CHP’nin Kobanê stratejisi

CHP’nin Kobanê stratejisi

Bildiğiniz üzere, Kobanê’de haftalardır süren bir savaş var. Savaşın tarafları da birer terör örgütü olan PYD ve İslam Devleti. IŞİD, geçtiğimiz haftalarda bir isim değişikliğine gitti ve adını İslam Devleti haline getirdi. IŞİD adında da -devlet- geçiyordu ama tabii ki İslam Devleti’ndeki devlet kelimesi daha baskın. Evet, bir terör örgütü kendine devlet diyebilir ama çoğu zaman devlet olamaz. Ancak son duruma baktığımızda, IŞİD, bir devlet halini almış gözüküyor. Tabii ki bunun öncelikli kaynağı pek sevgili(!) Maliki. Irak Ordusu, IŞİD’in flamalarını gördüğü an kaçtı ve silahlarını arkasında bıraktı. Silah deyip geçmeyin, aralarında tank bile var. Hatta geçen günlerde aldığımız duyumlara göre, IŞİD uçak da kullanmaya başlamış.

İşte bu durumların ışığında sizlere Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kobanê stratejisini anlatacağım ve yorumlayacağım. Bu dönemde CHP’nin Kobanê hakkındaki görüşleri tam iki kez değişti ve toplamda bu konu hakkında üç farklı fikirleri oldu. Ancak kendi adıma konuşmak gerekirse, son görüşün hem ülkenin yararına, hem de sosyal demokrasinin mantığına uygun olduğunu düşünüyorum.

CHP’nin ilk görüşü, Uluslararası Koalisyon kurulduğu zaman, Türkiye’nin bu koalisyonu yalnız bırakmaması gerektiği yönündeydi. Parti, konuya bu görüşle yaklaşmaya başladı ve söylemlerini bu görüş lehine geliştirdi. Doğal olarak AKP Kobanê ile ilgili bir tezkereyi meclise sundu. Ancak CHP’li vekiller, bu tezkereyi inceledikleri zaman, tezkerenin Kobanê için değil de Beşar Esad için çıktığı kanısına vardılar ve tezkereye hayır oyu verdiler. Şimdi, CHP tabii ki Esad’ın sevgilisi değil. Esad’ın en büyük diktatörlerden biri olduğunu söylüyor. Hatta Kılıçdaroğlu bir keresinde “Esad’ın canı cehenneme” bile dedi. Ancak ülkenin karşısında bu kadar büyük bir sorun var iken, hükümetin Esad hakkında bir tezkere çıkarmasına hayır oyu kullanmasının doğal olduğunu düşünüyorum.

CHP’nin ikinci görüşü de, tezkerenin Kobanê ile sınırlandırılmasıydı. Bunun tek sebebi ise, Kobanê’de, Şanlıurfa’da yaşayan vatandaşlarımızın akrabalarının katlediliyor olması idi. Bu hamleye Sosyal Demokrasi düşünce sistemi açısından bakarsak, gayet yerinde ve doğru olduğunu görüyoruz.

Tüm bu olaylardan sonra, 13 Ekim 2014 günü Çalar Saat programına konuk olan CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Özçelik, bölge devletlerinin ve Uluslararası Koalisyon’un kara harekatı olmadan tek bir Türk askerinin bile sınırı geçmemesi gerektiğini söyledi. Bunu söylerken de, “CHP’nin yeni görüşü budur” dedi. Yukarıda da belirttiğim gibi, sosyal demokrasiye en uygun söylem bu sonunucu söylemdir.

Umarım hükümet bu konu hakkındaki stratejilerini değiştirir ve “Eğit-Donat” gibi bir sistemle dolaylı yoldan bu savaşa herhangi bir etki veremeyeceğini anlar.

Murat Özçelik’in ilgili programı:

Egemen Arda ÖlmezEgemen Arda Ölmez: Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi. Profesyonel olarak siyaset ile uğraşıyor.

Yorumlar

Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.

Duyurular