Doğa İçin Çal 2 – Uzun İnce Bir Yoldayım

“Adamlar yapmış abi…” diyorum. Daha çok sanatçı ile, daha başarılı bir yapım olmuş bence. (Katılan tüm sanatçıların listesine buradan erişebilirsiniz.) Önceki de içimi titretmişti, şimdiki de aynı şekilde titretiyor. Şimdikini de MP3 biçimine dönüştürüp müzikçalarıma koyacağım. (Gerçi ilkinin MP3’ünü sitelerine de koymuşlar zaten.) Farkındalık yaratmak için böyle yaratıcı yollar çok etkili oluyor abi. (Bu arada …

Tamamını Oku

Okudum: “Hıdır Kişisel Gelişiyor” (Ahmet Şerif İzgören)

“Atın! Atın! Bütün kişisel gelişim kitaplarınızı atın!” diye bağıran süper bir kitap bu! Aşağı yukarı birbirinin aynısı olsa da okuması zevkli olan, insana hafiften gaz veren, “keyif verici kitaplar” olarak tanımlamayı sevdiğim kişisel gelişim kitaplarına net bir eleştirel yaklaşımla vuran, kitaplarda ağız-burun bırakmayan, sağdan-soldan girişen bir kitap, Hıdır Kişisel Gelişiyor. Kendisini iş adamı olarak tanımlayan, …

Tamamını Oku

Kelime Oyunu: Maliyetsiz Yarışma

Kanal 1‘de böyle bir yarışma var, görmüşsünüzdür. İnanılmaz eğlenceli ve aynı zamanda eğitici bir yarışma. Kutu açarak veya yapılan yemeklere çamur atarak, karşındakinin saçını başını yolduğun yarışmalardan değil yani. İnsanlara bilgileriyle kazanma şansını sunan bir yarışma yani. Ayrıca yarışmanın inanılmaz bir izleyici kitlesi var. Öyle olmalı çünkü en başta saat 6’da yayına başlayıp 7’de biten …

Tamamını Oku

“Güneş Ne Zaman Doğacak” filmi ve Maraş Katliamı

Böyle efsanevi bir video dolaşıyor internette. Güneş Ne Zaman Doğacak adlı filmin giriş sahnesi. Filmde “Allahsızlığı Yayma Kürsüsü” başta olmak üzere birçok acayip ifadeyle (yere düşen çocukla dalga geçen acımasız “gomünüs”ler, ezan okunmasına dayanamayan ve namaz kılan Kırım Türkü anayı dipçikleyerek onu aşağılayan pis Rus askeri, emrindeki askerleri çalıştırarak askeri alana yazlık yapan hayvan “yoldaş”, …

Tamamını Oku

Türkçenin gelebileceği en düşük seviye

Geçen gün İyinet Forumları‘nda gezerken, öyle bir Türkçe katliyle karşılaştım ki, uzun süre tepkisiz bakakaldım. Daha sonra gülmeye, ardından ağlamaya başladım. Ağlarken bir yandan dudaklarımı yiyor, diğer yandan yanımdaki yatağı yumrukluyor, ayağımla da yeri tepiyordum. Birden durdum, avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım. Kendimi durduramıyordum, babaannem yanıma gelmiş, dehşet içerisinde beni izliyordu. Yan komşunun duvarında yumruk …

Tamamını Oku

İstiklâl Marşı’nın ilk hali

Uzun zamandır arşivimde vardı ama hikayesini tam olarak bilmiyordum. Vikipedi‘den öğrenmiş oldum: Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katılmış, 1924 yılında Ankara‘da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay‘ın bestesini kabul etmiştir. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930’da değiştirilerek, dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası şefi Osman Zeki Üngör‘ün 1922’de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe …

Tamamını Oku