Beyn Bülteni #15 — Kerata, kahramanlar, kapitalizm
Bu bültende neredeyse 30 yıldır oynadığım oyundan, mutluluğun avantajından, toksik bir Türk Sanat Müziği eserinden, neoliberal kapitalist düzenden ve adanmışlıktan bahsediyorum.
Kafamdaki her şeyin bileşkesi!
Bu bültende neredeyse 30 yıldır oynadığım oyundan, mutluluğun avantajından, toksik bir Türk Sanat Müziği eserinden, neoliberal kapitalist düzenden ve adanmışlıktan bahsediyorum.
On dördüncü Beyn Bülteni’ne hoşgeldiniz! Bu bültende kıskanç bir psikopatın bedduasına şaşırıyorum, Limonata filmini övüyorum, Pachelbel’i izliyorum, MHP’ye acıyorum.
Zorbalık gördüğüm için ağır bir depresyonla geçen lise yıllarımda, %100 Düşünce Gücü isimli kitap beni kişisel gelişim sektörüyle tanıştırdı. O kitap, hayatımı baştan sona değiştirmişti… Şaka şaka; ben kitabın hayatımı değiştireceğine çok inanmıştım ama zerre kadar etkisi olmadı. Bugün görsem kapağına bile bakmam kitabın. Liseden sonra üniversite yıllarım da çok satan zayıf kişisel gelişim kitaplarıyla …
On üçüncü Beyn Bülteni’ne hoşgeldiniz! Bu bültende spor ayakkabılarıma üzülüyorum, Substack buluşmamıza seviniyorum, hormonal döngülerimiz üzerine konuşuyorum ve küçükken olmak isteyip de olamadığım meslekleri sayıyorum.
On ikinci Beyn Bülteni’ne hoşgeldiniz! Beyn’e geçtiğimiz yedi günde abone olan 51 kişiye teşekkür ederek başlayayım bültene. Bu bültende “WA!” diyorum, meşhur bir filmi konuşuyorum, kaslı bacakların faydalarına dikkat çekiyorum, iyi yazarlardan iyi yazılar paylaşıyorum.
Bu yazıda yazmak üzerine yazacağım, sizi yazmaya şartlayacağım. Yorumlara yazacağınızı yazacak mısınız? Yazın lütfen.