BEYN

Atatürk'ten iki cümlede laikliğin açıklaması

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk gerçekten çok ilginç bir insan. Öyle cümleler kuruyor ki, bahsettiği en derin konuları bile -birazdan vereceğim örnekte olduğu gibi- iki cümleye sığdırabiliyor. Kelimelerini çok özenle seçiyordu herhalde çünkü sarf ettiği her kelime, istisnasız, kurduğu cümlenin anlamına ayrı bir katkıda bulunuyor.

Prof. Dr. İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu'nun "Atatürk: Yetişmesi, Kişiliği, Devrimleri" adlı bir kitabını okuyorum. Kitap 1973 yılında yazılmış ama kullandığı kaynaklar, 20. yüzyılın tamamını kapsayan bir tarih aralığında. Bir profesör oluşundan olsa gerek; çok ağır bir dille yazmış ve ben de mecburen ağır ağır okuyarak ilerliyorum. Okumaktan epey sıkıldığım ama her seferinde sıkıldığıma değdiğine şahit olduğum bu akademik eserlerin bir başka örneği olan bu kitabın "İlkeleri" bölümünde, Atatürk'ün "Laiklik" ilkesi anlatılırken profesörün Atatürk'ten yaptığı bir alıntı beni cidden etkiledi. Atatürk'ün nasıl yetenekli bir konuşmacı olduğunun yanı sıra, konusuna nasıl hakim olduğunu bir kez daha görmüş oldum. Alıntılanan söz şu şekilde:

(...) İslâm dinini asırlardan beri alışılmış olduğu üzere bir siyaset vasıtası mevkiinden kurtarmak ve yükseltmek elzem olduğu hakikatini müşahede ediyoruz. Mukaddes ve lahutî olan inançlarımızı ve vicdanlarımızı çapraşık ve değişken olan ve her türlü menfaat ve ihtirasların tecellisine sahne olan siyasetten ve siyasetle ilgili bütün hususlardan bir ân evvel ve katî olarak kurtarmak, milletin dünya ve âhiret saadetinin emrettiği bir zarurettir.

Bu sözü, günümüz Türkçesine şu şekilde çevirebiliriz:

(...) İslam dinini yüzyıllardan beri alışılmış olduğu üzere bir siyaset aracı konumundan kurtarmanın ve yükseltmenin vazgeçilmez bir iş olduğu gerçeğini gözlemliyoruz. Kutsal ve ilahi olan inançlarımızı ve vicdanlarımızı, karışık ve değişken olan ve her türlü çıkar ve tutkuların ortaya çıkışlarına sahne olan siyasetten ve siyasetle ilgili bütün konulardan bir an önce ve kesin olarak kurtarmak, milletin dünya ve ahiret mutluluğunun emrettiği bir zorunluluktur.

Kısa bir açıklama getirmek istiyorum: Atatürk bu sözünde laikliği anlatırken, yani din ile siyaseti birbirinden ayırma amacını açıklarken; siyasetin içinden dini değil, dinin içinden siyaseti ayıklama olgusunu anlatıyor. Özellikle "yükseltmek" ve "kurtarmak" kelimelerini kullanmasının sebebi, benim gördüğüm kadarıyla bu. Dinin ve vicdanın kutsallığını vurgularken siyasetin karmaşık ve kirlenebilecek bir alan olduğunu söylüyor; dolayısıyla dinin siyasete karıştığı durumlarda siyasetin kararsız yapısından ötürü dinin de zarar görebileceğine dikkat çekiyor. Haksız da değil; ta Atatürk zamanından beri dini siyasetle karıştıranların veya dini siyasete alet edenlerin yüzünden bazı kişilerin dinden nasıl soğuduğunu ben gözlerimle görüyorum.

Herkesin mantığını biraz olsun kullanarak çıkarabileceği sonuç şudur: Dinin siyaset sahnesinde bir araç olarak kullanılması dine zarar verirken, buna karşı geliştirilmiş laiklik düşüncesi dinin daha temiz bir ortama taşınmasını sağlayarak dini özgürleştiriyor. Ne yazık ki bunu gören insan sayısı da gittikçe azalıyor.

Yazı bu kadar. Konu hakkında daha çok yazmak isterdim ama Atatürk'ün sözlerinden daha çok şey anlatmayacak.

  • Fatih H.

    Sahsen yukarida alinti yaptigin ve Ataturk’e ait oldugunu one surdugun ‘Yuzyillardan beri dinin siyasete alet edilmesi’ ile ilgili’dusuncenin dogru olmadigini dusunuyorum.Islam dini hicbirzaman asirlar boyu siyasete alet olmadi en cok alet oldugu asir gectigimiz ve icinde bulundugumuz asirdir.Daha onceleri millet cogunluk olarak suurlu bir sekilde dinini yasadigi ve dinin emirlerine sadik kaldigi icin boyle bir problem de yoktu,dinde herhangi zarar gormemisti.

    Sahsen nutuk’u okumadigim icin bu sozun Ataturk’e ait olup olmadigi konusunda bir iddiam yok,fakat cok kisa zaman once ortaya cikan, Ataturk’e ait oldugunu zannettigimiz ‘Genclige Hitabe’ nin Ismet Inonu tarafindan kaleme alindigi gerceginide unutmamak gerekir.Yani Nutuk’ta yeralan ifadelerinde nekadar Ataturk’e ait oldugu tartisilir.

  • Barış Ünver

    Fatih; artık yalnızca karşı çıkmak için karşı çıktığının farkında mısın acaba? CHP’ye o kadar laf edersin, şimdi CHP’den beter muhalefet yapıyorsun :). Bir söz alıntılıyorum, “Atatürk’e ait olduğunu öne sürdüğün” falan diyorsun. Alıntıladığım kitap akademik bir çalışma, bir profesörün eseri. Şüphen varsa araştırıp bunun gerçekliğini veya gerçekdışılığını araştırıp buraya yazmalısın. Varsayım üzerine bir yorum yazıyorsun, bu doğru değil.

    Kaldı ki aslında anlatılan şey, senin gibi birinin ilgisini çekebilecek ve hoşuna gidecek bir şey. Atatürk burada yalnızca laikliğin farklı bir işlevini anlatıyor, o kadar. Ama dediğim gibi karşı çıkmaya o kadar heveslisin ki, bir şekilde karşı çıkmaya çalışıyor ve alakasız bir haberle de olsa iddianı desteklemeye çalışıyorsun :). Seni Deniz Baykal’la karşılaştıracağım bundan sonra Fatih :D.

  • Fatih H.

    Baris,

    Benim birseye karsi ciktigim sozkonusu degil,sadece sorgulamadan kabul etmenin dogru olmadigini dusunuyorum.Ozellikle Ataturkle ilgili meselelerde cok daha titiz olunmasi gerektigini dusunuyorum.
    Bana arastir derken kendin blogunda paylastigin bir mesele ile ilgili dogruluk arastirmasi yapmadinmi yoksa?
    Hani her yazani,cizileni kayitsiz sartsiz kabullenmiyorduk ?
    Yine donup dolasip konu ayni yere geliyor malesef,ulkemizde birilerine yalakalik yaparak profesor olan yada satilik profesor olan azmi adam var?

    Egitim sistemimizin hali ortada,universitelerimizin durumuda ortada.Hangi akademik calismadan sozediyoruz ki.Ustelik bu tur calismalar dogru duzgun denetime tabi tutulmadan gelisi guzel yayinlaniyorken.

    Ataturke ait oldugunu one surdugun bir dusuncenin ona ait olmamasi sana cok basit gelebilir,kendince bunda bir mantik arayabilirsin ve buna gore yorumda yapabilirsin fakat bunun adi isteyerek veya istemeyerek aldatmak olur…

  • Barış Ünver

    Şu sitede yazdığın tüm yorumlarını gezip baksak, 10 tanesinin 8′inde acayip acayip adamların yazılarını veya Zaman’ın, Vakit’in haberlerini verdiğini görsek de sen aynı lafı etsen “sorgulayalım hey hey” diye… :D

    Akademik çalışma diyorum, zaten kanıtlanmış diyorum, sen hala sorgulayalım diyorsun. Ben çoktan sorguladım, sorgulamadan niye yazayım? :)

  • http://www.alivesitesi.com E. Ali

    Atatürk’ün sözünden şu anlamlar çıkarılabilir:
    1- Atatürk’e göre siyaset nedir?
    Çapraşık ve değişken olan ve her türlü menfaat ve ihtirasların tecellisine sahne olan bir şeydir.
    2- Atatürk’e göre dünya ve ahiret saadeti neyi gerektiriyor?
    Allah ve ahiret ile ilgili inançlarımızı ve vicdanımızı her ne pahasına olursa olsun gerçek adaletten, haktan başka hiçbir şeye araç etmemeliyiz.

    İslamın yüzyıllardır siyasete (daha doğrusu saltanata) alet edilmiş olduğu bir gerçek. Çok saygı duyduğum bazı padişahlarımızın dahi iyi niyetle veya iyi düşünmeden zoraki fetvalar çıkarttığını biliyorum. Geçmişte olmadık şeyler için sipariş üzere ne yapıp edip fetva çıkaran alimler varmış. İslama uygun değilse değil işte kasmanın gereği yok ama emir büyük(!) yerden. Gerçi hatasız kul olmaz. Hz. Osman (R.A.) gibi hem en önemli 4 sahabeden biri, hem nezakette merhamette zirve bir insan bile hata yapmıştır. Padişahlarımız niçin hatasız olsun? Sahabelerden üstün müydüler? Elbette çok daha beter hataları olacaktı. Ama eğer o hatalar adaleti sağlamakla görevlendirilmiş kişilerde ise ve buna islam alimleri ses çıkaramamışsa burası üzücü. Sonuçta “bakın fetvası çıkarıldı, bu iş islama uygundur” diye hareket etmek yok mu? İşte bu, o zamanlara göre islamı saltanata alet etmektir.

    Atatürk’e ait olsun veya olmasın bu söz güzel. Ama önemli olan, o güzelliği anlamakla kalmamak, karakterimiz etmektir.

    İslamı yükseltmek islamı hakkıyla anlamakla olur. Bunun için ise islamı hakkıyla anlamanın yolları araştırılıp bulunmalıdır. “Bizden olsun çamurdan olsun” ilkesi kötü bir şeydir bunu kabul etmeli. Çokluk değil faziletlilik önemlidir. Çünkü her bizden görünende fazilet bulunmaz. Ama hata ediyoruz. Sonra da “kol kırılır yen içinde kalır” ilkesini ele alırız ve böylece o kol kangrene sebep olur bedeni de çürütür.

    Taşra zihniyetindeki “bizden olmayanlar, yabancılar, ötekiler” içgüdüsel anlayışına sahip olan kitlelerin müslümanlığı da kendi zihniyeti kapsamında olur. Yani nasıl ki milliyetçiliği kafalarındaki “bizden olmak” ile aynı şey sanırlar, islamı da aynı kefeye koyacaklardır. Günümüz Türkiye’sinde islam bu dereceye inmiştir, töreleşmiş sosyolojik bir olgudur. Siyaset de aynen o hesap… Bu halk kimin yanındadır? Konuşmasıyla haliyle tavrıyla kendisine en çok benzeyenin! Başka şeye kafamız çalışmaz. Vaktiyle Erdal İnönü bu yüzden tutulmamıştı çünkü T. Özal kadar halkın dilinden konuşamıyordu. En basitinden örnek, Özal “Cenab-ı Allah derken E. İnönü Tanrı diyordu. Burada halkın dini duyarlılığı söz konusu değildir, bildiğinden gayrısını yadsıması, yabancı saymasıdır. Bu arada yanlış anlaşılmasın kişiler söz konusu değil, halkın anlayışından örnek verdim.

    Vicdana – vicdanlılıkla hareket etmeye gelince, kültürel olarak bundan uzağız. Düşünemeyen, otomatiğe bağlamış kitlelerde vicdan en arka planlarda kalır. İnsan vicdanlı olsa da, bir kere nasıl hareket edeceğini “düşünce yoluyla” kontrol altında tutamıyorsa, benim gibi işi bilinçaltının otomatik tepkilerine bırakmışsa daima vicdan azabı çeker. Şöyle ki; önce otomatik tepki verir, sonra davranışlarının ne kadar yanlış olduğunu anlar vicdanı sızlar. Bu hep böyle devam eder.

    Maalesef Atatürk’ün öğretmenlerden istediği “fikri hür vicdanı hür irfanı hür” nesiller yetiştirilemedi. Taşracı gelenekçiliğe hapis kalmış ve parayı birinci derecede önemli sayan nesillerle şimdiki hallere düştük.

    Yıllarca ne öğretmenlerle karşılaştım: dili “ezberden” faziletlilikten bahseder, hayatında faziletten yana bir şey yoktur. Hatta faziletli sözleri şu veya bu yönde siyasi amaçlara destek için kullanır. Bunun bilincinde asla değildir. Zaten bir öğretmenin amacı yeni nesillere herhangi bir ideoloji aşılamak ise, yani öğretmen öyle gereklidir diye düşünüyorsa o kişi eğitimci değildir bilinçsizce at gözlükleri takıcıdır.

  • Fatih H.

    @Baris,

    Yukarida link olarak verdigin ‘Sorgulama’ genel bir yazi,yani sorgulamanin senin icin onemi ve mantigini izah etmissin.Yoksa yukaridaki alintiladigin kisimlari sorguladigin somut bir ornek yok.

    Diger bir konuda alinti yaptigim ve link olarak verdigim ‘zaman’ veya ‘vakit’(ki en az burdan link vermisimdir) gibi kayanklar kadar ‘Radikal’ veya ‘bugun’ gibi hurriyet gibi kaynaklardanda orneklerim mevcuttur.Bu konuda senden daha tarafsizim sanirim.

    @E.Ali

    Osmanli doneminde munferit birkac olay haricinde Saltanat sahiplerinin dini kullandiklari sozkonusu degildir.Zira zaten dinden gelen emir ve yasaklar oldugu gibi yasanmaya ve yasatilmaya calisiliyordu.Bunun en buyuk destekciside halkti.Osmanli’da bugunku adi ile bildigimiz demokrasinin gunumuzden daha fazla pratik hayata gecirildigi bir gercektir.(kaynak:Osmanli Demokrasisinden,Turkiye Cumhuriyetine).Mesela yukarida sozunu ettigim munferit olaylardan birisi Kanuni’nin devletin bekasi adina kendi oglunu oldurtmesidir.

    Padisahlarda hata yapar fakat genelleme yaparak dinin sultanlar tarafindan gelisi guzel kullanilmis olmasini iddia etmek haksizlik olur.Zaten buna zemin olustugu an Osmanli’dan eser kalmadi,yikildi.
    Basta Peygamberler olmak uzere(Yunus A.S gibi)Allah, bir kisim kullarini digerleri ders alsinlar diye farkli imtihanlara tabi tutmustur.Bu imtihanlarin sonucu gunumuz itibari ile negatif gorulebilir ama ‘Ehven-i Ser’ olcusunde bakildigi zaman,cok zararlidan daha az zararli olani tercih etmek gibi bir tercih sozkonusudur.Sahabe efendilerimiz hakkinda Peygamber Efendimizin su hadisini unutmamak gerekir ‘Ashabim yildizlar gibidir,hangisine tutunursaniz kurtulusa erersiniz’ .
    Sahabelerin kusurlari onlarin degerini ve konumunu degistirmeyecegi gibi 600 sene Allah ve Resulu adina cihat eden,at kosturan,fakiri yoksulu gozeten,yardima muhtaclarin imdadina kosan,mazlumlari himaye eden koskoca bir Osmanli’yi da dini siyasete alet etmekle suclamak insafsizliktir.

    Mesela Ataturk 26 Şubat 1921’de Amerikalı gazeteci Clarence K. Streit’in sorusu üzerine şunları dile getirmişti:

    “Milletimiz aleyhinde söylenenler bütünüyle iftiradır. Milletimizin zalim olduğu iddiası baştan başa yalandır. Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve âdetlerine riayet etmemiştir. Hatta denilebilir ki, başka dinlere mensup olanların dinine ve milliyetine riayetkâr olan yegâne millet, bizim milletimizdir. Fatih, İstanbul’da bulduğu dinî ve milli teşkilatı olduğu gibi bıraktı. Rum Patriği, Bulgar Eksarhı ve Ermeni Kategikosu gibi Hıristiyan din reisleri imtiyaza sahip oldu. Kendilerine her türlü serbestlik verildi. İstanbul’un fethinden beri, Müslüman olmayanların mazhar bulundukları bu geniş imtiyazlar, milletimizin dinen ve siyaseten dünyanın en büyük müsaadekâr ve civanmert bir milleti olduğunu ispat eden en büyük delilidir.”

    @Baris
    Tarih konusunda hicbirzaman kesin bir dil kullanilarak bu dogrudur veya yanlistir denemez.Gunumuzde bakildiginda bazi guc sahibi kimselerin Ataturkun adini kullanarak milleti bolduklerini,iskencelere maruz biraktiklarini,ozellikle TSK icerisinde namaz kilan insanlari doverek sindirmeye calistiklarini,Kuran kurslarini yasaklayip ezanlari susturmak istediklerini,universitelerde basortusunun hala yasak oldugunu hatirlatmakta fayda var.Ve bunlari yapanlar yukarida da alinti yaptigin ve benzeri bircok Ataturke ait olup olmadigi tartisilir sozlere dayanarak Ataturk ve ilkeleri adina yaptiklarini iddia edebiliyorlar.

    Bu yuzden dinin siyasete alet edilmesi mevzusunun farkli yorumlandigini dusunuyorum.Zaten mevcut yorumlarin pratikte tam tersi etki yaptigini ve siyasetin dine alet edildigini dusunuyorum.

  • http://www.alivesitesi.com E. Ali

    Fatih peki devletin bekası dinin bekasından üstün tutulmamış mı? Burada başka bir hataya girilerek (belki o hata o zamanın şartlarına göre kaçınılmazdı ama sonuçta getirdiği çirkinlikler çok kötü) padişahlık tahtı korunmamış mı ve bu uğurda bazı şeyler gözden kaçmış veya görmezden gelinmiş olamaz mı? Vergi taoplamak için derebeylerine tanınan sınırsız imtiyaz ile, görevini kötüye kullanan derebeylerince özellikle anadolunun ücra yerlerinde gayrimüslimler başta olmak üzere derebeyleri köylüleri sömürmemiş mi? Bunlar münferit değil. ve derebeylerinin çirkinlikleri gelenekselleşmiş, köy ağalığına dönüşmüş olup günümüzde etkisi halen devam etmekte. Köy ağaları üstelik kendi soydaşlarını dindaşlarını sömürmekte. bir de toprak ağaları var. kim bilir üç yüz yıl önce derebeylerinin zulümleri nasıldı…
    Hatta batıdan gelen milliyetçilik akımları ile örneğin doğu karadenizde müslüman pontusluların yer yer gayrimüslim pontuslularla işbirlikleri de görülmüş. bu da sömürü çarkına isyan olsa gerek. Bütün bunlar münferit hataların kelebek kanadı etkileridir. zamanın şartları yüzünden hatalar zincirleme gelişmiştir arttırmıştır. Bu arada Osmanlı’nın parlak zamanlarında Akdeniz’de korsandan beter zalim osmanlı gemicilerinden hiç söz etmeyeceğim. :(
    Hepsi öyle değildir ama münferit de olsalar, münferitler her yerde her kademede ayrı ayrı hüküm sürmüşler. karada ayrı, denizde ayrı.
    Atatürk’e gelince, atalarını elbette savunacaktı. Zaten gerçeklere dayalı çirkin söylentiler padişahların bizzat istedikleri şeyler değildi. Az toprakla yetinmek, dünyaya faziletiyle örnek olmak, dünyanın her konuda en gelişmiş, en faziletli, ilimde teknikte en ileri nesillerini yetiştirmek varken yayılmacı olmakla, her yeri fethetmekle sonuçta her yeri idare edebilmek tam denetim altında tutmak mümkün olamazdı. Bunlar atalarımızı ayıplamak için değil. tarihten ibret almak gerekir.

  • http://pythontr.jimdo.com kızılsungur

    @Fatih,

    Gençliğe Hitabe’yi İsmet İnönü mü yazmış? XD Daha neler duyacağız? =D ATA’mızı sevmiyorsanız bile bunu kendi çapınızda çarpıtarak diğer insanlara Atatürk’ü yanlış tanıtmaya gerek yok.

    Bu arada makale laikliği oldukça aydınlatıcı bir şekilde yazılmış.

    Tebrikler Barış ^_~

  • Fatih H.

    @kizilsungur; Bunun sevip sevmemekle alakasi yok, buyrun okuyun:
    http://www.belgehaber.com/haber.php?haber_id=4751

    @E.Ali; Sozunu ettigin cirkin olaylarin dinle bir baglantisi yokki,yani dini kullanarak yapilmis meseleler degil bunlar.Dinde derebeyligi,toprakagaligi gibi hususlar yok.Bunlar Osmanlinin hakli olarak ihtiyac duydugu ve olusturdugu bir sistemin ve siyasetin bozuk taraflaridir.Neticede sistemi yuruten insanlar olduguna gore hata ve yanlislar kacinilmazdir.Fakat bunu dine dayandirmak yanlistir. Osmanlida devletin bekasi icin birisinin idami caizdir,bunda bir problem yok.Problem orada bir aldatma ve buna bagli olarak yanlis bir kararla ilgilidir.Yoksa gercekten Kanuni’nin oglunun devletin duzenine ve birligine tehdit olusturdugu sozkonusu ispatlanmis olsa kimsenin itirazi olamaz.Hurrem sultan faktoru cok onemlidir orda

  • http://pythontr.jimdo.com kızılsungur

    @Fatih,

    Haberin başlığı “Gençliğe Hitabe İsmet İnönü’nünmüş” … mış muş müş… Haberi bi’ ara masal niyetine okurum. =D

  • Fatih H.

    @kizilsungur

    Bugune kadar okumaya alistiginiz masallar kadar kaliteli olmasada icerik olarak gercekleri gormenize yardimci olurdu,ama siz yine bildiginiz masallari okumaya devam edin ;)

  • Barış Ünver

    @Fatih; fark ettim de senin bir yazıya yazdığın yorumların sadece ilki yazıyla ilgili oluyor; gerisi niyeyse yazıdan kopuk oluyor. Bunu sen de fark ettin mi?

    İstersen haksızsın de ama bu beni rahatsız ediyor. Yazıma gelen yorumların yazıyla ilgili olmasını isterim ve sen, ben dahil herkesi tamamen farklı bir tartışmaya çekerek insanları yazıyı tartışmaktan alıkoyuyorsun. Lütfen yapma bunu.

  • http://www.alivesitesi.com E. Ali

    @Münferit bey’e:
    “Sözunu ettiğin çirkin olayların dinle bir bağlantısı yok” diye bana cevap vermişsin. Ben asla öyle düşünmediğim gibi öyle bir iddiada da bulunmadım ve asla bulunmam. Elbette o çirkinliklerin dinle ilgisi yok. Hadi beni tanımıyorsun bu bir yana ama o sözlerimden öylesi bir anlam nasıl çıkarılabilir? Neyse, sözü uzatıp buradaki asıl konuyu bulandırmayalım.

  • duygu

    Diyelim ki din Fatih beyin söylediği gibi yüzyılardır değil de sadece birkaç yıldır siyasete alet ediliyor ve diyelim ki bu sözler Atatürk’e ait değil.Ne fark eder?Yazının anlamını ve ifade etmek istediği şeyleri değiştirir mi?Geçmişi bir tarafa bırakırsak,burda sorulması gereken soru şu: “Şu anda dini siyasete alet edenleri içtenlikle kınayabiliyor muyuz?” Eğer hepimiz bu kınamayı yapabiliyorsak zaten laiklik tehlikede değil demektir.

  • Fatih H.

    @E.Ali
    Konunun cikis noktasi dinin siyasete alet edilmesiydi ve ben yorumlarimida buna bina etmistim.Sizde vermis oldugunuz cevaplardan birisinde Osmanlininda bircok zaman dini siyasetine alet ettigini one surmus ve bu sekilde kendine gore bir duzen olusturdugunu ima etmistiniz.Cevabim bunun uzerineydi zaten.Yani konunun bulandigi yok,siz bazi yorumlari atlamis olabilirsiniz.

    @Baris

    Evet bende bunu farketmistim onceden,hatirlattigin icin tesekkurler.yalniz bunu yapan da sadece ben degilim.Arada bi ozelestiri yapsan fena olmaz. :)

    Laiklik gibi bir konu soyledigin kadar basite indirgenip tek bir kaliba sokulabilcek birsey degil.Yani bugun ulkemizin bircok aydini,siyasetcisi,ogrencisi,ogretim uyesi vs bu konu uzerinde tartisiyor.O yuzden laiklikle ilgili yazilan her satir icin oturup 40 gun 40 gece fikir yurutsek yanlis olmaz.Uzerinden nerdeyse 100 yil gecmis hala bu konu bircogu tarafindan muallakta.

    @Duygu

    Gunumuze bakarsak siyasete alet olan sadece din degilki,milli manevi
    degerlerimiz,kulturumuz,azinliklar,zaten hepsi cumleten siyasete alet edilmekte.
    Siyasetimizin ve politikamizin komple revizyona ihtiyaci var.
    Sadece din uzerine yogunlasmaktansa genel elestiriler yoneltmek bence daha uygun olur.Insanlar inandiklari degerlerin surekli tartisilmasindan rahatsiz.Tv den gazetelere hergun bir baska laik-antilaik polemigi almis basini gidiyor.Basortusunden tutun okuldan cuma namazina giden ogrenciler bile tartisma unsuru haline getirildi..

    Laiklikten kasit nedir?Siralama yapildiginda Laiklik demokrasiden veya ozgurluklerden oncemi gelir sonrami ?Insani degerleri dort dortluk yasayan birisi ‘Ben laikligi bilmem,laik degilim’ dese bu yanlismidir dogrumudur?Cumhuriyetmi daha onemlidir,yoksa Laiklikmi?
    Simdi kalkip zaten laik olan birisi ayni anda oteki dedigimiz seylerin hepside olur demeyiniz…
    Ben yukardaki sorulari art niyetle sormadim,gercekten merak ediyorum…

  • Barış Ünver

    @Fatih; biz ne cevap verirsek verelim kabul etmeyeceğin için yapacağın en güzel şey, bu konudaki bilgisizliğini gidermek için bol bol kitap okumandır. Laiklikle ilgili onlarca, yüzlerce kitap var. Ben bu sorularının tamamına yanıt verebilirim ama yanıt vermeyi gerçekten istemiyorum çünkü dediğim gibi kabul etmeyeceksin, bir şekilde lafı evirip çevirip benim hatalı olduğuma getireceksin ve konuyu kendi nezdinde kapatacak ve bir sonraki ortamda yine aynı soruları sorarak yine aynı yanıtları vermeye hazırlanacaksın. O yüzden sorularını yanıtlamakla uğraşmak yerine konu hakkında akademisyenlerin yazdığı (Özellikle akademisyen diyorum çünkü akademisyenler -örneğin ilahiyatçılar- din konusundaki dogmalara uymaya daha az meyillidirler.) kitapları okumanı tavsiye ederim. O kitaplarda sorularına tam olarak doğru yanıtlar bulabilirsin.

    Bir de laiklik hakkında kafanda bu kadar çok soru varsa lütfen bu gibi konularda tartışmaya girmeden önce biraz bilgili olmaya bak, olur mu?

  • duygu

    ben soruma yanıt alamadığım için cevap vermeyi düşünmüyorum Fatih bey,çünkü konu ondan sonra başka yerlere sapıyor,yukarıda görüldüğü gibi.siyasete başka şeylerin alet edilmesine de karşıyım ben ama laiklik ilkesi siyasete dinin alet edilmesiyle ilgili olduğu için bunu ön plana çıkardım.şimdi herkes eğer samimiyetle “din siyasete alet edilmesin,bunu yapanlara da asla oy vermem” diyebiliyorsa o zaman sorun yok demektir.siz bunu diyebiliyor musunuz?kaldı ki din, bu saydığınız değerlerin hepsinden daha manevi ve kutsal bir yere sahip olduğu için siyasete alet edilmesine en çok karşı çıkılması gereken unsur dindir.o yüzden gerçek dindarların kimsenin dini kendi tekelinde tutmaması ve siyasete alet etmemesi için uğraşması ve bunu yapanları gördüğünde halkı uyarması en önemli borcudur.şimdi bir daha soruyorum,siz dinin siyasete alet edilmesine ve edenlere karşı çıkıyor musunuz?yoksa; başka şeyler de siyasete alet ediliyor,din de edilebilir mi diyorsunuz?

  • Fatih H.

    @Baris cevap vermek istemeyebilirsin fakat benim sozunu ettigim ve ogrenmek istedigim kitaplarda yazili olan degil,pratik hayatta laik oldugunu iddia edenlerin dusunceleri ve yorumlaridir.Teorik olarak en az senin kadar malumatimiz var :)

    @Duygu hanim din soylediginiz kadar onemli ve kutsal oldugu icin zaten siyasete alet ediliyor.Bende soylediginiz gibi dinin herhangi bir dusunceye alet edilmesine karsiyim fakat sorunun cozumu burda degil bence.

    Mesela soyle bir ornek vereyim;

    Dinde namazin yeri farzdir,5 vakit kilinmalidir.Bu dunyada hangi meslekle mesgul olursak olalim mutlaka yapmamiz gereken bir ibadet.Kapali kapilar ardinda kimseye gostermeden kilindiginda problem olmuyor,fakat bir basbakan namazini bir camide kildiginda bu dinin siyasete alet edilmesine olanak sagliyor.Nedeni ise milletin oylarinin artmasi veya eksilmesine neden olmasi.Yani insanlarin bakis acisina gore bu farklilik gosterir.Sonuc din siyasete alet oldu,olmamis olsa bile saolsun medya organlari alet ediyor.Mesela muhafazakar basin bunu overek takdir ederek alet ediyor,diger kesimde tam tersi Turkiye ,Iran olcak diye yaygara kopariyor.
    Bunun onunu nasil alcaksiniz?

    Yukarida @Baris’in alinti yaptigi kisimlardan birisinde Laikligin insanlarin dunyasini ve ahiretini kurtarmasindan soz ediliyor,dogal olarak bende merak ediyorum.Bir insan ahiretini kurtarmak adina zaman ve mekan gozetmeksizin basortusu ortmesi gerektigni inaniyorsa,Laiklik ilkesi buna nasil bir cozum getiriyor?

    Kisilerin inanclarini tartismak veya sorgulamak hakkimiz ve haddimiz olmadigina gore.dindar insanlarin hedef gosterilerek laikligi tehdit altinda gibi lanse ettirilmesine nasil engel olcaz?

    Simdi ben istedigim kadar alet edilmesin diyeyim,ben kendimde alet etmeyeyim fakat cevremdeki insanlar benim alet ettigimi dusunurse bende alet etmis oluyorum cunku cevremdekilerin bunu yapmasina olanak saglamis oluyorum.Sebebide dini yasamaya calismam,yani bir tarafta yapmaya mecbur oldugum ibadetler vecibeler diger yanda dinin siyasete alet edilmesi mevzusu yani Laiklik ilkesi.

  • Barış Ünver

    Laiklik ilkesi hakkında yanlış bilgilere sahip olduğunu gördüğüm için okumanı tavsiye ediyorum @Fatih. Laiklik dini özgürleştirme amacı güder ve bunu, dinin sosyal hayatta herhangi bir amaçla istismar edilmesini engelleyerek yapar. Sorduğun soruların hepsine kitaplardan yanıt alabilirsin, emin ol. Akademisyen dediysek pratik hayatı yazmıyor demek değil bu.

  • duygu

    Bu ülkede tek namaz kılan başbakan sözünü ettiğiniz kişi miydi ki medya sadece onun dini siyasete alet ettiğini düşündü namaz kılarken görünce?iki açıklaması var,demek ki ya bu başbakan dini siyasete alet etmek için başka şeyler de yaptı ya da diğer siyasetçiler “ibadet de gizlidir kabahat de”düsturuna uygun hareket ettiler.ayrıca oy sahibi olan bir vatandaş olarak “ben ne dersem diyeyim durum değişmez” deme şansınız yok çünkü siyasi iktidarları bizim bu konudaki bakış açımız belirliyor.ve bir aydınlatıcı olarak çevremizdeki halk kitlelerini de eğitebilir,”oy”un namaz kılan adaya değil ülkeyi iyi yöneten adaya verilmesi gerektiğini anlatabiliriz.o yüzden sorumu bir kez daha tekrarlıyorum.

  • Fatih H.

    Duygu hanim,Namazi sadece ornek olarak verdim,basbakanida mevcut basbakan olarak degil mesleki olarak ornek seklinde gosterdim.Yani her zaman ayni ikilem her insan icin gecerli olabilir.
    Ayrica verdigim cevap yeterli olmamis tekrar ediyorum; Dinin siyasete alet edilmesine,ettirilmesine,aletmis gibi gosterilmesine komple herturlusune karsiyim…

    Baris,cuma namazina giden ogrenciler icin irtica damgasi vurulmasindan tutunda basortusu ile devlet dairelerine giremeyen,milletvekili olamayan her vatandas icin gecerli bir ikilem.Hangi ozgurlestirme amaci guduluyor da haberimiz yok yada gudenlerdemi problem var?
    Yani aslinda Laiklik insanlarin dini yasantisini yasamasina olanak sagliyor fakat cesitli kurum ve kuruluslarin basindaki sahsiyetler uygularken millete zulmediyor oylemi?

    Beni laiklige karsi gibi algilamamanizi rica ediyorum,sadece soylediginiz veya tarif ettiginiz laiklik beni ozgurlestirmiyor tam tersine kisitliyor.

    Madem okadar kitap okudun eksigimide goruyorsun bi anlativersen Bariscim olmazmi ?

  • Barış Ünver

    Tekrarlıyorum Fatih, laikliği bilmiyorsun. Bilsen bu yanlış örnekleri vermezdin. Bu saydıkların laiklikle alakası olan şeyler değil. Laikliği yanlış biliyorsun Fatih. Kitap oku Fatih. Doğruyu bil Fatih. Kitap oku Fatih. Laikliği yanlış biliyorsun Fatih. Laikliği öğren Fatih. Doğruyu bil Fatih. Ben öğretsem kabul etmezsin Fatih; yanlış dersin Fatih.

    Okumaktan korkma Fatih. Bir değişiklik yap da oku Fatih. Öğren Fatih. Laikliği bil Fatih. Laikliğe karşı değilsin Fatih. Çünkü laikliği bilmiyorsun Fatih. Biz ne tarif ettik de seni kısıtladığını sandın Fatih? Ben laikliği öğren diyorum Fatih. Ben laikliği tanımlamıyorum Fatih. Laiklik zaten kitaplarda tanımlanmış Fatih.

    Lütfen daha fazla tekrarlatma Fatih. Laikliği yanlış biliyorsun Fatih. Oku Fatih. Kitap oku Fatih. Laikliği öğren Fatih. Oku Fatih. Laikliği oku Fatih.

    Okumak özgürleşmektir Fatih. Tartışmalara girmek daha zevkli, bunu ben de biliyorum Fatih. Ama okumak daha faydalı Fatih. Okumak daha hayırlı Fatih. Okumak da ibadettir Fatih. Öğrenmek de ibadettir Fatih. İbadet et Fatih. Oku Fatih.

    Laikliği yanlış biliyorsun Fatih. Laikliği öğren Fatih. Ben öğretmeye kalksam yanlış diyeceksin Fatih. Sabit fikirlisin Fatih. Bu kadar tekrarlamam bu yüzden Fatih. Ben ne desem karşı çıkıyorsun Fatih. O yüzden kitap oku Fatih. Bana sorma, git oku Fatih. Bilgiden mahrum bırakma kendini Fatih. Oku Fatih.

    Laiklik bu değil Fatih. Laiklik senin bahsettiğin olaylar değil Fatih. Laikliği yanlış anlayanların laikliği tanımlamasına izin verme Fatih. Seni kandırmışlar Fatih. Beynini yıkamışlar, laikliği kötü belletmişler Fatih. Çok kitap okumalısın Fatih. Biraz bilgili ol Fatih. Bilgisizce tartışmak işe yaramaz Fatih. Saçma örneklerle tartışmalar yürümez Fatih. Laikliği iki cümlede anlatan Atatürk’ü dinle Fatih. Onun dediğine güven Fatih. Laikliği sana yanlış belletenlere güvenme Fatih.

    Laiklik dini özgürleştirir Fatih. Laiklik, laikliği sana yanlış belletenleri engeller Fatih. Laiklik dinin kendisini engellemez Fatih. Laiklik, dini, kul ile Allah arasına geri yerleştirir Fatih. Allah ile senin arana hiç kimse giremez Fatih. Laiklik, dinin istismarına karşı çıkar Fatih. Laiklik dinin gerçek anlamıyla özgürleştirilmesidir Fatih.

    Üstteki paragrafa inanmadın Fatih. Çünkü laikliği sana yanlış bellettiler Fatih. Ben boşa konuşuyorum Fatih. Bana inanmıyorsun Fatih. O yüzden kitap oku Fatih. Kitap oku ki laikliği öğren Fatih. Akademisyenlere danış Fatih. İlahiyat bilimiyle ilgilenenlere danış Fatih. Şeyhlere inanma Fatih. Bilime inan Fatih. Bilim ibadettir Fatih.

    “İkra” Fatih! Oku Fatih! Analiz et Fatih! Sorgula Fatih!

  • Emin

    Bence burada gerçek laikliği sölemiş Atatürk yani olması gereken laikliği ama şu anda BEN LAİK BİRİYİM dienlerin kaçı böle düşünüyo Çoğu Dini Hayatımızdan Çıkarmaya Uğraşmıyomu Atatürkçüyüm die geçinenler Atatürkün açıkca solediği şeyi nasıl değiştiriyo Atatürk büyük bir önderdir olması gerekeni sölemiştir ama anlayamaz çoğu insan…

  • duygu

    Fatih bey ilginçtir ki ben yazımda o başbakanın şu andaki başbakan olduğunu ima edecek en ufak bir şey söylemedim ama insanların aklına dinin siyasete alet edilmesi deyince hep aynı kişi geliyor.Bu tesadüf olamaz değil mi:))Neyse,konumuza gelirsek,dinin siyasete alet edilmesine karşı olmanıza sevindim gerçekten.Zaten İslamiyet de bunu emrediyor,yani aslında laiklik İslamiyet’e de aykırı bir yönetim biçimi değil.Cuma namazına giden öğrencilerin star haberde yayınlanmasıyla laikliğin bir alakası yok.

  • Emin

    Bende cuma namazına gidiyordum okuldan çııkıp ne var bunda ama gel gelelim bazıları istemiyor kardeşim star tvde çıkartıolar bu çocukları çıkartmayın din öğrenmesinler dini uygulamasınlar bu çocuk eğitime gidio falan filan demeyin bana 30 dakkadan bişey çıkmıyo öğle tenefüsünde gidiodum kılıp geliyodum derslerimdende bişi aksatmıyordum Laiklik laiklik diyorsunuz dini tamamen hayatımızdan çıkarmaya çalışıyorsunuz

  • Fatih H.

    @Duygu hanim,

    Verdiginiz bilgiler icin tesekkur ederim,en kisa zamanda sozunu ettiginiz ve olmasi gereken ‘Laikligin’ ne oldugunu okuyup ogrenmeye karar verdim..

  • Fatih H.

    @Emin

    ya ben bu konuda cahilim sen bendende cahilsin :D

  • duygu

    laikliğin türkiyedeki temsilcisi star haber mi?veya haberde bunun laikliğe aykırı olduğu mu söylendi?

  • Emin

    Benim yazımdan o mantıkmı çıkıor ilkönce onu düşünelim sonra diğer sorunu soruyla cevaplıyorum sence ne sölemek istediler o haberle?

  • duygu

    laiklik diyerek dini hayatımızdan çıkarmaya çalışıyormuşuz ya,onun için sordum laikliğin temsilcisi star haber mi diye.haberde 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin öğretmenleri tarafından camiye götürülmesi konu ediliyordu.birincisi,bu çocuklar camiye gitmeyi kendi istekleriyle yapmıyorlardı yani bir üst mekanizma tarafından yönlendirme vardı.ikincisi de daha ilköğretim çağındaki yani 12-13 yaşındaki, büyük ihtimalle daha kendisine ibadetler farz bile olmayan öğrenciler bu yönlendirmeye tabi tutuluyordu.bence olayın bu kısımları habercilere ilginç gelmiş olabilir.ama tekrarlıyorum:bu haberin veya kanalın laiklikle hiçbir ilgisi yok.sapla samanı birbirine karıştırmayalım.

  • Emin

    Senin ole bı amacın yoksa seninde bu kadar savunmana gerek yok ama çoğu kendini LAik sanan ööle yapmaya çalışıyor.Benim izlediğim başka bi videoydu ve lise ogrencileriydi onlarındamı aklı selim deil daha?Kanal ise belli yayın organnlarının kanalı zaten fazla söze gerek yok

  • Emin

    “oy”un namaz kılan adaya değil ülkeyi iyi yöneten adaya verilmesi gerektiğini anlatabiliriz

    Duygu Hanım böle bir söz sölemişsiniz lütfen bu en iyi yöneteni açıklar mısınız?

  • duygu

    Sizli bizli konuşmadan birden senli benliye dönmüşsünüz emin bey,ama ben yine siz diye devam edeceğim:)ben haberi savunmuyorum,benim izlediğim haberde 12-13 yaşındaki çocuklar vardı.bu haberi de artık uzatmaya gerek yok çünkü Atatürk’le veya laiklik ilkesi ile bir alakası yok.”oy”un hangi adaya verilmesi gerektiğine gelince;herkes ülke politikalarını en iyi şekilde belirleyen,yaşam koşullarında iyileşme sağladığını düşündüğü,dış politikada Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ettiğine inandığı partiye oy versin.YOksa bunlara bakmayıp sadece müslümanlık adına ibadetlerini düzenli yapıyor diye siyasetçilere oy vermesin.benim söylediğim bu.bu düşüncede karşı çıkacak ne buldunuz?

  • Altuğ Aytaç

    Şu meşhur laf var ya hani, “ya laik olacaksın ya Müslüman”, heh bu laf çok karıştırdı ortalığı işte. Bulandı kafalar tabii. :)

    Laiklik veya daha geniş adıyla “Sekülerlik” dinsizlik sanılıyor. Sanılıyor ama tamamen kulaktan dolma bilgilerle sanılıyor işte. Ötesi değil.

    Osmanlı konusu geçtiği için hemen bir katılımda bulunmak istedim. Osmanlı İmparatorluğu dine yani İslam’a çok önem verdiği gibi, devletin çıkarı söz konusu olduğunda kimi dini mevzuları da 2. plana koyabilmiştir. Tamamen bir strateji yani. O kadar basit değil her şey. Osmanlı’da hiçbir zaman katı bir “Şeriat” olmamıştır. Öyle bir yapı olsaydı zaten bu kadar geniş bir İmparatorluk 600 yıl dayanamazdı.

    Şimdi reklam yapmak gibi olacak ama konuyla ilgili uzun uzun yazılmış bir yazı için, şuraya bakmanızı şiddetle öneririm. Osmanlı’da din, yönetim anlayışı, Osmanlı’nın ilerleme ve çökme sebepleri gibi pek çok konuda bilgi içeriyor. Hatta dahası, “Laikliğin”, Mustafa Kemal ve Cumhuriyet rejimi ile “pat” diye gelmediğini, Osmanlı’dan beri bu sürecin bir arkaplanı, geçmişi olduğunu da görebilirsiniz yazıda.

    Editörün Notu (Barış Ünver): Yazı içerisindeki bağlantı kaldırıldı.

  • Fatih H.

    @Altug,
    Laikligin kulaktan dolma veya doldurulma bilgilerle yanlis anlasildigi konusunda seninle hemfikirim.Herkez kendini Ataturkcu veya Laik addettigi icin temsilde bircok hatalar mevcut.Bircoklari kendi cikarini gozetme derdinde oldugundan ne Ataturkculugu temsil edebiliyor ne de Laikligi.Bu da beraberinde yanlis anlasilmalari ve kutuplasmalari getiriyor.

    Osmanli hakkindaki yazinida okudum bu konuda da sana katiliyorum ve verdigin bilgilerden oturu tesekkur ediyorum.

  • Barış Ünver

    Laikliğin yanlış temsil edildiğini kabul etmen güzel. İşte o yüzden diyorum ki: Kitap oku Fatih. Laikliği öğren Fatih. Laikliği bilmiyorsun Fatih. O kadar tekrarladık Fatih. Öğren Fatih. “İkra!” Fatih.

  • Emin

    Duygu Hanım dikkat ederseniz 2.mesajımda Hanım diye bahsettim o an yanlışlıkla sen yazmışım kusura bakmayın.

    “oy”un hangi adaya verilmesi gerektiğine gelince;herkes ülke politikalarını en iyi şekilde belirleyen,yaşam koşullarında iyileşme sağladığını düşündüğü,dış politikada Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ettiğine inandığı partiye oy versin.YOksa bunlara bakmayıp sadece müslümanlık adına ibadetlerini düzenli yapıyor diye siyasetçilere oy vermesin.
    Böle oy verenler kimler peki Duygu hanım peki diğer partilere körü körüne bağlananlar ne amaçla veriyorlar Duygu Hanım sizin dediğiniz mantıklada diğerleride onlara bunlar namaz kılmıyor bizden diemi veriyorlar Duygu Hanım:)Kimse şu namaz kılıyor diye kimseye oy vermez düşünceleri uyuşuyorsa en azından diğerlerinden daha iyi ülkeyi yöneteceğini düşünüorsa ona veriri Duygu Hanım

  • Fatih H.

    @Baris

    Bu ne siddet bu celal?
    Uslubunun temsil etmeye calistigin Ataturkculuk veya Laiklikle ortusmediginin farkindasindir umarim.

    Sanki karsinda okumaktan kacan veya okumaya karsi tavir almis birisi var…Tam tersi dun gece gondermis oldugum e-posta ya herhangi bir cevap henuz gondermedin,bunu yorgunluguna veriyorum ve hala bekliyorum ;)

  • duygu

    Kusura bakmayın ama aynı ülkede yaşamıyoruz galiba:))bu ülkede cumhurbaşkanı bile dindarlık kriterine göre belirlendi:bkz. 2007 cumhurbaşkanlığı adaylık sürecindeki tartışmalar ve bülent arınç’ın konuşmaları.ayrıca çevremde çok örnek gördüm daha dindar ve müslüman göründüğü için diğerlerine göre o adayı veya adayları tercih edenleri.hatta çevreme de gerek yok,zaman zaman yapılan sokak röportajlarında da aynı örnekleri görebiliyoruz.o yüzden türkiye’de bütün seçmenler çok bilinçliymiş de bunları ben uyduruyormuşum gibi davranmayalım lütfen:))

  • Fatih H.

    @Duygu hanim,

    Insanlarin tek bir kritere gore secilmesi gibi bir durum sozkonusu olamaz.Secmen sadece dindarligina bakarak bir adami basbakan yapmaz,okadar bilincsiz bir millet yok bugun.He gecmiste belki o sekilde iktidara gelen insanlar oldu ornek olarak ;Suleyman Demirel,Necmettin Erbakan i gosterebiliriz.
    Mesela Turgut Ozal hem dindar hemde gercek bir Ataturkcuydu.Nekadar hatalari olsada bugunku basbakanida ben farkli gormuyorum.

    Secmenler, adaylarin niyetlerini okuyamayacagi gibi henuz secilmemis yani iktidara gelmemis bir adamin yonetiminide degerlendiremez.Yani mecburen kendine yakin buldugu kriterlere gore hareket eder.Dini vecibeleri yerine getirmek cok onemlidir,getirmeyen adama guven nisbeten daha azdir.Bu dogaldir.Fakat herhangi bir samimiyetsizlik sezildigi an bunun bir onemi kalmaz tabi.
    Dini degerlere saygisi olmayan birisinin,insani degerlere saygi gostermesi beklenemez,bunun pratikte ornegini gostermekte zordur.
    Nitekim iyi analiz edildigi zaman mevcut adaylar icerisinde secmenin baska alternatifide yok,yani secmenin bilincsizligi degil alternatifsizligi sozkonusu.

  • Barış Ünver

    @Fatih; e-postama yanıt vermemeni özellikle istedim, sen yine de yanıt verdiğin için bu sefer ben yanıt vermemeyi seçtim.

    Oku Fatih. Şiddet yok Fatih. Kimse celallenmiyor Fatih. Yeter ki oku sen Fatih. Bir akademisyenin laiklik hakkında bir kitabını bul, oku Fatih. Bilime biraz güven Fatih. Kitap oku Fatih. Laikliği yanlış biliyorsun Fatih. Lafı dolandırıp okumaktan kaçma Fatih. Sen beni boşver, sen okumana bak Fatih.

    “İkra!” Fatih. “İkra!” Fatih. “İkra!” Fatih. “İkra!” Fatih. “İkra!” Fatih.

  • Emin

    Cumhurbaşkanı belirlerken Akp milletvekilleri toplandı kim daha dindar seçildi o Cumhurbaşkanı seçildi demi Duygu Hanım Süpersiniz evet aynı ülkede yaşamıyoruz bencede ha bide akpye oy verenler Bilinçsiz seçmen erdoğan namaz kılıyo diye(Sırf namaz kılıyo diye Duygu Hanıma göre başka bi neden yok) ona oy veriyorlar ve başka partilere verenlerin hepside bilinçli çok güzel Duygu Hanım Siz ülkeleri karıştırdınız galiba..

  • Altuğ Aytaç

    Emin Bey’e,

    Cumhuriyet Mitingleri’nden sonra bir arkadaşımın erkek arkadaşı üç aşağı beş yukarı şöyle bir şey demişti bana:

    “Ne kadar uğraşsanız da, didinseniz de, dindar bir Cumhurbaşkanı getireceğiz işte! Çatlayın!”

    Dindar? Bundan önceki Cumhurbaşkanlarımız dinsiz miydi yani? Kıstası ve değerlendirmesi nedir? Peki biz neyiz? Cumhuriyet Mitingleri “dindar” insanlara karşı mı yapıldı?

    Bu sorular, o kişiye yönetildi tabii, yanlış anlaşılmasın. Cevap mı? Kem, küm…

    Dediğim o ki, bana bu cümleyi kuran insanın iyi bir üniversitede iyi bir bölüm okuduğunu düşünürsek o sıralarda, demek ki “oy verme bilinci” maalesef genellenebilecek bir durum değil, tabii ki bu örneğin de genellenemeyeceği gibi.

  • Fatih H.

    Yani okumak icin senden Laiklik le ilgili kitap ismi rica etmem sana gore yanitmi oldu bu durumda?
    Rastgele bir Akademisyenin kitabini okumaktansa senin tavsiyene gore kitap secimi yapayim dedim ve hala dalgaya alindigimi goruyorum.Kusura bakma ama bukadar saygisizca bir uslupla degil kitap bir harf bile okutulmaz.

    Sozunu ettigin kitaplari okumak boylesi bir etki birakiyorsa kalsin ben almayayim…

  • Barış Ünver

    Dalga geçmiyorum Fatih. Sen anlamak istemiyorsun diye sürekli tekrar ediyorum Fatih. Dalga geçme gibi bir niyetim hiç olmadı Fatih. Sadece sen okumamakta ısrar ediyorsun diye tekrarlıyorum Fatih. Bak, şimdi de bir başka kulp uydurup okumayı reddediyorsun Fatih. “Sozunu ettigin kitaplari okumak boylesi bir etki birakiyorsa kalsin ben almayayim…” çok saçma bir cümle Fatih. Ne alaka Fatih? Bu dediğin sence mantıklı mı Fatih? Yoksa kulbun mu bitti Fatih? Bak şimdi dalga geçtim Fatih. Ama tekrarlama konusunda ciddiyim Fatih. Oku Fatih. Laikliğin gerçek anlamını öğrenmelisin Fatih. Laiklik dine karşı değildir Fatih. Laiklik dini kurtarma amacıyla geliştirilmiş bir ilkedir Fatih. Laiklik İslam’ı yükseltir Fatih. Laiklik dinin istismarına karşıdır Fatih.

    “İKRA!” Fatih.

  • duygu

    Ama cumhurbaşkanlığı seçimlerinde niye ülkenin en önde gelen siyasetçilerinden birinin böyle bir kritere göre hareket ettiğini açıklayamadınız ne yazık ki..demek ki sadece halk değil siyasetçiler de bilinçsiz..veya başka bir seçenek daha var: bu dinin siyasete resmen alenen alet edilmesidir.değil mi?”bu ülkenin ilk defa dindar bir cumhurbaşkanı olacak” cümlesi başka neyi ifade etmektedir?
    dini değerlere saygısı olmayan kişinin diğer değerlere de saygısı olmaz.peki ya bu kişi dini değerlere saygılıymış gibi yapıyorsa?bunun ayrımını yapmamız imkansız çünkü din vicdandadır,davranışlardan %100 anlaşılamaz.ayrıca ilk defa seçilecek değil 2. veya 3. kez seçilecek adaylar için de yani denenmişler için de ben din kriterini ön plana çıkaran çok seçmen gördüm.demek ki icraata bakılmıyormuş.bizde maalesef “adam yesin ama dindar olsun” mantığı hakim.bunu değiştirecek adam varsa alnından öperim.Lütfen artık kimse namazla hacla oruçla içki içmemekle seçmen avlamaya çalışmasın!!!çok sıkıldım bu durumdan.seçmen hiçbir adayın dindar olup olmadığını bilmesin,adil bir seçim olsun!!!

  • Emin

    2 insan akp daha dindar oy veriyor diye bunu genelleyemiyorsunuz bu bir birde akpye sadece dindar diyemi oy veriyor millet lütfen olaya at gözlüklerile bakmayalım

    2.si Abdullah Gül Erdoğanın en yakın arkadaşıydı sizce onu bu Abdullah çok dindar bu olsun Cumhurbaşkanı diye mi onu aday gösterdi süper o zaman helal Erdoğanın mantığına:)

    Duygu Hanım bu sözü kim söylemiş
    “bu ülkenin ilk defa dindar bir cumhurbaşkanı olacak”

    Ya ancak akılsızlar gider Erdoğana bu adam namaz kılıyor diye oy verir sizde ERdoğanın bu kadar oy almasını Dindar olanların hepsi size göre(SAF) olduğu için sadece o adam namaz kıldığı içinmi ona oy veriyor hiçmi bakmıyor o adamın görüşlerine düşüncelerine 2.seçimlerden önceki icraatlarına bakılmadımı.

    Şimdi size bir örnek
    AKP 2002 genel seçiminde 10.808.229 kişi oy vermiş oranı ise 34,28 .

    AKP 2007 Genel Seçiminde 16.340.534 kişi oy vermiş oranı ise %46,54

    Şimdi Duygu Hanımın Dediğine göre millet akpye namaz kılıyo diye veriyor ya şimdi 2002 de 10.808.229 kişi namaz kıldığını biliyormuş Erdoğanın ondan oy vermiş

    2007de televizyonlarda daha fazla boy gösterince geri kalan 5.532.305 kişi anlamış bu adam namaz kılıyo onlarda SIRF NAMAZ KILIYOR die erdoğana oy vermiş süper.

    Duygu Hanım şunu kabullenın istisnalar hariç çoğu seçmen akp namaz kılıyor diye oy vermez lütfen olaylara mantıklı açıdan bakalım daha faydalı olur LÜTFEN..

  • Barış Ünver

    Emin, Doç. Dr. C. Sinan Sağıroğlu gibisin valla. Duygu’ya “genelleme yapma” derken sen Duygu’nun, 16 milyon insanın birden Tayyip’e namaz kıldığı için oy verdiğini zannettiğini sanıyorsun. (Biraz karışık bir cümle oldu.) Duygu’nun dediğini acayip olarak göstermeye çalışırken senin dediklerin gittikçe acayipleşiyor :).

    Ayrıca konu fena halde sapmaya başladı. Konunun Tayyip’le Gül’le alakası yok. Laikliği konuşacaksak konuşalım, konuşmayacaksak susalım lütfen.

  • duygu

    Emin bey ben akp diye parti ismi vermedim,sadece cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda isim verdim.ayrıca ben kendi hayatımdan ve seçim çalışmaları sırasında köy köy dolaşan bazı arkadaşların izlenimleri doğrultusunda bunları söyledim.söz konusu iktidar partisinin icraatlarından örnekler verdiğimizde “ama müslüman adam” diye karşı çıkanlardan örnekler verdim.ben türkiye’de icraatlara göre oy verildiğine inanmıyorum,evet.ve bu benim dayanaksız bir düşüncem değil,bir sürü destekleyici kanıtı var.ama bunları tek tek burdan nasıl uzun uzun yazabilirim bilmiyorum.sonuçta,bu ülkede din siyasete çok çirkin biçimde alet ediliyor.aksi takdirde din deyince türkiye’de insanların aklına tek bir parti gelmezdi.tekrarlıyorum:ne olur artık kimse kimsenin namazla oruçla içki içmemekle hacla gözünü boyamaya çalışmasın ve bunlar Tanrı ile kul arasında kalsın.Türk siyasetinin bu din sömürüsünden kurtulup derin bir nefes alması,yeni bir başlangıç yapması lazım.

  • Emin

    Barış Duygu arkadaşım ole dıyor Erdoğana namaz kıldıkları için oy veriyor diyor

    Bencede din gibi kutsal bişey siyasete alet edilmemeli insanlar partilere görüşleri uyuştuğu için veriyor sırf namaz kılmakla olmuyor Duygu hanım bu işler çoğu insan dediğiniz gibi icraata bakmıyor bakanlarda gerektiği biçimde oylarını veriyor Seviyeli bir tartışma oldu teşekkürler…

  • Barış Ünver

    @Emin; Duygu “AKP’ye oy veren herkes Tayyip namaz kıldığı için verdi.” demiyor, böyle saçma şey olmaz. Rakibinin sözlerini çarpıtarak tartışma yürütülmez.

    Ayrıca seviyeli bir tartışma olmadı. Seviyeli bir tartışmada bir taraf öbür tarafın tüm sözlerini çarpıtarak o tarafı kötü göstermeye uğraşmaz. Seviyesizliktir bu.

    Tekrarlıyorum, konu AKP de değil, Tayyip de değil, Gül de değil. Bundan sonra konuyu bu yönde devam ettiren yorumları sileceğim; kimse kusura bakmasın.

  • http://y4lcin.com y4

    Çok güzel yazı. Tebrik ederim.

    Şu ülkede Atatürk’e rakı kullandığı için, inancın kişiye ait olduğunu söylediği için ve devrimler yaptığı(demokrasi, şapka devrimi, kadınların seçme hakkı, peçeleri açma) için düşman olan insanlar var. O insanlar şimdi AKP’ye oy veriyor ve siyaset pisliğinde hakkaten dini kirletiyorlar. Burada büyük bir yanlış anlama var. Fatih de buna katılanlardan biri. Ya Fatih hiç mi basmıyor kafan gülüm?

    Ülke içinde ve dışında dinimizden ve milletimizden bu yüzden ve de zamanında onlara haklı koymamızdan kaynaklı bir nefret var. Herkes farketsin diye bu yazılar yazılıyor. Fatih gibilerin olayı nedir, anlayamıyorum!

    Bir insan neden Atatürk ve laiklik güzelliklerine bu kadar düşman olur ki?

  • ismini vermek istemeyen seyirci

    Epey yazılmış çizilmiş yıllar önce. Anlaşılan laikliği hiçbirimiz bilmiyoruz. Herkesin kafasında ayrı bir tanımı var, anladık. Peki birisi bana kendi kafasındaki laiklik tanımı ile başörtüsüyle üniversiteye “girememe” arasındaki mantıksal bağlantıyı yazabilir mi?

    Bir ikincisi: Neredeyse 10 yıldır iktidarda -kendilerine göre dindar/muhalefete göre dinci- bir parti olmasına rağmen, insanların içine yıllardır namaz kıldığını belli etme korkusu nasıl sinmiş ki 10 yıldır hala geçmemiş? Bunu nasıl açıklarsınız?

    Samimi bir şekilde soruyorum, sarkazm yok. Cidden merak ediyorum bu soruların cevaplarını…

    Atatürk’ün sözü mükemmel. Sanırım katılmayan yoktur. Benim sorum aradaki 60-70 yılda nasıl bir laiklik anlaşılmış ki yukarıda dediklerim olmuş?

  • Barış Ünver

    İlk sorunu ben yanıtlayamam, benim de mantığım almıyor o durumu. Sorunu kızların başı kapalı olarak üniversiteye girmesine karşı birisi yanıtlasa daha iyi olur.

    İkinci dediğiniyse, gittikçe güçlenen iktidarın (ve iktidarın yolundakilerin) yaratmaya çalıştıkları yapay bir mağduriyet olarak bakmak lazım diye düşünüyorum. Çok iyimser olursak, zaman içerisinde oluşmuş ve yenmeyi başaramadıkları bir fobi de diyebiliriz ama çok iyimser olursak.

  • ismini vermek istemeyen seyirci

    Cevaplar için teşekkürler. İkinci sorumda ben pek bir yapaylık göremiyorum ama… Hatta kendim bile yaşıyorum açıkçası. Akp iktidarından evvel de yaşıyordum, hala da yaşıyorum. sizin namaz kılıp kılmadığınızı bilmiyorum, sizin bileceğiniz iş tabii, beni katiyen ilgilendirmez. Ama eğer kılmıyorsanız şunu söylemeliyim ki bunu yaşamayan bilemez. Herkes hakkıyla empati yapabildiğini düşünür, ama bu ne kadar doğrudur sabahlara kadar tartışılır. Tabii “Kardeşim sen de madem sağlam müslümansız kimseyi sallama, harbi zahit biri ol, kıl namazını!” diyebilirsiniz ama tüm bu psikolojiler o kadar baskı oluşturuyor ki insanın üzerinde, yıllar geçiyor da zahit olmayı da beceremiyor insan.

    Bir de siz olayı getirip en iyi ihtimal insanların yenemediği bir fobi olmaya bağlamışsınız ama benim yoğunlaştığım nokta daha ziyade bu fobinin böylesine kuvvetli biçimde oluşumuydu, üstesinden gelinememesi değil.

    Toplumumuzda şöyle büyük bir hata var: Herkes karşıdakinin neden, nasıl düşündüğünü bildiğini zannediyor. Ve bunun üzerine hüküm verme, müdahale etme yetkisi olduğu yanılgısına kapılıyor. Bu böyle olduğu sürece neticeye varamayız. Ne zaman ki içimizden “Allah Allah, bu adam nasıl olur da böyle düşünür yahu!” dememize rağmen ona saygı göstermeyi, yani müdahale etmemeyi becerebilirsek işte o zaman tüm sorunlar kendiliğinden çözülecek.

    Neyse, tekrar teşekkürler cevap için.

  • abdullah gül

    laik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır … Bunu bilmeyen kişi cahilmidir?

  • Barış Ünver

    @Abdullah, laiklik o dediğinden öte bir şeydir. O cümle, çocukların anlayabileceği kadar kolay olduğu için söylenmiştir. Gel biz Atatürk’ü anlamaya çalışalım :).

Program

  • BluetoothView - Windows: Çevrenizdeki Bluetooth aygıtlarıyla kolayca iletişim kurmanızı sağlayan ve aygıt hakkındaki bilgilere ulaşabileceğiniz ücretsiz küçük bir yazılım...
  • Ashampoo Photo Commander - Windows: Ashampoo Photo Commander ile fotoğraflar başta olmak üzere video ve ses dosyalarınızı çalıştırabilecek, düzenleyebileceksiniz...
  • XYplorer - Windows: XYplorer Windows için sekmeli bir dosya yöneticisidir...
  • System Monitor 2 - Windows: İşlemciniz ve RAM'leriniz üzerinde ne kadar yük olduğunu System Monitor 2'yle kolayca takip edebilirsiniz...
  • LogMeIn Hamachi - Windows: İnternet üzerinden sanal yerel ağ kurarak istediğiniz tüm network işlemlerini gerçekleştirebilmenize yarayan LogMeIn Hamachi ile birçok uygulamayı ko..
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
KAPAT