8 Haziran sonrası ihtimaller

8 Haziran sonrası ihtimaller

Siyasi görüş gözetmeksizin, aşağı yukarı herkes tarafından “en kritik seçim” olarak adlandırılan 2015 genel seçimlerine, şunun şurasında birkaç gün kaldı. AKP’nin birinci parti çıktığı seçimlerde, genellikle birkaç gün kala her şey netleşmiş olurdu ama hala her şey net değil.

Sizce neler olacak? Benim kafamda birkaç ihtimal var.

AKP’nin azınlık hükümeti

Binali Yıldırım’ın da “off-the-record” olarak dile getirdiği bu ihtimal, benim gözümde en olası senaryolardan bir tanesi.

HDP’nin barajı geçmesi ihtimalinde, AKP’nin tek başına iktidar olabilmesi için %45 gibi bir oy alması gerekiyor ki CHP’nin %30’a, MHP’nin %20’ye dayandığı bu seçimlerde AKP’nin %45 alması gibi bir ihtimal yok. Sıfır. İmkansız. Nı-ıh.

AKP büyük bir ihtimalle %35’le %41 arasında bir oy alacak ve seçimlerden birinci parti olarak çıksa da, 276 milletvekilini bulamayacak. Yine de güvenoyu alıp tek başına iktidar olabilmesi için, ya tüm partiler destek verecek, ya bir partiden destek alacak, ya da partilerden bazı vekiller “ikna edilecek”. Sonuç olarak AKP güvenoyunu alıp tek başına iktidar olacak.

Ve AKP’nin çöküş dönemi resmi olarak, kendi istekleriyle, Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla başlamış olacak.

Atıyorum, 240 milletvekiline sahip bir iktidar sizce ne kadar rahat hareket edebilir? 300 vekile sahip olduğu döneme kıyasla, hiç hareket edemez. Ne bir yasa geçirebilir, ne de Meclis’te hakimiyeti sağlayabilir. Elbette bakanlıklarda istedikleri gibi at koşturmaya devam ederler, o konuda sıkıntı yaşamazlar. Ama Meclis’e dokunan herhangi bir işte sürekli olarak reddedilmeye, defalarca yapılacak olan oylamalara ve AKP’li milletvekillerinin, bakanların, Başbakan’ların (?) gözyaşlarına hazır olun.

Ha, bu arada ABD’nin merkez bankası olan FED’in haziran veya eylül aylarında faiz kararlarını açıkayacağını da unutmayalım. Doların 3 liranın üstüne çıkma potansiyelinin bulunduğu 2015 yılının sonunda veya 2016’nın ilk yarısında, bir erken seçim kararı alındığına da şahit olabiliriz. Ve bu ihtimalle AKP’nin birinci parti çıkması da imkânsız olacaktır.

CHP-MHP koalisyon hükümeti

Yalanım yok, benim temennim bu. Ama olasılığı, bir üstteki senaryonunki kadar yüksek değil.

AKP’nin oyu, beklenenden de düşük çıkabilir. AKP’den soğuyan kararsızların CHP ve MHP’ye, özellikle MHP’ye kayması, sandıkta vicdanların devreye girmesi ve AKP’ye gidecek oyların son anda MHP’ye veya CHP’ye gitmesi çok ama çok mümkün. Böyle bir durumda, toplamları kıl payı 276’yı bulacak CHP’yle MHP, bir “vatanseverler koalisyonu” yoluna gidebilir.

CHP’nin vaatlerini gerçekleştirmemesi için önünde bir engel yok, (AKP’liler bir türlü inanamasa da) gayet gerçekçi vaatler sundular çünkü. MHP’nin vaatleri de aynı doğrultuda. Eğer çıkması muhtemel bir ekonomik krizi iyi idare edebilirler ve halka bu krizi AK Kriz olarak tanıtmayı başarabilirlerse, başarılı bir hükümet olarak bir sonraki seçimleri de garantileyebilirler.

Yalnız şu da var: Bugüne kadar “yandaş medya” dediğimiz basın kolları, bu senaryoda olduğu gibi “muhalif basın”a dönüşecek. AKP sonrası ne kadar güçleri kalır bilmiyorum ama bu havuza destek verenler, tekrar güç sahibi olabilmek adına paralarının son damlasına kadar savaşırlar, orası kesin.

AKP-MHP koalisyon hükümeti

Pek ihtimal vermesem de, en büyük korkum bu.

HDP’nin AKP’yle koalisyon yapmayacağı açık. Ama MHP’nin AKP’yle koalisyon yapmayacağı konusunda elimizde bir Devlet Bahçeli alıntısı yok. Yine de Oktay Vural’ın koalisyonu reddedişi ve Devlet Bahçeli’nin (bazen çok ciddi anlamda sertleşen) söylemleri umut vermiyor değil.

Gerçi korkum da yersiz, zira bu koalisyon herhalde Türkiye’nin görüp görebileceği en didişmeli koalisyon olur. MHP’nin hiçbir şartta başkanlık sistemine veya Kürt hareketine verilecek tavizlere destek vermeyeceğini akılda tutarsak, bu senaryonun AKP’nin azınlık hükümeti senaryosundan tek farkı MHP’li iyi bakanların olması olacaktır. Sonuçta AKP’nin tek başına isteyeceği yasalar yine geçmez.

Şimdi tekrar düşününce, AKP’liler içinde kötü bir senaryoymuş bu. Ama MHP için daha kötü olsa gerek, zira “tarafların” bu kadar belirlendiği bir seçimde MHP, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük kazığını atıp AKP’yle bir hükümet kuracak olursa, gelecek seçimlerde barajın altına düşer.

Düzeltme: Devlet Bahçeli, AKP’yle koalisyon ihtimaline şöyle bir yanıt vermiş:

“AKP’nin kuruluş amaçları, 13 yılı bulmuş olan süre içindeki uygulamaları, sahip olduğu zihniyet temel alındığında Milliyetçi Hareket Partisi’nin koalisyon yapacağı bir parti olarak görünmemektedir. Bütün partilerin amacı tek başına iktidar olmaktır. Siyasi partiler hangisi olursa olsun millet huzuruna çıktıklarında tek başına iktidar olmayı amaç edinmelidirler.”

AKP-CHP koalisyon hükümeti

Güldürmeyin adamı yahu. AKP’yle CHP bir koalisyon hükümeti kuracak olsa ertesi gün İsrafil gelir Sûr’a üfürür.

Sonuç

Sonuç itibarıyla;

  • Kimse tek başına iktidar olamıyor. Daha doğrusu kimse 276’yı bulamıyor.
  • 400 vekil, gülünç bir hayal olarak tarihe geçti.
  • 330 vekil diye bir ihtimal de yok. (AKP-MHP koalisyonu senaryosunda var, ama işlevsiz kalacak.)
  • HDP’nin barajı geçmesi ihtimalinde (ki görünürde tersi de olanaksız) AKP 276 vekili bile bulamıyor. Tam komedi.
  • Benim tahminlerime göre AKP yüzde 35’le 41 arasında, CHP yüzde 28 ile 32 arasında, MHP yüzde 17 ile 21 arasında, HDP ise yüzde 10 ile 12 arasında bir oy alacak. Ama dediğim gibi, sandık başında vicdanlar devreye girdiğinde her şey değişebilir.

Bugünden sonra yapılacak tek şey, eğer hala kaydolmadıysanız, Oy ve Ötesi’ne kaydolup sandıkları korumak. Hala geç değil!

Barış ÜnverBarış Ünver: Web geliştirici, yazar. Beyn'in kurucusu. Siyasi gelişmeleri yakından takip eder. Amatör olarak siyasetle ve tiyatroyla ilgilenmektedir.

Yorumlar

Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.

Duyurular