Gülücükler ve noktalama işaretleri

Sırf bu konu yüzünden dağlara taşlara çıkmak, günlerce ağlamak, ardından ağaçlara çıkıp ağaçların üzerindeki örümcekleri yemek ve hemen sonrasında aşağı düşüp bacağımı kırdıktan sonra fırlayan kemiğimle oynayarak gülmekten ölmek istiyorum. Şaka yapıyorum tabii ki. Bu konuda kafayı yemek üzereyim, onu anlatmak istedim.

Gülücük, veya daha bilinen yabancı ismiyle smiley kullanımı internette çok yaygınlaştı, hatta bu konuda bir sektör oluştu, resmen gülücük ticareti yapan siteler var. Yadırganması gereken de bir şey değil, yazı dilindeki en büyük eksikliği, vurguların bile anlatamadığı bir şeyi tamamlıyor: yüz ifadesi. Gülen, üzgün, ağlayan, kahkahalar atan, şeytani bir ifade takınan… Tonla ifade mevcut. Gerçi benim kullandığım ifade sayısı üç: gülümseyen, gülen (sırıtan) ve üzgün bakan. Bi’ ara hareketli bir gülücük kullanıyordum (çok çok komik şeyleri anlatma amaçlı), sonra ondan da vazgeçtim – hatta Beyn’de o gülücüğü kullandığım her yeri üç tane sırıtan gülücükle değiştirdim.

Sorunum şu: Bu gülücükler bir noktalama işareti yerine mi geçmeli; geçmemeliyse noktalama işaretinden önce mi gelmeli, sonra mı gelmeli? Örnek vereyim, şu üç biçimden bahsediyorum:

Bu durumda herkesin Tayyip’ten nefret etmesi gerekmiyor mu :D?
Bu durumda herkesin Tayyip’ten nefret etmesi gerekmiyor mu :D
Bu durumda herkesin Tayyip’ten nefret etmesi gerekmiyor mu? :D

Şimdi bu üç biçimi inceleyeyim:

  1. Birinci biçim: Bu, gözüme en güzel gözüken, mantıklı sayabileceğim ve uzun zamandır kullandığım biçim. Yalnız örnekte soru işaretini özellikle kullandım ki meramımı anlatayım: Soru işareti, ünlem işareti gibi vurgu belirten noktalama işaretlerinde bu biçim biraz anlamsızlaşıyor. Gülücüğü, günlük hayattaki karşılığı olan “ehehe” efektiyle değiştirirsek karşımıza şöyle bir şey çıkıyor:
    Bu durumda herkesin Tayyip’ten nefret etmesi gerekmiyor mu, ehehe?
    Anlamsızlığı fark edebildiniz, değil mi? Normalde şöyle olması gerekiyor:
    Bu durumda herkesin Tayyip’ten nefret etmesi gerekmiyor mu? Ehehe.
    Bu şekil daha mantıklı. İkinci biçime geçelim.
  2. İkinci biçim: Bu ise gözüme en fena gözüken ama yine pratikte mantıklı sayılabilecek, MSN haricinde hiç kullanmadığım bir biçim. Yine gülücüğü “ehehe” ile değiştirelim:
    Bu durumda herkesin Tayyip’ten nefret etmesi gerekmiyor mu, ehehe
    Cümlenin sonunda bir noktalama işareti bulunmuyor. Ama dediğim gibi, pratikte, yazıyı okurken zaten cümlenin bir soru cümlesi olduğunu anlıyoruz… dedim ve bu biçimin sorununu buldum: Her cümlede işe yaramaz! Şöyle bir konuşma düşünelim:
    – Kapasitörlerin tamamını yiyen sen miydin?
    – Kapasitör?
    – Pardon, salatalık diyecektim.

    Bu cümleye ifademizi, ikinci biçim ile ekleyelim:
    – Kapasitörlerin tamamını yiyen sen miydin?
    – Kapasitör :D
    – Pardon, salatalık diyecektim.

    Anlam nasıl değişti, fark ettiniz mi? İfadeyi eklemeden önce ve sonra, ikinci cümlelerin ikisinde de bir alaycılık söz konusu ama ilk durumda alaycılık sezilemezken, ikinci durumda cümlenin vurgusu değişiyor. Bu biçimi eliyorum o zaman.
  3. Üçüncü biçim: Bu biçim hepsinden daha mantıklı gelmesine karşın o kadar doğru gelmiyor bana. Tekrar gülücükler yerine “ehehe” efektini uygularsak,
    Bu durumda herkesin Tayyip’ten nefret etmesi gerekmiyor mu? :D
    cümlesi,
    Bu durumda herkesin Tayyip’ten nefret etmesi gerekmiyor mu? Ehehe.
    oluveriyor. Gördüğünüz gibi, ilk biçimde, mantıklı geldiğini söylediğim cümleyle aynı. Ama bu biçim de gülücüklerin cümle sonunda olmadığı, örneğin şöyle bir cümlede hatalı duracaktır:
    Ondan sonra balonları şişirip şişirip patlattım :D, ama hemen ardından kafamda bir polis copu hissettim.
    “ehehe”yi uygulayalım:
    Ondan sonra balonları şişirip şişirip patlattım, ehehe, ama hemen ardından kafamda bir polis copu hissettim.
    Oldu mu şimdi? Böyle bir cümlede yüz ifadesinin noktalama işaretinden sonra gelmesi değil, yüz ifadesiyle noktalama işaretinin aynı anda belirtilmesi gerekiyor.

Sorun da burada zaten. Noktalama işareti vurguyu (ve hatta bazen yüz ifadesini de) belirtirken, yüz ifadesi sonra veya önce gelince istediğim olmamış oluyor. Bu sorunu çözmek için aklıma gelen iki seçenek var:

  1. Gülücük kullanmamak: “Yüz ifadesini yanlış vereceğime hiç vermem.” mantığından yola çıkıp böyle bir çözüm yoluna başvurabilirim. Gülücük kullanmam gereken her yerde direkt günlük hayattaki karşılığını kullanmaya çalışır, zorlanır ama mutlu olurum. Biraz kaytarmak gibi olur ama olur yani.
  2. Melez bir çözüm kullanmak: Bunu da,
    • gerektiğinde gülücüğü noktalama işaretinden sonra kullanmak,
    • gerektiğinde gülücüğü noktalama işaretinden önce kullanmak,
    • gerektiğinde gülücüğü kullanmak yerine günlük hayattaki karşılığını kullanmak

    şeklinde açıklayabilirim.

Sanırım ikinci çözümü deneyeceğim. Sizin de fikirlerinizi almak isterim çünkü iki çözüm de içime sinmedi. Yazarken koşullara göre farklı biçimler kullanmak yerine her koşula uyan bir biçimi kullanmak isterim.

Barış ÜnverBarış Ünver: Web geliştirici, yazar. Beyn'in kurucusu. Siyasi gelişmeleri yakından takip eder. Amatör olarak siyasetle ve tiyatroyla ilgilenmektedir.

Yorumlar

Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.

Duyurular