Yeni bir eğitim modeli

Yeni bir eğitim modeli

Eğitim; bireylere tüm yaşamları boyunca, kendilerine lazım olacak bilgi ve becerilerin sistematik bir şekilde öğretilmesi işi olarak tanımlanmaktadır. Peki; bundan otuz yıl önce minik cep aletleriyle kıtalararası görüntülü telefon görüşmesi yapabilmenin hayalini bile zor kurarken, bugün 6 yaşında olan bir çocuğa 65 yaşına kadar yetecek bilgi ve tecrübeyi nasıl aktarabiliriz? Bu soru dikkate alınmadan tasarlanan her eğitim modelini sakıncalı buluyorum.

Hükümetimiz tarafından konulan 2023 ihracat hedeflerinin takdir edilmesi gerekir. Her toplum kendine has hedefler belirlemeli ve kendi rotasını çizebilmelidir. Üstelik biz birçok dünya ekonomisinin gerisinde olduğumuzdan, bu tür somut hedeflere daha çok ihtiyacımız vardır. Eğer yarışta birinci olmak istiyorsanız ve henüz birinci değilseniz, muhakkak birinciden daha hızlı koşmalısınız. Lakin bu hedefleri gerçekleştirmek, var olan eğitim modellerini uygulamakla yapabileceğiniz bir iş değildir. Zira var olan modelleri uygulayan ülkeler de, şu anda yeni modeller arayışı içinde bulunmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde üniversite giriş sınavlarında köklü bir değişiklik yapıldı. O kadar köklü bir değişiklik ki, sınavları yapan kurumdan (ÖSYM) sınav yetkileri alınıp bir başka kuruma (MEB) devredildi. Eğitim adına daha radikal adımları atma zaruretimizin günden güne arttığı bu günlerde, yapılan bu hamlenin tesiri kötü olacaktır. Zira yaratıcılığı körelten sınavları geliştirme derdindeyiz. Bu haliyle dışarıdan eğitim sistemimize baktığımızda, yap-işlet-devret modelini görüyoruz. Sanki insan değil de köprü, tünel ya da baraj inşa ediyoruz. Çocuklarımızın bireyselliklerini alıp onları çimento gibi kullanıyoruz. Yaratıcı beyinler yetiştirmek gibi bir kaygımız olmadan, sadece işçi yetiştiriyoruz. Sadece bizim bilmemizi istediğimiz şeyleri bilen işçiler…

Dünyayı iyi seyredin, bir insanın yaşamından çok daha hızlı değişiyor. Sadece son beş yılda gündelik hayatımıza giren teknolojilerin haddi hesabı yok. Böylesine hızlı gelişen bir dünyaya karşı bu kadar hantal bir eğitim sistemi ile baş edemezsiniz. Nitekim genç bir bireyin, lisans eğitimini tamamlayana kadar aldığı eğitimlerin hiçbir önemi kalmıyor. Eğer bir insanı eğitmek için 16 yıl eğitim veriyorsanız ve bunun en az %75’i boşa gidiyorsa, eğitim konusunda ciddi devrimler yapmanız gerekmektedir.

Somut adımlar için günümüz eğitim sisteminin nasıl kurulduğunu iyi incelememiz gerekir. Yüzyıllar öncesine dayanan bu sistemde bilgiyi taşımak için muhakkak suretle insanlara yani öğretmenlere ihtiyaç olduğu görülmektedir. Zaman içerisinde kitap basımının yaygınlaşmasıyla insanların bu yükü hafiflemiştir. Bugün ise bilişim sistemleri sayesinde istediğimiz bilgiye çok kısa bir sürede ulaşabilmekteyiz. Böyle bir dünyada ise günden güne insanların neleri bildikleri değil, ne kadar hızlı öğrenebildikleri önem kazanmaktadır. Biz tam tersi istikamette giderek gençlerin bilgi düzeylerinin artmasını, bununla da yetinmeyip sorulduğunda şakır şakır cevap vermelerini istiyoruz. Ülke genelinde 15 yaşındaki bütün çocuklar üzerinde aynı anda sınav yapabilmenin gelişmişlik göstergesi sayıldığı bir ülkedeyiz. Böyle giderse yakında güzel bir gelecek için tercih edilmesi gereken anaokullarına bile sınavla girilecek. Fakat bizim bilen, sayfalarca bilgiyi ezberleyebilen değil, istediği zaman, istediği yerde öğrenebilecek ve öğrendiklerini uygulayabilecek nesillere ihtiyacımız vardır. Özetle; zaman ve mekandan bağımsız bir eğitim modeline ihtiyacımız vardır.

Tüm bunları gerçekleştirebilmek adına cesur kararlar vermek gerekiyor. En önemli adım; özellikle lisans eğitimi içerisinde yer alan tüm konu anlatımlarının uzaktan eğitim modeline uygulanması ve ücretsiz olarak tüm ülke geneline açılarak bir açık üniversite oluşturulmasıdır. Günümüzdeki iş ilanlarına baktığınızda, diplomadan ziyade insanların bilgilerinin önemsendiğini gördüğünüzde açık üniversite modelinin diplomaya bağımlı olmadığını görebilirsiniz. Güzel hazırlanmış bir uzaktan eğitim modelinde her bireyin sahip olduğu profilde tamamlanan eğitimler online olarak listelenebilir. Bunun belki de en güzel örneği LinkedIn üzerinde yer alan kullanıcı profilleridir.

Açık üniversite modelinde eğitim kalitesinin düşeceğinden endişe duyulabilir. Bu nedenle bu model tek başına bırakılmamalı ve bir proje sistemi de kurgulanmalıdır. Sürecin başından itibaren eğitimlere paralel olarak proje tabanlı çalışma sistemi devreye sokulmalıdır. Bunun örneklerini yine özel sektörde görmekteyiz. Staj kabul aşamasında dahi öğrencilere proje soran kurumlara şahit oluyoruz. Ne yazık ki bizim devlet kurumlarımız bu tür şeyleri pek umursamıyor. Bizim umursadığımız, sınavlarda aldığımız cevaplar. Proje tabanlı bir modelde ise öğrenciler beyaz kağıtlara akıllarında kalanları yazarak değil, bireysel öğrenmeleriyle ve öğrendiklerini yaratıcılıklarıyla birleştirebildikleri kadarıyla başarı elde edeceklerdir.

Sistem üzerinde düşündüğünüzde bir şeyi daha fark edeceksiniz; öğretmenleri ortadan kaldırıyoruz. Eğitim Fakültesi mezunu bir öğretmen olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki; önümüzdeki 30 yıl içinde sadece ilkokul düzeyi hariç olmak üzere, öğretmenlere ihtiyacımız kalmayacaktır. Özellikle orta öğretim ve lisans düzeyindeki eğitimlerde öğretmenler aktif rollerini tamamen kaybedecek, en fazla bir danışman olacaklardır. Ne şu anki sistemin ihtiyaç duyduğu kadar çok öğretmene ihtiyaç duyacağız, ne de eğitim sistemimiz bir öğretmenin kuracağı cümlelere bağımlı kalacaktır.

Halihazırda birçok üniversitede uzaktan eğitim sistemi bulunuyor olsa da, nedenini anlayamadığım bir şekilde çoğu ücretli ve dışarı kapalılar. Yani eğitim, sadece parasını ödeyenlere veriliyor. Bu konuda keşke Stanford Üniversitesi’ni örnek alan kurumlarımız çoğalsa ve Türkiye’nin sayılı üniversitelerinin derslerini ülke olarak alabilme şansımız olsa.

Özgür Adem IşıklıÖzgür Adem Işıklı: 1988 yılında İstanbul'da doğdu. Profesyonel mesleği Bilişim Öğretmenliği olmasına rağmen Yazılım Uzmanı olarak çalışmaktadır. Toplumsal meseleler, hukuk ve demokrasi ilgi alanları içerisindedir.

Yorumlar

Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.

Duyurular