Siyasetin de bir karakteri olmalıdır

Siyasetin de bir karakteri olmalıdır

Yaşım 18. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidar olduğunda yaklaşık 5-6 yaşlarındaydım. O zamanlar, AKP’den önceki hükümetlerden dolayı, AKP çok da kötü bir hükümet gibi gözükmüyordu biz sosyal demokrat ve liberallere göre. Evet, her şeyi açık açık ifade ve itiraf etmemiz gerekir diye düşünüyorum. AKP’nin bu zamanlara gelebilmesinin etkilerinden biri de bizlerin sessizliği oldu. Tabii ki biz Siyasal İslam’ı hiçbir zaman desteklemedik. Ve asla “yetmez ama evet”çilerden olmadık. Ancak AKP iktidar olduktan sonraki bir iki sene yaptıkları aklımızı çeldi diyebiliriz.

Ancak daha sonra, AKP kendi baskıcı ve rantçı yüzünü gösterdikten sonra, bunun daha fazla böyle gidemeyeceğini anladık. Anladık anlamasına ama; ne önlem alabildik, ne yaptırım uygulayabildik.

Belki de çok kibar kaldık AKP karşısında, belki de çok aptal. Recep Tayyip Erdoğan daha İstanbul Büyükşehir Belediye başkanıyken, Refah Partisi üyeleri “gelecekteki başbakanımız”, “ilerideki lider” derken onun hakkında, biz hala iç çekişmelerle kendimizi bitiriyorduk. Bugüne kadar hiç birlik olamamıştık, hiç ortak hareket edememiştik. Ama artık işler değişti diyebilirim. Artık AKP örgütleri birbirleriyle çekişme halindeyken, CHP örgütleri bazı küçük atışmalar dışında tamamen dayanışma ve bir bütün halinde. Artık AKP’nin birinci ve ikinci adamları çatışırken, CHP’de ortak bir ses hakim. Tabii arada bir-iki sürtüşme olabiliyor. Ama düzelmeyecek şeyler değil.

Her neyse, AKP ilk defa iktidara geldiğinde, ülkede büyük tesadüfler boy göstermeye başladı. Yaşam koşullarımızı kısıtlayan bir yasa mı çıktı; hemen üç şehit haberi geliyordu. AKP yöneticilerinden biri bir gaf mı yaptı; hemen bir yerlerde helikopterler düşüyordu. O zamanlar yirmi yaşının üzerindeki kişilere lafım yok. Onlar o zaman da ekran karşısında kilitleniyordu, şimdi de kilitleniyorlar.

Ancak bizler büyüdük. Artık bu algı yönetimini farkedecek kadar büyüdük. Gündemin TV kanallarını değiştirir gibi değiştirildiğini anlayacak kadar büyüdük.

Yani demem o ki; siyasetin de bir karakteri olmalıdır. Bir yanlış yaptığın zaman ya da toplumda belli bir kesimin haklarını kısıtladığın zaman, sonuçlarına katlanacaksın. Bu iktidarın yaptığı siyaset, siyaset değildir! Kaçak dövüşmektir!

O halde; “Özgür basın susturulamaz.”

Egemen Arda ÖlmezEgemen Arda Ölmez: Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi. Profesyonel olarak siyaset ile uğraşıyor.

Yorumlar

Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.

Duyurular