Sosyal popülaritenin kurbanı olmak

Sosyal popülaritenin kurbanı olmak

Sosyal medyanın gücü şüphesiz ki tartışılmaz. Artık çoğu kişi yüklediği bir fotoğraf veyahut video ile kendini dünyalara tanıtabiliyor. Geçen yazımda da belirttiğim gibi hemen hemen herkesin sosyal ağlarda en az bir profili bulunmakta. Dediğim gibi sosyal medyanın gücü tartışılmaz ve bu medya özellikle son zamanlarda oldukça kullanışlı halde geldi. Gezi olaylarında klasik medyanın 3 maymunu oynaması, Twitter ve Facebook’un ön plana çıkması bu kanımı destekliyor diye düşünüyorum.

Fakat bu durum beraberinde tehlikeli bir vaziyet yaratıyor. Sizlere bu yazımda bu tehlikelerden ve oluşabilecek olumsuz durumlardan bahsedeceğim.

Bildiğiniz gibi elimizin altında birçok sosyal platform bulunmakta. Twitter, Facebook, Instagram ve dahası. Bu bahsi geçen sosyal ağlarda “fenomen” diye bildiğimiz ve yazdıkları yazılara, gönderdikleri resimlere, yükledikleri videolara güldüğümüz, takdir ettiğimiz insanların, başkalarını olumsuz yönde etkileyebileceğini de düşünmemiz gerekiyor. Düşünsenize bir video atıyorsunuz 10.000 kişi beğenip, yarısı o videonun altına sevgi dolu cümleler atıyor. Bunları görüp, “benim ne eksiğim var” diyerek farklılık yaratmak isteyenler, sosyal popülaritenin kurbanı olma yolunda ilerliyorlarsa ne olacak?

Bu soruyu sorma sebebim şu an internette gezinen ve tahminimce çoğunuzun izlediği bir videodur. Bu olayda kesinlikle kim haklı, kim haksıza girmiyorum. Şu an millet ikiye bölünmüş durumda. Kimi o haklı, kimi bu haklı diyor. Benim sadece sormak istediğim bir soru var: Acaba videoyu çeken arkadaşımız, bu videoyu mağdurluğunu göstermek için mi çekti, yoksa fenomen olmak için mi?

İşte sosyal medyanın gücünün artması ile böyle durumlar ortaya çıkabiliyor. Ne yazık ki hoş değil. Videoyu şahsi olarak yorumlamam gerekirse 30 dakikadır o eyleme maruz kalan bir bayanın 30 dakika susup, sonradan bunu yapması bana biraz fenomen olma merakı gibi geldi. İşte yukarıda bahsettiğim durum tam da bu.

Fark yaratıp, ilgi odağı olmak için bir insanın hayatını karartabilirsiniz. Hem de 1 adet cep telefonunun tek bir tuş yardımı ile. Hatta bir insanla dalga geçerek, onu küçük düşürerek kendi egonuzu tatmin etme fırsatı bile bulabilirsiniz. Ama sırf bir anlık zevk için bunu yapmak ne kadar doğrudur?

Fenomen olmak isteyenlerin yanı sıra, sosyal medya provakatörleri de oldukça tehlikeli bence. Sırf şaka olsun diye #KedilereTopluKatliamYapılsın tarzında bir yazı yazıp bunu paylaşmak akıl işi değildir. Sosyal medyada bu tür şakalar yapılmamalı. İnsanlar sizin mimiklerinizi göremiyor, hislerinizi anlayamıyor. Böyle durumlarda da ortalık karışıyor ve sosyal ağlar amacından farklı kullanılmaya başlanıyor. Bu durumla ilgili “Delinin biri kuyuya taş atmış, 40 akıllı çıkaramamış”, tam yerinde söylenecek bir atasözü olur diye düşünüyorum.

Sonuç olarak; sosyal medyanın ne için kullanılması gerektiğini iyi anlamak gerekiyor. En başta belirttiğim gibi bir video, bir fotoğraf, bir cümle ile kendinizi dünyalara tanıtabiliyorsunuz. Önemli olan bunu düzgün yapabilmek, sosyal popülaritenin kurbanı olmadan yapabilmek.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Tolga AşkTolga Aşk: 1995 yılında Mersin'de doğdu. Blog yazmaya 2007 yılında başladı. Birçok blog ve sözlükte yazarlık yaparken, aynı zamanda tiyatro, resim ve karikatür gibi sanat dallarıyla da yakından ilgileniyor.

Yorumlar

Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.

Duyurular