Yiğit Bulut yalancı değil, sadece bilgisiz
Yiğit Bulut geçen gün çok eğlenceli bir yazı yazmış. (…) Onun bu hatasıyla dalga geçmek yerine, yanlış anladığı bu durumun doğrusunu anlatacağım.
Kafamdaki her şeyin bileşkesi!
Yiğit Bulut geçen gün çok eğlenceli bir yazı yazmış. (…) Onun bu hatasıyla dalga geçmek yerine, yanlış anladığı bu durumun doğrusunu anlatacağım.
Gerçek sanatçılar, ülkesinin ve dünyanın gerçeklerine tanık olmakla yükümlüdür. Benim Türkiye’min gerçeklerine tanık olduğum olay; hukukun üstünlüğünün yittiği, adaletsiz bir kalkınma gidişinin hızla yol aldığı, “parasız eğitim” diye pankart açan genç arkadaşımın 16 ay tutuklu kalması ama Şili’de o çocukların devrim yapması…
…Peki sonra aklıma ne geldi, biliyor musunuz? Davam. Erdoğan’ın annesinin vefatıyla ilgili bir yazı yazdığımda bana “Davadan yırtmaya çalışıyor, Başbakan’a yamanmaya uğraşıyor.” gibi iftiralar gelecek mi diye endişe ettim…
Davamın, 27 Eylül 2011 tarihinde gerçekleşen ikinci duruşmamda hiç konuşmadım – daha doğrusu konuşmama gerek kalmadı. Yazılı savunmamı verdim, avukatım gereken açıklamaları yaptı ve dava bir kez daha ertelendi…
Dün, bu referandumun ilk yıl dönümüydü. Bu 1 yıl içerisinde neler değişti peki? Referandumda değişeceği iddia edilenlere bakarak cevaplayalım. (Başlıkları; Stratejik Düşünce Enstitüsü’nün yayınladığı ve Zaman gazetesinin dağıttığı 27 sayfalık kitapçıktan derleyeceğim.)