Kendisine şiir yazan kadın (ve benim aldığım ilham)
İnsan kendini sevmeli ama bu kadar sevmeli mi? :) (Bir de ben deneyeyim dedim ama oldu mu bilmiyorum, siz karar verin.)
Kafamdaki her şeyin bileşkesi!
İnsan kendini sevmeli ama bu kadar sevmeli mi? :) (Bir de ben deneyeyim dedim ama oldu mu bilmiyorum, siz karar verin.)
Beraat ettikten sonra, siyaset hakkında yazmaya dönsem mi diye düşündüm. Korku kalmadıysa, yazmaya da bir engelim yok diye düşündüm. Yine de biraz daha bekleyip, mahkemede kazandığım ufak zaferin tadını çıkardıktan sonra sakin kafayla tekrar düşünmeyi tercih ettim. Geçen iki ayın ardından mutlulukla söylüyorum ki, tekrar yazmaya hazırım!
Blog yazmak, boş zamanlarınızda yaptığınız bir etkinlik, değil mi? Bu söylediklerim maalesef benim için, Beyn için geçerli. Bunu fark ettikten sonra aklıma, kendi kendime bir “yazı kotası” uygulama fikri geldi. Bunu blog yazarlarına da tavsiye edebileceğimi düşündüm ve bu yazıyı yazmaya oturdum! :)
Beyn’i tasarlarken, kendi göz zevkimin yanında Beyn’i ziyaret ve takip edenleri de düşünerek, daha rahat gezilebilen, okunabilen bir internet sitesi yapmaya gayret ettim. Ama Beyn’i ziyaret ve takip edenlere, onların ne düşündüğünü (sizin ne düşündüğünüzü) hiç sormadım. Soruyorum: Beyn’i nasıl geliştirebilirim?
Doğa İçin Çal, şu güzel ülkemizde devam eden en güzel projelerden biri. Müzik yaparak bir şeyleri değiştirebileceklerine güveniyorlar ve ben de eminim ki başarıyorlar. Hazırladıkları bu yeni, enstrümantal parçada Selvi Boylum Al Yazmalım, Çiçek Abbas ve Devlerin Aşkı müziklerini yorumlamışlar.
6 yıldır yaza yaza gına geldi artık! Bundan sonra Beyn’e yeni yazı yazmayacağım. Bu sefer düşmanlar sevinsin, dostlar üzülsün, ben de buruk bir yürekle yoluma devam edeyim…