Kutlu Doğum Haftası ile Mevlit Kandili: Fark nedir?

Kutlu Doğum Haftası ile Mevlid Kandili farkıYıllardır şu soruyu merak ederdim: Mevlit Kandili'nde Hz. Muhammed'in doğumunu kutluyorsak, Kutlu Doğum Haftası'nın tarihleri niye farklı?

Kutlu Doğum Haftası'nın içindeyken bu soru tekrar aklıma geldi ve araştırayım dedim. Öğrendim ki;

  • Mevlit Kandili, Hicri takvimdeki Rebiülevvel ayının 12. gününün sabahıymış. Bir başka deyişle bu ayın 11. gününü 12. güne bağlayan gece kutlanırmış. Bu gün, bizim kullandığımız Miladi takvimde her yıl değişen karşılığına göre değişiyor haliyle. Mesela bu yıl Mevlit Kandili'ni 8 Mart 2009 tarihinde kutladık.
  • Kutlu Doğum Haftası ise, Miladi takvimin 571 yılındaki Hicri takvimin Rebiülevvel ayının 12. gününün kutlanmasıymış. Bu gün de Miladi takvime göre tam olarak 20 Nisan 571'e denkmiş ve Kutlu Doğum Haftası da bu günü içine alan hafta olurmuş. Örneğin bu yıl 20 Nisan 2009 tarihi pazartesiye (yani bugüne) denk geliyor ve bu günü içine alan 14-20 Nisan 2009 tarihleri, Kutlu Doğum Haftası diye kutlanıyor.

Dolayısıyla peygamberimizin doğum gününü her yıl iki kez kutlamış oluyoruz. Tabii bu hep böyle olmamış, 1989 yılında icat olmuş Kutlu Doğum Haftası.

1989 yılında bu konuda yeni bir geleneğin icat edilmesinin ardında yatan niyeti sorgulamayacağım, onu size bırakayım. Benim aklıma yatmayan şey peygamberimizin doğum gününü iki kez kutlamanın mantıksızlığı.

Aslında iki kutlama da mantıklı: Birinin doğumunu kutlamak için onun doğduğu tarihi baz almak gerekir; dolayısıyla KDH kültürü aslında doğrudur. Öte yandan Mevlit Kandili'nde de aynı şey geçerli, yine Rebiülevvel 12'yi baz alıyoruz.

Tek fark şu: Mevlit Kandili'nde Rebiülevvel 12 gününü kutlarken, KDH için Rebiülevvel 12, 571 tarihini kutluyoruz. İşin fena yanı hangisinin mantıklı olduğunu da seçmek çok zor çünkü işi mantığa oturtman için bir başka kişinin doğum gününü düşündüğümüzde -Türkiye'nin resmi takvimi Miladi takvim diye- yalnızca Miladi takvimi kullandığımızdan dolayı tarihi de kutlasak, günü de kutlasak aynı zamana denk geliyor.

Ama bu karmaşanın da bir şekilde giderilmesi lazım çünkü bunun sonu bid'ata* gider ki gitmekte de. Mevlit Kandili ve KDH arasında bir seçim yapılması lazım yani.

(Yazının bu kısmından sonra yazacaklarımdan ötürü bağnaz kafalar beni yine yorum yağmuruna tutacak. Buyursunlar; terbiye sınırını aşmadıkları sürece tartışmak benim için sorun değil.)

Peygamberimizin doğumunu 1 hafta boyunca kutlamak kulağa hoş geliyor olabilir ama bid'atların oluşması ve yayılması için her yıl 6 fazladan gün ortaya çıkmış oluyor. Gerçi zaten Mevlit Kandili'nde de duaların kesinkes kabul göreceği gibi bid'atlar mevcut ama sonuçta iki kutlama da insanlık tarafından oluşturulmuş ve iki kutlamadan birinin elenmesi gerekir.

Bu yapay özel günlerden bir tanesinin elenmesi gerektiğini yazdım diye şu anda bazı insanlar beni "İslam düşmanı" olarak yaftaladılar bile. En azından herhangi bir kızgınlık hissetmiş olmaları bile bağnazlık filtresini çalıştırdıklarını gösterir. Yaftalamadan düşünseler hoş olacak halbuki.

Gönül isterdi ki bin küsur yıllık bir bid'atı da, 20 yıllık bid'atı da elimizin tersiyle itebilelim; fakat İslam dünyasında bid'atların oluşturduğu tehlikeyi gören azınlığın insanlığı doğru yola sevk etmesi mümkün gözükmüyor. Halbuki sembollere (örn. tespih, seccade, sakal) veya sembolik şeylere (örn. mekan, tarih, olay) "tapınmanın" insanlığın eski putperest inançlarının kalıntıları olduğu bilinse zaten İslam'ın özüne çoktan dönmüş olurduk.

Dikkatinizi çekerim: "Tapınmak"tan bahsediyorum, "saygı duymak" veya "ayırt etmek" demiyorum. Yoksa elbette Sakal-ı Şerif değerlidir, elbette peygamberimizin doğum günü diğer günlerden ayrı tutulmalıdır. Ama bid'at meraklısı, şu anda saldırıya hazır konumda bulunanlar bu paragrafı 1 saniyenin altında, rekor bir hızla okuyup, anlamaya lüzum görmeden alta geçtiler bile.

Neyse, sonuç olarak diyeceğim şudur: İlle de bid'atlardan birini beğenmemiz gerekiyorsa, en azından -bid'atsever- tüm İslam dünyası tarafından kabul gören Mevlit Kandili'ni tercih edip 20 yıllık KDH icadını henüz yolun başındayken bırakmamız en doğrusu olacaktır.

Yine de bugün 20 Nisan 2009, yani 1438 yıl önce bugün Hz. Muhammed dünyaya geldi. Kutlu olsun.

* Bid'at: Asrısaadet döneminden sonra türeyen gelenek ve eylemler. Anlamı olumsuzdur.

Ek: E. Ali Yüksel adlı arkadaşım, bu yazıya çok güzel bir yorumla katkıda bulundu bid'at konusuna benden daha iyi bir şekilde açıklık getirdi. Yorumunu yorumlar bölgesinden veya aşağıdan okuyabilirsiniz:

Bidat kısaca “dine sonradan katılan / kazandırılan vecibeler (gereklilikler) ve mevcut vecibelerde sonradan yapılan değişiklikler” demek olup dini bozabilmesi açısından hiç hoş görülmez. Çünkü Allah ve rasulü “dinde” neyi eksik bırakmış veya kusurlu yapmış ki sonrakiler yeni bir şeyler eklesin veya eksiltme ya da değişiklik yapsın?

Kandil günleri yaklaşık bin dörtyüz yıldır müslümanlarca değerli görülüp çoğunluk İslam alimlerince de dinen sakıncası belirtilmediği için ve hatta bazılarının haklarında hadisi şerifler olduğu için islamın şiarlarından olmuşlardır. Mevlid kandili de diğer kandiller gibi islamın şiarlarından olmuştur. Yine de bu özel günleri kutlamak veya değerlendirmek islamın temel vecibeleri arasında değildir. Haklarında hadisler olsa bile onlar genel gereklilik değil peygamber efendimizin tavsiyeleridir.

Kandil günlerinin değerlendirilmeleri bile İslam dininin temel vecibeleri arasında değilken, şimdi yeni icad edilen kutlu doğum haftası bütün halkı etkileyip kesin gerekli hale getirildiği için kesin olarak bidat halini almıştır. Amaç peygamberimizi tanıtma amaçlı bilgilendirme haftası olsa o şekilde sınırlı kalsa tamam ama haftaya kutsallık atfediliyor, insanlar daha da ileri götürüp kandil günlerindenmiş gibi aynı kefeye koyuyor. Böyle bir hale gelmiş olduğu için bidattir.

Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayımlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayımladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Şu an 2150 kişi Beyn'e abone. Yani Beyn'e bir yazı yazıldığında anında haberleri oluyor. Sen de abone olsana? (Tabii ki ücretsiz.)
Verilen Tepkiler

Sayfalar: « 1 [2]

12. E. Ali demiş ki; 21 Nisan 2009, 01:30

Herhangi bir araştırma yapmayıp bilgi birikimlerim sonucu yazmıştım. Şimdi tekrar okudum. Güvenin için teşekkür ederim. Vebale girmek istemem ama iyice düşündüm yazdıklarımda bidat konusu açısından yanlış yok. bidat meseleleri o kadar geniş ki... Yorumum çok fazla uzundu sadece yukardaki kadarını buraya eklemiştim. istersen yazının sonuna alabilirsin. izin istemene gerek yoktu. Sayende yazdığım bidat konulu çok uzun yorumumu ise daha kapsamlı bir hale getirip ilerde sitemde yayımlayabilirim. Tekrar teşekkür ederim.

Teşekkürler E. Ali!
 
13. nahnu demiş ki; 21 Nisan 2009, 16:46

@barış benim yorumumu da ekle yazıya, haklısın demişsin ama pek işine gelmedi galiba :)

hadi hayırlı traşlar :P

Teşekkürler nahnu!
 
14. E. Ali demiş ki; 21 Nisan 2009, 16:59

Hayırlı tıraşlar sözü benim yorumum için herhalde. İslam itikadı konularında dalga geçmek "müslümana yakışmaz".

Teşekkürler E. Ali!
 
15. nahnu demiş ki; 21 Nisan 2009, 17:37

@e.ali, sana yazmadım, mesaj kaygısına gerek yok. ben barışa takılıyorum sadece. kendi düşüncesini destekleyen şifahen sarfedilmiş birşey bulunca yazısına iliştirdiği için.

gelmişken bir kaç kelam daha edeyim. kdh'nin uydurma ve bid'at olduğu konusunda haklısınız. ancak imam-ı rabbani dışındaki mezhep imamları amelin, ibadetin özüne zarar vermeyecek bidatlara bidat'ı hasene demişler. yani kabul edilebilir görmüşler. diğerlerini de (para ile kuran okumak, kabirle­re mum yakmak, cenaze, gelin, damat vb. şey­ler önünde sesli zikir yapmak, kabirlerin üzeri­ne bina, türbe vs. yapmak, kabrin yanında yat­mak, imamı geçmek, safları düzeltmemek, israfçıya ve mescidde dilenene sadaka vermek, hatim ve gösteriş için ziyafet vermek vs. ) bidati seyyie demişler.

farz ve vacip zaten yapılması gereken bir şey. peygamberin sünnetindeyse, terk edilse bir günah yok ancak şahsi kemalat için büyük ziyan var.

kdh'da yapılan etkinlikler de sonuçları itibari ile peygamberi anlamak, tanıtmak ve onu anmak noktasında çok faydalı bir faaliyet. insanlar bu haftada kuran okuyor, peygambere salatü selamlar getiriyor ve güzel ahlakını öğrenmeye çalışıyor. bu bidatı hasene değil de nedir? bunun neresi kötü? neresi çirkin?

hal böyleyken, insanlar buna kutsiyet atfediyor diye bunun karşısında olmak saçma değil mi? bidatları temizlemeye niyet ettiysek biraz araştırma ile yukarıda yazdığıklarımı ona katlayabiliriz.

barışın yazısında iddia ettiği gibi bir karmaşa veya ikisinden birisini tercih etme durumunun gereği yok. hattı zatında kutlayan ikisini de fırsat bilip elinden geldiğince değerlendirmeye çalışıyor, kutlamayana da ikiside zul geliyor :)

Teşekkürler nahnu!
 
16. filiz demiş ki; 21 Nisan 2009, 17:49

barış abı teşekkurler çok guzel bır konu secmışsın ve senın yorumunu ek olarak e.ali abının yorumunuda okudum tamamen katılıyorum keşke herkes şu ön yargısını bıraksada bıraz daha geniş düşünse....

Teşekkürler filiz!
 
17. ras0ir demiş ki; 21 Nisan 2009, 18:49

Doğru olanı Hicri takvime göre rebiyülevvel ayının 5-12 günleri arasında 1 hafta sürecek etkinliklerin yapılması bence ki diyanet bunu düşünmüştür bence.
Ama miladi takvim ile hicri takvim arasındaki 11 günlük gün farkını düşündüğümüzde, 20-26 nisan arası yapılması, hicri takvimi takip etmeyen insanlara kolaylık sağlanmasının istenmesidir bence.

Neticede hicri takvimi resmi olarak kullanmasak bile dini vecibeler doğrultusunda gündelik yaşamda kullanıyoruz.

Bu açıdan baktığımızda 20-26 nisan arasını hicri takvimi takip etmekte zorlanan insanlara kolaylık sağlamak için kutlu doğum haftası olarak belirli günler ve haftalar takvimine aldıklarını düşünüyorum, art niyet aranmamalı.

Öte yandan arada abuk subuk bir yorum gördüm, din halkın afyonudur diye. Ateist arkadaşları anlamakta zorlanıyorum, bir dine inanmamanız ona inananlara saygı göstermeyeceğiniz anlamına gelmiyor.
--offtopic--
Her mevzuunun cılkını çıkardığımız için ateizmin de cılkının çıkarılmasına gülüyorum bu memlekette.
İnsanların sizin inançsızlığınıza saygı göstermesi için, öncelikle insanlara saygılı olmayı öğrenmelisiniz.
--offtopic--

Büyütülmemesi gereken bir husus olduğunu düşünüyorum.
Bu arada size din düşmanı/dinsiz diyenler olabilir, her yerde çıkar böyleleri, tavsiyem böylelerini kaale almamanız; zira gerçek bir müslüman iman seviyesini bilmediği kimse hakkında yorum yapamayacağını bilen müslümandır.

Teşekkürler ras0ir!
 
18. Barış Ünver demiş ki; 21 Nisan 2009, 19:05

@nahnu; niye takılmak istedin bilmiyorum ama ben senin yorumunu da gerçekten doğru ve haklı buldum. Zaten ikimiz de aynı şeyi söylüyoruz; ikimiz de bu olayın kutsal bir şölen haline getirilip dine sokulmasına karşıyız ama peygamberimizin doğum gününün anılması kadar normal bir şey olamaz.

Benim E. Ali'nin yorumunu yazıya katma sebebim, iyice açıklayamadığım bid'at konusunda basit bir dille iyi bir açıklama gelmiş olmasıydı.

 
19. E. Ali demiş ki; 21 Nisan 2009, 20:49

Bu izahlar için teşekkür ederim. Yine de böyle bir konunun bahsi için “tıraş” kelimesini sizin gibi duyarlı birisine hiç yakıştıramıyorum. Bidat-hasene olan şeyler ise güzel görünseler de yanlıştır. İmam-ı Rabbani hafife alınacak biri değil. İslam dininde ikinci bin yılın müceddidi olarak kabul edilmiştir.
Kitleleri toplu olarak eğitmenin şekli böyle olmamalı. Sonra bu bidatler milli unsur oluyor ülfet perdesi doğuyor sonra hafife alınıyor. Nitekim Avrupada her türlü çirkinlikleri pislikleri yapan, şehvet için yaşayan bazı gençlerde Hıristiyanlığın sembolleri dövme olarak kullanılıyor, dini özel günler ise her türlü zinalarla alkollü içkilerle keyif verici ilaç uyuşturucu gibi zımbırtılarla abartıla abartıla kutlanıyor. O özel günler şehvani ihtiyaçlar için araç olarak değerlendiriliyor. Bizde de öyle bir gidişat oluşmak üzere. Peşpeşe ortaya çıkan ve çıkacak olan bidatler, türk-islam sentezciliğinin de etkisiyle dini biz Türklere özgü millî bir unsur haline getiriyor ve bir oyuncak, bir ticari meta haline getiriyor.
Bidat-ı haseneleri kabul etmek her türlü yeni bidatlere kapı açmaktır. Yakında “Allah ve Muhammed” yazıları tişörtlerde, çantalarda, ve hatta kollarda, sırtta, göbekte dövme olarak kullanılır.
Zaten şimdiden dinde laubalilik aldı yürüdü. Hızla yayılıyor. İmam hatip öğrencileri nasıl bir okulda olduklarının bilincinde değiller yemedikleri halt yok. Adam ilahiyat fakültesini bitiriyor dinin inceliklerinden zerre kadar haberi yok. Böyle bir zamanda yaşıyoruz. Dini yaşamda ve takvada gelişme yok.. peki ne var: İslami geleneklerde canlanma var. Siyasi gelişmeler var. Allahın rızasına ters taraftarlıklar var. Genelde İslam dininin amaç değil araç olması var.
Kutlu doğum haftası için kameri takvime göre olan Mevlid kandili değerlendirilebilir. Hem koskoca bir “Ramazan Ayı” var. Bol bol kandil günleri ve bayram günleri var. Peygamber efendimizi anmak zaten aklı başında her müslümanın yaptığı bir şeydir. Salevat okumak Kuranda kesin olarak emredilmiştir. Salevatsız namaz yoktur bilirsiniz salli-barik duaları salevattır. Namaz kılıyorsanız zaten her gün beş vakit defalarca defalarca peygamber efendimiz ilesiniz.
Özellikle şunu iyi düşünelim: Bir zamanlar Atatürk’ten çok çok bahsedildi ve şimdi sonuç olarak Atatürk hakkında herkes duyarsız oldu. Böylesi bidatlerle peygamber efendimizin usulsüz edepsiz anılması aynı sonucu doğurur, yukarda bahsettiğim Avrupalıların akibetine uğrarız.
Ayrıca bu bidatler günümüzde ticaret içindir. İlahiler yapılıyor, CD’ler, DVD’ler yapılıyor, bunların pazarlamacılığı yapılıyor. TV programları yapılıyor o programların arasına reklâm alınıyor çok büyük paralar kazanılıyor. Söz konusu ve benzeri bidatlerle dinde laubaliliğin sonu dini oyuncak etmekten başka bir şey olmaz.

Teşekkürler E. Ali!
 
20. hg demiş ki; 21 Nisan 2009, 23:30

kafamdaki,konuyla ilgili soruların çoğuna cevap aldım .hepiniz sağolun.ne yazık aynı şekilde izah getirecek kadar bilgim yok.yalnız o kadar kötü bidatler varken kdh yi irdelemek irdelerken hataya düşmek korkusu var bende.E.ALİ nin dediği gibi olacaksa geleceğimiz ,o halde özellikle irdelensin ,net açıklamalar getirilsin.yapılan organizasyonlarda sunumlar tanıtımlar,haftayı kutsallaştıracak söz ve ifadelerden uzak olsun.hatta özellikle bidat olduğu ama toplumu böyle güzel bir mevzuda bir araya getirerek bilgilendirdiği,manevi duyguları güçlendirmeye vesile olduğu için bidat-ı hasene olduğu söylensin.

yine bilgim eksik olduğu için işte tam burda takılıyorum.bunun bidat olduğu biline biline, bilinçsizce ve/veya ticari amaçlı birtakım faaliyetler yapılıyorken,zaten toplumun maneviyatına katkıda bulunacak,bir iki güzellik öğretecek böyle çok az özel gün varken,başta kdh olmak üzere-ayrıca,kandillerin bir gecelik kutlamalarla geçiştirilmesi mi uygun yoksa bu kutlamalara,olası olumsuzluklara katkıda bulunmamak adına katılımda bulunmamak mı uygun diye sormak istiyorum.

Teşekkürler hg!
 
21. E. Ali demiş ki; 22 Nisan 2009, 01:00

Buradaki yazının konusu söz konusu hafta olunca ister istemez her şey o merkezli oldu. Bidatlerin zararına değinmek istemiştim.
Örneğin megafonlarla bangır bangır ezan okunması bidatinin kime ne faydası var? Gürültü kirliliğinden başka ne işe yarıyor sorarım. Ezana hürmet ve namaza riayet insanın içinde olmalı. Yoksa dünyayı sarsacak şiddette sesle ezan okutsanız faydası yok.
Peygamber efendimizi anmak ve tanıtmak da öyledir. O sevgi “gerçek anlamda” senin içinde varsa sen tek başına sülaleni konu komşunu iş arkadaşlarını irşad edersin. Yoksa bilgin ne kadar olursa olsun sözlerin boşa gider. Herkesi topla hacca götür getir kimseyi adam edemezsin.
Kendinde bulamıyorsan düşün. Sende olmayan şeyi başkalarına verebilir misin? Lafla olmaz. İçi boş sözler usanç getirir.
F. Gülen hocanın bu konuda isabetli olacak bir sözü vardı: “Çocuklarınıza riyakâr ilahicileri dinleteceğinize kilise korosunu dinlettirin.”
Evet, dediği gibi o kadar tehlikeli.
Bütün bu bidatler, işgüzar paragözlerin boş işleri çocuklarımızı dine laubali yapar ve dinden uzaklaştırır.

Teşekkürler E. Ali!
 
22. DJR demiş ki; 22 Nisan 2009, 14:45

@nahnu: "varsa başka bir takvim hesabı söyleyin ona göre de kutlayalım."

şu günmüş dersem; koşarak kutlamaya gidecekmiş... vay vay vay...

bir üst modeli (yoksa alt model mi demek lazım) sivasta insanları yakmaya da 'koşarak' böyle gitti...

birileri 'kutlama var' der bunlar koşarak gelir kutlamaya... birileri 'din elden gidiyor' der, bunlar da giderler yakmaya... koşarak... en ön sırada...
--------------------
Bak canım kardeşim, Hz. Muhammed`in doğumunun kutlanması seni neden bu kadar rahatsız ediyor bilmiyorum ama hem bu yorumun hem de Sivas olayları ile alakalı yorumun bilgisiz, cahil, kulaktan dolma şeylerle konuşan biri olduğunu gösteriyor.

Sana burda uzun uzadıya 'Allahın varlığını', 'Allah katında tek din`in Islamiyet olduğunu', 'Hz. Muhammed`in son peygamber olduğunu', 'Kuran`ı Kerim`in tahrif olmadığını, hala aslını koruduğunu' ve 'Alevilik denilen inanç sisteminin seksen milyon tane türünün olduğunu, Türkiye`de yaşanan Alevilik ile Suriyede`kinin farklı olduğunu, Sivasta yaşanan ile Tunceli`de yaşananın farklı olduğunu' vs. anlatacak değilim...

Eğer Sivas Olaylarının iç yüzünü merak ediyorsan zamanında Akit isimli (şu an Vakit isminde yayın yapan) gazetenin kapanmadan pardon kapatılmadan önceki son yazılarını iyi oku ve kapatılma sebeplerinin Sivas olaylarının aslını belgelerle gün ışığına çıkarması olduğunu gör.

Ha diyorsan ki İslamiyet`i canı pahasına savunacak kadar daşşak sahibi Abdurrahman Dilipak, Hasan Karakaya gibi yazarların yazdığı gazeteyi okumam diyorsan da sen bilirsin..

Tüm bunlara rağmen hala tutup Sivas olayları diyip laf söyleyeceksen benim de sana cevabım hazır; 'Yine gelin, yine yakarız!'

Teşekkürler DJR!
 

Sözü uzatmadan direk cevap vereceğim: Kutlu Doğum Haftası ile Mevlid Kandili'nin farkı şudur; Mevlid Kandili, Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in anne rahmine düşüş gecesidir. Kutlu Doğum haftası ise doğum günüdür.

Siz de hak vereceksiniz ki Efendimiz'in anne rahmine düşmesi olayı dahi çok önemlidir.

Teşekkürler Ahmet Burak Bal!
 
24. Barış Ünver demiş ki; 22 Nisan 2009, 20:17

@Ahmet; ben öyle bir bilgiye rastlamadım, emin misin? Baktığım kaynaklar şunlar:

http://www.biriz.biz/itikat/mevlid.htm
http://tr.wikipedia.org/wiki/Mevlit_Kandili

Elindeki kaynağı bizimle de paylaşabilir misin acaba?

 
25. mesut demiş ki; 22 Nisan 2009, 22:24

Her kutlama Kur'an da geçecek diye bir şart yok. Müslümanlar peygamberlerinin doğumunu kutlamak için bir hafta olsun demişler. 20 sene önce akıllarına gelmiş. Geç de olsa güzel olmuş. Yılbaşından sevgililer gününe kadar o kadar çok şey kutlanıyor ki bu ülkede. Gazetelerde cadılar bayramı kutlaması haberleri bile okur olduk son yıllarda.
Bir de bu bid'at hadisesi. Bid'at'ı öğrenmeden önce farz var, sünnet var, vacip var sonra haramlar var mekruhlar var günahlar var. Bunları öğrenip hakkıyla yapmaya çaba göstermek lazım bid'atlardan kaçmadan önce.

Teşekkürler mesut!
 
26. hg demiş ki; 22 Nisan 2009, 22:34

mesut;

bu saydıklarının hiçbiri (farz,sünnet,haram ,mekruh..vb) biri diğerinden önce öğrenilmesi gerek diye bir durum söz konusu bile olamaz,olmamalı.herbirine ayrı ayrı öncelikler verilerek bir bütün içinde hassasiyet gösterilirse ancak hakkı verilmiş olur.kaldı ki bidat dediklerimiz,diğerlerine göre daha hızlı ve sinsi yayılabilecek kapasitededir,nitekim tehlikesi küçümsenemez kanaatindeyim.

Teşekkürler hg!
 
27. E. Ali demiş ki; 22 Nisan 2009, 22:59

Bir de batılıların hayat tarzları, adetleri töreleri ile yarışmak var. Dans mı? Biz de ilahilerle dans edelim diye düşünenler çıktı. Malezya’da en rezalet biçimde yapılıyor. Küçücük kız-erkek çocuklar ilahiler eşliğinde nasıl kıvır kıvır oynuyorlar zıplıyorlar görseniz ağzınız açık kalır. Bu saçmalıklar Türkiye’de ılımlı islam tatil merkezlerinde animatörler tarafından küçük çocuklara yaptırılmaya başlandı.
Yakında Allah – Muhammed isimlerinin Arapça yazılışları “dövme olarak” kollara göbeklere omuzlara yapılmaya başlanır. O zaman da “satanistler şeytan dövmesi yaptırıyor bizimkiler de Allah yazdırsın ne kötülüğü var” diyerek bunu savunanlar kesinlikle olacaktır.
Şimdi Avrupada hırstiyanlık sembollerini gençler kollarına sırtlarına göğüslerine yaptırıyor. Ama sonra nefislerine yenilerek o dövmelerle her türlü zinayı azgınlığı yapıyorlar.
Eğer bidatleri hoş görürsek bizim yeni nesillerin sonu da öyle olacaktır.

Teşekkürler E. Ali!
 
28. _KmL_ demiş ki; 23 Nisan 2009, 23:52

Arkadaşlar mesele çok farklı. Rica ediyorum konuyu farklı yerlere çekmeyelim.
1) Kutlu Doğum Haftası'nın BENCE sürmesi gerek, çünkü; insanlarımız artık o kadar hantallaştıki her konuda dürtülmeden birşey yapmıyorlar.Müslümanlar kardeştir ve birbirlerini iyiliğe teşfik etmekle mesuldür. Bu hafta çerçevesinde dualar okunur ve EN ÖNEMLİSİ KAİNATIN EFENDİSİ("S.A.V"SALLALLAHU ALEYHİ VESSELLEM-KISACA ONA SELAM OLSUN ANLAMINDADIR VE İSMİ SÖYLENDİĞİNDE SÖYLENMESİ GEREKİR. Basit bir doktora bile nasıl Dr. xxx diye hitap ediliyorsa bunun gibi) Nİ ANLAMA GÜNÜ OLMASIDIR.ANMA DEĞİL "ANLAMA",ÇNKÜ ONU ANLAYABİLİRSEK ZATEN SORUNUMUZ KALMAZ.ONUN AHLAKI DÜŞÜNCELERİ DOĞRU KAYNAKLARDAN OKUNURSA "ONU" ANLAMANIN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUDA ANLAŞILIR.BU İNSANLIK İÇİN BÜYÜK BİR ARTIDIR.
2)Bidat farklı bir durum. Çünkü; bu yapılan bidat değildir BİDATLAŞTIRILIYOR. Bunada engel olamak zor. Nasıl bir müslüman mekruh(yapılmaması gereken) olduğunu bile bile gidip türbelerde ağaçlarda bilmem nerlerde şifa-deva arıosa buda öyle. İnsanlara doğru anlatılmadığı yada onlar anlamadığı yada işlerine öle geldiğinden durumu bidatlaştırıyorlar. BARDAĞA DOLU TARAFINDAN BAKARAK, BÖYLE ZAMANLARDA MÜSLÜMANLARIN KENETLENDİĞİNİ VE MAZHAR OLDUKLARI DİNİ VE PEYGAMBERİ BİRAZ DAHA TANIMA İMKANI BULDUKLARINI AYRICA HAYIRLAR İÇİNDE BİR SEBEB TEŞKİL ETTİĞİNİ DÜŞÜNÜN. Kıymetince kutlanmaması ve manasının tam olarak bazı kişilerce bilinmemesi üzücür ama bu gereksiz olduğunu yada olumsuzluğunu göstermez. Birde yazıda bağanazlar şöle yapcak fln die kesin hükümler vererek önyargıya giriyorsun. Uygun değil kanımca. Gerek yoktu. Siteniz geniş kitleye hitab ediyor, bende takip ediyorum sürekli. Çizginizi bozmayın. SİZLERE İHTİYAÇ VAR. Yorumları adaletli olarak yayınlayacağınıza zaten şüphem yok. Bunu belirtmeyin. Umarım herkes bu haftada oturup Peygambarimiz kimdir, düşünceleri-hadisleri(söyledikleri) nelerdir, etrafındakiler(sahabeler) nasıldırlar,islam neyi tevsiye eder... bunları araştırırlar :)EMEĞİNE SAĞLIK, KOLAY GELSİN...

Teşekkürler _KmL_!
 
29. Bahadır demiş ki; 06 Mayıs 2009, 12:29

Arkadaşlar sizler hala yine olsun yine yakarız derken kutlu doğumunu kutladığınız o muhteşem zat islamı tebliğe giderken taşlanmış yine de ellerini Allah'a açıp kendisini taşlayanlar için yaralı elleriyle dua etmiştir.

Yani anlayacağınız isterseniz tüm yılı tüm saatleri kutlamakla geçirin, neyi ve nasıl bir şahsiyeti kutladığınızı bilmediğiniz ve özümsemediğiniz apaçık ortada. İşte sizin gibi kişiler bugün islamı terörize eden, islamı insanlardan uzaklaştıran, merhametin dinini yozlaştıran kimselerdir.

Öldürerek ve yakarak hiç kimseye yardımcı olamazsınız.

Teşekkürler Bahadır!
 
30. Enes demiş ki; 15 Mayıs 2009, 10:44

Ahmet Burak Bal arkadaşımız kandilleri karıştırmış herhalde.
"Sözü uzatmadan direk cevap vereceğim: Kutlu Doğum Haftası ile Mevlid Kandili'nin farkı şudur; Mevlid Kandili, Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in anne rahmine düşüş gecesidir. Kutlu Doğum haftası ise doğum günüdür.

Siz de hak vereceksiniz ki Efendimiz'in anne rahmine düşmesi olayı dahi çok önemlidir."

demiş ama Mevlid kandili Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) dünyayı şereflendirdiği gecedir. Hazreti Amine'nin (r.a.) hamile olduğunu anladığı geceye ise Regaip kandili diyoruz.

Ben miladi takvime göre kutlanması taraftarıyım. Kutlamak da nasıl olmalı. İbadetle, istiğfarla. Yoksa şimdikilerin kutlu doğum diye yaptığı gibi çalgılarla, oyun eğlenceyle değil.

Teşekkürler Enes!
 
31. MUSTAFA demiş ki; 26 Şubat 2010, 16:50

ARKADAŞLAR BİDATI HASENE YANILGISI DİNDE BOZULMANIN EN ÖNEMLİ SEBEPLERİNDEN BİRİDİR.SİZLERE SADECE ŞU HADİSİ YAZACAĞIM:BENİM YAPTIKLARIMIN DIŞINDA OLAN TÜM İBADETLER BİDATTIR,HER BİDAT SAPIKLIKTIR,HER SAPIKLIK ATEŞTEDİR DİYOR(S.A.V)... SADECE ŞUNA BAKIN EFENDİMİZ BÖYLE BİSEY KUTLAMIŞMI? SAHABE BÖYLE BİRSEY KUTLAMIŞMI? KUTLAMISSA AMENNA SORUN YOK AMA KUTLAMAMIŞŞA BİZ KIMIZKI ONLARIN EKSİK KALDIKLARINI DUSUNUP BIR KONUDA UYDURMA IBADETLER OLUSTURUYORUZ...PEYGAMBERIN YAPTIKLARINI YAPIN YASAKLADIKLARINDAN DA SAKININ MEALINDEKI AYETİ NE ÇABUK UNUTTUK...?BİR İBADETTE BULUNACAKSAK ÖNCE PEYGAMBER(S.A.V)BUNU YAPMIŞMI ONA BAKALIM,YAPMAMIŞSA BİDAT OLUR IYI DE OLSA KÖTUDE OLSA BİDAT YASAKLANMIŞTIR.EBUBEKIR(R.A);BİDATI HASENE VARDIR DİYEN PEYGAMBER(S.A.V.)İN RİSALETİNE İHANET ETMİŞTİR DEMEKTEDİR...

Teşekkürler MUSTAFA!
 
32. dilara demiş ki; 20 Mart 2010, 19:57

Keske dini konularla bu kadar zaman tuketenler biraz dakendilerini bilime sanata muzige verseler iyi insan olmanin anahtarlari camiye gidip cikinca kadinlara O... diye kufur etmek degil. Hicbir dine sempati duymuyorum.

Teşekkürler dilara!
 
33. serkan demiş ki; 29 Mart 2010, 02:00

Ben bu konu yazisina kayiliyorum,islamiyetin hic bir ek bir inanca,ek gune,ek bayrama,ek din tapinmasina ihtiyaci yoktur,su gibi berrak ve temizdir,su KDH sini cikaranlar zannediyorlarki dine hizmet ediyorlar,mevlutler, kandiller bunlarda sonra cikan seylerdir ,boyle eklentiler ciktikca dinimizi hiristiyanlastiriyorlar,Allah ile Kul arasina neden girmeye calisirsinizki,iyi bir sey mi yapmak isiyorsunuz din adina,herkesi elindeki Kur-an'i Kerim'i anlamaya ogrenmeye ve bunun ile birlikte hadisleri uygulamaya yoneltin insanlari,oyle gunler aylar tapinmalar wayyy bee Hasa Yuce Allah bilemedi Pegaberimiz bilemedi bunlari da bu kendini dine adamis sayanlar mi bu gunleri daha iyi bildiler,daha mantikli bildiler,,Allah hepnizin sonunu hayirli etsin,Bir Bildigim var, din islam hic kaybolmiyacak ekimiyecek sadece ulke bolge ve toplum bu dini kaybedecek,din elden gidiyor da bunun sonucu,,gtti bile,her kkim ki Islamiyete sahip olacak ne mutlu onlara,her kimlerki o Yuce dinin altinda huzuru bulucak,,,

Teşekkürler serkan!
 

Öncelikle sitenizi çok beğendim.Ve yer imlerine(Sık kullanılanlara)ekledim.Cidden İstiklal marşının ilk hali,bU yazınız ve diğer tüm yazıları incelerken,Sitenizden ayrılamadım.Tebrik ederim.

Teşekkürler Kuyumcu Ersin Alper!
 
35. Osman demiş ki; 15 Nisan 2010, 02:27

Öncelikle konu için teşekkürler.
Sonra; dilara isimli şahsın yorumunun silinmesini rica ve arz ederim. Zira burada kimse onun dini inancını sormuyor. Onun boş kelamlar etmesi yorum kirliliğinden başka bir şey değil.
Sanatmış.. Kalbi mühürlü olanın yapacağı sanat kalsın.

Teşekkürler Osman!
 
36. Barış Ünver demiş ki; 15 Nisan 2010, 02:37

@Osman; @dilara'nın yorumuna ben de katılmıyorum fakat takdir edersin ki bir başkasının isteği üzerine yorumları silmem doğru olmaz.

 
37. nuri demiş ki; 15 Nisan 2010, 09:45

Sizin de bildiğiniz gibi Peygamberimizin dünyayı teşrifleri olan Mevlid-i Nebevi, asırlardır milletimiz tarafından ‘Mevlid Kandili’ olarak kutlanmaktadır. Mevlid Kandili ilk defa 13. asırda Erbil Atabeği Muzafferüddin Gökbörü tarafından iki ay süreyle kutlanmaya başlandı. Mevlid Kandili münasebetiyle ilim adamları bir araya gelip ilmi, fikri sohbetler yapıyor, halk sokaklarda mevlidi bir bayram havasında kutluyordu.
Süleyman Çelebi’nin kaleme aldığı Vesiletü’n Necat isimli şiirin, Mevlid adıyla, yüzyıllardır sevinçte, tasada, doğumda, ölümde okuna gelmesi ve bu geleneğin bugün de canlı bir şekilde devam etmesi, Peygamber sevgisi etrafında teşekkül eden milli ruhun ifadesidir.
Yüce dinimiz, huzurlu ve mutlu dünyanın en büyük hayat kaynağıdır. Bu noktadan hareketle dini tefekkürü cami dışına taşırmak, değerli ilim adamlarımızın araştırmalarını ve düşüncelerini halka aktarabilmek için Mevlid kandilini hayırlı bir vesile telakki eden Türkiye Diyanet Vakfı, yüzyıllar önce bir ilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan Mevlid geleneğini canlandırmayı amaçlamıştır. Bu düşünce ile Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, "Kutlu Doğum Haftası" olarak ilan etmiştir.
iktibastır.

Teşekkürler nuri!
 
38. EROL EREN demiş ki; 16 Nisan 2010, 12:30

EFENDİMİZ (SAV) mevzubahis ise;1 yıl kutlama yapsak azdır.

Teşekkürler EROL EREN!
 
39. Yasemin demiş ki; 17 Nisan 2010, 00:45

Efendimiz için hergün kutlama yapsak azdır kutlama yani onun dogdugu gün için sevinmektir efendimizi kuranla ve onun hayatıyla onu anmak ve onu yaşamaktır ve bu sevinci paylaşmaktır yoksa bugünkü gibi acayip müziklerle anmak degildir bi müslüman olarak onun dogdugu güne her gün sanki bugün dogmuş gibi sevinirim ama onu bidatlerle degil layıkıyla anmaya çalışırım

Teşekkürler Yasemin!
 
40. MÜNİR demiş ki; 01 Mayıs 2010, 02:14

ÖNCELİKLE HZ MUHAMMEDİ HERGÜN ANSAK ONUN SUNNETINE FARZINA UYABILSEK.............................NEDENSE FETTULLAH GULENIN DOGDUGU HAFTAYA DENK GETIRMİSLER ACABA? YORUMLARINIZI BEKLIYORUM BUNU ARASTIRIN FURKAN DIYE ÇIKARILAN KURANI KERIMDEN USTTE TUTULAN KITABI ARASTIRALIM ACABA NASIL OLUYORDA FETTULLAH GULENI MESIH ILAN EDIYORLAR BUNUDA ARASTIRALIM......?

Teşekkürler MÜNİR!
 
41. hasan demiş ki; 07 Mayıs 2010, 00:27

HER YIL İKİ DEFA DOĞUM GÜNÜ KUTLAMAK MANTIKLI GELİYORSA BİRİLERİNE (HEM MİLADİ HEM DE HİCRİ TAKVİME GÖRE) O ZAMAN ORUCU DA HEM RAMAZANDA HEM DE MİLADİ TAKVİMDE KARŞILIK GELEN AYDA TUTSUNLAR DA GÖREYİM....

Teşekkürler hasan!
 

Sayfalar: « 1 [2]

Tepki Ver


   ÖNEMLİ:
  • Art arda yorum yapmak yasaktır.
  • Türkçe kurallarına uymayan yorumlar silinecektir.

 
 
XHTML CSS WordPress