Otuz dördüncü Beyn Bülteni’ne hoşgeldiniz! Bu bültende yorgun geçen haftamı anlatıp, Şanışer’in yeni teklisini paylaşıyorum ve sizi Epiktetos’a azarlatıyorum.
Beyn’e geçtiğimiz yedi günde abone olan 14 kişiye teşekkür edeyim ve bültene başlayayım. Önceki bülteni okumak isterseniz buraya tıklayın, sonra da yeni bültene başlayalım!
Yazının her bölümünde ufak ufak notlar alıp, yazının sonunda yorum olarak paylaşırsanız okumayı ve yanıtlamayı çok isterim.
🗨️ Haftanın dökümü
🔸 Bu haftanın teması yorgunluktu. Her yıl bu dönem yorgunluk gelir ama tadilat işleri, ayıptır söylemesi, biraz daha mallaştırdı beni. Burcu da fark etti, hafızam çalışmıyor, enerjim düşük, sıkılıp duruyorum, sabah kahveleri bile uyandırmıyor. Tatile ihtiyacım var. Neyse ki planları yaptık bile! 😍
🔸 Yeniden kitap okumaya başladım, o güzel oldu. Eskisi kadar okumadığımdan şikâyet ediyordum, hâlâ eskisi kadar okumuyorum ama “hiç kitap okumuyorum yav” demiyorum artık.
🔸 Substack’in sosyal ağ kısmının biraz “mevsimlik” çalıştığını fark ettim: Yazanların sayısı azaldığı gibi, burada gezen tozanların sayısı da azaldı. Umarım kalıcı bir azalma değildir zira burayı çok sevdim ben.
🔸 Sakar biri değilimdir ama yorgun veya bıkkın anlarımda muazzam salaklaşabiliyorum. Dün babamın evinde bir masanın montajını yaparken dizimi masanın köşesine geçirdim, dizimi büktüğümde ağırlığımı oraya veremiyorum. (Ne zamandır sağlık sorunlarımı yazmıyordum, özlemiş misiniz? 😂)
🔸 Haftanın çok alakasız bir anında fark ettim: Eskisi kadar para hırsım yok artık. Geçen yıl yazdığım “Üç cümleyle zenginlik” başlıklı yazımda da bahsetmiştim, zamanım ve enerjimin kullanım hakları bana ait olduğu sürece zengin hissederim. Elbette evlilik hayatı ilerledikçe paraya olan ihtiyaç da artıyor ama kendi yaptığım tanım pek değişmedi. İleride değişir mi? İleride konuşalım.
▶️ İzlenesi video: Taş gibi yoğurt tarifi
Yoğurdunuzu dışarıdan alıyorsanız, FOMO olsun diye demiyorum, çok şey kaçırıyorsunuz. Evde yoğurt yapmak zor değil ve daha lezzetli, daha sağlıklı:
Eşim diye demiyorum, Burcu muazzam yoğurt yapıyor. Jersey sütü alıyor, bi’ güzel kaynatıyor, soğuttuktan sonra kaymağını kenara ayırıyor, sonra fırın falan, süreci tam hatırlamıyorum, fırından çıkanı buzdolabına koyuyoruz ve sanırım yarım gün sonra harika bir yoğurt yiyoruz. Yalnız Burcu’nun yoğurdu öyle kaskatı olmuyor, normal bir viskozitesi oluyor yoğurdun. Üstteki videodaki yoğurdu birinin kafasına atsanız kafası yarılır, bir de aylarca bozulmadığını iddia ediyor bacımız. Bu videoyu aslında Burcu’ya gönderecektim ama buraya atayım dedim; hem çok ilginç, hem Burcu da bülteni takip ediyor. Deneyelim mi hanım?
🎧 Dinlenesi müzik: Olsun
Şanışer yeni tekli (single) çıkarmış:
Biraz da başka yağmurlar yağsın, gün doğsun…
Doğmazsa güneş geri döneriz, deriz:
Olsun, olsun…
Katılmayanlar olabilir ama Şanışer’in müziğiyle tanıştığımdan beri aynı şeyi düşünüyorum: Türkiye’de müzikalite bakımından Şanışer’den daha doyurucu bir rapçi yok.
📻 Dinlenesi podcast: Atıflarla akait
İslam’ın beş şartını bilir misiniz? Peki o beş şartın, diğer tüm şartlar arasından rastgele seçildiğini bilir misiniz? Daha bilmediğiniz neler neler var:
Fatih Ergenekon’a bunca zaman nasıl denk gelmemişim, hayret ettim. Genç bir ilahiyatçı olmasına rağmen yaşını almış meslektaşlarına göre muazzam bir birikime ve çok duru, kaliteli bir anlatıma sahip. Cemaatçiler gibi, tarikatçılar gibi saçma sapan yorumlara girmiyor, Kuranıkerim ne diyorsa onu anlatıyor. Kulağa daha dindar gelmek için “Arapperest” vurgu ve telaffuzlara girmemesi de ayrıca takdir edilesi. Dinledikten sonra umuyorum siz de benim gibi adamın YouTube kanalına abone olacaksınız.
🤔 Düşünülesi
Bültenin sonuna geldik! Bülteni planlamak ve ertelemek üzerine şu düşünülesi sözle kapatmak istiyorum:
“Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Niye bugünden başlamıyorsun?” — Epiktetos
Yorumlarınızı bekliyorum, son söz sizin olsun. Haftaya görüşürüz!






