Ölü toprağını atmak: siyasi yazılara dönüş!

Beraat ettikten sonra, siyaset hakkında yazmaya dönsem mi diye düşündüm. Korku kalmadıysa, yazmaya da bir engelim yok diye düşündüm. Yine de biraz daha bekleyip, mahkemede kazandığım ufak zaferin tadını çıkardıktan sonra sakin kafayla tekrar düşünmeyi tercih ettim. Geçen iki ayın ardından mutlulukla söylüyorum ki, tekrar yazmaya hazırım!

Blogunuz için bir “yazı kotası” uygulayın!

Blog yazmak, boş zamanlarınızda yaptığınız bir etkinlik, değil mi? Bu söylediklerim maalesef benim için, Beyn için geçerli. Bunu fark ettikten sonra aklıma, kendi kendime bir “yazı kotası” uygulama fikri geldi. Bunu blog yazarlarına da tavsiye edebileceğimi düşündüm ve bu yazıyı yazmaya oturdum! :)

Bana yardım edin: Beyn’i nasıl güzelleştirebiliriz?

Beyn’i tasarlarken, kendi göz zevkimin yanında Beyn’i ziyaret ve takip edenleri de düşünerek, daha rahat gezilebilen, okunabilen bir internet sitesi yapmaya gayret ettim. Ama Beyn’i ziyaret ve takip edenlere, onların ne düşündüğünü (sizin ne düşündüğünüzü) hiç sormadım. Soruyorum: Beyn’i nasıl geliştirebilirim?

Beyn’in son yazısı… [1 Nisan]

6 yıldır yaza yaza gına geldi artık! Bundan sonra Beyn’e yeni yazı yazmayacağım. Bu sefer düşmanlar sevinsin, dostlar üzülsün, ben de buruk bir yürekle yoluma devam edeyim…

Evlilikte mutluluğun ön şartını buldum

Evli değilim hatta evliliğe şimdiye kadar hiç yaklaşmadım ama olsun: Utanmadan, sıkılmadan evlilik konusunda ahkâm keseceğim. Gerçi böyle diyorum ama kimsenin “Hayır, kesinlikle böyle şey olmaz!” diyeceği bir şey söylediğimi de zannetmiyorum. Okuyun, siz de yorumlayın.