İkinci yazının son yazı olmasını istemiştim ama üçüncüsünü yazmak zorunda kaldım. Şimdi ise, deyim yerindeyse, it gibi korktuğum için dördüncü yazımı yazıyorum. Şaka değil, hakikaten korkuyorum. Baykal'ın, Tayyip Erdoğan'ın tuzağına düşmüş olma ihtimalinden korkuyorum. Hani Tayyip bir anda yön değiştirip...
Ve Deniz Baykal istifasını verdi... Önceki iki yazımı (birincisi, ikincisi) cumartesi günü yani kasedin ortaya çıkışından bir-iki gün sonra, tek seferde yazmıştım. İstifanın ardından bir yazı daha yazma ihtiyacı hissettim. Hazır yazının başındayken şunu belirteyim: Sevinsem mi, üzülsem mi bilemiyorum....
Önceki yazının ardından, gelelim sadede: Görüntüler hakkındaki görüşüm ne? Görüntülerin montaj olduğu apaçık ortada. Bu "montaj" konusuna "Görüntüdeki adam Baykal'a benziyor mu, benzemiyor mu?" tartışmasını yapmaya da gerek yok: Siz gizli bir buluşmanın, görüşmenin sevişmenin vs. görüntüsünü alacaksanız bunu eşşek...
Siyaseti bildiğini sanan, gündemi doğru takip ve analiz ettiğini düşünen, bir partinin fanatiği olmakla övünen ve bundan onur duyan, bir de üstüne beni tanıdığını zanneden birkaç takipçimden birbirinin aynı mesajlar aldım. "Baykal'ın seks skandalını niye yazmıyorsun? Hah-hayt, bak işte peşinden...
- Bu sefer Yılmaz Özdil'den bile kısa yazacağım. Mehmet Y. Yılmaz'ın yazısını okudum. Konsensüs Araştırma Şirketi'nin yaptırdığı araştırmaya dikkat çekiyor. Araştırmada iki önemli soruya iki önemli yanıt var: Halkoylaması bu haliyle sunulacak olursa "evet" diyecek olanların oranı %55.3. (Kararsızlar dağıtılmadığında oy...

10'u çeyrek geçe kalktım. Kahvaltı ettikten sonra Modern Family'nin ve South Park'ın yeni çıkan bölümlerini izledim. 12 buçuğa doğru evden çıkıp Gazi Üniversitesi'nin ana kampüsüne gittim. Daha önceden, "Gerçek Sofralar, Gerçek Muhabbet" etkinliğini organize ediyor olması sayesinde tanıdığım Ercüment Büyükşener...
En azından bir kısmımızın sorgulama yeteneklerinin geliştiği bir döneme daha girdik. Aslında memlekette başka hiçbir sorun (örn. işsizlik, yoksulluk...) yokmuş gibi bu tartışmaya kendimizi kaptırmak da pek iyi değil ama biraz ileri görüşlü düşünüp, bu anayasa değişikliği paketinin ileride kafamızı...
"Biz, dertlere derman olmak üzere yola çıktık. Fırtına estire estire Ankara’ya gideceğiz. Bu yürek meselesidir. İddia ve inanç meselesidir. Bugün Türkiye’de karışıklık ve adaletsizlik var. Herkesin özgürlükleri kısıtlanmış durumda. Ben bunu yıkacağım." (Kaynak) Bu yazıda, Mustafa Sarıgül hakkındaki kafa karışıklığımı...