En iyi koronavirüs maskesi: Hangi kriterler önemli?

Şu berbat pandemi döneminde hayat kalitemizi doğrudan etkileyecek bir konuyu işlemek istiyorum: Koronavirüs maskeleri. Daha doğrusu cerrahi maskeler. Hem kolay bulunabilir, hem ucuz, hem de yeterli derecede koruyucu olması açısından bu yazıda sadece cerrahi maskelere değineceğim.

10 civarı markanın cerrahi maskelerini kullandım—50’li paketler kullanmasam daha da fazla marka deneyebilirdim ama ihtiyaç duymadım, en iyi koronavirüs maskesi markalarına rastladığımı düşünüyorum. Bu yazıda da dikkate aldığım kriterlerden bahsedeceğim.

(DİKKAT: Bu yazı sponsorlu değildir.)

En önemli kriter: 3 kat!

Bu zaten aşağı yukarı herkesin dikkat ettiği bir kriter, o yüzden en başa onu koyayım dedim.

En iyi cerrahi maskeler, üç katmandan oluşur:

İç katman: Nefesimizdeki nemi emici, çoğunlukla “spunbond” yöntemiyle imal edilen bir katmandır.

Orta katman: Ana filtre işlevini gören, “meltblown” (daha doğru ifadesiyle “melt blowing“) yöntemiyle imal edilen bir katmandır.

Dış katman: İçerideki nem ve damlacıkların dışarı çıkmasını önleyen, yine çoğu zaman “spunbond” yöntemiyle imal edilen bir katmandır.

Kısaca bahsettiğim gibi iç katman ve dış katman nefesimizle çıkan nemi ve damlacıkları tutmakla görevliyken, orta katman virüsleri filtrelemeye çalışır. Kaliteli cerrahi maskeleri üreten firmaların iddiasına göre, bu maskeler virüslerin %95’ini engeller.

Bununla birlikte “nonwoven” (“dokumasız”) ve “ultrasonik” kelimelerini de görmüşsünüzdür. İlki maskelerin dikiş kullanılmadan dikildiğini, ikincisiyse katmanların yapıştırıcı olmadan ultrasonik dalgalarla yapıştırıldığını anlatan terimler. İkisi de önemli. “Full ultrasonik” diye bir tabir de var, ne kadar doğru bir kullanım olduğunu bilmiyorum, o da kulak lastiğinin bile ultrasonik yöntemle dikildiğini belirtiyor.

Yeri gelmişken, kulak lastiğine de değinelim.

Konforun önemi: Yumuşak ama sıkı lastik

Bazılarımız, özellikle kahraman sağlık çalışanlarımız, bir maskeyi saatlerce takmak zorunda kalıyor. (Maskelerin maksimum 5 saat takılıp sonra atılması öneriliyor ama gerçekten titiz insanlar dışında buna uyanların olduğunu sanmıyorum.) Bu da, maskelerin kulaklara takılan lastikli kısımların kulaklarımızı rahatsız etmesine (hatta tahriş etmesine) yol açabiliyor. Her gün saatlerce maske takan birisi, kötü lastikli bir maske kullanmaya devam ettiğinde kulaklarının arkası yara olmasın diye bazen lastikleri geçireceği ek bir parça kullanmak zorunda kalıyor.

Maske üreticilerinin bu sıkıntıyı gidermesi için tek yapması gereken doğru malzemeyi seçmek. Lastiğin şu özelliklere sahip olması lazım:

  • Lastik, kulak arkalarını tahriş etmeyecek kadar yumuşak bir şekilde dokunmuş olmalı.
  • Lastik, her türlü yüze uyum sağlayacak kadar esnek olmalı.
  • Lastik, maskenin yüze tam olarak oturabilmesi için yeterince sıkı olmalı.

Burada da tamam mıyız? Geçelim burun teli ve körüklere.

Delikleri kapatmak: Burun teli ve körükler

Maskeyi doğru takmak bile yetmiyor: Maskenin de yüzümüzü doğru şekilde kapatması lazım. Bunun için iki önemli detay var:

Burun teli: Burun teli olmadığı zaman (daha iyi nefes alıyor olsak da) hem dışarıdan bize gelen hava, hem de bizim dışarıya verdiğimiz nefes filtreden geçmemiş oluyor. Bu durumda eğer biz (semptomlu veya semptomsuz) hastaysak biz başkalarını hasta edebiliyoruz veya dışarıdaki virüsü kapabiliyoruz. Kalın ve kaskatı tellere gerek yok ama telin hem uzun olması, hem de verdiğimiz şekli muhafaza etmesi şart.

Yanak körükleri: Burnumuzun üstünden çenemizin altına kadar kapanan maskelerin olmazsa olmazı körükler. Ve sanırım üretiminde en az dikkat edilen detay da bu. Maskeyi yüzümüze yerleştirdiğimizde o körüklerin yanlardan hava almaması lazım!

Sterilizasyon!

Almanya’yı kıskandıran güçlü hükümetimiz 5 maskeyi dağıtamayıp, ilk kararından vazgeçerek maskelerin satışına tekrar izin verdiğinde büyük izdiham olmuştu… internette tabii. O dönemde satın aldığım ilk 50’li maske paketini açtığımda burnuma kesif bir küllük kokusu gelmişti. Tahminimce “merdiven altı” atölyelerinde aldıkları dandik kumaşı (şimdi kullandığım maskelerde gördüğümden çok farklıydı o kumaş) günün 16 saati dike dike maskelere dönüştürürken çalışanlarının sigara molası vermesine izin vermeyen firma patronu, lütfedip iş sırasında sigara içilmesine müsaade etmişti. Midem bulana bulana attım maskeleri ve attıktan sonra da gerekli şikayetleri yapmak için elimde bir delil kalmadığını fark ettim. Hayatımın en kötü e-ticaret tecrübesi buydu sanırım.

Sonra sevgili Sunipeyk‘in de önerisiyle, paketinin üzerinde “steril” yazan ve tek tek paketlenmiş cerrahi maskeler aramaya koyuldum. Şaka değil, aylarca öyle bir maske çıkmadı karşıma. Pandemiden önce piyasanın en bilinen markalarından biri dışında maskeleri tek tek paketleyen bir marka bulmam uzun sürdü—zaten tek tek paketlenmeyince “steril” yazmanın da bir anlamı olmuyor (hatta çoklu paketlere “steril” yazılamıyor diye biliyorum). Tek tek paketleme yapan markayı da bulunca ona yapıştım, paket paket aldım.

Bir süre sonra o marka da kalitede biraz düşüş yaşadı: Kulak lastiklerinin yerleri bazen yanlış oluyordu, bazen de daha ilk takışta kopuyordu (ama 50’li sette en fazla 2-3 defa oluyordu bu). Çok da şikayetçi değildim ama tekli paketleme yapan başka markaları araştırdım ve o bahsettiğim piyasanın hakimi firmayı gördüm, aldım. Burun teli çok güçlü olmasa da şeklini koruyor, geri kalan kriterlerde de 10 üzerinden 10 alıyor benim gözümde. Tabii gördüğüm kadarıyla piyasa hakimiyetini tamamen kaybetmiş durumda: Marketlerde ve internette, her yerde gördüğümüz markalar piyasayı çoktan ele geçirdi.

Not: Tekli paketlenmiş maske bulmak kolay değil, o yüzden ondan bulamazsanız en azından 5’li veya 10’lu paketlerden kullanmanızı öneririm.

Sonuç

Son olarak, standartlara uyumluluk konusunda belgelendirilmiş maskeleri seçmenizi önerdiğimi söyleyeyim. Üzerinde bildiğimiz “CE” işareti bulunan maskeler, hem AB standartlarına hem de TSE EN 149 standardına (Solunumla ilgili koruyucu cihazlar – Parçacıklara karşı koruma amaçlı filtreli yarım maskeler – Özellikler, deneyler ve işaretleme standardı) uygun üretilmiştir, güvenle satın alabilirsiniz.

Yazık bu kadar. Markalardan özellikle bahsetmedim, kimsenin reklamını yapmış olmayayım. Zaten tekli paketleme yapan cerrahi maske markalarının sayısı az olduğu için, onlar arasından seçmenizi önerebilirim.

Sağlıkla kalın efendim.

Önemli not: Bu yazıyı, okurlarımı doğru bilgiye ulaştırmak için, elimden geldiğince hassas bir biçimde araştırarak yazdım. Elbette yazdıklarımda hatalar olabilir. Üretim ve materyal teknolojileri üzerine tahsiliniz varsa ve yazdıklarımda bir yanlış görürseniz, lütfen iletişim formunu kullanarak beni uyarın.

Barış Ünver
18 Ocak 2021