Beyn Bülteni #23 — Efsanevi performans, eğitim devrimi, müzikal empati, başka bir hayat

Yirmi üçüncü Beyn Bülteni’ne hoşgeldiniz! Bu bültende astım spreyiyle dalga geçenleri kınıyorum, bir meta-kurgu filminden bahsediyorum, hoşsohbet birini övüyorum ve şaşırtmacalı bir soru soruyorum.

Beyn’e geçtiğimiz yedi günde abone olan 41 kişiye teşekkür edeyim ve bültene başlayayım. Önceki bülteni okumak isterseniz buraya tıklayın, sonra da yeni bültene başlayalım!

Yazının her bölümünde ufak ufak notlar alıp, yazının sonunda yorum olarak paylaşırsanız okumayı ve yanıtlamayı çok isterim.

🗨️ İç dökümü

🔸 Astım spreyleri neden komiğimize gidiyor? Dikkat edin, özellikle Amerikan dizi ve filmlerinde astım spreyi kullanma eylemi komik bir şey gibi gösterilir, kişi astım spreyini kullanırken arkasına kahkaha efekti konur, kullananlar tıknaz görünümlüdür falan… Ben de gülerdim ama üzerine düşününce buna gülmenin ayrımcı ve ayıp bir şey olduğuna karar verdim. Konudan bağımsız astım spreyi kullanmaya başladım.

🔸 İşin şakası bir yana (buraya kahkaha efekti koyun) gerçekten de astım spreyi kullanmaya başladım, geçici olarak. Hafta içi alerji testine girdim, kediye alerjim olduğunu üzülerek teyit ettirmiş oldum. Süreci tam olarak anlamadım ama sanırım alerjik astım mı yoksa “astım” denemeyecek türden bir alerji mi anlamak için haziran ayı boyunca astım spreyi kullanacağım. Sonra da alerjiden kurtulmak için bir immünoloji tedavisine başlayacağım (tedavi BEŞ YIL sürüyormuş). İlk kedimiz Benek’e alerjik reaksiyon göstermiyorum ama (daha fazla alerjen üreten) ikinci kedimiz Ninca’yı sahiplendirmemiz gerekebilir. Düşüncesi bile üzüyor.

🔸 Sakinleşmeye çalıştıkça daha da sinirlendiğim nadir anlarda sosyal medyanın uyuşturucu gücünün ne kadar işe yaradığını keşfettim geçen gün. Günüm tam anlamıyla bok gibi geçiyordu, eve geldim, Burcu’ya derdimi anlatırken daha da sinirlendim, Burcu da (kıyamam) ne yapacağını bilemedi, ben de gittim çalışma odama kapattım kendimi. Sonra YouTube açtım, izlerken fark ettim ki ağlarken ağzına emzik tıkılan bebek gibi yatışıyorum. Hiç bozmadım, sosyal tespit kasma işini bu bültene (ve sizin yorumlarınıza) bıraktım ve uslu uslu videomu izleyerek sakinleştim. Sonra da konsere geçtik.

🔸 “Dünya gözüyle Tarkan’ı da gördük!” Bu yorum eşim Burcu’ya ait. 2 Haziran’da tamamen şans eseri rast geldiği bilet sırası başlangıcına 7 bininci sıradan girip (ben 4 dakika sonra aynı sayfaya girdiğimde 238 bininci sırayı verdi) biletleri kaptı; ayın beşinde de arkadaşımız Hale’yi de alıp konsere gidiverdik. Akşamüstü yaşadığım “önce sakinleşememe sonra sakinleşme seansı” yüzünden Burcu’ya konseri zehretmekten korkmuştum, nitekim konserin başında kalabalık ve sigara yüzünden mızmızlansam da, Tarkan’ın 53 yaşında gösterdiği efsanevi performans bana bütün günü unutturdu. Yalnız Dünya Kupası’nın dibine kadar gelmişken bi’ “Bir Oluruz Yolunda” söylemediğin için kınadık seni. Şaka şaka kınamadık. Yeni şarkılarına çok az yer verdiğin için ayrıca teşekkür ederiz Tarkan! ❤️

🔸 Arada soranlar oluyor, hem azıcık utandırıyor hem de motive ediyor: Bülten haricinde yeni yazıları çok azalttım. Yılın başında hedefim ayda 4 yeni yazı, 4 bültendi ama geçtiğimiz 5 ayda yalnızca 11 yeni yazı yazıp yayınlayabildim. Bu ay biraz daha özenli olmaya çalışacağım, söz.

📺 İzlenesi

Haftanın izlenesi filmi, Utku’nun yazısıyla hatırladığım, defalarca izlediğim ama size tavsiye etmeyi unuttuğum Stranger Than Fiction:

Favori filmlerimden birinin fragmanı neden bu kadar kötü anlamadım: Hem filmi bayağı bayağı anlatıyor (tamamını anlatmıyor), hem de sanki bir komedi filmiymiş gibi hazırlanmış fragman. “Meta-kurgu” kategorisine ucundan kıyısından dokunan, kesinlikle çok keyif alacağınız bir film. Garantisi benim, izleyip beğenmezseniz paranızı bizzat ben iade edeceğim.

Haftanın izlenesi videosu, bir YouTuber’ın giriştiği eğitim devrimi üzerine (Türkçe altyazı henüz yok ama Türkçe dublaj seçeneği mevcut):

“YouTuber” deyip geçmeyin, ben ve siz okurlarım olarak hepimizin toplamından daha fazla para kazanıyordur! 😂 (Eski NASA mühendisiymiş, sonradan YouTuber olmuş.) Kazandığı bu parayı hayır işlemek için kullanmayı akıl eden nadir insanlardan biriymiş, ben de yeni öğrendim. Fikri gerçekten değerli: Okullarda STEM (fen, teknoloji, mühendislik, matematik) eğitimlerini ilginçleştirmek için deneyselliği ve eğlendirerek öğretme odaklı videoları kullanmaya karar vermiş. YouTuber aklıyla videolar çekmek yerine (ki öyle yapsa da çok başarılı olurmuş) mühendisler, tasarımcılar ve en önemlisi eğitimcilerden oluşturduğu bir ekiple 3 ila 8. sınıf öğrencilerine yönelik eğitsel içerikler üretiyor. Ve hepsini ücretsiz olarak bütün dünyaya vermeyi taahhüt ediyor. Nasıl bir şey ortaya çıkacak, bakalım.

🎧 Dinlenesi

Dinlenesi müzik köşemizde bugün ÇOK yetenekli bir herif, Linkin Park’ın In the End parçasını 20 farklı müzik/müzisyen stiliyle icra ediyor:

Anthony Vincent’ın YouTube kanalını çok eskiden hatmetmiştim, şaka yapmıyorum, bana göre muazzam bir yeteneğe sahip. Sadece güçlü bir sesi yok, aynı zamanda güçlü bir gözlem yeteneği var—müzikal empati mi demek lazım buna, ne denir? Stilini taklit ettiği sanatçıları da biliyorsanız, videodan inanılmaz keyif alırsınız.

Yürürken dinlemelik podcast olarak da, Timur Soykan’ın, kendi podcast kanalını (Gömercin Kuşları) pek sevmediğim ama kişiliğini çok takdir ettiğim ve sohbetini çok sevdiğim Kaan Sekban’la yaptığı söyleşiyi koymak istedim:

İktidar değiştikten sonra ülkeyi yeniden kurarken böyle güzel insanlara çok ihtiyacımız olacak.

📗 Okunası

Bu haftanın okunası yazısı, bir performans sanatçısının yaşadığı travmatik bir tecrübe üzerine:

🔸 “Masumiyetin Kirli Yüzü” — Marziye Temel

Daha önceden bildiğim ama abartıldığını veya gerçek olmayabileceğini düşündüğüm bu performansı Marziye Temel vesilesiyle araştırdım ve direkt Marina Abramović’in olayı anlattığı videoya ulaştım. (Sonra Marziye’nin de zaten videoya link verdiğini ve yazdıklarını oradan alıntıladığını fark ettim, dikkatsizliğime kızdım.) Medeniyetin aslında ne kadar kırılgan ve sahte olduğunu müthiş bir şekilde yüzümüze vurmuş Abramović.

Haftanın ikinci okunası yazısı da, Dr. Suat ATAN abimizin Gemini ile yapabileceklerimizi anlattığı güzel bir içerik:

🔸 “Gemini Yapay Zekası ile Bedava Sekreter hizmeti” — Dr. Suat Atan

Yazıda Suat hocam Gemini ile diğer Google ürünleri arasındaki etkileşimlere odaklanmış. Gemini elbette daha fazlasını yapabiliyor ama Google ürünlerini birbirleriyle konuşturabiliyor olmak Gemini’ın en kendine has özelliği olabilir.

❓ Sorulası

Bülteni, Sinan Canan’ın bir konuşmasında duyduğum şu soruyla kapatalım:

Dünyaya tekrar gelecek olsanız bire bir aynı hayatı mı yaşamak isterdiniz, rastgele seçilecek başka bir hayatı mı?

Sorunun üzerinde iyi düşünmenizi öneririm çünkü kendi hayatınızdan %100 memnun olmayabilirsiniz (sanırım kimse değildir) AMA soruda verilen alternatif hayatı da seçemiyorsunuz, tamamen rastgele seçilmiş bir hayatı yaşayacaksınız.

Cevabı çok da önemli olmayan bu sorunun sorulma amacı şu: Çoğumuz, yaşadığımız her şeye rağmen, başka biriyle değiştirmek istemeyeceğimiz hayatlara sahibiz. Bu bültene “Düşünülesi” kısmı koymadım çünkü bu soru da (cevabından bağımsız) üzerine uzun uzun düşünülesi bir soru.

Bültenin sonuna geldik! Yazının başında rica ettiğim gibi notlar aldıysanız ve yazının altında yorum olarak paylaşmaya karar verdiyseniz, beni inanılmaz mutlu edersiniz. Haftaya görüşürüz!

Barış Ünver
07 Haziran 2026

Beyn'de yayınlanan yeni yazıları epostayla alabilir,
yazıyı eposta kutunuzdan çıkmadan okuyabilirsiniz.
Abone olmak için tıklayın: beyn.substack.com