternet ve Blog Yazarları Derneği
 
Yukarı Çık XHTML CSS WordPress