Yanlış Taraf

Yanlış Taraf

Bu yazıyı yazmakta biraz geciktim ama yazmadan da edemem. Normalde gündem değiştiğinde falan sildiğim yazılarım olmuştu ama Taraf‘ın bu saçmalıklarını yazmasam da olmazdı.

Diğer gündem maddelerinin yanında ülke çapında gerektiği kadar ses getirmeyen ama yine de önemli derecede yayılan bir haber(imsi) yayımlandı Taraf‘ta. 14 Ekim 2008 tarihli Taraf nüshasının ilk sayfasındaki devasa manşet, yukarıdaki gibiydi. Altında da şu üç görüntü vardı:

Yanlış Taraf

Taraf gazetesinin her şekilde, her ihtimalde doğru haber yaptığına inanan ve güvenen herkes sinirden deliye döndü tabii bu haberi görünce. Genelkurmay Başkanlığı‘nın bilgisi olduğu halde gerçekleşen bir PKK saldırısı! Haliyle düşününce insanın içi ürperiyor. Ama olan biteni bu şekilde tanımlamak mümkün değil işte, çünkü Taraf‘ın haberi gerçekleri yansıtmıyor.

Taraf bununla da kalmıyor. 16 Ekim 2008 tarihinde bir başka görüntü yayımlıyor:

Yanlış Taraf

Hatta daha da ileri gidip 19 Ekim 2008’de bir görüntü daha yayımlıyor:

Yanlış Taraf

Verdikleri bütün Aktütün görüntülerinin ortak bir noktası var: Hiçbiri Aktütün değil :). Üstelik bunu anlamak için gazeteci veya asker olmaya da gerek yok, Google‘da birkaç arama yapıp Google Earth‘te (veya Google Maps‘te, veya Live Maps‘te) koordinatları girmek yetiyor. Girmesek bile, verilen tüm görüntülerde yer alan koordinatlara göz attığımızda hepsinin farklı yerleri gösterdiğini anlamak için aptal olmak gerekir.

Haberlerin asparagas oluşunu kanıtlamadan önce Taraf‘ın sonraki 14-19 Ekim 2008 tarihleri arasında attığı manşetlere bakmanızı istiyorum:

AKTÜTÜN’Ü BIRAKIP AFİŞLE UĞRAŞMIŞLAR (15 Ekim 2008) – Taraf‘ın iddiasına göre Genelkurmay Başkanlığı, baskının gerçekleşeceği konusunda uyarılar içeren istihbarat raporlarını es geçip, Yüksekova‘da asılan Kürtçe afişler hakkında işlem başlatmış. Aynı gün Ahmet Altan‘ın köşe yazısının başlığı (yine Genelkurmay‘a atıfta bulunarak) “Bunlar ne işe yarar?” şeklinde.

TEHDİDİ BIRAK HESAP VER (16 Ekim 2008) – Bu başlık, İlker Başbuğ‘un önceki günkü öfke dolu konuşmasına yanıt olarak atılmış. Altında “İŞTE YENİ BİR BELGE” başlıklı yeni bir görüntü var. Ahmet Altan ise o günkü köşe yazısına, savaşçı bir edayla “Bunlar bizi korkutmaya yetmez. Üstelik gerçeği ortaya çıkarma çabasından bizi vazgeçirmeye de yetmez.” şeklindeki cümlelerle başlamış.

PAŞASININ BAŞBAKANI (17 Ekim 2008) – Başbakan ile Genelkurmay Başkanlığı zaman zaman birbirine düştüğünde RTE‘nin arkasına saklanıp da askeri topa tutan Taraf, bu sefer ikisine birden savaş açacak cesareti görmüş kendinde. Tabii açılan savaşın sebebini gerçek sandığımızda Taraf‘ı kutlamamız gerekir, “tarafsız haber” yaptığı için. Ama mesele öyle değil, yazının ilerleyen kısımlarında hem 14 Ekim 2008’de verdiği görüntülerin, hem de 16 Ekim 2008’de verdiği görüntülerin yalan olduğunu göreceksiniz.

GENELKURMAY’DAN SOLO ŞARKILAR (18 Ekim 2008) – Bu manşette Taraf bir nebze olsun kendini yalanlıyor gibi. 5 maddede Genelkurmay‘ın, Taraf‘ın haberlerini çarpıtıp yalanladıklarını anlatıyor. Örneğin birinci ve ikinci maddelerinde, 14 Ekim 2008’deki görüntüleri zaten Irak sınırları içinde ve Aktütün‘e 25 kilometre uzaklıkta olarak yazdıklarını anlatmışlar. O günün ilk sayfasındaki görüntüleri yukarıda verdim, ilk görüntüde yazan şu: “PKK‘lılar K. Irak sınırında, Aktütün yakınlarında siper kazıyor, mayın döşüyor.” İki açıklamayı birleştirirsek ortaya çıkan şu: PKK, Aktütün‘e 25 kilometreden (ki bu Taraf‘a göre “Aktütün yakınları” sayılıyor) bir saldırı gerçekleştirmek üzere siper kazıyor, mayın döşüyor. Bu arada Aktütün‘ün Irak sınırına en yakın noktasının 7 kilometre civarında olduğunu hatırlatmakta fayda var.

BAK BURASI AKTÜTÜN (19 Ekim 2008) – Gazete artık Genelkurmay‘a saldırmak için salya saçarak bağırmayı değil, alay etmeyi uygun görmeye başlamış gibi. Aklınca Genelkurmay‘a ders veriyor, yeni bir görüntü yayımlayıp Aktütün sandığı yeri gösteriyor. Oysa diğer görüntüler gibi orası da Aktütün değil!


Gelelim koordinat hesaplarına… Önce coğrafi koordinat sisteminde kullanılan DMS (degree-minute-second veya derece-dakika-saniye) formatı hakkında bilgi vereyim: Bu sistemde bir derece 111 kilometredir, bir dakika 1.86 kilometredir ve bir saniye de 30 metredir. Neyse, sonuç olarak koordinatlarda bir dakika ileri veya geri gittiğinizde yaklaşık 2 kilometre gidiyoruz, saniyede ise 30’ar metre. Taraf en azından enlem ve boylamları derece cinsinden tutturduğu için onlardan bahsetmeyeceğim.

14 Ekim’de verilen 3 görüntünün ilkinin koordinatlarını, kesilen yerlerden görülmediği için yalnızca derece ve dakika olarak görebiliyoruz: 37°09’K(uzey) ve 44°07’D(oğu). İkinci görüntüde ilk görüntüye biraz yakın bir nokta işaretlenmiş, onun koordinatları da 37°10’15”K ve 44°06’35”D. Üçüncü görüntüde Yine enlem ve boylamlar 37’ye 44 ama dakika ve saniyeyi seçemedim.

16 Ekim’de “İŞTE YENİ BİR BELGE” diye iddialı bir başlıkta gösterilen görüntünün koordinatları ise 37°02’32.5”K ve 44°12’48.7D. Kokuyu almaya başladınız mı? Haberin yanık kokusu bu. Hatta bu görüntü öylesine yanlış ki, 20 Ekim 2008 tarihli Taraf nüshasında bu görüntüde 19 kilometrelik ufak bir hata yapıldığını söyleyen ufak bir özür yazısı yayımlandı.

19 Ekim’de ise dalga geçerek “BAK BURASI AKTÜTÜN” denen noktanın hakkını vermek lazım aslında, çünkü Aktütün‘e en yakın nokta burası (ki o da 5 buçuk kilometre civarı). Onun koordinatları da 37°19’31.8”K ve 44°22’11.6”D şeklinde.

Peki Aktütün‘ün koordinatları nedir? İşte bunu bulmakta çok zorlandım, bir tek Live Maps‘te buldum. Adresteki polar koordinatları şurada çevirdikten sonra ulaştığım koordinatlar şunlar: 37°14’0.33″K ve 44°18’59.51″D. Yalnız tabii belirtmekte fayda var, Live Maps de yanlış yapmış olabilir, yanlış bir yer göstermiş olabilir. Aktütün köyünü yanlış işaretleme ihtimallerine karşın bol keseden atalım ve 5 kilometrelik hata payı bırakalım. Taraf‘ın koordinatlarından en yakınına hala yarım kilometre var.

Google Earth sayesinde aldığım görüntüleri de vereyim – unutmayın ki bu ölçümler, izdüşüm mesafeleri. Yani kuşbakışı. Yani dağların arasından bulunan yol değil; o şekilde ölçüm yapılsa belki bu mesafelerin bir buçuk-iki katı çıkar. Neyse, buyrun:

Yanlış Taraf

Yanlış Taraf

Yanlış Taraf

Yanlış Taraf

Yalnız dikkat edilmesi gereken bir başka nokta, ortada gerçekten bir ihmal bulunduğu.

Daha saldırının gerçekleştiği gün, saldırı saatlerinde Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu‘nun akşama kadar golf oynadığını öğrendik. Sonrasında gelen açıklama daha da beterdi: Komutanın saldırıdan akşama kadar haberi olmamış, ondan devam etmiş golf oynamaya. İstihbarat birimleri bu kadar güçlü TSK‘mızın böylesine kıdemli bir üyesinin saldırıdan haberinin olmamasını doğru kabul etmemiz bile abes kaçar. Bu açıklama bana hiç gerçekçi gelmedi.

Bir başka ayrıntı da, bu işleri yakından bilen, tanıdığım (ama adını o onaylamadan açıklamayacağım) bir insandan geldi: “5 saatlik gündüz çatışması sırasında, yarım saatlik uçuş mesafesindeki Sikorsky‘ler neden müdahale etmedi?” Gerçekten kafa karıştıran bir soru.

Yine de bu iki kafa karıştıran, hatta zorlarsak (ki ben zorlarım) şüphe uyandıran soru, Genelkurmay‘a açıkça saldırmak, doyasıya dalga geçmek için kullanılamaz. Beni de (beni bile) “postal yalayıcısı” şeklinde tanımlayacaklar çıkacaktır elbet, ama mantık sahibi bir insan bu soruları saldırı için değil, sitem için kullanır ki benim de yaptığım bu. Sitem ediyorum. Ama Taraf‘ı hazırlayanlarda açıkça görülen tavır ve niyet, askerin itibarını zedeleme, otoritesini yıpratma yönünde. Onlara akıl sağlığı dileyerek ve bölgeden genel bir görüntü vererek yazımı sonlandırıyorum. Sevgiler.

Yanlış Taraf

Barış ÜnverBarış Ünver: Web geliştirici, yazar. Beyn'in kurucusu. Siyasi gelişmeleri yakından takip eder. Amatör olarak siyasetle ve tiyatroyla ilgilenmektedir.

Yorumlar

Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.

Duyurular