Bu soruya yanıt verin, kaygınızı yok edin

Kaygıdan beslenen, kaygıyla büyüyen bir dünyadayız. Öylesine demiyorum bunu: Kaygılarımızı tetikleyen sosyal medya gönderileri daha fazla yayılıyor, kaygılanmamızı gerektiren haberler daha fazla izleniyor, normalde aklınıza gelmeyecek konularda bizi kaygılandıran reklamlar bize daha fazla şey satın aldırıyor. İzlediğimiz filmi, verdiğimiz oyu, yaşadığımız ili ve hatta seçtiğimiz eşi kaygılarımız belirleyebiliyor. Abartıyor muyum? Az bile yazdım.

Hâlbuki bu kaygı dolu dünyaya bakmanın farklı bir yolu var. Kolay bir yol değil (gerçekçi bile gelmeyebilir) ama denemeye değer.

On dördüncü Dalay Lama’nın sözü

Meğer birden fazla Dalay Lama varmış. Dalay Lamaların on dördüncüsü olan Tenzin Gyatso da, kafa yapısına en çok ulaşmak istediğim insanlardan birisiymiş. Hayatın gerçeklerinden uzaklaşmadan, mantıklı bir şekilde huzura ulaşmak bu harika insanın başarabildiği bir şey; hâliyle kaygı konusunu da aşmış, yemiş bitirmiş. Kaygı üzerine çok güzel bir söz söylemiş:

“Eğer bir sorunun çözümü varsa, bir durum hakkında yapabileceğiniz bir şey varsa, o hâlde kaygılanmaya gerek yoktur. Eğer çözümü yoksa, kaygılanmak bir işe yaramaz. Kaygılanmanın hiçbir şartta bir faydası yoktur.” — 14. Dalay Lama

İki ihtimalde de kaygılanmanın anlamsızlığını çok daha kısa bir çift soruyla da özetleyebiliriz: “Değiştirebiliyorsam niye kaygılanayım? Yok, değiştiremiyorsam niye kaygılanayım?” Hatta dört kelimelik tek bir soru, yine aynı anlamı ihtiva edebilir: “Kaygılanmak ne işe yarayacak?

Bu soruyu hem mantra gibi düşünebilirsiniz, hem de soruya cevaplanması gereken bir soru olarak bakabilirsiniz. Kaygılandığımız anlarda “kaygılanmayı gereksiz görmek” bir refleks hâline gelene kadar bu soruyu sormak bana mantıklı geliyor.

Evet, bu soruyu ciddi ciddi soralım diyorum. Kaygı anında “Kaygılanmak ne işe yarayacak?” sorusunu, öylesine değil, cevabını bulmak için sorduğumuzda, olay veya durum ne olursa olsun, varacağımız nokta bize kaygının gereksizliğini gösterecek.

Düşünelim:

  • Kötü geçen bir sınavın sonucunu bekliyorum. “Kaygılanmak ne işe yarayacak?” Sınavın sonucu değişmeyecek. Sınavda yazdıklarımı değiştirmemin bir yolu yok. O hâlde şu cevabı verebilirim: “Kaygılanmak bir işe yaramayacak, kaygılanmaya gerek yok.”
  • Patron beni odasına çağırdı. “Kaygılanmak ne işe yarayacak?” Kovacaksa kovacak, terfi verecekse terfi verecek, sırtındaki bene baktıracaksa sırtındaki bene baktıracak. O hâlde şu cevabı verebilirim: “Kaygılanmak bir işe yaramayacak, kaygılanmaya gerek yok.”
  • Eşim trafik kazası geçirdi, hastaneden aradılar. “Kaygılanmak ne işe yarayacak?” (Üstteki parantezi hatırlayın.) Hastaneye gidene kadar aklımdan bin türlü ihtimal geçebilir ama ihtimal hesabı yapmanın bir anlamı yok: Hastaneye gideyim, olayı anlayayım, tepkimi gerçeklere göre vereyim. O hâlde şu cevabı verebilirim: “Kaygılanmak bir işe yaramayacak, kaygılanmaya gerek yok.” (Kaygı başka, üzüntü başka. “Üzülmeye gerek yok” demiyorum, böyle bir durumda elbette üzülürdüm, perişan olurdum.)
  • Sandıklar kapandı, oy sayımı başladı. “Kaygılanmak ne işe yarayacak?” Evde tırnaklarımı yiyip pasif bir şekilde sonuçları beklemek yerine, oy kullandığım sandığı beklemek (bizimki gibi kırılgan demokrasilerde) kesin olarak daha faydalı. O hâlde şu cevabı verebilirim: “Kaygılanmak bir işe yaramayacak, kaygılanmaya gerek yok.”

Bin tane daha örnek yazarım ama yazıyı uzatmaya gerek yok. Örnek ne olursa olsun, “Kaygılanmak şu işe yarayacak: …” diye cevap verebileceğimiz bir senaryo yok bu dünyada.

Sonuç

“Kaygılanmak ne işe yarayacak?” sorusunu refleks hâline getirmekten bahsettim; sanırım en zoru o. Eminim Dalay Lama’nın bile kaygısını zapt edemediği durumlar oluyordur (görürsem sorarım). Önemli olan, kendimizi bu konuda sorguya çekmeye ihtiyaç kalmayana dek, her kaygı duyduğumuz olay ve durumda bu soruyu kendimize sormak ve doğru yanıta ulaşmak: “Kaygılanmak bir işe yaramayacak, kaygılanmaya gerek yok.”

Ben de yolun başındayım ama güzel bir yol olduğunu düşünüyorum. Size de tavsiye ederim. Sevgiler.

Barış Ünver
10 Nisan 2021

Beyn'de yayınlanan yeni yazıları epostayla alabilir,
yazıyı eposta kutunuzdan çıkmadan okuyabilirsiniz.