Atatürk’ün laiklikle ilgili sözlerinin kaynağı(nın kaynağının kaynağı)

Ta 2009 yılında bir yazı yazmıştım, “Atatürk’ten iki cümleyle laikliğin açıklaması” diye. Geçen gün İsmail Kahraman isimli saygısız Meclis Başkanı da laikliğin Anayasa’dan kaldırılması konusunda bir açıklama yapma onursuzluğuna nail olunca, o yazıyı olduğu gibi paylaşma gereği duydum. Çünkü yazının içerisinde Atatürk’ün “laiklik” kavramını ülkenin temeline ekmesinin sebebinin, “dini siyasetten kurtarmak” olduğundan bahsediyordum ve Atatürk’ün …

Tamamını OkuAtatürk’ün laiklikle ilgili sözlerinin kaynağı(nın kaynağının kaynağı)

Sakal-ı Şerif ve putperestlik üzerine

Hz. Muhammed, bir insandır. İnsanların en güzelidir, insanların en temizidir ama nihayetinde insandır. Bunun unutulması ve peygamberimize tapma işine girişmek, Allah’a ortak koşmaktır – bir başka deyişle şirktir. Peygamberimize ait olduğu iddia edilen sakal tellerini öpmek, o sakallara yönelik dua etmek, onların önünde yerlere yatarak ağlamak da saygı ifadesi değil, putperest eylemidir.

Yanılsama yanılsaması

Aklıma şu geldi: Duymadığımız bir sesin varlığını kanıtlayamadığımız için, sesin olmadığını iddia edebiliriz. Fakat bir başka insan bu sesi duyduysa ve bunu kanıtlama olanağı varsa, iddiamız anında geçersiz sayılabilir. İşte bu yüzden “evrenin bir yanılsama olduğu” klişesi de aynı mantıkla çökertilebilir.

Orucun gerçek amacı

Orucu yalnızca gırtlağın terbiyesi olarak görmek, oruç anlayışına hakaret midir? Belki “hakarettir” denemez ama yine de yanlıştır. Gününü yalnızca yemek yemeden geçiren bir kimsenin oruç tuttuğunu düşünmenin bir mantığı yoktur. Orucun, aslen “nefis terbiyesi” olduğunu; nefsin de yalnızca mideden, gırtlaktan meydana gelmediğini hatırlamak lazım.

Yanlış tanımlanan laiklik kavramı ve laikliğin gerçek tanımı

İki “tarafı” da üzecek bir haberim var: Şu anki “laiklik” tanımı, doğru bir tanım değil. Yani laikliği öven de, yeren de yanlış yere övüyor, yanlış yere yeriyor. Bu yazıda “laiklik” kavramını basit bir biçimde anlatmaya çalışacağım. İşin güzel yanı, aklı başında herkesin kabul edeceği ve aklı başında kimsenin kötüleyemeyeceği bir tanım bu.

Atatürk’ten iki cümleyle laikliğin açıklaması

Mustafa Kemal Atatürk gerçekten çok ilginç bir insan. Öyle cümleler kuruyor ki, bahsettiği en derin konuları bile -birazdan vereceğim örnekte olduğu gibi- iki cümleye sığdırabiliyor. Kelimelerini çok özenle seçiyordu herhalde çünkü sarf ettiği her kelime, istisnasız, kurduğu cümlenin anlamına ayrı bir katkıda bulunuyor. Prof. Dr. İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu‘nun “Atatürk: Yetişmesi, Kişiliği, Devrimleri” adlı bir kitabını …

Tamamını OkuAtatürk’ten iki cümleyle laikliğin açıklaması