Öksüz parçalama makinesi

Minnesota eyaletinde genç bir kız, bölgesinde bulunan 60 mahallede tam 3224 evi tek tek dolaşıyor. Amacı net ve kesin: ÖKSÜZLERİ KURTARMAK. Onun azminden esinlenen başkaları onun bu çabasına destek olmak için internette de imza ve bağış kampanyaları açıyor ve çığ gibi büyüyen desteklerle 20 bin doların üzerinde para toplanıyor. Bu parayla öksüz parçalama makinesine girecek 200 öksüz kurtarıldığında, haber bütün dünyaya yayılıyor.

Yapay zekâya yazdırmadım bu paragrafı (valla). Ama tabii ki gerçek de değil; zaten gerçek olamayacak kadar mantıksız geliyor. Ama aşağıda okuyacaklarınız gerçek bir haberden:

Fakir bir inşaat işçisi olan Mahmud Hasan Cebrail’in en büyük hayali okumaktı. Annesi onu doğururken ölmüştü, babası dilenerek para kazanıyordu. 17 yaşında babasını da kaybeden Hasan, aç kalmamak için inşaatlarda çalışmaya başladı. Çalıştığı inşaatın önünden geçen okullu çocuklarla sohbet eden Hasan, çocukların her gün 7 kilometre yol gidip geldiğini öğrenince yüreğine bir taş oturdu. Yevmiyesinden biriktire biriktire 2 ayda altı çocuğa birer bisiklet alan Hasan, dünya gündemine oturdu.

Haber gerçek ama ben anlatırken biraz dramatize etmiş olabilirim, siz bana bakmayın.

Bu iki öykünün ortak noktaları nelerdir? Üç maddede cevaplıyorum:

  • İki öyküde de ana karakterler başkaları için çok değerli bir çaba gösteriyor.
  • İki öyküde de bizden daha bahtsız insanların gördüğü iyiliklerle içimiz ısınıyor.
  • İki öyküde de içimizi ısıtan iyilik yüzünden görmediğimiz korkunç bir kötülük var.

Açıklamadan önce, “öksüz parçalama makinesi” teriminin icat edildiği tweet’e bakalım:

Çevireyim:

Amerika’da iç ısıtan hikâyeler hep “200 öksüzün öksüz parçalama makinesinde imha edilmemesi için 20 bin dolar topladı” gibi hikâyelere benziyor; ve neden bir öksüz parçalama makinesinin var olduğu veya kullanılmaması için neden para ödenmesi gerektiği sorgulanmıyor.

Diğer bir deyişle; dünyamızda veya ülkemizde yaşanan haksızlıkları/pislikleri sorgulamak yerine, o haksızlıklara/pisliklere rağmen gerçekleştirilen önemli iyiliklere sevinip duygulanmayı seçiyoruz. Nefis. Enfes. Son zamanlarda okuduğum en haklı toplum eleştirisi olabilir.

Bu arada bu tweet’i de karşıma çıkaran, Instagram’da gördüğüm çok yakışıklı (ve efsane gözlüklü) bir abi oldu: https://www.instagram.com/p/DGpGR33MR90

Efsane gözlüklü yakışıklı abinin bahsettiği subreddit’e de şuradan ulaşabilirsiniz. Yukarıda bahsettiğim “gerçek haberi” de aynı subreddit’te gördüm.

Yazdıklarım hâlâ gerçekçi gelmiyor olabilir veya düşülen bu mantık hatasını kendinize yakıştıramıyor olabilirsiniz. Bu kısa yazıyı bitirmeden birkaç soru soracağım, elinizi vicdanınıza koyup dürüstçe cevaplayın lütfen:

🔸 Afrika’da köylerde su kuyuları açıldığına dair haberleri okuyup yapanları takdir ederken, köylülerin neden susuzluktan kırıldığı üzerine düşünüp buna sebep olanları lanetliyor musunuz?

🔸 Filistin’de el kadar bebeğin enkaz altından canlı kurtarıldığına sevinç gözyaşları dökerken, pembiş suratı kirece dönen bebeğin yattığı evi yerle bir eden teröristlere karşı bir kuru protesto paylaşımı yapıyor musunuz?

🔸 84 yaşında nineyi sokaktan alıp eve yerleştiren derneğin içten ve hakiki iyiliği içinizi ısıtırken, kirasını ödeyemediği için nineyi sokaktan atan zalime veya onu onuruyla, insan gibi yaşatmakla mükellef olmasına rağmen onu kaderine terk eden ilgisiz, beceriksiz hükümete tek bir kelime etmeye cesaret ediyor musunuz?

Eğer bu sorulara “evet” cevabı verebiliyorsanız ne mutlu size… ama azınlıkta olduğunuzu bilin. İçinizin ısınmasında hiçbir mahsur yok, neticede haksızlıktan/bahtsızlıktan/kötülükten kurtulan insanlara seviniyoruz. Ama bizi sevindiren olayın arkasındaki çirkinliği görmüyorsak (veya, daha beteri, görüp sesimizi çıkaramıyorsak) şapkamızı önümüze koyup düşünmek zorundayız.

Bütün öksüz parçalama makinelerinin yok edilmesi dileğiyle. Sevgiler.

Barış Ünver
30 Ocak 2026

Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'de yeni bir yazı yayınlandığında eposta kutunuz içinden okumak için beyn.substack.com adresinden Beyn'e abone olabilirsiniz.