Olmayan demokrasinin muhalefeti

Olmayan demokrasinin muhalefeti

Demokrasilerde olmazsa olmaz bir olgudur, muhalefet. Peki Türkiye’de muhalefet var mı, gücünü hissettirebiliyor mu? Kanımca yok, kolay kolay da göremeyeceğiz maalesef. Öncelikle tam manasıyla demokrasiyi yaşamalıyız. Ülkemizde demokrasiye dair olan tek şey, seçimlerin düzenli bir şekilde yapılması. Demem o ki muhalefet olması için öncelikle demokrasinin olması gerekir.

Öncelikle ülkemizde demokrasinin olup olmadığı sorgulayalım ve muhalefet açığının, yokluğunun sebeplerini açıklayalım.

Anayasa

Demokrasiyi yaşayan ülkelerin hepsinde yasa üstünlüğü söz konusudur. Vekilin yeğeni, başbakanın oğlu ya da kaymak tabakanın insanları da yasalar önünde eşittir. Ülkemize baktığımızda yasaların tanınmadığı gibi, parçalandığını görmekteyiz. İktidar erki kendi güvenliğini sağlamak amacıyla yasalar üretmektedir. Örnek vermek gerekirse İç Güvenlik Yasası yeterli olacaktır. Tabii iktidarın bir de yazma aşamasında olduğu sivil bir anayasa var. Sivil anayasanın içinden demokrasi çıkar mı bilinmez, bekleyip göreceğiz.

Din

İktidar, dini değerleri kullanarak günücü sağlama almaktadır. Laik bir sistemde dini söylemlerin artması dinin araç olarak kullanılmasıyla sonuçlanır. Siyasete alet edilmesi, sahte dincilerin çoğalmasına neden oldu. Dini menfaat için kullanmak ahlaki değerlere ters ama ne yazık ki kullanıyoruz ve devam edeceğiz, görünen o.

Basın-yayın

Basın baskı altına alınmış durumda. Basın insanları kendilerini oto sansürlemek zorunda kalmaktadır. Gerçeği yazanlar, editörler tarafından sansürlenmekte, gerçeği söyleyenler ise ekranlara alınmamaktadır. Burada medyanın tekelleşme sorunu ortay çıkmakta, sermaye uğruna medya patronları yandaş görünmeyi seçmektedirler. Basında gerçeğin doğru düzgün açıklanmaması insanları sosyal ağlara itmiş ve manipülasyonların artmasına neden olmuştur. Basın, devleti denetler ancak günümüzdeki basının, medyanın böyle bir özelliği ne yazık ki yoktur.

Kuvvetler ayrılığı

Yasama, yürütme ve yargı iç içe geçmiş durumdadır. Yargının baskı altına alınması, haklıyla haksızın yer değiştirmesine neden olmuştur. Balyoz, Ergenekon, Odatv gibi siyasi davalarla ile masum insanlar hapishanelerde ölmüş, hasta olmuş ve yıllarını kaybetmiştir. İktidarın meclisteki sahi olduğu koltuk sayısı ile istediği yasayı geçirmektedir. Diğer muhalif partilerin gücü, iktidara yetmemektedir.

Seçimler

Ülkemizde sanırım her sene seçim oluyor. İktidar seçmenleri dışında seçim sonuçlarını beğenen kitle maalesef yok. Bu da seçimlere şaibelerin karıştığı algısını oluşturur. Bir diğer önemli konu, seçim öncesi süreçte iktidarın işine yarayacak olayların meydana gelmesi. Kaset olayları, siyasi davaların gündeme getirilmesi gibi durumlar iktidara yaramakta ve seçimi öyle ya da böyle kazanmaktadır.

Gündemin belirlenmesi

Türkiye gündemi istediği gibi değiştiren, manipüle eden bir iktidarla karşı karşıyayız. Olmadık konular ortaya atılarak gündemin değiştirilmesi, önemli ve tartışılması gereken konuların es geçilmesine neden olmaktadır. Bu durum tabi ki iktidarın işine yaramakta, üzerine gelebilecek baskıları en aza indirgemektedir.

İktidarı eleştirmek

İktidar yanlısı olmayan herkes kötü, marjinal, çapulcu, vatan haini gibi bir algı oluşturulmaktadır. İktidarı eleştiren herkes, çocuk, yaşlı fark etmez dava açılmakta, bazı tetikçi gazeteler ve kişilerce “linç” edilmektedir.

Böyle bir ortamda, iktidarın bu kadar güçlü olduğu dönemde muhalefet açığı var demek gerçekçi değil. Önce sormamız gereken asıl soru, Türkiye’de demokrasi var mı? Demokrasinin olmadığı yerde muhalefetin olmasını bekleyemeyiz ne yazık ki!

Kubilay Yalçın GerboğaKubilay Yalçın Gerboğa: Gazeteci, sosyolog ve fotomuhabirdir. Toplum, insan ve siyaset üzerine düşünür. Yerel gazetelerde muhabir, fotomuhabir ve köşeci olarak görev almıştır. Serbest Bölge Fanzin'i çıkarmaktadır.

Yorumlar

Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.

Duyurular