BEYN

Kutlu Doğum Haftası ile Mevlit Kandili: Fark nedir?

Kutlu Doğum Haftası ile Mevlid Kandili farkı

Yıllardır şu soruyu merak ederdim: Mevlit Kandili'nde Hz. Muhammed'in doğumunu kutluyorsak, Kutlu Doğum Haftası'nın tarihleri niye farklı?

Kutlu Doğum Haftası'nın içindeyken bu soru tekrar aklıma geldi ve araştırayım dedim. Öğrendim ki;

  • Mevlit Kandili, Hicri takvimdeki Rebiülevvel ayının 12. gününün sabahıymış. Bir başka deyişle bu ayın 11. gününü 12. güne bağlayan gece kutlanırmış. Bu gün, bizim kullandığımız Miladi takvimde her yıl değişen karşılığına göre değişiyor haliyle. Mesela bu yıl Mevlit Kandili'ni 8 Mart 2009 tarihinde kutladık.
  • Kutlu Doğum Haftası ise, Miladi takvimin 571 yılındaki Hicri takvimin Rebiülevvel ayının 12. gününün kutlanmasıymış. Bu gün de Miladi takvime göre tam olarak 20 Nisan 571'e denkmiş ve Kutlu Doğum Haftası da bu günü içine alan hafta olurmuş. Örneğin bu yıl 20 Nisan 2009 tarihi pazartesiye (yani bugüne) denk geliyor ve bu günü içine alan 14-20 Nisan 2009 tarihleri, Kutlu Doğum Haftası diye kutlanıyor.

Dolayısıyla peygamberimizin doğum gününü her yıl iki kez kutlamış oluyoruz. Tabii bu hep böyle olmamış, 1989 yılında icat olmuş Kutlu Doğum Haftası.

1989 yılında bu konuda yeni bir geleneğin icat edilmesinin ardında yatan niyeti sorgulamayacağım, onu size bırakayım. Benim aklıma yatmayan şey peygamberimizin doğum gününü iki kez kutlamanın mantıksızlığı.

Aslında iki kutlama da mantıklı: Birinin doğumunu kutlamak için onun doğduğu tarihi baz almak gerekir; dolayısıyla KDH kültürü aslında doğrudur. Öte yandan Mevlit Kandili'nde de aynı şey geçerli, yine Rebiülevvel 12'yi baz alıyoruz.

Tek fark şu: Mevlit Kandili'nde Rebiülevvel 12 gününü kutlarken, KDH için Rebiülevvel 12, 571 tarihini kutluyoruz. İşin fena yanı hangisinin mantıklı olduğunu da seçmek çok zor çünkü işi mantığa oturtman için bir başka kişinin doğum gününü düşündüğümüzde -Türkiye'nin resmi takvimi Miladi takvim diye- yalnızca Miladi takvimi kullandığımızdan dolayı tarihi de kutlasak, günü de kutlasak aynı zamana denk geliyor.

Ama bu karmaşanın da bir şekilde giderilmesi lazım çünkü bunun sonu bid'ata* gider ki gitmekte de. Mevlit Kandili ve KDH arasında bir seçim yapılması lazım yani.

(Yazının bu kısmından sonra yazacaklarımdan ötürü bağnaz kafalar beni yine yorum yağmuruna tutacak. Buyursunlar; terbiye sınırını aşmadıkları sürece tartışmak benim için sorun değil.)

Peygamberimizin doğumunu 1 hafta boyunca kutlamak kulağa hoş geliyor olabilir ama bid'atların oluşması ve yayılması için her yıl 6 fazladan gün ortaya çıkmış oluyor. Gerçi zaten Mevlit Kandili'nde de duaların kesinkes kabul göreceği gibi bid'atlar mevcut ama sonuçta iki kutlama da insanlık tarafından oluşturulmuş ve iki kutlamadan birinin elenmesi gerekir.

Bu yapay özel günlerden bir tanesinin elenmesi gerektiğini yazdım diye şu anda bazı insanlar beni "İslam düşmanı" olarak yaftaladılar bile. En azından herhangi bir kızgınlık hissetmiş olmaları bile bağnazlık filtresini çalıştırdıklarını gösterir. Yaftalamadan düşünseler hoş olacak halbuki.

Gönül isterdi ki bin küsur yıllık bir bid'atı da, 20 yıllık bid'atı da elimizin tersiyle itebilelim; fakat İslam dünyasında bid'atların oluşturduğu tehlikeyi gören azınlığın insanlığı doğru yola sevk etmesi mümkün gözükmüyor. Halbuki sembollere (örn. tespih, seccade, sakal) veya sembolik şeylere (örn. mekan, tarih, olay) "tapınmanın" insanlığın eski putperest inançlarının kalıntıları olduğu bilinse zaten İslam'ın özüne çoktan dönmüş olurduk.

Dikkatinizi çekerim: "Tapınmak"tan bahsediyorum, "saygı duymak" veya "ayırt etmek" demiyorum. Yoksa elbette Sakal-ı Şerif değerlidir, elbette peygamberimizin doğum günü diğer günlerden ayrı tutulmalıdır. Ama bid'at meraklısı, şu anda saldırıya hazır konumda bulunanlar bu paragrafı 1 saniyenin altında, rekor bir hızla okuyup, anlamaya lüzum görmeden alta geçtiler bile.

Neyse, sonuç olarak diyeceğim şudur: İlle de bid'atlardan birini beğenmemiz gerekiyorsa, en azından -bid'atsever- tüm İslam dünyası tarafından kabul gören Mevlit Kandili'ni tercih edip 20 yıllık KDH icadını henüz yolun başındayken bırakmamız en doğrusu olacaktır.

Yine de bugün 20 Nisan 2009, yani 1438 yıl önce bugün Hz. Muhammed dünyaya geldi. Kutlu olsun.

* Bid'at: Asrısaadet döneminden sonra türeyen gelenek ve eylemler. Anlamı olumsuzdur.

Ek: E. Ali Yüksel adlı arkadaşım, bu yazıya çok güzel bir yorumla katkıda bulundu bid'at konusuna benden daha iyi bir şekilde açıklık getirdi. Yorumunu yorumlar bölgesinden veya aşağıdan okuyabilirsiniz:

Bidat kısaca “dine sonradan katılan / kazandırılan vecibeler (gereklilikler) ve mevcut vecibelerde sonradan yapılan değişiklikler” demek olup dini bozabilmesi açısından hiç hoş görülmez. Çünkü Allah ve rasulü “dinde” neyi eksik bırakmış veya kusurlu yapmış ki sonrakiler yeni bir şeyler eklesin veya eksiltme ya da değişiklik yapsın?

Kandil günleri yaklaşık bin dörtyüz yıldır müslümanlarca değerli görülüp çoğunluk İslam alimlerince de dinen sakıncası belirtilmediği için ve hatta bazılarının haklarında hadisi şerifler olduğu için islamın şiarlarından olmuşlardır. Mevlid kandili de diğer kandiller gibi islamın şiarlarından olmuştur. Yine de bu özel günleri kutlamak veya değerlendirmek islamın temel vecibeleri arasında değildir. Haklarında hadisler olsa bile onlar genel gereklilik değil peygamber efendimizin tavsiyeleridir.

Kandil günlerinin değerlendirilmeleri bile İslam dininin temel vecibeleri arasında değilken, şimdi yeni icad edilen kutlu doğum haftası bütün halkı etkileyip kesin gerekli hale getirildiği için kesin olarak bidat halini almıştır. Amaç peygamberimizi tanıtma amaçlı bilgilendirme haftası olsa o şekilde sınırlı kalsa tamam ama haftaya kutsallık atfediliyor, insanlar daha da ileri götürüp kandil günlerindenmiş gibi aynı kefeye koyuyor. Böyle bir hale gelmiş olduğu için bidattir.

  • Libby

    Kutlu Doğum haftasının anlamı için bir Fethullah Hoca’nın doğum gününe bakmak lazım…

  • http://nahnu.org nahnu

    memlekette o kadar abuk sabuk belirli gün ve hafta varken kutlu doğum haftasını mesele edenleri bu konuda samimi bulmuyorum, önce onu belirteyim. şahsen hicrisini de kutlarım. miladisini de. varsa başka bir takvim hesabı söyleyin ona göre de kutlayalım. keşke elimden gelse bir ayı kaç kutlu doğum ayı olarak kutlasam. hissiyatım tam da budur.

    peygamberi anmak, peygambere salatü selamlar getirmek güzel bidatlardan sayılmıştır. mevlid kandili de bunlardandır, okunan mevlidlerde bunlardandır. kutlu doğum haftası da bunlardandır. özünde hepsi sonradan eklenmiştir. bidatın hepsi kötü değildir. işte cuma namazındaki türkçe hutbe, mikrofonla ezan okunması, tesbih vs. bunlar da bidattır.

    ayrıca bidatlar konusunda bu kadar hassas olan zevatın türkçe ibadet ve türkçe ezan konusundaki fikirlerini de dinlemenizi isterdim. denk gelirseniz dinleyin.

    insanların peygamberlerini anması, yad etmesi ve çoluğuna çocuğuna peygamberini tanıtması öğretmesi için bir fırsat yaratma çabalarından birisidir kutlu doğum haftası. din ramazan’da veya mubarek gecelerde yaşanmıyor sadece. nereden ihtiyaç hissedildi de düşünüldü de uyduruldu bu hafta bilmiyorum, ancak millet tarafından benimsenmiş olmasına ve her yıl daha da coşkulu ve güzel kutlanmasına seviniyorum.

    öte yandan, kişisel kanaatim yine, bunun devlet eli ile yapılması kadar saçma bir şey yok. keşke devlet hiçbir organı ile insanların neye üzülüp neye sevineceğine yön verme gayretine girmese de, asli görevi neyse tevil yapmadan, gitse onu yapsa hakkıyla.

  • http://www.bahadirhan.com Bahadırhan

    Bidat dine, din kurtallarına, ibadetlere kişilerin kendiliğinden eklenti yapmalarıdır ya da sıfırdan uydurmalarıdır.Doğumun kutlanması dinle, din kuralıyla ya da dini ibadetlerle ilgili olmadığından yapılası günah olan bidat kapsamına girmez.

    İkincisi bütün haramlar, bidatler bitti de sıra Peygamber Efendimizi yılda iki kez anmış ona mı geldi ? Keşke 365 gün ansak, hiç unutmasak.

    Samimiyetten uzak bir değerlendirme olarak görüyorum yukarıdaki fikirleri…

  • Barış Ünver

    @nahnu; tüm sözlerinde haklısın abi.

    @Bahadırhan; yazıda bahsettiğim tarzda bir yorum yazmışsın :). Bak ne demişim:

    Dikkatinizi çekerim: “Tapınmak”tan bahsediyorum, “saygı duymak” veya “ayırt etmek” demiyorum. Yoksa elbette Sakal-ı Şerif değerlidir, elbette peygamberimizin doğum günü diğer günlerden ayrı tutulmalıdır.

    Yani peygamberimizi anmayı değil, peygamberimizi anarken bunu din kuralı haline getirip olayı dini bir sembole dönüştürmeyi bid’at saymışım. Yani sen de aslında benimle aynı şeyi söylüyorsun; ikimiz de peygamberimizi anmanın bid’at olmayacağı konusunda aynı fikirdeyiz. Ama gel gör ki, senin de bahsettiğin gibi, bu özel günü tapınılacak hale getiren kişiler yüzünden dinimiz her yıl biraz daha yozlaşıyor ve KDH’nin icadıyla beraber bu yozlaşma iki kat hızlandı.

    Özetle, benim değerlendirmem samimiyetten uzaksa, seninki de uzak. Aynı şeyleri söylüyoruz çünkü.

  • aygül

    Komple bütün dinleri ortadan kaldırabilirler bence sakıncası yok.DİN AFYONDUR…

  • Oversold

    @nahnu: “varsa başka bir takvim hesabı söyleyin ona göre de kutlayalım.”

    şu günmüş dersem; koşarak kutlamaya gidecekmiş… vay vay vay…

    bir üst modeli (yoksa alt model mi demek lazım) sivasta insanları yakmaya da ‘koşarak’ böyle gitti…

    birileri ‘kutlama var’ der bunlar koşarak gelir kutlamaya… birileri ‘din elden gidiyor’ der, bunlar da giderler yakmaya… koşarak… en ön sırada…

  • http://www.turkmuhendis.org turkmuhendis

    @Oversold Söyleme tarzın çok çirkin.Peygamberimizi anmanın günü bile olmaz ki,böyler günler sayesinde unutanlara hatırlatmaktır amaç.Bugün bazı kimseler bu tür davranışları uuttukları için böyle davranışları artık dincilik fethullah gülencilik vs vs olarak görüyor.
    Kimse insanların ölmesini istemez.Ama peygamberimizi anmak ile bu tür bir davranışı bağdaştırmanız gerçekten çok saçma ve alakasız bir tutum!!

  • Emir ALP

    Mevlid kandili ve kutlu doğrum haftası; aslında aralarında o kadar da bariz bir şekilde gözler önünde duruyor ki!
    Kandili bilirsiniz; insanın dünyadaki koşturmacasından sıyrılıp kendiyle yüzleşmesine bir nebze olsun fırsat tanımak için mübarek gecelerde topluca veya bireysel olarak olarak yapılan ibadet ve istğfarlara vesile görülmüş gecelerdir. Mevlid, regaib, berat, kadir gecesi vb. Yalnızca kadir gecesinden Kur’an’da aleni bir şekilde bahsedilir diğer bazı gecelerin mübarekliği ima olunur bazıları da geçmiş din alimlerince aynı vesile ile kutlanmalarında zarar olmadığı görüşüyle bugüne kadar gelir.
    Mevlid kandili, Peygamber Efendimize selatuselam getirilerek, övülerek şefaatine sığınmaya vesile olarak mevlid okumalarla başlamıştır.
    Kutlu doğum haftası ise Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifi vesilesiyle;
    “Bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak, milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi gaye edinerek; Hz. Peygamber’i bütün yönleriyle daha iyi tanımayı, tanıtmayı, anlayıp anlatmayı, insanlığın huzur ve mutluluğu için yaptığı çağrıyı güncelleştirilerek hayatımıza yansıtmayı, güzel ahlakını davranışlarımızın mihveri ve rehberi yapmayı, toplumda peygamber sevgisini yaymayı, birlik, beraberlik, kardeşlik, sevgi, saygı ve yardımlaşma duygusunu güçlendirmeyi, bu vesile ile toplumu din konusunda aydınlatmayı, İslam’ın mesajını, Peygamber’imizi merkeze alarak, yediden yetmişe toplumun her kesimine bilimsel ve anlaşılabilir bir üslup ile ulaştırmayı hedef olarak belirlemiştir” özetle diyanet.

    Yani Peygamberin veladet leyli (doğum gecesi) kutlu doğum haftasının sebebidir.

    Ayrıca aygul’un din afyondur lafı, marxın zamanla çarpıtılmış görüşlerinin yani marksizmin bugüne yansımasıdır. Özetle Marks; hristiyanlıkta ruhbanlığın insanları uyutup, kandırmak için bir araç olarak kullanılmasına atfen bu yaklaşımı sergilemiştir. Oysa şimdi “din afyondur” diye bütün dinler saf dışı edilmeye çalışılıyor özellikle bu yaklaşımla herşeyin sebebi İslam olarak gösterilmeye çalışılıyor oysa ki bu dini o hallere sokan insanların hiç eleştirisi yapılmıyor. neyse bu ayrı bir tartışma konusu.

  • Emir ALP

    Ayrıca barış;
    şu yorum kutusunu büyütsen de ne yazdığımızın evvelini ahirini bir görebilsek. ;)

  • http://www.alivesitesi.com/ E. Ali

    Bidat kısaca “dine sonradan katılan / kazandırılan vecibeler (gereklilikler) ve mevcut vecibelerde sonradan yapılan değişiklikler” demek olup dini bozabilmesi açısından hiç hoş görülmez. Çünkü Allah ve rasulü “dinde” neyi eksik bırakmış veya kusurlu yapmış ki sonrakiler yeni bir şeyler eklesin veya eksiltme ya da değişiklik yapsın?

    Kandil günleri yaklaşık bin dörtyüz yıldır müslümanlarca değerli görülüp çoğunluk İslam alimlerince de dinen sakıncası belirtilmediği için ve hatta bazılarının haklarında hadisi şerifler olduğu için islamın şiarlarından olmuşlardır. Mevlid kandili de diğer kandiller gibi islamın şiarlarından olmuştur. Yine de bu özel günleri kutlamak veya değerlendirmek islamın temel vecibeleri arasında değildir. Haklarında hadisler olsa bile onlar genel gereklilik değil peygamber efendimizin tavsiyeleridir.

    Kandil günlerinin değerlendirilmeleri bile İslam dininin temel vecibeleri arasında değilken, şimdi yeni icad edilen kutlu doğum haftası bütün halkı etkileyip kesin gerekli hale getirildiği için kesin olarak bidat halini almıştır. Amaç peygamberimizi tanıtma amaçlı bilgilendirme haftası olsa o şekilde sınırlı kalsa tamam ama haftaya kutsallık atfediliyor, insanlar daha da ileri götürüp kandil günlerindenmiş gibi aynı kefeye koyuyor. Böyle bir hale gelmiş olduğu için bidattir.

  • Barış Ünver

    Benim din bilgim @E. Ali abi kadar iyi değildir; @E. Ali ise olayı hem herkesin anlayabileceği bir dilde, hem de din konusunda ilgili/bilgili kimsenin karşı çıkamayacağı bir doğrulukla anlatmış. Ali abi, izninle bu yorumunu yazının sonuna da ekleyeceğim; onay veriyor musun?

  • http://www.alivesitesi.com/ E. Ali

    Herhangi bir araştırma yapmayıp bilgi birikimlerim sonucu yazmıştım. Şimdi tekrar okudum. Güvenin için teşekkür ederim. Vebale girmek istemem ama iyice düşündüm yazdıklarımda bidat konusu açısından yanlış yok. bidat meseleleri o kadar geniş ki… Yorumum çok fazla uzundu sadece yukardaki kadarını buraya eklemiştim. istersen yazının sonuna alabilirsin. izin istemene gerek yoktu. Sayende yazdığım bidat konulu çok uzun yorumumu ise daha kapsamlı bir hale getirip ilerde sitemde yayımlayabilirim. Tekrar teşekkür ederim.

  • http://nahnu.org nahnu

    @barış benim yorumumu da ekle yazıya, haklısın demişsin ama pek işine gelmedi galiba :)

    hadi hayırlı traşlar :P

  • http://www.alivesitesi.com/ E. Ali

    Hayırlı tıraşlar sözü benim yorumum için herhalde. İslam itikadı konularında dalga geçmek “müslümana yakışmaz”.

  • http://nahnu.org nahnu

    @e.ali, sana yazmadım, mesaj kaygısına gerek yok. ben barışa takılıyorum sadece. kendi düşüncesini destekleyen şifahen sarfedilmiş birşey bulunca yazısına iliştirdiği için.

    gelmişken bir kaç kelam daha edeyim. kdh’nin uydurma ve bid’at olduğu konusunda haklısınız. ancak imam-ı rabbani dışındaki mezhep imamları amelin, ibadetin özüne zarar vermeyecek bidatlara bidat’ı hasene demişler. yani kabul edilebilir görmüşler. diğerlerini de (para ile kuran okumak, kabirle­re mum yakmak, cenaze, gelin, damat vb. şey­ler önünde sesli zikir yapmak, kabirlerin üzeri­ne bina, türbe vs. yapmak, kabrin yanında yat­mak, imamı geçmek, safları düzeltmemek, israfçıya ve mescidde dilenene sadaka vermek, hatim ve gösteriş için ziyafet vermek vs. ) bidati seyyie demişler.

    farz ve vacip zaten yapılması gereken bir şey. peygamberin sünnetindeyse, terk edilse bir günah yok ancak şahsi kemalat için büyük ziyan var.

    kdh’da yapılan etkinlikler de sonuçları itibari ile peygamberi anlamak, tanıtmak ve onu anmak noktasında çok faydalı bir faaliyet. insanlar bu haftada kuran okuyor, peygambere salatü selamlar getiriyor ve güzel ahlakını öğrenmeye çalışıyor. bu bidatı hasene değil de nedir? bunun neresi kötü? neresi çirkin?

    hal böyleyken, insanlar buna kutsiyet atfediyor diye bunun karşısında olmak saçma değil mi? bidatları temizlemeye niyet ettiysek biraz araştırma ile yukarıda yazdığıklarımı ona katlayabiliriz.

    barışın yazısında iddia ettiği gibi bir karmaşa veya ikisinden birisini tercih etme durumunun gereği yok. hattı zatında kutlayan ikisini de fırsat bilip elinden geldiğince değerlendirmeye çalışıyor, kutlamayana da ikiside zul geliyor :)

  • filiz

    barış abı teşekkurler çok guzel bır konu secmışsın ve senın yorumunu ek olarak e.ali abının yorumunuda okudum tamamen katılıyorum keşke herkes şu ön yargısını bıraksada bıraz daha geniş düşünse….

  • http://eventualis.org ras0ir

    Doğru olanı Hicri takvime göre rebiyülevvel ayının 5-12 günleri arasında 1 hafta sürecek etkinliklerin yapılması bence ki diyanet bunu düşünmüştür bence.
    Ama miladi takvim ile hicri takvim arasındaki 11 günlük gün farkını düşündüğümüzde, 20-26 nisan arası yapılması, hicri takvimi takip etmeyen insanlara kolaylık sağlanmasının istenmesidir bence.

    Neticede hicri takvimi resmi olarak kullanmasak bile dini vecibeler doğrultusunda gündelik yaşamda kullanıyoruz.

    Bu açıdan baktığımızda 20-26 nisan arasını hicri takvimi takip etmekte zorlanan insanlara kolaylık sağlamak için kutlu doğum haftası olarak belirli günler ve haftalar takvimine aldıklarını düşünüyorum, art niyet aranmamalı.

    Öte yandan arada abuk subuk bir yorum gördüm, din halkın afyonudur diye. Ateist arkadaşları anlamakta zorlanıyorum, bir dine inanmamanız ona inananlara saygı göstermeyeceğiniz anlamına gelmiyor.
    –offtopic–
    Her mevzuunun cılkını çıkardığımız için ateizmin de cılkının çıkarılmasına gülüyorum bu memlekette.
    İnsanların sizin inançsızlığınıza saygı göstermesi için, öncelikle insanlara saygılı olmayı öğrenmelisiniz.
    –offtopic–

    Büyütülmemesi gereken bir husus olduğunu düşünüyorum.
    Bu arada size din düşmanı/dinsiz diyenler olabilir, her yerde çıkar böyleleri, tavsiyem böylelerini kaale almamanız; zira gerçek bir müslüman iman seviyesini bilmediği kimse hakkında yorum yapamayacağını bilen müslümandır.

  • Barış Ünver

    @nahnu; niye takılmak istedin bilmiyorum ama ben senin yorumunu da gerçekten doğru ve haklı buldum. Zaten ikimiz de aynı şeyi söylüyoruz; ikimiz de bu olayın kutsal bir şölen haline getirilip dine sokulmasına karşıyız ama peygamberimizin doğum gününün anılması kadar normal bir şey olamaz.

    Benim E. Ali’nin yorumunu yazıya katma sebebim, iyice açıklayamadığım bid’at konusunda basit bir dille iyi bir açıklama gelmiş olmasıydı.

  • http://www.alivesitesi.com/ E. Ali

    Bu izahlar için teşekkür ederim. Yine de böyle bir konunun bahsi için “tıraş” kelimesini sizin gibi duyarlı birisine hiç yakıştıramıyorum. Bidat-hasene olan şeyler ise güzel görünseler de yanlıştır. İmam-ı Rabbani hafife alınacak biri değil. İslam dininde ikinci bin yılın müceddidi olarak kabul edilmiştir.
    Kitleleri toplu olarak eğitmenin şekli böyle olmamalı. Sonra bu bidatler milli unsur oluyor ülfet perdesi doğuyor sonra hafife alınıyor. Nitekim Avrupada her türlü çirkinlikleri pislikleri yapan, şehvet için yaşayan bazı gençlerde Hıristiyanlığın sembolleri dövme olarak kullanılıyor, dini özel günler ise her türlü zinalarla alkollü içkilerle keyif verici ilaç uyuşturucu gibi zımbırtılarla abartıla abartıla kutlanıyor. O özel günler şehvani ihtiyaçlar için araç olarak değerlendiriliyor. Bizde de öyle bir gidişat oluşmak üzere. Peşpeşe ortaya çıkan ve çıkacak olan bidatler, türk-islam sentezciliğinin de etkisiyle dini biz Türklere özgü millî bir unsur haline getiriyor ve bir oyuncak, bir ticari meta haline getiriyor.
    Bidat-ı haseneleri kabul etmek her türlü yeni bidatlere kapı açmaktır. Yakında “Allah ve Muhammed” yazıları tişörtlerde, çantalarda, ve hatta kollarda, sırtta, göbekte dövme olarak kullanılır.
    Zaten şimdiden dinde laubalilik aldı yürüdü. Hızla yayılıyor. İmam hatip öğrencileri nasıl bir okulda olduklarının bilincinde değiller yemedikleri halt yok. Adam ilahiyat fakültesini bitiriyor dinin inceliklerinden zerre kadar haberi yok. Böyle bir zamanda yaşıyoruz. Dini yaşamda ve takvada gelişme yok.. peki ne var: İslami geleneklerde canlanma var. Siyasi gelişmeler var. Allahın rızasına ters taraftarlıklar var. Genelde İslam dininin amaç değil araç olması var.
    Kutlu doğum haftası için kameri takvime göre olan Mevlid kandili değerlendirilebilir. Hem koskoca bir “Ramazan Ayı” var. Bol bol kandil günleri ve bayram günleri var. Peygamber efendimizi anmak zaten aklı başında her müslümanın yaptığı bir şeydir. Salevat okumak Kuranda kesin olarak emredilmiştir. Salevatsız namaz yoktur bilirsiniz salli-barik duaları salevattır. Namaz kılıyorsanız zaten her gün beş vakit defalarca defalarca peygamber efendimiz ilesiniz.
    Özellikle şunu iyi düşünelim: Bir zamanlar Atatürk’ten çok çok bahsedildi ve şimdi sonuç olarak Atatürk hakkında herkes duyarsız oldu. Böylesi bidatlerle peygamber efendimizin usulsüz edepsiz anılması aynı sonucu doğurur, yukarda bahsettiğim Avrupalıların akibetine uğrarız.
    Ayrıca bu bidatler günümüzde ticaret içindir. İlahiler yapılıyor, CD’ler, DVD’ler yapılıyor, bunların pazarlamacılığı yapılıyor. TV programları yapılıyor o programların arasına reklâm alınıyor çok büyük paralar kazanılıyor. Söz konusu ve benzeri bidatlerle dinde laubaliliğin sonu dini oyuncak etmekten başka bir şey olmaz.

  • hg

    kafamdaki,konuyla ilgili soruların çoğuna cevap aldım .hepiniz sağolun.ne yazık aynı şekilde izah getirecek kadar bilgim yok.yalnız o kadar kötü bidatler varken kdh yi irdelemek irdelerken hataya düşmek korkusu var bende.E.ALİ nin dediği gibi olacaksa geleceğimiz ,o halde özellikle irdelensin ,net açıklamalar getirilsin.yapılan organizasyonlarda sunumlar tanıtımlar,haftayı kutsallaştıracak söz ve ifadelerden uzak olsun.hatta özellikle bidat olduğu ama toplumu böyle güzel bir mevzuda bir araya getirerek bilgilendirdiği,manevi duyguları güçlendirmeye vesile olduğu için bidat-ı hasene olduğu söylensin.

    yine bilgim eksik olduğu için işte tam burda takılıyorum.bunun bidat olduğu biline biline, bilinçsizce ve/veya ticari amaçlı birtakım faaliyetler yapılıyorken,zaten toplumun maneviyatına katkıda bulunacak,bir iki güzellik öğretecek böyle çok az özel gün varken,başta kdh olmak üzere-ayrıca,kandillerin bir gecelik kutlamalarla geçiştirilmesi mi uygun yoksa bu kutlamalara,olası olumsuzluklara katkıda bulunmamak adına katılımda bulunmamak mı uygun diye sormak istiyorum.

  • http://www.alivesitesi.com/ E. Ali

    Buradaki yazının konusu söz konusu hafta olunca ister istemez her şey o merkezli oldu. Bidatlerin zararına değinmek istemiştim.
    Örneğin megafonlarla bangır bangır ezan okunması bidatinin kime ne faydası var? Gürültü kirliliğinden başka ne işe yarıyor sorarım. Ezana hürmet ve namaza riayet insanın içinde olmalı. Yoksa dünyayı sarsacak şiddette sesle ezan okutsanız faydası yok.
    Peygamber efendimizi anmak ve tanıtmak da öyledir. O sevgi “gerçek anlamda” senin içinde varsa sen tek başına sülaleni konu komşunu iş arkadaşlarını irşad edersin. Yoksa bilgin ne kadar olursa olsun sözlerin boşa gider. Herkesi topla hacca götür getir kimseyi adam edemezsin.
    Kendinde bulamıyorsan düşün. Sende olmayan şeyi başkalarına verebilir misin? Lafla olmaz. İçi boş sözler usanç getirir.
    F. Gülen hocanın bu konuda isabetli olacak bir sözü vardı: “Çocuklarınıza riyakâr ilahicileri dinleteceğinize kilise korosunu dinlettirin.”
    Evet, dediği gibi o kadar tehlikeli.
    Bütün bu bidatler, işgüzar paragözlerin boş işleri çocuklarımızı dine laubali yapar ve dinden uzaklaştırır.

  • http://www.onuryilmaz.info DJR

    @nahnu: “varsa başka bir takvim hesabı söyleyin ona göre de kutlayalım.”

    şu günmüş dersem; koşarak kutlamaya gidecekmiş… vay vay vay…

    bir üst modeli (yoksa alt model mi demek lazım) sivasta insanları yakmaya da ‘koşarak’ böyle gitti…

    birileri ‘kutlama var’ der bunlar koşarak gelir kutlamaya… birileri ‘din elden gidiyor’ der, bunlar da giderler yakmaya… koşarak… en ön sırada…
    ——————–
    Bak canım kardeşim, Hz. Muhammed`in doğumunun kutlanması seni neden bu kadar rahatsız ediyor bilmiyorum ama hem bu yorumun hem de Sivas olayları ile alakalı yorumun bilgisiz, cahil, kulaktan dolma şeylerle konuşan biri olduğunu gösteriyor.

    Sana burda uzun uzadıya ‘Allahın varlığını’, ‘Allah katında tek din`in Islamiyet olduğunu’, ‘Hz. Muhammed`in son peygamber olduğunu’, ‘Kuran`ı Kerim`in tahrif olmadığını, hala aslını koruduğunu’ ve ‘Alevilik denilen inanç sisteminin seksen milyon tane türünün olduğunu, Türkiye`de yaşanan Alevilik ile Suriyede`kinin farklı olduğunu, Sivasta yaşanan ile Tunceli`de yaşananın farklı olduğunu’ vs. anlatacak değilim…

    Eğer Sivas Olaylarının iç yüzünü merak ediyorsan zamanında Akit isimli (şu an Vakit isminde yayın yapan) gazetenin kapanmadan pardon kapatılmadan önceki son yazılarını iyi oku ve kapatılma sebeplerinin Sivas olaylarının aslını belgelerle gün ışığına çıkarması olduğunu gör.

    Ha diyorsan ki İslamiyet`i canı pahasına savunacak kadar daşşak sahibi Abdurrahman Dilipak, Hasan Karakaya gibi yazarların yazdığı gazeteyi okumam diyorsan da sen bilirsin..

    Tüm bunlara rağmen hala tutup Sivas olayları diyip laf söyleyeceksen benim de sana cevabım hazır; ‘Yine gelin, yine yakarız!’

  • http://karbonizma.blogspot.com Ahmet Burak Bal

    Sözü uzatmadan direk cevap vereceğim: Kutlu Doğum Haftası ile Mevlid Kandili’nin farkı şudur; Mevlid Kandili, Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in anne rahmine düşüş gecesidir. Kutlu Doğum haftası ise doğum günüdür.

    Siz de hak vereceksiniz ki Efendimiz’in anne rahmine düşmesi olayı dahi çok önemlidir.

  • Barış Ünver

    @Ahmet; ben öyle bir bilgiye rastlamadım, emin misin? Baktığım kaynaklar şunlar:

    http://www.biriz.biz/itikat/mevlid.htm
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Mevlit_Kandili

    Elindeki kaynağı bizimle de paylaşabilir misin acaba?

  • mesut

    Her kutlama Kur’an da geçecek diye bir şart yok. Müslümanlar peygamberlerinin doğumunu kutlamak için bir hafta olsun demişler. 20 sene önce akıllarına gelmiş. Geç de olsa güzel olmuş. Yılbaşından sevgililer gününe kadar o kadar çok şey kutlanıyor ki bu ülkede. Gazetelerde cadılar bayramı kutlaması haberleri bile okur olduk son yıllarda.
    Bir de bu bid’at hadisesi. Bid’at’ı öğrenmeden önce farz var, sünnet var, vacip var sonra haramlar var mekruhlar var günahlar var. Bunları öğrenip hakkıyla yapmaya çaba göstermek lazım bid’atlardan kaçmadan önce.

  • hg

    mesut;

    bu saydıklarının hiçbiri (farz,sünnet,haram ,mekruh..vb) biri diğerinden önce öğrenilmesi gerek diye bir durum söz konusu bile olamaz,olmamalı.herbirine ayrı ayrı öncelikler verilerek bir bütün içinde hassasiyet gösterilirse ancak hakkı verilmiş olur.kaldı ki bidat dediklerimiz,diğerlerine göre daha hızlı ve sinsi yayılabilecek kapasitededir,nitekim tehlikesi küçümsenemez kanaatindeyim.

  • http://www.alivesitesi.com/ E. Ali

    Bir de batılıların hayat tarzları, adetleri töreleri ile yarışmak var. Dans mı? Biz de ilahilerle dans edelim diye düşünenler çıktı. Malezya’da en rezalet biçimde yapılıyor. Küçücük kız-erkek çocuklar ilahiler eşliğinde nasıl kıvır kıvır oynuyorlar zıplıyorlar görseniz ağzınız açık kalır. Bu saçmalıklar Türkiye’de ılımlı islam tatil merkezlerinde animatörler tarafından küçük çocuklara yaptırılmaya başlandı.
    Yakında Allah – Muhammed isimlerinin Arapça yazılışları “dövme olarak” kollara göbeklere omuzlara yapılmaya başlanır. O zaman da “satanistler şeytan dövmesi yaptırıyor bizimkiler de Allah yazdırsın ne kötülüğü var” diyerek bunu savunanlar kesinlikle olacaktır.
    Şimdi Avrupada hırstiyanlık sembollerini gençler kollarına sırtlarına göğüslerine yaptırıyor. Ama sonra nefislerine yenilerek o dövmelerle her türlü zinayı azgınlığı yapıyorlar.
    Eğer bidatleri hoş görürsek bizim yeni nesillerin sonu da öyle olacaktır.

  • _KmL_

    Arkadaşlar mesele çok farklı. Rica ediyorum konuyu farklı yerlere çekmeyelim.
    1) Kutlu Doğum Haftası’nın BENCE sürmesi gerek, çünkü; insanlarımız artık o kadar hantallaştıki her konuda dürtülmeden birşey yapmıyorlar.Müslümanlar kardeştir ve birbirlerini iyiliğe teşfik etmekle mesuldür. Bu hafta çerçevesinde dualar okunur ve EN ÖNEMLİSİ KAİNATIN EFENDİSİ(“S.A.V”SALLALLAHU ALEYHİ VESSELLEM-KISACA ONA SELAM OLSUN ANLAMINDADIR VE İSMİ SÖYLENDİĞİNDE SÖYLENMESİ GEREKİR. Basit bir doktora bile nasıl Dr. xxx diye hitap ediliyorsa bunun gibi) Nİ ANLAMA GÜNÜ OLMASIDIR.ANMA DEĞİL “ANLAMA”,ÇNKÜ ONU ANLAYABİLİRSEK ZATEN SORUNUMUZ KALMAZ.ONUN AHLAKI DÜŞÜNCELERİ DOĞRU KAYNAKLARDAN OKUNURSA “ONU” ANLAMANIN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUDA ANLAŞILIR.BU İNSANLIK İÇİN BÜYÜK BİR ARTIDIR.
    2)Bidat farklı bir durum. Çünkü; bu yapılan bidat değildir BİDATLAŞTIRILIYOR. Bunada engel olamak zor. Nasıl bir müslüman mekruh(yapılmaması gereken) olduğunu bile bile gidip türbelerde ağaçlarda bilmem nerlerde şifa-deva arıosa buda öyle. İnsanlara doğru anlatılmadığı yada onlar anlamadığı yada işlerine öle geldiğinden durumu bidatlaştırıyorlar. BARDAĞA DOLU TARAFINDAN BAKARAK, BÖYLE ZAMANLARDA MÜSLÜMANLARIN KENETLENDİĞİNİ VE MAZHAR OLDUKLARI DİNİ VE PEYGAMBERİ BİRAZ DAHA TANIMA İMKANI BULDUKLARINI AYRICA HAYIRLAR İÇİNDE BİR SEBEB TEŞKİL ETTİĞİNİ DÜŞÜNÜN. Kıymetince kutlanmaması ve manasının tam olarak bazı kişilerce bilinmemesi üzücür ama bu gereksiz olduğunu yada olumsuzluğunu göstermez. Birde yazıda bağanazlar şöle yapcak fln die kesin hükümler vererek önyargıya giriyorsun. Uygun değil kanımca. Gerek yoktu. Siteniz geniş kitleye hitab ediyor, bende takip ediyorum sürekli. Çizginizi bozmayın. SİZLERE İHTİYAÇ VAR. Yorumları adaletli olarak yayınlayacağınıza zaten şüphem yok. Bunu belirtmeyin. Umarım herkes bu haftada oturup Peygambarimiz kimdir, düşünceleri-hadisleri(söyledikleri) nelerdir, etrafındakiler(sahabeler) nasıldırlar,islam neyi tevsiye eder… bunları araştırırlar :)EMEĞİNE SAĞLIK, KOLAY GELSİN…

  • Bahadır

    Arkadaşlar sizler hala yine olsun yine yakarız derken kutlu doğumunu kutladığınız o muhteşem zat islamı tebliğe giderken taşlanmış yine de ellerini Allah’a açıp kendisini taşlayanlar için yaralı elleriyle dua etmiştir.

    Yani anlayacağınız isterseniz tüm yılı tüm saatleri kutlamakla geçirin, neyi ve nasıl bir şahsiyeti kutladığınızı bilmediğiniz ve özümsemediğiniz apaçık ortada. İşte sizin gibi kişiler bugün islamı terörize eden, islamı insanlardan uzaklaştıran, merhametin dinini yozlaştıran kimselerdir.

    Öldürerek ve yakarak hiç kimseye yardımcı olamazsınız.

  • Enes

    Ahmet Burak Bal arkadaşımız kandilleri karıştırmış herhalde.
    “Sözü uzatmadan direk cevap vereceğim: Kutlu Doğum Haftası ile Mevlid Kandili’nin farkı şudur; Mevlid Kandili, Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in anne rahmine düşüş gecesidir. Kutlu Doğum haftası ise doğum günüdür.

    Siz de hak vereceksiniz ki Efendimiz’in anne rahmine düşmesi olayı dahi çok önemlidir.”

    demiş ama Mevlid kandili Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) dünyayı şereflendirdiği gecedir. Hazreti Amine’nin (r.a.) hamile olduğunu anladığı geceye ise Regaip kandili diyoruz.

    Ben miladi takvime göre kutlanması taraftarıyım. Kutlamak da nasıl olmalı. İbadetle, istiğfarla. Yoksa şimdikilerin kutlu doğum diye yaptığı gibi çalgılarla, oyun eğlenceyle değil.

  • MUSTAFA

    ARKADAŞLAR BİDATI HASENE YANILGISI DİNDE BOZULMANIN EN ÖNEMLİ SEBEPLERİNDEN BİRİDİR.SİZLERE SADECE ŞU HADİSİ YAZACAĞIM:BENİM YAPTIKLARIMIN DIŞINDA OLAN TÜM İBADETLER BİDATTIR,HER BİDAT SAPIKLIKTIR,HER SAPIKLIK ATEŞTEDİR DİYOR(S.A.V)… SADECE ŞUNA BAKIN EFENDİMİZ BÖYLE BİSEY KUTLAMIŞMI? SAHABE BÖYLE BİRSEY KUTLAMIŞMI? KUTLAMISSA AMENNA SORUN YOK AMA KUTLAMAMIŞŞA BİZ KIMIZKI ONLARIN EKSİK KALDIKLARINI DUSUNUP BIR KONUDA UYDURMA IBADETLER OLUSTURUYORUZ…PEYGAMBERIN YAPTIKLARINI YAPIN YASAKLADIKLARINDAN DA SAKININ MEALINDEKI AYETİ NE ÇABUK UNUTTUK…?BİR İBADETTE BULUNACAKSAK ÖNCE PEYGAMBER(S.A.V)BUNU YAPMIŞMI ONA BAKALIM,YAPMAMIŞSA BİDAT OLUR IYI DE OLSA KÖTUDE OLSA BİDAT YASAKLANMIŞTIR.EBUBEKIR(R.A);BİDATI HASENE VARDIR DİYEN PEYGAMBER(S.A.V.)İN RİSALETİNE İHANET ETMİŞTİR DEMEKTEDİR…

  • dilara

    Keske dini konularla bu kadar zaman tuketenler biraz dakendilerini bilime sanata muzige verseler iyi insan olmanin anahtarlari camiye gidip cikinca kadinlara O… diye kufur etmek degil. Hicbir dine sempati duymuyorum.

  • serkan

    Ben bu konu yazisina kayiliyorum,islamiyetin hic bir ek bir inanca,ek gune,ek bayrama,ek din tapinmasina ihtiyaci yoktur,su gibi berrak ve temizdir,su KDH sini cikaranlar zannediyorlarki dine hizmet ediyorlar,mevlutler, kandiller bunlarda sonra cikan seylerdir ,boyle eklentiler ciktikca dinimizi hiristiyanlastiriyorlar,Allah ile Kul arasina neden girmeye calisirsinizki,iyi bir sey mi yapmak isiyorsunuz din adina,herkesi elindeki Kur-an’i Kerim’i anlamaya ogrenmeye ve bunun ile birlikte hadisleri uygulamaya yoneltin insanlari,oyle gunler aylar tapinmalar wayyy bee Hasa Yuce Allah bilemedi Pegaberimiz bilemedi bunlari da bu kendini dine adamis sayanlar mi bu gunleri daha iyi bildiler,daha mantikli bildiler,,Allah hepnizin sonunu hayirli etsin,Bir Bildigim var, din islam hic kaybolmiyacak ekimiyecek sadece ulke bolge ve toplum bu dini kaybedecek,din elden gidiyor da bunun sonucu,,gtti bile,her kkim ki Islamiyete sahip olacak ne mutlu onlara,her kimlerki o Yuce dinin altinda huzuru bulucak,,,

  • http://www.karagozkuyumculuk.com Kuyumcu Ersin Alper

    Öncelikle sitenizi çok beğendim.Ve yer imlerine(Sık kullanılanlara)ekledim.Cidden İstiklal marşının ilk hali,bU yazınız ve diğer tüm yazıları incelerken,Sitenizden ayrılamadım.Tebrik ederim.

  • Osman

    Öncelikle konu için teşekkürler.
    Sonra; dilara isimli şahsın yorumunun silinmesini rica ve arz ederim. Zira burada kimse onun dini inancını sormuyor. Onun boş kelamlar etmesi yorum kirliliğinden başka bir şey değil.
    Sanatmış.. Kalbi mühürlü olanın yapacağı sanat kalsın.

  • Barış Ünver

    @Osman; @dilara’nın yorumuna ben de katılmıyorum fakat takdir edersin ki bir başkasının isteği üzerine yorumları silmem doğru olmaz.

  • nuri

    Sizin de bildiğiniz gibi Peygamberimizin dünyayı teşrifleri olan Mevlid-i Nebevi, asırlardır milletimiz tarafından ‘Mevlid Kandili’ olarak kutlanmaktadır. Mevlid Kandili ilk defa 13. asırda Erbil Atabeği Muzafferüddin Gökbörü tarafından iki ay süreyle kutlanmaya başlandı. Mevlid Kandili münasebetiyle ilim adamları bir araya gelip ilmi, fikri sohbetler yapıyor, halk sokaklarda mevlidi bir bayram havasında kutluyordu.
    Süleyman Çelebi’nin kaleme aldığı Vesiletü’n Necat isimli şiirin, Mevlid adıyla, yüzyıllardır sevinçte, tasada, doğumda, ölümde okuna gelmesi ve bu geleneğin bugün de canlı bir şekilde devam etmesi, Peygamber sevgisi etrafında teşekkül eden milli ruhun ifadesidir.
    Yüce dinimiz, huzurlu ve mutlu dünyanın en büyük hayat kaynağıdır. Bu noktadan hareketle dini tefekkürü cami dışına taşırmak, değerli ilim adamlarımızın araştırmalarını ve düşüncelerini halka aktarabilmek için Mevlid kandilini hayırlı bir vesile telakki eden Türkiye Diyanet Vakfı, yüzyıllar önce bir ilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan Mevlid geleneğini canlandırmayı amaçlamıştır. Bu düşünce ile Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, “Kutlu Doğum Haftası” olarak ilan etmiştir.
    iktibastır.

  • EROL EREN

    EFENDİMİZ (SAV) mevzubahis ise;1 yıl kutlama yapsak azdır.

  • Yasemin

    Efendimiz için hergün kutlama yapsak azdır kutlama yani onun dogdugu gün için sevinmektir efendimizi kuranla ve onun hayatıyla onu anmak ve onu yaşamaktır ve bu sevinci paylaşmaktır yoksa bugünkü gibi acayip müziklerle anmak degildir bi müslüman olarak onun dogdugu güne her gün sanki bugün dogmuş gibi sevinirim ama onu bidatlerle degil layıkıyla anmaya çalışırım

  • MÜNİR

    ÖNCELİKLE HZ MUHAMMEDİ HERGÜN ANSAK ONUN SUNNETINE FARZINA UYABILSEK………………………..NEDENSE FETTULLAH GULENIN DOGDUGU HAFTAYA DENK GETIRMİSLER ACABA? YORUMLARINIZI BEKLIYORUM BUNU ARASTIRIN FURKAN DIYE ÇIKARILAN KURANI KERIMDEN USTTE TUTULAN KITABI ARASTIRALIM ACABA NASIL OLUYORDA FETTULLAH GULENI MESIH ILAN EDIYORLAR BUNUDA ARASTIRALIM……?

  • hasan

    HER YIL İKİ DEFA DOĞUM GÜNÜ KUTLAMAK MANTIKLI GELİYORSA BİRİLERİNE (HEM MİLADİ HEM DE HİCRİ TAKVİME GÖRE) O ZAMAN ORUCU DA HEM RAMAZANDA HEM DE MİLADİ TAKVİMDE KARŞILIK GELEN AYDA TUTSUNLAR DA GÖREYİM….

  • Duygu

    Selamin aleykum. Bu konuda cok bilgim yok ama dun arap kokenli bi arkadasimla bu konuda bi konusmamiz olmustu. Dogum gunu kutlamanin gunah oldugunu konusurken, peygamberimizin dogum gununu, veya haftasini kutlamakta ayni sekilde gunah oldugunu soledi. Bi hadis i serifte dine eklenen uydurulan seyler gunahtir yaziyo. Yani muslumanlarin sadece iki bayrami vardi bu iki kutlama ramazan ve kurban bayrami. Mantikli dusunursek hz. Muhammed’in (sav) sahabeleri bile dogum gununu kutlamamisti. Yani o kadar yakin cevresi. Benim dusuncemse bole kutlu dogum haftasi organize etmek guzel ilahiler dualar peygamberimizle ilgili herbisey..heleki ben fransada yasiyorum genclerimiz cok uzak kalio dinimizden. Ama sorun bu haftaya “kutlu” denmesi ve dogum gunu gibi kutlanmasi. Ama ismi deistirilse daha ii olur. Peygamberimizi anlatan haftalar yapmak cok guzel bi etkinlik.

    Saygilarimla

    Duygu

  • http://www.hakanengin.com Hakan Engin

    Barış, konuyu yazının ilk kısmında net bir şekilde açıkladığın için teşekkürler.
    Diğer taraftan, ikisinden birini seçmek gibi bir tercihe gerek yok. Böyle bir seçim diğerinin yanlış olduğunu kabul etmek demektir, ancak sonuçta her ikisi de doğru.
    Diller, ölçü birimleri, uzaklık birimleri, ağırlık birimlerinin farklı olması ne kadar normalse farklı takvimler de o kadar normal.
    1 metre’nin, başka bir uzaklık ölçüsünde başka bir isim ve ölçüye denk gelmesi gibi birşey bu.
    İkinci olarak, yazılarının birçoğunda en baştan gardını alıyorsun, “şöyle yazacaklar, bunu yazacaklar, bak yazılar bile..” şeklinde direk önyargıyla yoruma hazırlanıyorsun.
    Tabi bu senin tecrüben. Ama rahat ol biraz. Zaten rahatsın da… Rahatlık ve bu hazır bekleme uymuyor birbirine.

  • fatih

    o dilara isimli şahsiyete sesleniyorum hiç bir dine ilgisi yokmuş kaç tane din biliyo acaba (ALLAH)İNDİNDE TEK BİTANE DİN VARDIR ODA İSLAMDIR BAŞKA DİN YOK İKİNCİSİ KARIŞIK YORUMLAR BU SİTEYİ ZİYARET EDEN İNSANLARIN KAFASINI KARIŞTIRACAKTIR HER KAFADAN SES ÇIKMIŞ OYLE OLMAZ İŞİN EHLİ OLAN Bİ KİŞİ KUTLU DOĞUM NEDİR MEVLİT KANDİLİ NEDİR REGAİP KANDİLİNEDİR YAZAR ALTINADA KAYNAĞINI YAZAR ORTADA HİÇBİ SIKINTI KALMAZ ARTI BİDAT KONUSU ÇOK HASSAS Bİ KONUDUR BURASI ONUN YERİ DEĞİL MEVLAYA EMANET OLUN….

  • küp adam

    şimdi benim anlayamadığım kandil nedir??? II. Selim’den itibaren minarelerde kandil yakılmasıyla kandil adını almıştır.Bu geceler Osmanlılar döneminde II. Selim zamanından başlayarak, minarelerde kandiller yakılarak duyurulup kutlandığı için “Kandil” olarak anılmaya başlamıştır. . Kandil Geceleri Peygamber’in uygulamasında yoktur.
    Kur’an’da mübarek gece sadece şu şekilde bahsedilmektedir:

    “Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.”(Duhan 3)

    Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.”(Kadir 3) lütfen bidatlara dikkat edelim!!! peygamberimizin sünnetlerine uyarak onun yaşam tarzını örnek alarak yaşarsak ona devamlı salavat getirirsek üstümüze düşen ümmet görevini yapmış oluruz….. yoksa kandilden kandile dua bayramdan bayrama ibadet olurmu? veya olsa bile bu bizi kurtarır mı? bu saydıklarım süreklilik isteyen şeylerdir….. dünyaevi düşünürsek 364 gün eşine kötü davran anana babana kötü davran sonra yılın bir günü sevgililer veya analar babalar gününde de iyi davran..lütfen arkadaşlar aklımızı kullanalım kuran’a ve sünnetlere uyalım haramı helali bilelim bizlere yeter derinlerde boğulmaya gerek yok!!!

  • ortayakarışık

    insanlara iyi şeyler çağrıştıran yada yaptıran olayları bid’at olarak niteleyip engellemeye çalışmalarını anlamıyorum.. yani asr-ı saadetten sonra ortaya iyi şeyler çıkamayacaksa, sonraki ortaya çıkan her türlü yenilik, ibadet şekli, hayır vs. bid’at yani bi çeşit günah mı?

    mesala eski zamanda tıp elvermediği için organ nakli yoktu, fakat şimdi var, ve muhtemelen Allah katında iyi birşeydir.. bu da mı bid’at, bu da mı günah.. eski zamanda yapılmayıp şimdi yapılan binlerce pozitif örnek mevcut..

    eski zamanda miladi takvim yoktu, miladi takvime göre Hz. peygamberin doğum günü kutlanmıyordu, şimdi takvim var, şimdi kutlanıyor.. bu vesile ile saçma sapan, gereksiz ve/veya günah şeyler yapılıyorsa bence kaldırılsın.. fakat hayırlara vesile oluyorsa bu olayı kötü isimlendirmek (bid’at diye isimlendirmek) art niyet de taşıyor olabilir..

  • rabiş baspinar

    bu fotoyu eğer bir gavur görsen
    bence müslüman olmaları gerek :P

  • murat

    bu nasıl bir tartışma anlamadım
    insanlar içki içip alem yapmak için zart günü zırt günü uydurup yok yıl başı yok yıl sonu diyorlar kimsede onlara ula zındıklar haram haram yapmayın etmeyin demiyor
    ama iş dine dokununca yok bidat yapma diye tartışma acıyor
    ii de ne yapma sen insanları neyden alıkoyuyorsun yapma derken neyden men ediyorsun
    dur yapma bidat ! kuran okuma o gece
    dur yapma bidat ! dua etme o gece
    dur yapma bidat ! nafile namaz kılma o gece

    sizin bu bidat yapma dediklerinizi allah rasulu her gün her gece yapmadımı

    bırakın bidatı midatı da işin sonunda hayr hasenat varsa destek olun
    bırakın insanlar ismi ne olursa olsun unuttuklarını hatırlayacakları birseyler görsünler dinlesinler

    siz aslında alem gecelerine tepki koyun

    yoksa insanlık yukarıdakı yorum yapan varlık gibi dinsiz olma yolunda koşturuyor

  • ORHAN SARISOY

    Sitenizi beğendim değerli kardeşim,bende Ankara’da yaşayan birisiyim.Dinin ve onun içindekilerin ülkemizde ne yazıkki morfin gibi kullanıldığına inanlardanım.Ben bunlara din bezirganları diyorum ve ne yazıkki dine kötülük yaptıkları kanaatindeyim.Bugünde nereden geldi aklıma bilmiyorum biraz önce Googeleda Kutlu Doğum haftası diye tıkladığımda çıkanları okuyordum birinciden sonra tıkladığımda sizin blog geldi ne yalan söyleyeyim beğendim.Açıklamalarınıza kızan tepkileride okudum onların sadece ama sadece siyasi olduklarına inanıyorum.Siyasi veya çıkar için değilse neden şu andaki iktidarın ve onun partisindekilerin kaynağı olan partidekilerle aynı düşünmüyorlar, hadi onlara siyasi çıkarlar peşindeler diyelim peki bunların peşinden giden ahmaklara ne diyelim,bilmiyorum.Ben bu konulardaki yorumlara mümkün olduğu kadar takılmıyorum yeni yeni günümüzün peygamberlerini oluşturmalarına şiddetle karşıyım onun sonuncusuda belli ondan sonra gelmeyeceğide, kutsal kitabımızda öğle değilmi inşallah güdümsüz mayın gibi bunların peşinden giden insanlarımız akıllanır.benim önerim doğum tarihi tektir, oda mevlit kandilidir, islamın kurucusu biz değiliz oturup kendi kendimize hiç bir islam ülkesinde olmayan yeni şeyler icat etmenin ne mantığı nede doğruluğu vardır diyor saygılar sunuyorum

  • anonim

    ay çok sağolun çok güzelmiş performans ödevime yardımcı olur İnşallah :D :))) .)

  • bilge

    Orhan bey, sanırım yeni ekleme ve düzenlemelerle dinin orjinalinden uzaklaşmasından endişe ediliyor ki buna ben de katılırım. Bireysel olarak istediği kadar ibadet yapsın insanlar ama toplu halde “bugün bu şekilde yapılır” denilip yapılan ilave ibadetin gelenekselleştirilmesi dinin özünü kaybederek kafalarda karışıklığa ve bir dolu soruya ve tutarsızlıklara yol açar. İnsanların bireysel olarak içki içmesi, eğlenmesi ve bir takım günlerde kutlamalar yapması dine atfedilmediği gibi zarar da vermeyecektir. Bu sadece bu kutlamaya katılan insanları bağlayıcı olacaktır. Şu 27 Nisan Fetullah Gülen beyin doğumgünü durumu benim de aklımı kurcaladı doğrusu. Umuyorum uzaktan kumanda ile kitleler birşeylere zorlanmıyordur. Akıl, Allah’ın bize verdiği en büyük nimet, kullanmaktan korkmayın.

  • Alim

    Barış uzun süredir günlüğünü takip ediyorum ama ilk defa yorum yazıyorum. Harika bir yazı olmuş. Tebrik ediyorum. Çok güzel yakalamışsın nüansı. İnsanların Kur’an’dan uzaklaşmasının sonuçları bunlar geleneklerini din edinmişler bu dine de İslam demişler oysa Kur’an’ın anlattığı çok çok farklı bir İslam. Bir ayet yazarak tamamlayayım.
    Furkan Suresinin 30.Ayeti : Peygamber: Rabbim dedi; Ümmetim bu Kur’an’dan uzaklaştı/arkasına attı.
    Lokman Suresi 21. Ayetinde : Kendilerine, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiği zaman, “Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” derler. Şeytan kendilerini cehennem azabına çağırıyor olsa da mı?

    Bir dedim iki oldu :)

  • bilge

    Bir üst yazımı üst üste iki mesaj yazılamadığı için hemen düzeltemedim. Yazı Orhan bey’e hitaben başlamıştı ancak bir üstündeki mesaj üzerine yazmıştım. Sanırım anlaşılmıştır ancak yine de düzeltme gereği hissettim.

  • cici kız

    peygamber efendimizi çok am aseviyor saygıyla anıyor anmayanları uygun bir dille uyarıyorum salıcakla kalmanızı diliyorum

    cici kızz

  • ali veli konya

    barış bey
    yazılarınızın sonunda paylaş butonu neden yok?
    bazı yazılarınızı çok beğenerek okudum
    paylaşmak istedim

  • Barış Ünver

    Selam @Ali; yazıların sonundaki Beğen düğmesine tıkladığında, Facebook profilinde otomatik olarak paylaşılıyor yazı. Teşekkürler düşüncen için :).

  • misafir

    meraklanarak bu konuda araştırma yapmaya başladım, diyanet başkanlığından sizin yazdığınız sonuca ulaştım. soruma cevap bulmanın rahatlığını yaşarken yazınızın içerisindeki hakaret içeren tekrarlanan yorumunuzdan oldukça rahatsız oldum. evet kafa karıştırıcı neden iki kez kutluyoruz? ama şu cevabı buldum birinde ay takvimine göre kutluyoruz diğerinde güneş takvimine göre. kaldı ki doğumunu kutladığımız O, BU, ŞU değil ikide kutlasak üçde kutlasak yeridir. 365 gün içerisinde unuttuğumuzu o özel günler içerisinde hatırlıyoruz bunun neresi kötü? ve siz böyle düşünüyorsunuz bence hiç bir problem yok sizin düşünceniz. ama ötekinin evet olmalı diye düşüneceğini öngörüyor ve onu Bağnaz ilan ediyorsunuz inanın buna bir anlam veremedim… Eleştirme gayesinde hiçde değildim ama güzel bir araştırmanızı kendi yorumuzla çürütmüşsünüz buna üzüldüm… 

  • Anonym

    Yazdığınızı çok hoş buldum ve kafamda oluşturduğum mantıksız denkleme bir nebzede olsa çözüm buldum. Blog’unuzu takip etmeye başlayacağım. Böyle yazılarınızın devamını dilerim 

  • Mehdizengin

    Harika bir yazı kafamdaki sorulara tam cevap aldım. İslamiyette hersey hicri takvime göre kullanırken islerine geldiginde miladı takvimini de kullanmak herhalde sadece Türklerde mevcut.fetullah gülen cemaatine bravo herseyi ele aldiklar gibi şimdi de peygamber efendimizin dogum tarihini ele getirmişler.caktirmadan fetullahin doğumunu kutluyorlar.keske doğmasaydın Fethullah ……..

  • Esatcevikel

    sizi tebrik ediyorum  orhan sarısoy ve küp adamda güzel özetlemiş tşklr

Program

  • Ashampoo ClipFinder HD - Windows: ClipFinder HD, en ünlü 15 video paylaşım sitesi üzerinden video arayıp indiren ve format dönüştüren bir programdır...
  • G Data TotalCare - Windows: G Data TotalCare bilgisayarınızda sağladığı tam kapsamlı güvenlik yanında optimizasyon araçlarıyla sistemi hızlandırır...
  • G Data InternetSecurity - Windows: G Data InternetSecurity anti-virüs, anti-casus, anti-spam anti-rootkit korumalarının yanında program kimlik hırsızlığı koruması ve ebeveynler için in..
  • G Data AntiVirus - Windows: Performans problemi yaşamadan virüslerden korunmanızı sağlayan G Data AntiVirus, bilgisayarın aktif olmadığı zamanlarda tarama yaparak sistemi yavaşla..
  • Xfire - Windows: Multiplayer oyun severlerin en çok ihtiyaç duydukları iletişim araçlarını içinde bulunduran ve online oyun oynamak isteyenlere yüzlerce oyun sunucusu ..
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.