Seçim çıkmazları

Seçim çıkmazları

Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle tüm adaylar vizyon belgelerini açıkladıklarında gördüğüm şuydu: Erdoğan’ın gerek adaylığının ilan aşaması, gerekse vizyon belgesinin sunumu diğer adaylara göre daha ciddi bir PR çalışması içermektedir. Zaten AKP’nin propaganda çalışmalarında diğer partilerin çok daha ileride olması, Erdoğan’a adaylık sürecinde büyük bir avantaj sağlayacaktır.

İhsanoğlu’nun “Ekmek için Ekmeleddin” sloganı ise kamuoyunda umulduğu gibi karşılanmadı. Özellikle hitabet konularında da eksik kalması Erdoğan ile olan yarışını zorlaştıracaktır. Bu nedenle CHP ve MHP kampanya boyunca, İhsanoğlu’nun Erdoğan’a göre ön plana çıkan akademik yönü üzerinde duracaktır. Şuana kadar da yapılan buydu ve bazı kesimleri de İhsanoğlu’nun başarılı kariyeri ikna etmiş durumdadır.

Benim özellikle merak ettiğim; ulusalcıların nasıl bir yol izleyecekleri. Çünkü çatı adayın ulusalcı kesimin beklentilerini karşılamadığı aşikar. Bu nedenle Emine Ülker Tarhan’ın da en azından birinci turda İhsanoğlu ile birlikte aday olarak seçime katılması için baskı oluşturulmaya çalışıldı. Fakat ulusalcılar bunda da başarılı olamadılar ve İhsanoğlu CHP’nin tek adayı konumuna geldi.

Bu tablo ile seçime girildiğinde ulusalcıların nasıl bir yol izleyeceklerini kestirmek çok güç olsa da, bilinen bir gerçek var ki Erdoğan’a oy vermeyecekleri. Bir ihtimal, az bir kesim İhsanoğlu’na oy verebilir. Netice itibariyla Erdoğan karşısında şuan en güçlü aday İhsanoğlu gibi gözüküyor. Geriye kalan büyük bir çoğunluk ise hiç oy kullanmayabilir. Bunu söyleme nedenim; geçtiğimiz yerel seçimler sonunda CHP’nin tüm kredisini tüketmesinden kaynaklanıyor. Son bir kez CHP’yi yetersiz bulan ama oy bölünmesinden ötürü kendisini buna zorunlu hisseden birçok seçmenin oyları CHP’ye gitmiştir. Ancak Cumhurbaşkanlığı konumu itibari ile sembolik bir görev ve Erdoğan Cumhurbaşkanı olamasa bile hali hazırda Başbakan olduğu için bahsettiğim kesimin korkacağı çok fazla bir şey yok. Fakat benim korkum oy kullanmadığı için sandıklara sahip çıkılmaması. Söz konusu başıboş sandık olduğunda kimseye güvenmiyorum.

Bazen ulusalcıların Erdoğan’a karşı Demirtaş’ı destekleme ihtimalini de düşünmüyor değilim. Fakat sonrasında bir gülme geliyor. Ulusalcıların Demirtaş’a ilk turda oy verme ihtimali imkansız.

Ancak burada hem Demirtaş’a hem de HDP’ye bir parantez açmak gerek. Gözlemlediğim kadarıyla BDP’nin politikaları Kürt siyaseti üzerine kuruluydu. Birçok Türk milliyetçisi ise bu nedenle BDP ile arasında yer alan kırmızı çizgileri asla ortadan kaldırmadı. HDP ile birlikte BDP’den gelme siyasetçilerin söylevleri bir anda Kürt siyaseti odağından çıktı. Şuanda HDP bir kimlik üzerinden değil, görece olarak daha çağdaş bir demokrasi görüşü üzerinden siyaset yapmaktadır.

Bu değişim şu açıdan önemlidir ki; Türkiye’de mevcut seçim sistemi nedeniyle hiçbir parti tarafından temsil edilemeyen milyonlarca insanın oldukça önemli bir bölümü Demirtaş’ı destekleyebilir. Netice itibari ile hem Türk milliyetçiliğini hem de Kürt milliyetçiliğini aynı kefeye koyan insanlar var. Seçim sonuçları açıklandığında Demirtaş’ın oyunun %20’yi geçtiğini görürsek şaşırmayacağım. Hatta ufak çaplı bir mucize bile yaparak İhsanoğlu’nu geçebilir. Böyle bir durumda eğer ikinci tura gidilirse birçok Türk milliyetçisi Erdoğan yerine Demirtaş’ı destekler mi dersiniz?

Özgür Adem IşıklıÖzgür Adem Işıklı: 1988 yılında İstanbul'da doğdu. Profesyonel mesleği Bilişim Öğretmenliği olmasına rağmen Yazılım Uzmanı olarak çalışmaktadır. Toplumsal meseleler, hukuk ve demokrasi ilgi alanları içerisindedir.

Yorumlar

Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.

Duyurular